Türkiye Bankalar Birliği (TBB) sicil affı kapsamında, kredi kartları borçlarında yeniden yapılandırmanın sözkonusu olmadığını açıkladı. 13 Aralık 2010 tarihli bazı basın yayın organlarında “Kart borçlarına af geliyor” başlığı ile haber ve değerlendirmelere yer verildiğini hatırlatan TBB, bugün bir yazılı açıklama yaparak şu hususlara dikkat çekti:
Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken 6 Aralık 2010 tarihinde Türkiye Bankalar Birliği’ni (TBB) ziyaret ederek Yönetim Kurulu Başkanı Ersin Özince ile görüşmüştür.
Görüşmede, sicil affı ve kredi kartı borçlarının yapılandırılması konular ele alınmıştır.
*Sicil affı uygulamasının daha önce de gündeme geldiği, bankaların kredi kullandırırken asıl önem verdikleri konunun, müşterilerin krediyi ödeme gücü olduğu belirtilmiştir.
*Kredi kartı borçlarını ödemeyi isteyen ancak ödeme güçlüğü içine düşmüş müşteriler için 2009 yılının ikinci yarısında bir yapılandırma gerçekleştirdiği ifade edilmiştir. Bu nedenle yeni bir düzenlemeye gerek olmadığı açıklanmıştır.
*Bireysel ve ticari nitelikli kredi kartlarına ilişkin Kasım 2010 verilerinin, kredi kartlarında sorunlu kredilerin azalmakta olduğunu gösterdiği söylenmiştir.
*Borcunu ödemeyi isteyen ancak ödeme sıkıntısı içinde olan esnaf ve sanatkarların yapılandırma taleplerinin de gönüllülük esasında değerlendirilebileceği konuşulmuştur. TESK tarafından belirlenecek ihtiyaçların TBB’ye iletilmesi durumunda, TESK ve yapılandırmaya olumlu bakan bankaların taraflarının katılacağı bir komitede konunun ele alınabileceği prensip olarak benimsenmiştir.
*TESK ve TBB arasında yapılacak çalışmalarda sadece sorunlu kredilerin değil, TESK üyelerinin kredi ihtiyaçlarına ilişkin bir değerlendirmenin yapılabileceği konuşulmuştur.
TBB etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
TBB etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
13 Aralık 2010 Pazartesi
12 Kasım 2010 Cuma
BANKACILAR KKDF ARTIŞININ YENİ KREDİLERE UYGULANMASI İÇİN HÜKÜMETE BAŞVURU YAPACAK
KKDF artışının eski kredilere de uygulanması bankacılık sektörünü rahatsız ediyor. Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Genel Sekreteri Ekrem Keskin, KKDF'nin yükseltilmesi ve geriye yönelik uygulanmasının, bankalar ile müşterileri arasında ihtilaflara ve sorunlara neden olduğunu söyledi. Keskin, uygulamanın Bakanlar Kurulu Kararı'nın yürürlüğe girdiği tarihten sonra açılan kredilere uygulanması için hükümete başvuru yapılması husususun Yönetim Kurulu tarafından değerlendirileceğini açıkladı.
Etiketler:
Ekrem Keskin,
finanscaddesi,
KKDF,
TBB
8 Kasım 2010 Pazartesi
KKDF'Yİ KAMU ARTIRDI BANKALARIN SORUMLULUĞU YOK
Bakanlar Kurulu kararıyla artırılan KKDF’yi, daha önce alınmış tüketici kredilerine de yansıtan bankalar, müşterileri ile karşı karşıya kalınca bu konuyu birlikte ele alma kararı verdi. Bankalar Birliği Genel Sekreteri Ekrem Keskin, bu artışın geçmişe yönelik uygulanmasının haklı olmadığını söylerken, “Bankalar bu konuda aracı, toplanan para Maliye’ye gidiyor” dedi.
Hükümetin ekonomiyi soğutma kararları doğrultusunda yüzde 10’dan 15’e çıkardığı Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu (KKDF), bankalar ile tüketici kredisi kullanan milyonlarca müşteriyi karşı karşı getirince, Türkiye Bankalar Birliği (TBB) bu hafta toplanmaya karar verdi. Tüketici kredisindeki KKDF artışıyla birlikte yaşanan sıkıntıları ele alacak bankacıların, vurguladığı nokta ise ne bu artışta ne de bu artışın uygulanmasında bankaların bir dahli bulunmadığı.
Hükümet öyle istedi
TBB Genel Sekreteri Ekrem Keskin, tüketici aleyhine uygulamaların geçmişi de kapsamasını şahsen haklı görmediğini dile getirirken, bu konuda bankalara da haksızlık yapıldığını savundu. KKDF artışına ilişkin karar 28 Ekim’de yürürlüğe girdikten sonra bu tarihten önce alınmış kredilerin kalan taksitlere uygulanmasının bankaların tasarrufu olmadığını anlatan Keskin, “Bu otoritenin almış olduğu bir karar. Oran artırıldıktan sonra birliğimize bu yönde bir yazı geldi ve biz de bunu bankalara bildirdik. Bankalar da bu karar doğrultusunda hareket ediyor” diye konuştu.
Para Maliye’ye gidiyor
Tüketici kredilerinde kalan taksitlere KKDF’deki 5 puanlık artışın yansıtılmasının, sözleşme koşullarında bir değişiklik anlamına gelmediğini dile getiren Keskin, şunları söyledi: “Banka ne kredi koşullarında, ne faizinde ne de vadesinde bağıtlanan sözleşme koşullarını değiştirmiyor. Ama bir üçüncü kurum olarak devlet, ‘KKDF’yi artırdım, uygula’ diyor. Kamu otoritesi tarafından yapılmış bir değişiklik var. Bu artışla birlikte müşterinin ödeyeceği fazla para bankaların kasasına girmiyor. Bankalar bu fonu sorumlu sıfatıyla alıyor ve vergi dairesine yatırıyor.”
Bankanıza kızmayın
Mevcut durum nedeniyle bankaların eleştirilmesinin de haksızlık olduğunu vurgulayan Keskin, şöyle konuştu: “Bankalar bu konuda sadece uygulayıcı. Zaten hak ettiği övgüden daha çok hak etmediği kadar eleştirilen bir sektör bankacılık. Şimdi bir de KKDF yüzünden bankalar eleştiriliyor. Şahsen, tüketici aleyhine alınmış kararların geçmişe yönelik olarak uygulanmasını haklı bulmuyorum ama bu yüzden bankaların eleştirilmesi de haksızlık. Bankalar bunu keyfi olarak müşterilerine yansıtıyor gibi algılanmamalı. Her olayın bu sektöre yüklenilmesi doğru değil.”
Krizde ekonomiyi canlandırana ceza gibi
Bankalar Birliği Genel Sekreteri Ekrem Keskin, küresel krizin en şiddetli zamanlarında ekonomi canlansın diye uğraşılırken, kredi kullanmış bir tüketicinin koşullar değişti diye cezalandırılmasına karşı çıkıyor. “Mevcut uygulama aleyhte ve adil değil ama bu durum Türkiye için de bir ilk değil” diyen Keskin’in görüşleri şöyle: “Geçmişte oranın artırılıp ama geçmiş kredilere yansıtılmadığı, oranın düşürülüp yansıtıldığı şeklinde iki farklı uygulama var. Şimdi de artırıldı ve yansıtıldı. Türkiye’de bazı düzenlemelerin lehte geriye uygulanmasına kimsenin itirazı olmaz ama aleyhte uygulandığı zaman herkes rahatsız olur. Geçmiş kredilere uygulanmaması gerekiyordu, düzenlemenin gerekçesi, kredi maliyetlerini artırarak kredi talebini düşürmek ama iki yıl önce de ekonomi canlansın diye çalışıyorduk. Hal böyleyken ekonomiyi canlandırma politikaların uygulandığı bir dönemde almış olduğunuz krediden dolayı yeni vergiye muhatap oluyorsunuz.”
