borsa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
borsa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
19 Ocak 2011 Çarşamba
BORSANIN BU YIL PERFORMANSI DÜŞÜK OLACAK
Standard Ünlü Genel Genel Müdürü Attila Köksal, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında yaptığı konuşmada, piyasalardaki 2011 yılı beklentileri ile ilgili olarak borsanın 2011 yılında geçen yılki kadar iyi olmayacağının altını çizdi. Köksal, "Borsada çok fazla bir düşüş beklemesek de, bu yıl geçen seneye göre daha volatil bir yıl olacak" dedi. Köksal, Türk bankacılık sektörünün sağlam bilanço yapısı ile yatırımcılar açısından cazibesini koruyacağını belirtirken, Standard Ünlü Araştırma Bölüm Başkanı Ercan Uysal da banka kârlarında bu yıl yüzde 10'luk bir daralmanın olabileceğini öngördü. Uysal, "2009 ve 2010 bankaların yılıydı. Bu yıl banka dışı sektörlerin yılı olacak. Endüstriyel şirketlere daha fazla dikkat edeceğiz" dedi.
Etiketler:
borsa,
finanscaddesi,
Standart Ünlü
13 Ekim 2010 Çarşamba
İMKB SON BİR AY İÇİNDE YÜZDE 23 NEDEN YÜKSELDİ?
ING Bank Başekonomisti Şengül Dağdeviren
"Piyasalar daha ne kadar belirleyici olmaya devam edebilir? Hisse senedi piyasalarındaki hızlı yükseliş ne kadar fazla sürerse, sanırım bunun politika görünümü üzerindeki etkisi de o kadar artacak. 12 Ekim öğleden sonra itibarıyla son bir ay içerisinde dolar bazında Dow Jones Sanayi Endeksi yaklaşık %5, Nikkei 225 yaklaşık %7, FTSE 100 yaklaşık %7, İMKB 100 Endeksi yaklaşık %23, Brezilya Bovespa Endeksi %10 ve Avrupa Bölgesi için hesaplanan MSCI Euro endeksi de %9 artmış durumda. Aynı dönemde dünyada ekonomik büyüme beklentilerinde bir iyileşme yaşandığını ise söyleyemeyiz. Dolayısıyla bu yükselişin arkasındaki temel neden Fed’in başta yer aldığı gelişmiş ekonomilerdeki parasal genişleme beklentileriyle tüm dünyada uzun vadeli faiz oranlarında düşüşün devam etmesi. Bunun bir yan ürünü olarak da Türkiye’nin ilk tercih sıralarında yer aldığı gelişmekte olan ülkelere fon akımları güçlenerek sürüyor. Dolayısıyla Türkiye’de piyasa fiyatlarının dış gelişmelere duyarlılığı artarken, iç gelişmeler daha arka plana itilmiş gibi görünüyor. Yine de bu ay tahminlerimizde yaptığımız en büyük değişiklik 2010 büyüme öngörümüzü %7.1’den %7.6’ya yükseltmemiz oldu.
Ağustos ayında gördüğümüz sürpriz güçlü sanayi üretimi artışı, Temmuz- Ağustos dönemindeki yavaşlamanın ardından iç talebin yeniden ivmelenmesi ve hükümetin revize Orta Vadeli Program’ında (OVP) yılın son çeyreğinde güçlü bir kamu harcaması göreceğimizin anlaşılması bunda etkili oldu. Yaklaşık iki aylık bir gecikme ile 10 Ekim’de Resmi Gazete’de yayımlanan OVP’de yer alan temel ekonomik varsayımlarda ilk bakışta 2010 yılı hariç
büyüme beklentilerinin biraz iyimser kaldığı, dış dengenin ise göreli olarak daha gerçekçi olduğu görülüyor. %12-%11 civarında kalması beklenen işsizliğin ise öngörülen büyüme verilerine oranla biraz kötümser kaldığı söylenebilir. Kamu dengesinde Eylül 2009’daki programa oranla kamu borç stokunun milli gelire oranında çok daha hızlı bir düşüş öngörülüyor. Ancak detaylarda bunun harcamalardaki kontrolden çok farklı faktörlerle ilişkili olduğu anlaşılıyor.