Banka müşteriye ‘şubeye gel’ diyor gitmek gerekir mi
KKDF’de artışın 28 Ekim öncesindeki kredilere yansıtılmasında bankalar arasında farklı yöntemler izleniyor. Bazı bankalar, artışı otomatiktan kalan taksitlere yansıtırken, bazı bankalar konuyu görüşmek için müşterisini bankaya davet ediyor. KKDF’yi otomatikman uygulayan bankaların dayanağı, müşteriye imzalatılan sözleşmede, “Her türlü vergi ve fon artışındaki değişikliğin yansıtılacağı” yönünde maddenin yer alması. Müşterisini bankaya çağıran bankaların ise sözleşmedeki bu eksikliği gidermek istediği belirtiliyor. Tüketici dernekleri “Bankaya gitmeyin, size yeni sözleşme imzalatacaklar” uyarısı yapıyor. Keskin, “Bazı hukukçular bunun uygulanamayacağını, bazıları da vergisel bir uygulama olduğunu, sözleşme koşullarından bağımsız olduğunu ve yansıtılacağını savunuyor” dedi.
Nilgün KARATAŞ / HÜRRİYET
Hükümetin ekonomiyi soğutma kararları doğrultusunda yüzde 10’dan 15’e çıkardığı Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu (KKDF), bankalar ile tüketici kredisi kullanan milyonlarca müşteriyi karşı karşı getirince, Türkiye Bankalar Birliği (TBB) bu hafta toplanmaya karar verdi. Tüketici kredisindeki KKDF artışıyla birlikte yaşanan sıkıntıları ele alacak bankacıların, vurguladığı nokta ise ne bu artışta ne de bu artışın uygulanmasında bankaların bir dahli bulunmadığı.
Hükümet öyle istedi
TBB Genel Sekreteri Ekrem Keskin, tüketici aleyhine uygulamaların geçmişi de kapsamasını şahsen haklı görmediğini dile getirirken, bu konuda bankalara da haksızlık yapıldığını savundu. KKDF artışına ilişkin karar 28 Ekim’de yürürlüğe girdikten sonra bu tarihten önce alınmış kredilerin kalan taksitlere uygulanmasının bankaların tasarrufu olmadığını anlatan Keskin, “Bu otoritenin almış olduğu bir karar. Oran artırıldıktan sonra birliğimize bu yönde bir yazı geldi ve biz de bunu bankalara bildirdik. Bankalar da bu karar doğrultusunda hareket ediyor” diye konuştu.
Para Maliye’ye gidiyor
Tüketici kredilerinde kalan taksitlere KKDF’deki 5 puanlık artışın yansıtılmasının, sözleşme koşullarında bir değişiklik anlamına gelmediğini dile getiren Keskin, şunları söyledi: “Banka ne kredi koşullarında, ne faizinde ne de vadesinde bağıtlanan sözleşme koşullarını değiştirmiyor. Ama bir üçüncü kurum olarak devlet, ‘KKDF’yi artırdım, uygula’ diyor. Kamu otoritesi tarafından yapılmış bir değişiklik var. Bu artışla birlikte müşterinin ödeyeceği fazla para bankaların kasasına girmiyor. Bankalar bu fonu sorumlu sıfatıyla alıyor ve vergi dairesine yatırıyor.”
Bankanıza kızmayın
Mevcut durum nedeniyle bankaların eleştirilmesinin de haksızlık olduğunu vurgulayan Keskin, şöyle konuştu: “Bankalar bu konuda sadece uygulayıcı. Zaten hak ettiği övgüden daha çok hak etmediği kadar eleştirilen bir sektör bankacılık. Şimdi bir de KKDF yüzünden bankalar eleştiriliyor. Şahsen, tüketici aleyhine alınmış kararların geçmişe yönelik olarak uygulanmasını haklı bulmuyorum ama bu yüzden bankaların eleştirilmesi de haksızlık. Bankalar bunu keyfi olarak müşterilerine yansıtıyor gibi algılanmamalı. Her olayın bu sektöre yüklenilmesi doğru değil.”
Krizde ekonomiyi canlandırana ceza gibi
Bankalar Birliği Genel Sekreteri Ekrem Keskin, küresel krizin en şiddetli zamanlarında ekonomi canlansın diye uğraşılırken, kredi kullanmış bir tüketicinin koşullar değişti diye cezalandırılmasına karşı çıkıyor. “Mevcut uygulama aleyhte ve adil değil ama bu durum Türkiye için de bir ilk değil” diyen Keskin’in görüşleri şöyle: “Geçmişte oranın artırılıp ama geçmiş kredilere yansıtılmadığı, oranın düşürülüp yansıtıldığı şeklinde iki farklı uygulama var. Şimdi de artırıldı ve yansıtıldı. Türkiye’de bazı düzenlemelerin lehte geriye uygulanmasına kimsenin itirazı olmaz ama aleyhte uygulandığı zaman herkes rahatsız olur. Geçmiş kredilere uygulanmaması gerekiyordu, düzenlemenin gerekçesi, kredi maliyetlerini artırarak kredi talebini düşürmek ama iki yıl önce de ekonomi canlansın diye çalışıyorduk. Hal böyleyken ekonomiyi canlandırma politikaların uygulandığı bir dönemde almış olduğunuz krediden dolayı yeni vergiye muhatap oluyorsunuz.”
Banka müşteriye ‘şubeye gel’ diyor gitmek gerekir mi
KKDF’de artışın 28 Ekim öncesindeki kredilere yansıtılmasında bankalar arasında farklı yöntemler izleniyor. Bazı bankalar, artışı otomatiktan kalan taksitlere yansıtırken, bazı bankalar konuyu görüşmek için müşterisini bankaya davet ediyor. KKDF’yi otomatikman uygulayan bankaların dayanağı, müşteriye imzalatılan sözleşmede, “Her türlü vergi ve fon artışındaki değişikliğin yansıtılacağı” yönünde maddenin yer alması. Müşterisini bankaya çağıran bankaların ise sözleşmedeki bu eksikliği gidermek istediği belirtiliyor. Tüketici dernekleri “Bankaya gitmeyin, size yeni sözleşme imzalatacaklar” uyarısı yapıyor. Keskin, “Bazı hukukçular bunun uygulanamayacağını, bazıları da vergisel bir uygulama olduğunu, sözleşme koşullarından bağımsız olduğunu ve yansıtılacağını savunuyor” dedi.
Nilgün KARATAŞ / HÜRRİYET
Etiketler:
Ekrem Keskin,
finanscaddesi,
KKDF,
Nilgün Karataş,
TBB
4 Kasım 2010 Perşembe
KREDİ KARTI SAHİPLERİNE ÖNEMLİ UYARI!
Türkiye Bankalar Birliği (TBB) kredi kartı sahiplerini sahte maillere karşı uyardı. TBB yaptığı yazılı açıklamada TBB'nin adı kullanılarak banka müşterilerinin kredi kartı borçlarını öğrenebileceklerini belirten sahte internet sitelerinin açıldığına dikkat çekerek kredi kartı sahiplerini dolandırmayı amaçlayan bu tür internet sitelerinin Türkiye Bankalar Birliği’nin ve bankaların bir ilgisi bulunmadığını açıkladı.
Yazılı açıklamada kredi kartı sahiplerine şu uyarılarda bulunuldu:
"Söz konusu sahte internet sitelerine yönelik gerekli hukuki girişimlerde bulunulmaktadır. Bu konuda 29 Eylül 2010 tarihinde bir kamuoyu duyurusu yapılmıştır. İyi niyetli olmayan girişimlerin devam etmesi nedeniyle kamuoyuna bir kez daha bilgi verilmesi gerekli görülmüştür. Kredi kartı sahiplerinin borçları da dahil olmak üzere bilgi alabilecekleri tek yer kredi kartını aldıkları kuruluşlardır. Bunun haricinde başka bir yerden kart borcunu öğrenmek mümkün değildir.
Kredi kartı bilgilerinin ve kişisel bilgilerin elde edilmesine yönelik olarak açılan bu tür internet sitelerine girilmemesi ve talep edilen bilgilerin doldurulmaması olası dolandırıcılık eylemlerine maruz kalınmaması açısından büyük önem arz etmektedir. "
Yazılı açıklamada kredi kartı sahiplerine şu uyarılarda bulunuldu:
"Söz konusu sahte internet sitelerine yönelik gerekli hukuki girişimlerde bulunulmaktadır. Bu konuda 29 Eylül 2010 tarihinde bir kamuoyu duyurusu yapılmıştır. İyi niyetli olmayan girişimlerin devam etmesi nedeniyle kamuoyuna bir kez daha bilgi verilmesi gerekli görülmüştür. Kredi kartı sahiplerinin borçları da dahil olmak üzere bilgi alabilecekleri tek yer kredi kartını aldıkları kuruluşlardır. Bunun haricinde başka bir yerden kart borcunu öğrenmek mümkün değildir.
Kredi kartı bilgilerinin ve kişisel bilgilerin elde edilmesine yönelik olarak açılan bu tür internet sitelerine girilmemesi ve talep edilen bilgilerin doldurulmaması olası dolandırıcılık eylemlerine maruz kalınmaması açısından büyük önem arz etmektedir. "
Etiketler:
finanscaddesi,
kredi kartı sahteciliği,
TBB
20 Ekim 2010 Çarşamba
BANKALAR İLK 9 AYDA 6500 KİŞİYİ İŞE ALDI
Türkiye Bankalar Birliği'nin (TBB) Eylül raporuna göre, mevduat bankaları ile kalkınma ve yatırım bankalarında çalışan sayısı son bir yılda 6.590 kişi (yüzde 4 oranında) arttı. Ekim-Aralık 2009 dönemine göre ise 4.949 kişi (yüzde 3 oranında) artarak 177.351 oldu.
2009 yıl sonu rakamlarına göre çalışan sayısı kamusal sermayeli mevduat bankalarında 2.272 kişi, özel sermayeli mevduat bankalarında 1.359 kişi, yabancı sermayeli mevduat bankalarında 1.269 kişi, kalkınma ve yatırım bankalarında ise 55 kişi artarken, Fon bankasında ise 6 kişi azaldı
2009 yıl sonu rakamlarına göre çalışan sayısı kamusal sermayeli mevduat bankalarında 2.272 kişi, özel sermayeli mevduat bankalarında 1.359 kişi, yabancı sermayeli mevduat bankalarında 1.269 kişi, kalkınma ve yatırım bankalarında ise 55 kişi artarken, Fon bankasında ise 6 kişi azaldı
Etiketler:
banka,
finanscaddesi,
TBB
2 Eylül 2010 Perşembe
TÜKETİCİLER İLK YARIDA İHTİYAÇ KREDİSİNE YÜKLENDİ
Yılın ilk yarısında tüketici kredisi kullanan toplam kişi sayısı 9 milyon 826 bine, kredi miktarı da 102.4 milyar liraya ulaştı. Türkiye Bankalar Birliğinin (TBB) tüketici kredileri ve konut kredileri Haziran 2010 raporundan çıkan soruçlar özetle şöyle sıralanıyor:
-Nisan-Haziran 2010 döneminde, 2 milyon 22 bin 405 kişi 24.7 milyar lira tüketici kredisi kullandı. Kredi kullanan kişi sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 23, kredi miktarı ise yüzde 61 oranında arttı.
-Haziran sonu itibariyle tüketici kredileri bakiyesi 102 milyar lirayı geçerken, kredi kullanımı geçen yıla göre yüzde 27 oranında arttı.
-Tüketici kredilerinde yüzde 58 ile ihtiyaç kredileri en büyük paya sahip. Bunu yüzde 30 ile konut, yüzde 8 ile taşıt kredileri izledi.
-Nisan-Haziran 2010 döneminde 1 milyon 725 bin 828 kişi ihtiyaç kredisi, 108 bin kişi konut, 62 bin kişi de taşıt kredisi kullandı.
-Nisan-Haziran 2010 dönemi içinde kişi başı ortalama tüketici kredileri miktarı 12,3 bin lira. Bu büyüklük konut kredilerinde 69,7 bin lira, taşıt kredilerinde 31,5 bin lira, ihtiyaç kredilerinde ise 8.3 bin lira oldu.
-İlk yarı yıl itibarıyla kişi başı ortalama kredi miktarı ise stok olarak 10.4 bin lira olarak gerçekleşti. Bu miktar konut kredilerinde
50,7 bin lira ve taşıt kredilerinde 15,2 bin lira oldu.
-Vade dağılımına göre en fazla tercih edilen 25-36 ay vade dilimi olurken, bunu 73 ay ve üzeri ile 37-48 ay vade dilimleri izledi.
- Nisan-Haziran 2010 dönemi itibarıyla 3 milyar 828 milyon lira olan idari ve kanuni takipteki krediler, toplam tüketici kredileri bakiyesinin yüzde 3,74'ünü oluşturdu.
- Aynı dönemde kanuni takipteki krediler, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 14 oranında azalarak 682 milyon lira oldu. Dönem içinde kanuni takibe geçilen kredilerin yüzde 15'ini taşıt, yüzde 24'ünü konut, yüzde 56'sını ihtiyaç kredileri ve yüzde 5'ini diğer krediler oluşturdu.
-Nisan-Haziran 2010 döneminde, 2 milyon 22 bin 405 kişi 24.7 milyar lira tüketici kredisi kullandı. Kredi kullanan kişi sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 23, kredi miktarı ise yüzde 61 oranında arttı.
-Haziran sonu itibariyle tüketici kredileri bakiyesi 102 milyar lirayı geçerken, kredi kullanımı geçen yıla göre yüzde 27 oranında arttı.
-Tüketici kredilerinde yüzde 58 ile ihtiyaç kredileri en büyük paya sahip. Bunu yüzde 30 ile konut, yüzde 8 ile taşıt kredileri izledi.
-Nisan-Haziran 2010 döneminde 1 milyon 725 bin 828 kişi ihtiyaç kredisi, 108 bin kişi konut, 62 bin kişi de taşıt kredisi kullandı.
-Nisan-Haziran 2010 dönemi içinde kişi başı ortalama tüketici kredileri miktarı 12,3 bin lira. Bu büyüklük konut kredilerinde 69,7 bin lira, taşıt kredilerinde 31,5 bin lira, ihtiyaç kredilerinde ise 8.3 bin lira oldu.
-İlk yarı yıl itibarıyla kişi başı ortalama kredi miktarı ise stok olarak 10.4 bin lira olarak gerçekleşti. Bu miktar konut kredilerinde
50,7 bin lira ve taşıt kredilerinde 15,2 bin lira oldu.
-Vade dağılımına göre en fazla tercih edilen 25-36 ay vade dilimi olurken, bunu 73 ay ve üzeri ile 37-48 ay vade dilimleri izledi.
- Nisan-Haziran 2010 dönemi itibarıyla 3 milyar 828 milyon lira olan idari ve kanuni takipteki krediler, toplam tüketici kredileri bakiyesinin yüzde 3,74'ünü oluşturdu.
- Aynı dönemde kanuni takipteki krediler, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 14 oranında azalarak 682 milyon lira oldu. Dönem içinde kanuni takibe geçilen kredilerin yüzde 15'ini taşıt, yüzde 24'ünü konut, yüzde 56'sını ihtiyaç kredileri ve yüzde 5'ini diğer krediler oluşturdu.
Etiketler:
finanscaddesi,
ihtiyaç kredisi,
TBB
21 Temmuz 2010 Çarşamba
TÜKETİCİ KREDİ KARTINI BIRAKIP KREDİYE YÜKLENDİ
Tüketici kredileri ve bireysel kredi kartlarından oluşan toplam bireysel kredi hacmi de yılın ilk yarısında 18.5 milyar lira artarken, son 8 yıllık değişime bakıldığında ise en önemli değişim tüketici davranışlarında görüldü. 2002 yılında neredeyse her harcamasını kredi kartı ile yapan bireyler son yıllarda faizlerin de düşmesiyle tüketici kredisine yüklendi. 2002 yılında kredi kartı ile yapılan borçlanmaların bireysel kredilerdeki payı yüzde 66 iken, 2010 haziran ayında bu oran yüzde 27'ye kadar geriledi. Tüketici kredisinin payı ise yüzde 34'den yüzde 73'e çıktı.
Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Genel Sekreteri Ekrem Keskin, İstanbul'daki birlik merkezinde ekonomi basını ile bir araya gelerek Türk bankacılık sektörünün ilk yarısındaki gelişmeleri değerlendirdi. Ekonomik faaliyetteki toparlanma, beklentilerdeki iyileşme ve kamu kesiminin borçlanma ihtiyacının yavaşlamasının bankacılığı etkileyen gelişmeler olduğunu belirten Keskin, geçen yıl sonunda yüzde 35 olan menkul değerler cüzdanındaki artış hızının yüzde 26'lara gerilediğini, yüzde 6 artan kredilerin ise tam tersine yılın ilk yarısında yüzde 23 artttığını açıkladı.
9.5 MİLYON KİŞİ KULLANDI
Yılın ilk yarısındaki gelişmeleri 'bankacılık sisteminin büyüdüğü ve ekonomik büyümeyi finanse ettiği' şeklinde yorumlayan TBB Genel Sekreteri Keskin, takipteki alacakların oranının da yüzde 5.5'dan yüzde 4.5'a gerilediğini dile getirdi. 2002 ile son verileri karşılaştıran Keskin, 2002'de 1 milyon 655 bin kişinin tüketici kredisi kullandığını, 2010 Mart ayında ise bu sayının 9 milyon 577 bin kişiye ulaştığını söyledi.
'Kart alamıyorum'
şikayetleri artıyor
TBB'ye gelen tüketici şikayetlerine de değinen Keskin, özellikle son 6 ayda aldıkları şikayetlerin kredi kartında yoğunlaştığına dikkat çekti. "Gelen 10 başvurunun 2-3 tanesi 'ben borçlarımı ödedim, yapılandırdım, ya da ödeyeceğim, niyetim var, ama bankalardan kredi kartı alamıyorum' yönünde'' diyen Keskin, bankaların artık kredi kartı dağıtırken daha mufazakar davrandığını vurguladı.
Türk bankacılık sisteminin ilk yarı yıl karnesi
----------------------------------------------------
*Haziran 2010 itibarıyla mevduat, kalkınma ve yatırım bankalarındaki çalışan sayısı 176 bin 364, şube sayısı ise 9 bin 149'a yükseldi.
*Toplam mevduat 531.4 milyar liradan 586.2 milyar liraya çıkarken, yabancı para mevduatın payı azaldı. TL mevduatın payı ise yüzde 70'e çıktı.
*Menkul değerler 262.8 milyar liradan 278.3 milyar liraya, krediler 396.8 milyar liradan 460.8 milyar liraya yükseldi.
*Toplam mevduatın krediye dönüşüm oranı yüzde 75'de yüzde 79'a çıkarken, takipteki alacakların oranı ise yüzde 4.5'a geriledi.
*Geçen yıl sonunda 90.5 milyar lira olan tüketici kredileri 2 Temmuz 2010'da 105.6 milyar liraya çıkarken, bireysel kredi kartları ile birlikte toplam bireysel krediler hacmi 145 milyar liraya yaklaştı.
*Kredilerin yüzde 67'si kurumsal yüzde 20'si KOBİ'lere kullandırılırken, yüzde 33'ü bireylere aktarıldı.
Etiketler:
Ekrem Keskin,
finanscaddesi,
TBB
3 Haziran 2010 Perşembe
BANKALAR BİRLİĞİ'NDE BEŞİNCİ ÖZİNCE DÖNEMİ
Türkiye Bankalar Birliği’nin 27 Mayıs 2010 tarihinde yapılan 53. Genel Kurul toplantısında gerçekleşen seçim sonucunda oluşan yeni Yönetim Kurulu, ilk toplantısını 3 Haziran 2010 tarihinde gerçekleştirdi. Toplantı sonucunda Yönetim Kurulu Başkanlığına İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince, Başkan Vekilliğine Varol Civil seçildi. Böylece Bankalar Birliği'nde ilk olarak 2 Aralık 1998 ile 31 Mayıs 2000 yıllarında başkanlık koltuğuna oturan Özince, beşinci kez yeniden başkan seçildi.
Etiketler:
Ersin Özince,
finanscaddesi,
TBB,
Varol Civil
28 Mayıs 2010 Cuma
BABACAN: KART FAİZİ YÜKSEK, İHTİYAÇ KREDİSİ KULLANIN!
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, tüketicilere kredi kartı ile borçlanmak yerine ihtiyaç kredisi kullanmalarını önerdi. Kredi kartı faizinin dünyanın her ülkesinde yüksek olduğunu belirten Babacan, "Kredi kartı bir ödeme kolaylığı sağlayan araç.Yani cebinizde para taşımayacaksınız, günlük alışverişini yapacaksınız ay sonunda da onu tam kapatacaksınız. Bakiye kaldığı zaman yazık günah. Çok büyük faizler var orada" dedi.Türkiye Bankalar Birliği'nin (TBB) 53. Olağan Genel Kurulu'na görüntülü mesaj gönderen Babacan, borçlanmada asıl sıhhatli sistemin ihtiyaç kredisi olduğunu vurgulayarak, "İhtiyaç kredisi hem krediyi kullananlar daha rahat ödüyor, daha az üzülüyor hem de bankaların bilançoları açısından çok daha sağlam bir alacak türü. Biz bunu Türkiye'de daha fazla görmek istiyoruz'' diye konuştu. Babacan, konuşmasında, Türk bankacılık sistemine ve ekonomiye ilişkin şu mesajları verdi:
ARTIK İŞİ SIKI TUTACAĞIZ
Mevcutlar el değiştiriyor, birleşiyor çünkü sayı konusunda da böyle kontrolden çıkacak bir banka sayısını da Türkiye'de pek de görmek istemiyoruz. Rekabet istiyoruz ama bir yandan da denetim gözetim kapasitesini aşacak sayıda bankanın Türkiye'de oluşmasını istemiyoruz. BDDK'nın bir limiti var. Diyor ki; 300 milyon dolar getirmeyen Türkiye'de banka sahibi olamaz. 300 milyon doları getiren olur mu? Hayır, onun da bir sürü şartları var. 300 milyon dolarını cebine koyup gelen herkes Türkiye'de banka sahibi olabilir diye bir şey yok. Biz işi sıkı tutacağız, dikkatli olacağız ki sektör sıhhatli bir şekilde devam edebilsin.
İLK ÇEYREKTE %10 BÜYÜYECEĞİZ
Bankaların geçen yılki 20 milyar liralık karının önemli bir kısmı sermayeye eklendi ve bizim kaldıracımız aktif sermaye dengesine bakacak olursak 7-8. Yani bankalarımızın sermayesine eklenen her 1 milyar lira ileriye doğru en az 7-8 milyar, belki 10 milyar liralık kredi hacmi demek. Bugün eğer 20 milyar liralık bir kar söz konusuysa nereden baksanız bu böyle 150-200 milyar liralık ilave kredi hacmine imkan vermek aynı zamanda. Dolayısıyla bunu sonuçlarını da göreceğiz. Aslında görmeye başladık. Geçen yılın son çeyreğinde Türk ekonomisinin yüzde 6 büyüdü. Bu yıl ilk çeyrekte yüzde 10'un üzerinde bir büyüme bekliyoruz. Kredi hacmindeki genişleme büyümeyi de beraberinde getiriyor.
ALLAH NAZARDAN KORUSUN
Türkiye'nin hangi uluslararası platformda olursa olsun gördüğü ilgi çok farklı bir noktada. Allah nazardan korusun diyorum, hem ekonomimizi hem bankacılık sistemimizi. Artık kriz öncesi Avrupası ile kriz sonrası Avrupa bambaşka iki yer. Avrupa'ya göre Türkiye'nin ağırlığı, gücü, etkisi artacak. Bu arada biz AB'ye üye oluruz, olmayız o ayrı, belki de oluruz. Ama dışında da olsak içinde de olsak Türkiye artık çok daha ağırlığı olan bir ülke olacak
Etiketler:
Ali Babacan,
finanscaddesi,
TBB
BDDK, BANKACILARI ANKARA'DA SÖZLÜ SINAVA ÇEKECEK
YURTDIŞINA AÇILIN ÇAĞRISI
BDDK Başkanı Tevfik Bilgin'in diğer mesajları satırbaşları ile şöyle:
-Türk bankalarına ön vergi gereksiz. Bankacılar zeki insanlardır. Bir yere vergi koyarsanız bunun maliyetini başka yere yansıtır.
-Bankalarımız artık ülke içinden ülke dışına projeler geliştirsin. Beklediğiniz her gün kayıptır. Ortadoğu'ya Kazakistan'a gidin.
- Size her türlü desteği sağlamaya hazırız. Gerekirse, eğer imkanımız varsa mevzuatımızda size tatlandırıcı unsurlar da getirebiliriz
-TBB'nin gelecek genel kurulunda inşallah en 2-3 bankamızın yurtdışında muhtelif aksiyonlar almasını görmek istiyoruz.
-Krizdeki duruşunuz, bu sefer dedikodu mekanizmalarının çalışmaması, alınan dersler ve devlete tek kuruş yük getirmemenizle bile övgüyü hak ettiğinizi düşünüyorum.
-Bundan sonra da önümüzdeki günlerde, özellikle 3'er aylık dönemlerde yaptığınız kısmen de olsa öldürücü rekabet, ayağına basma, bilanço büyütme hususlarına dikkat edeceğinizi, ücret ve komisyonlarda, faizlerde tüketiciyi de düşünerek fiyatlama yapacağınızı ve reel sektörün artık daha fazla yanında olarak global krizi hep beraber atlatmamızı temenni ediyorum.
Etiketler:
BDDK,
finanscaddesi,
TBB,
Tevfik Bilgin
19 Nisan 2010 Pazartesi
EKONOMİ TOPARLANDI, KREDİLER İKİYE KATLANDI
Geçen yıl Türk bankacılık sisteminde yüzde 6 oranında artan toplam banka kredileri, bu yılın ilk üç aylık döneminde yüzde 13 oranında artış gösterdi. TL kredilerin ise aynı dönemde yüzde 18 oranında yükseldiğine dikkat çeken Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Genel Sekreteri Dr. Ekrem Keskin, bunu ekonomideki toparlanmanın bir işareti olarak değerlendirirken, "Toparlanma başladı, bankalar ise bu toparlanmada önemli bir rol üstleniyor. Bu tempo devam ederse ekonomideki büyüme hızı 2010'da yüzde 5'i geçebilir" dedi.
TBB'nin 2003 yılında başlattığı tıbbi destek ve sosyal yardım programı olan 'Çok Yaşa Bebek' projesi kapsamında, Konya Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi'ni ziyaret eden TBB Genel Sekreteri Dr. Ekrem Keskin, ziyaretin ardından ekonomi basını ile bir araya gelerek bankacılık sektöründeki son gelişmeler hakkında bilgi verdi.
YATIRIM EĞİLİMİ ARTIYOR
Geçen yılla kıyaslandığında bu yılın ilk üç aylık döneminde ekonominin aktörlerinde davranış farklılıkları olduğuna işaret eden Keskin, "Kamu kesiminin açığındaki büyüme durdu, aşağı doğru bir eğilim var. Bu da bankaların aktif yaratmak için yeni kredi verme arzusunu artırıyor. Kamu borçlanma ihtiyacı azaldığı ölçüde hem faizler üzerindeki kamu baskısı azalacak, hem de özel sektörün kredi alma iştahında da artış yaşanacak. Bu da yatırım yapma eğilimini artıracaktır" diye konuştu.
SORUNLU ALACAKLAR AZALIYOR
Keskin, son altı ayda kredi piyasasında yaşanan gelişmeleri ise rakamlarla şöyle özetledi: Son dönemdeki kredilerde iki kat artış yaşandı. Yılsonu itibarıyla yıllık bazda toplam krediler yüzde 6 artarken ilk üç aydaki artış yüzde 13. TL krediler 2009 sonunda yüzde 9, ilk üç ayda ise yıllık bazda yüzde 18 arttı. 2009 Aralık ayında bankaların menkul değerler cüzdanı yüzde 28 büyürken, bu yıl mart ayında artış oranı yüzde 20'e indi. Tüketici kredilerinde tahsili gecikmiş alacaklar oranı yıl sonunda yüzde 4.3 iken mart sonunda yıllık bazda yüzde 3.9'a geriledi. Kredi kartlarında bu oran yüzde 11.6'dan, 10.6'ya, kurumsal kredilerde yüzde 5.3'ten, yüzde 5'e indi. KOBİ'lerde ise yüzde 8.4 ten, bu yıl şubat ayında 8.1 oldu."
Yabancı, daha iştahlı
Geçen yıla göre yabancı bankaların kredilerde daha iştahlı olduğuna değinen Keskin, şunları söyledi: "Geçen sene kredi hacmindeki genişleme ağırlıklı olarak kamu bankalarından geliyordu. Şimdi özel bankalarında, yabancı sermayeli bankaların da kredisi büyüyor. İlk üç ayda toplam kredi hacmi 20.1 milyar TL arttı. Bunun 6.1 milyar TL'sini kamu, 10.5 milyar TL'sini özel bankalar, 3.5 milyar TL'sini yabancı bankalar açmış. Bir başka nokta da kurumsal kredilerin geçen yıla göre bireysel kredilerden daha fazla artması. Bu yılın ilk üç ayında kurumsal krediler 13.5 milyar TL, bireysel krediler ise 6.6 milyar TL arttı."
Bankaların yaptığı en uzun vadeli yatırım
TBB'nin 2003 yılında başlattığı 'Çok Yaşa Bebek' projesi kapsamında, 15 Nisan'da Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Yenidoğan bölümünü ziyaret eden Dr. Ekrem Keskin, bugüne kadar Türkiye'nin 63 ilinde 160 hastaneye 780 cihaz bağışında bulunduklarını açıkladı. Türk bankalarının bu projeyle en uzun vadeli yatırımı yaptığına değinen Keskin, "Bankalar bir ile üç ay vadeli mevduat toplayıp 1 ile 10 yıl vadeli kredi vererek faaliyetlerini sürdürüyor. Oysa ki yenidoğan çocuk ünitelerine yapılan yatırım sayesinde ortalama insan ömrünün 70 yıl olduğu düşünülürse kurtulan her çocuk bizim 70 yıllık yatırımımız oluyor" dedi. Bu arada Çocuk Acil Tıp ve Yoğun Bakım Derneği Başkanı Prof. Dr. Metin Karaböcüoğlu ve Doç. Dr. Agop Çıtak da 16 Nisan'da Konya Ticaret Odası'nda anne-babalara 'Çocukları Kazalardan Koruma Eğitimi' verdi.
TBB'nin 2003 yılında başlattığı tıbbi destek ve sosyal yardım programı olan 'Çok Yaşa Bebek' projesi kapsamında, Konya Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi'ni ziyaret eden TBB Genel Sekreteri Dr. Ekrem Keskin, ziyaretin ardından ekonomi basını ile bir araya gelerek bankacılık sektöründeki son gelişmeler hakkında bilgi verdi.
YATIRIM EĞİLİMİ ARTIYOR
Geçen yılla kıyaslandığında bu yılın ilk üç aylık döneminde ekonominin aktörlerinde davranış farklılıkları olduğuna işaret eden Keskin, "Kamu kesiminin açığındaki büyüme durdu, aşağı doğru bir eğilim var. Bu da bankaların aktif yaratmak için yeni kredi verme arzusunu artırıyor. Kamu borçlanma ihtiyacı azaldığı ölçüde hem faizler üzerindeki kamu baskısı azalacak, hem de özel sektörün kredi alma iştahında da artış yaşanacak. Bu da yatırım yapma eğilimini artıracaktır" diye konuştu.
SORUNLU ALACAKLAR AZALIYOR
Keskin, son altı ayda kredi piyasasında yaşanan gelişmeleri ise rakamlarla şöyle özetledi: Son dönemdeki kredilerde iki kat artış yaşandı. Yılsonu itibarıyla yıllık bazda toplam krediler yüzde 6 artarken ilk üç aydaki artış yüzde 13. TL krediler 2009 sonunda yüzde 9, ilk üç ayda ise yıllık bazda yüzde 18 arttı. 2009 Aralık ayında bankaların menkul değerler cüzdanı yüzde 28 büyürken, bu yıl mart ayında artış oranı yüzde 20'e indi. Tüketici kredilerinde tahsili gecikmiş alacaklar oranı yıl sonunda yüzde 4.3 iken mart sonunda yıllık bazda yüzde 3.9'a geriledi. Kredi kartlarında bu oran yüzde 11.6'dan, 10.6'ya, kurumsal kredilerde yüzde 5.3'ten, yüzde 5'e indi. KOBİ'lerde ise yüzde 8.4 ten, bu yıl şubat ayında 8.1 oldu."
Yabancı, daha iştahlı
Geçen yıla göre yabancı bankaların kredilerde daha iştahlı olduğuna değinen Keskin, şunları söyledi: "Geçen sene kredi hacmindeki genişleme ağırlıklı olarak kamu bankalarından geliyordu. Şimdi özel bankalarında, yabancı sermayeli bankaların da kredisi büyüyor. İlk üç ayda toplam kredi hacmi 20.1 milyar TL arttı. Bunun 6.1 milyar TL'sini kamu, 10.5 milyar TL'sini özel bankalar, 3.5 milyar TL'sini yabancı bankalar açmış. Bir başka nokta da kurumsal kredilerin geçen yıla göre bireysel kredilerden daha fazla artması. Bu yılın ilk üç ayında kurumsal krediler 13.5 milyar TL, bireysel krediler ise 6.6 milyar TL arttı."
Bankaların yaptığı en uzun vadeli yatırım
TBB'nin 2003 yılında başlattığı 'Çok Yaşa Bebek' projesi kapsamında, 15 Nisan'da Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Yenidoğan bölümünü ziyaret eden Dr. Ekrem Keskin, bugüne kadar Türkiye'nin 63 ilinde 160 hastaneye 780 cihaz bağışında bulunduklarını açıkladı. Türk bankalarının bu projeyle en uzun vadeli yatırımı yaptığına değinen Keskin, "Bankalar bir ile üç ay vadeli mevduat toplayıp 1 ile 10 yıl vadeli kredi vererek faaliyetlerini sürdürüyor. Oysa ki yenidoğan çocuk ünitelerine yapılan yatırım sayesinde ortalama insan ömrünün 70 yıl olduğu düşünülürse kurtulan her çocuk bizim 70 yıllık yatırımımız oluyor" dedi. Bu arada Çocuk Acil Tıp ve Yoğun Bakım Derneği Başkanı Prof. Dr. Metin Karaböcüoğlu ve Doç. Dr. Agop Çıtak da 16 Nisan'da Konya Ticaret Odası'nda anne-babalara 'Çocukları Kazalardan Koruma Eğitimi' verdi.
Etiketler:
Ayfer Arslan,
Çok Yaşa Bebek,
Ekrem Keskin,
finanscaddesi,
TBB
31 Mart 2010 Çarşamba
ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNE ÜCRETSİZ BANKACILIK EĞİTİMİ
Türkiye Bankalar Birliği (TBB), üniversite öğrencilerine, Bankacılık Eğitim Sitesi (BES) üzerinden ücretsiz e-eğitim alma imkanı sunuyor. www.tbb-bes.org.tr sitesinden takip edilecek ve 1 Nisan itibarıyla kullanıma açılacak e-eğitimler sonunda öğrenciler, e-sertifika alma hakkı kazanacak. Üniversite öğrencileri, 7 gün 24 saat diledikleri anda sisteme dahil olabilecek. Site üzerinden, “Temel Bankacılık”tan “Finansal Matematik”e kadar çeşitli konularda eğitim alabilecek olan öğrenciler, her bir eğitim modülünü tamamladıklarında e-sertifika alma hakkı kazanacak. Öğrencilerin eğitime başlamaları için yalnızca isim-soyadı ve üniversite ile bölüm bilgilerini belirtmeleri yeterli .
Türkiye Bankalar Birliği, “Temel Bankacılık”, “Temel Ekonomi”, “Temel Muhasebe”, “Finansal Matematik”, “Orijinal Banknotların Özellikleri ve Sahte Banknotlar”, “Bankacılıkta Dolandırıcılık Eylemleri Tespit ve Önlenme Yöntemleri” ve “Suç Gelirlerinin Aklanması ve Terörün Finansmanı ile Mücadele” olmak üzere toplam 7 başlıktan oluşan e-eğitim konularını, gelecekte daha da genişletmeyi planlıyor.
Türkiye Bankalar Birliği, “Temel Bankacılık”, “Temel Ekonomi”, “Temel Muhasebe”, “Finansal Matematik”, “Orijinal Banknotların Özellikleri ve Sahte Banknotlar”, “Bankacılıkta Dolandırıcılık Eylemleri Tespit ve Önlenme Yöntemleri” ve “Suç Gelirlerinin Aklanması ve Terörün Finansmanı ile Mücadele” olmak üzere toplam 7 başlıktan oluşan e-eğitim konularını, gelecekte daha da genişletmeyi planlıyor.
Etiketler:
Bankacılık Eğitim Sitesi,
finanscaddesi,
TBB
29 Ocak 2010 Cuma
KAÇ DAKİKADA ÇAĞRINIZA YANIT ALABİLİYORSUNUZ?
Türkiye Bankalar Birliği (TBB), Ekim-Aralık 2009 Çağrı Merkezi istatistiklerini açıkladı. Son verilere göre, bankaların çağrı merkezlerine 60 milyon 570 bin çağrı geldi. Gelen çağrılarda, ortalama çaldırma süresi 3 saniye (yani karşınıza yetkili biri çıkana kadar geçen süre), ortalama cevaplama süresi 43 saniye olarak belirlendi. Bunlar istatistiklerin söylediği rakamlar...
Ya siz ne kadar sürede çağrı merkezine ulaşabiliyorsunuz?
Sizi bilmem ama bazen ben çıldıracak gibi oluyorum. Adı büyük ama bireysel bankacılıkta oldukça hantal olan bazı özel bankaların çağrı merkezlerine ulaşmak işkenceye dönüşebiliyor. 7 gün 24 saat çalıştıklarını iddia etmelerine rağmen haftasonu bir yetkiliye ulaşmanız için dadikalarca beklemeniz gerekebiliyor.
Etiketler:
çağrı merkezi,
finanscaddesi,
TBB
9 Aralık 2009 Çarşamba
BANKALAR, ÇEVRE İÇİN IŞIKLARI KAPATACAK
Etiketler:
çevre,
finanscaddesi,
TBB
6 Kasım 2009 Cuma
KORSAN FATURA ÖDEME MERKEZLERİNİN POS'U İPTAL EDİLECEK
Türkiye Bankalar Birliği (TBB) "Fatura ödemelerinizde kuyruk çilesine son" sloganıyla yola çıkan ve hiçbir banka garantisi olmadığı halde 'banka anlaşmalıyız" diye vatandaşı kandıran Fatura Ödeme Merkezleri'ne (FÖM) karşı harekete geçti. TBB tarafından konuya ilişkin yayınlanan tebliğ ile bankalarla anlaşması bulunan FÖM'lerin fatura ve kredi kartı tahsilatı dışında herhangi bir bankacılık işlemi yapamayacağı, anlaşması olmayan üye işyerlerinin ise POS cihazlarının iptal edileceği belirtildi."Fatura Ödeme Merkezleri'ne İlişkin Bankalar Tarafından Uyulması Gereken İlkeler" hakkında dün bir tebliğ yayınlayan TBB, bankaların durumlarını 6 ay içerisinde bu tebliğe uygun hale getirmesini istedi.TÜKETİCİ ZARAR GÖRÜYOR
TBB yaptığı açıklamada, Fatura Ödeme Merkezi (FÖM) ve benzeri isimleri kullanan bazı gerçek ve tüzel kişilerin bankaların bilgisi dışında, özel bir anlaşmaya dayanmadan EFT, havale, hesaba para yatırma, fatura ödemeleri gibi işlemleri ücret karşılığı üçüncü şahıslara sunduklarını hatırlattı. Önemli riskler taşıdığı bilinen bu tür işlemler yüzünden hem tüketicilerin zarar gördüğü, hem de bankacılık sistemine olan güvenin zedelendiği vurgulanarak bundan doğabilecek risklerin bertaraf edilmesi için uyulması gereken ilkeleri belirledi. Anlaşması olmadığı halde FÖM gibi çalışan POS üye işyerlerinin tespit edilmesi için bankaların izleyeceği kurallar şöyle sıralandı:
AYLIK 20 ADETLE SINIRLI
-Bankalar, kendileri ile herhangi bir anlaşma olmadan fatura tahsilatı işlemlerini meslek edinen kuruluşların, internet bankacılığı, kredi kartı ve satış noktası terminali (POS) hizmetlerini kullanmalarına izin vermez.
-Üye işyerinin fatura tahsilat işlemlerini meslek edinip edinmediğinin tespitine yönelik gerekli önlemler alınır.
-Bir gerçek kişiye ait hesap/hesaplardan yapılan vergi ödemesi, fatura ödemesi, kredi kartlarına yapılan ödeme, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) prim ödemesi ve trafik cezası ödemesi gibi işlemlerin aylık toplamının 20 adedi, tüzel kişiye aitse 50 adedi geçmesi halinde işlemlerin incelenir.
-Bu kısıtlamalara uyumun düzenli olarak kontrol edilmesini sağlayacak bir izleme ve kontrol sistemi oluşturulur.
-Yapılan kontroller sonucunda, bankaların sunmuş oldukları hizmetlerin üçüncü kişiler adına ticari amaçla kullandırıldığının tespit edilmesi halinde, gerekli önlemler alınarak bu tür işlemler engellenir.
-FÖM olarak çalıştığı tespit edilen işyerlerine POS cihazı verilmez ve FÖM olarak çalıştığı daha sonra tespit edilen işyerine ait POS cihazı geri alınır.
'BANKA YETKİLİ" İFADESİ YASAK
-Bankalarla anlaşmalı kuruluşlar, bankalar adına makbuz, dekont vb. belgeler düzenleyemez, faaliyetlerinde banka adına işlem yaptıklarına dair ifadelere yer veremez ve işletme adlarında, ticaret unvanlarında, markalarında, makbuzlarında veya reklamlarında banka ifadelerini kullanamaz.
-Anlaşmalı kuruluşların adlarında, ticaret unvanlarında, markalarında, makbuzlarında veya reklamlarında 'banka garantili-güvenceli-yetkili' ifadelerine yer verilmez.
-Anlaşmalı kuruluşlar tarafından, sadece anlaşmalı fatura üreten kurumların ve anlaşmalı oldukları bankaların kredi kartı tahsilatları yapılabilir.
-Anlaşmalı fatura ödeme merkezlerine kolayca görülebilir bir yere, makul punto ile yazılmış, müşterileri bilgilendirici panoların asılması zorunludur.
-Fatura ödeme merkezleri, herhangi bir şekilde Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu denetiminde olduklarını veya bu manaya gelecek herhangi bir ifadeyi, ilan, reklam, afiş, beyan, makbuz internet sitesi vb. şekilde ifade edemez, kamuya açıklayamaz.
Etiketler:
fatura ödeme merkezi,
finanscaddesi,
TBB
1 Kasım 2009 Pazar
BANKALARA, SON ÜÇ AYDA 60 MİLYON ÇAĞRI GELDİ
Türk bankacılık sektöründe çağrı merkezlerinde toplam 5 bin 794 personel çalışıyor. Türkiye Bankalar Birliği'nin (TBB) verilerine göre, çağrı merkezlerinde çoğunluk kadınlarda. Yüzde 73'ü bayan ve çalışanları yüzde 89'u İstanbul'da. Yaş ortalamaları ise müşteri temsilcilerinde 24, destek hizmeti veren personelde 23, yöneticilerde ise 31 düzeyinde. Yine aynı verilere göre, son üç ayda 60 milyon çağrı alan bankalar, bunun yüzde 94'ünü yanıtladı. Temmuz-Eylül 2009 dönemi itibariyle, çağrı merkezlerine gelen toplam çağrı sayısı bir önceki döneme göre 887 bin adet (yüzde 1,5) artarak 60 milyon 150 bin oldu.İHTİYAÇ MOLASI 37 DAKİKA
Gelen çağrıların yüzde 55’i sesli yanıt sisteminde karşılanan çağrılardan, yüzde 45’i ise müşteri temsilcisine gelen çağrılardan oluşuyor. Gelen çağrılarda, çağrı sonrası toparlanma süresi 14 saniye, ortalama çaldırma süresi 3 saniye, ortalama cevaplama süresi 41 saniye, ortalama çağrı kaçırma süresi 63 saniye. Ortalama konuşma süresi ise 116 saniye. Çağrı merkezlerinde müşteri temsilcisinin günlük ihtiyaç molası süresi 9 saatlik çalışma periyodu içinde 37 dakika, yemek molası süresi 52 dakika.
Etiketler:
çağrı merkezi,
finanscaddesi,
TBB
27 Ekim 2009 Salı
YABANCI BANKA ÇIKARDI, YERLİLER HAVADA KAPTI
İŞ BANKASI BAŞI ÇEKTİ
2008 Eylül ila 2009 Eylül ayları karşılaştırıldığında, İş Bankası, hem şubeleşmede hem personel alımında başı çekti. Son bir yılda 89 şube açan İş Bankası, bin 942 yeni eleman aldı. İş Bankası'nın 2008 Eylül ayında 20 bin 316 olan personel sayısı, 2009 Eylül ayında 22 bin 258 kişiye ulaştı. Halkbank aynı dönemde bin 385 kişiyi işe alırken, Ziraat Bankası 548, Garanti Bankası 456 yeni personel istihdam etti. Çalık Grubu'nun yatırım bankacılığı alanında faaliyet gösteren ve mevduat toplama izni bekleyen bankası Aktifbank'ın da aynı dönemde 90 yeni personel aldığı dikkati çekti. Aktifbank aynı zamada son bir yılda 3 yeni şube açarak toplamda 5 şubeye ulaştı.
KÜÇÜLMEDE YABANCI ÖNDE
Son bir yıllık dönemde yabancı sermayeli ve ortaklı bankalar, yurtdışındaki ana hissedarının yaşadığı sıkıntılı süreçten dolayı Türkiye'deki iştiraklerinde büyümede frene bastı. Akbank 2008 Eylül ila 2009 Eylül tarihleri arasında bin 11 kişiyi işten çıkarırken, Tekstilbank 561, Yapı Kredi Bankası 490, TEB 457, HSBC 414, Fortis 295, Citibank 261, ING Bank 209 kişinin işine son verdi. Bu arada bir kamu bankası olan Vakıfbank da aynı dönemde personel sayısını 112 kişi azalttı.
Ayfer ARSLAN-AKŞAM GAZETESİ
Etiketler:
Ayfer Arslan,
banka,
finanscaddesi,
işsiz finansçılar,
TBB
16 Ekim 2009 Cuma
ORTAK ATM'DE SAHTE E-MAİL TUZAĞINA DİKKAT!
Sonunda bu da oldu. Bankaların ATM’lerinin birleşmesi süreci kullanılarak Türkiye Bankalar Birliği (TBB) ve Bankalararası Kart Merkezi’nin (BKM) adıyla sahte elektronik postalar gönderilmeye başlandı. Sahte e-maillere karşı banka müşterilerini uyaran TBB, bu mesajlarda, ortak ATM işlemlerinin ücretsiz bir şekilde gerçekleştirilmesi için müşterilerden, gizli ve özel müşteri bilgilerinin (TC Kimlik No, Banka Adı, Kart No, CV, Parola vb.) mesajın ekindeki linkte yer alan tablonun doldurulması suretiyle kendilerine gönderilmesinin istendiğini bildirdi. mektedir. Yapılan girişimlerle söz konusu sitenin kapatıldığını duyuran TBB, şu uyarıda bulundu: "Ancak, bu tür dolandırıcılık girişimlerine karşı dikkat edilmesi gereken en önemli husus; bankalar ve ilgili kurumlar elektronik postalar aracılığıyla hiçbir şekilde müşterilerine ait bilgileri talep etmiyor ve bu yollarla sistem veya veri güncellemesi yapmıyor. Müşterilerin kendilerine gönderilen elektronik postalarda talep edilen bilgileri kesinlikle doldurmaması, olası dolandırıcılık eylemlerine maruz kalınmaması için büyük önem arz etmektedir."
Etiketler:
BKM,
finanscaddesi,
Ortak Nokta,
TBB
8 Ekim 2009 Perşembe
424 BİN KİŞİ, 1.5 MİLYAR LİRALIK KART BORCUNU UZATTI
Türkiye Bankalar Birliği, kredi kartı borçlarının yeniden yapılandırılmasına ilişkin eylül ayı verilerini açıkladı. Eylül 2009 dönemi itibariyle 21 banka 458 bin 424 kişiye ait 509 bin 253 adet kredi kartının toplam 1.5 milyar liralık borcunu yeniden yapılandırdı.
Etiketler:
finanscaddesi,
kredi kartı affı,
TBB
17 Eylül 2009 Perşembe
ÖZİNCE:BEN GİDERİM, KREDİ TARTIŞMASI YİNE BİTMEZ!
Yaklaşık 10 yıldır Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürüten Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince, bankaların reel sektöre krizde yeterince kredi kullandırmadığı, kaynaklarını Hazine bonosuna aktardığına yönelik eleştirilere ateş püskürdü. İşadamlarının kapalı kapılar ardında farklı, basının karşısında ise farklı konuştuğunu belirten Özince, "10 yıldır hep aynı konular tartışılıyor. 'Bankalar özel sektöre kredi kullandırmıyor' tartışması hiç bitmez. Ben giderim, hala aynı şeyler konuşulur. Lüzumsuz safsatalarla kalan ömrümde kaybedecek vaktim yok. Bizim çocuklar böyle abukluklara çok gülüyor. Lütfen rakamlarla konuşun. İşadamı örgütüyseniz bilanço ile konuşun" dedi.Türk bankacılık sektöründeki son gelişmeleri değerlendirmek amacıyla önceki akşam İstanbul'da ekonomi basınıyla bir araya gelen TBB Başkanı Ersin Özince, işdünyasının yanı sıra finansal bilgileri yanlış yorumlayan basın mensuplarına da yüklendi. Toplantıda ağırlıklı tartışılan konu 'kredi kullandırımı ve bankacılık sektörünün itibar sorunu' olurken, Özince eleştirilere yönelik zaman zaman yaptığı sert çıkışlarla dikkat çekti. Bankacılık sektörünün muhakkak eksikleri olabileceğine işaret eden Özince, "Ancak bu bir itibar sorunu değil. Sokakta göğsümü gere gere dolaşıyorum. Sokakta dolaştığım zaman kimse bana böyle bir şey söylemiyor. Basında bazen yanlış bilgilendirmeler yapılıyor. Bu tür basın organlarını okumuyorum, izlemiyorum" dedi. Bankaların çok kar ettiği, özel sektörün ise kar etmediği görüşüne de katılmadığının altını çizen Ersin Özince, "Yok öyle bir şey. Bankacıların dışında kar eden olmasa, hiçbir kredi kararına imza atmam. Bizler, karikatürlerdeki para babası değiliz. Bizden kar bekleyen, hisse senetlerimizi almış milyonlarca insan var. Çoğu bankamız halka açık" dedi.TBB Başkanı Ersin Özince'nin, toplantıda verdiği mesajlar şöyle:Aydınlar kayıt dışı ile uğraşsın
Bir suçun saptanmasını istiyorsanız kredi kartı ile işleyin. Kredi kartı ile iz bulmak çok kolay. 35 yıllık bankacılık mesleğim sürecinde ne bankacıların ne ekonomi yazarlarının tefecilik konusunda inceleme yaptığına şahit olmadım. Tefeciler sadece borç vermiyor, mevduat da topluyor. Saptadıklarımızı ihbar ediyoruz. Kayıt içi ekonominin GSMH'ya olan oranı bu kadar küçük olan bir ülkede, aydın insanlar öncelikle kayıt dışı ile uğraşsın.
Sendikasyonlar ucuzlayacak
Türk bankacılık sistemi uluslar arası finans sistemindeki sıkıntıya rağmen muhteşem bir performans gösterdi. Uluslar arası piyasada pazarlık gücümüz yüksek. Sendikasyon fiyatları yavaş yavaş gerileyecek. Krizden önceki seviyelere hemen gelmeyecek . Sendikasyon kredileri Türk bankacılık sistemine çok lazım değil, bir iki yıllık vadeli krediler. Dış ticareti finanse etmek amacıyla bu kredileri alıyoruz. Dış ticarette de zaten daralma var. Esas uzun vadeli kaynak bulmamamık lazım. O konuda umarım daha iyi sonuçlar alırız. Sendikasyonlar ucuzlayacak.
Kahramanlık peşinde değiliz
Devlete borç vererek bankacılık yapma tercihi çok gerilerde kaldı. Eskimiş bir söylem. Devlet eğer borç almada ön rol alırsa, ben Ersin Özince olarak tasarruflarımı tabii ki, devlete vereceğim. Hem en yüksek faizi verecek hem en düşük vergiyi alacak. Kim vermez? Biz böyle bir kahramanlık yapma peşinde değiliz. Bankaların reel sektöre borç vermediği doğru mudur? Artık bu ülkenin vatandaşlarını lütfen yorumla değil, rakamla bilgilendirin. Milyonlarca insan, binlerce işletmeye kredi vermişiz. Türk reel sektörünün yurtdışı finans sektörüne borçları, yurtiçi finans sektörüne borçlarından daha fazla düşmüş. Dışarıya daha fazla borç ödemişler.
Reel sektör kar ediyor
Bankacıların dışında kar eden olmasa hiçbir kredi kararına imza atmam. Kar etmedikleri doğru değil. Krediler düşer, çıkar ayrı bir şey. Sosyal yükümlülüklerimize kamuoyu baskısı ile karar vermiyoruz. Bizden kar bekleyen, hisse senetlerimizi almış milyonlarca insan var. Çoğu bankamız halka açık. Bizler, karikatürlerdeki para babası değiliz.
"Basın kapıda" deyince içerde kıyamet koptu!"
1989-1999 yılları, TBB'nde yeni başkan olmuşum. Reel sektör ile bankacıların bir araya gelmesi gündeme geldi. TOBB Başkanı Fuat Miras'ın da aralarında bulunduğu işadamları ile Ceylan Otel'de bir araya geldik. Gayet sıcak bir ortam var ve diyaloglar çok olumlu. Derken, heyetten birileri, 'Basın mensupları geldi, kapıda görüş almak için bekliyor' dedi. Demesiyle içerde birden kıyamet koptu. Nejat Basmacı başta olmak üzere herkes birden bağırmaya başlad. 'Krediler kesildi, kredi alamıyoruz' diye şikayetler başladı. Kısacası; 10 yıldır hep aynı konular tartışılıyor. "Bankalar özel sektöre kredi kullandırmıyor" tartışması hiç bitmez. Ben giderim, hala aynı şeyler konuşulur.
Son çeyrekte karlar düşer
Türkiye Bankalar Birliği Genel Sekreteri Ekrem Keskin, uluslararası gelişmeler, Türkiye ekonomisine ve bankacılık sektörüne yansımaları konusunda yaptığı sunumda, bankaların özel sektöre krediyi azaltmadan kamuya da ilave kaynak sağladığını söyledi. Keskin, güçlü özkaynaklar ve düşen faizlerin, son dönemde sektörde kar hacmini olumlu yönde etkilediğini belirtti. Keskin, ancak daralan faaliyet hacmi, düşen marjlar ve artan risklere bağlı olarak karlılığın önümüzdeki dönemde düşeceğinin tahmin edildiğini sözlerine ekledi.
Ayfer ARSLAN
Etiketler:
Ayfer Arslan,
Ekrem Keskin,
Ersin Özince,
finanscaddesi,
TBB
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)