Nitekim Eylül 2009 tarihli OVP’ye göre borç stoku hedefleri daha düşük olsa da, 2011 ve 2012 için toplam faiz dışı kamu dengesi öngörülerinde kötüleşme var. Ayrıca, Ekim 2010 tarihli OVP’de Mali Kural Yasa Tasarısı’na dair herhangi bir referans olmaması, önümüzdeki dönemde hedeflerin ulaşılabilirliği ve yapısal mali disiplinin zayıf kalma olasılığının oldukça güçlü olduğunu düşündürtüyor.
Yine de, mevcut küresel konjonktür ve Türkiye’nin halen S&P ile Moody’s’den pozitif kredi notu görünüme sahip olduğu dikkate alındığında, piyasaların kısa vadede OVP’nin detaylarını
önemseme olasılığı düşük.
Diğer bir deyişle, OVP mali disiplinin sürdürülmesinin bir güvencesi olarak algılanabilir görünüyor. Nitekim, Türkiye’nin önümüzdeki üç yıllık dönemde kamu borç stoku oranını düşürülebilecek sayılı gelişmekte olan ülkelerden biri olarak kabul görmesi ve böylelikle ülkenin borç oranının daha düşük düzeydeki ülkelere (Güney Afrika) yakınsaması, borç sürdürülebilirliği görünümünün Türkiye’nin bir avantajı olmaya devam edeceğini teyit ediyor. Ancak, yurt içinde faizlerin söz konusu ülke faizlerine ne kadar hızla yaklaşabileceğinde enflasyon yaratmayan güçlü büyümenin devamlılığı belirleyici olacak. Bu da Merkez Bankası’nın görünüm üzerindeki etkisini artırırken, finansal istikrarın fiyat istikrarı ile eşanlı olarak temin edilmesi ise zorlu bir hedef olmaya devam ediyor. "
"Piyasalar daha ne kadar belirleyici olmaya devam edebilir? Hisse senedi piyasalarındaki hızlı yükseliş ne kadar fazla sürerse, sanırım bunun politika görünümü üzerindeki etkisi de o kadar artacak. 12 Ekim öğleden sonra itibarıyla son bir ay içerisinde dolar bazında Dow Jones Sanayi Endeksi yaklaşık %5, Nikkei 225 yaklaşık %7, FTSE 100 yaklaşık %7, İMKB 100 Endeksi yaklaşık %23, Brezilya Bovespa Endeksi %10 ve Avrupa Bölgesi için hesaplanan MSCI Euro endeksi de %9 artmış durumda. Aynı dönemde dünyada ekonomik büyüme beklentilerinde bir iyileşme yaşandığını ise söyleyemeyiz. Dolayısıyla bu yükselişin arkasındaki temel neden Fed’in başta yer aldığı gelişmiş ekonomilerdeki parasal genişleme beklentileriyle tüm dünyada uzun vadeli faiz oranlarında düşüşün devam etmesi. Bunun bir yan ürünü olarak da Türkiye’nin ilk tercih sıralarında yer aldığı gelişmekte olan ülkelere fon akımları güçlenerek sürüyor. Dolayısıyla Türkiye’de piyasa fiyatlarının dış gelişmelere duyarlılığı artarken, iç gelişmeler daha arka plana itilmiş gibi görünüyor. Yine de bu ay tahminlerimizde yaptığımız en büyük değişiklik 2010 büyüme öngörümüzü %7.1’den %7.6’ya yükseltmemiz oldu.
Ağustos ayında gördüğümüz sürpriz güçlü sanayi üretimi artışı, Temmuz- Ağustos dönemindeki yavaşlamanın ardından iç talebin yeniden ivmelenmesi ve hükümetin revize Orta Vadeli Program’ında (OVP) yılın son çeyreğinde güçlü bir kamu harcaması göreceğimizin anlaşılması bunda etkili oldu. Yaklaşık iki aylık bir gecikme ile 10 Ekim’de Resmi Gazete’de yayımlanan OVP’de yer alan temel ekonomik varsayımlarda ilk bakışta 2010 yılı hariç
büyüme beklentilerinin biraz iyimser kaldığı, dış dengenin ise göreli olarak daha gerçekçi olduğu görülüyor. %12-%11 civarında kalması beklenen işsizliğin ise öngörülen büyüme verilerine oranla biraz kötümser kaldığı söylenebilir. Kamu dengesinde Eylül 2009’daki programa oranla kamu borç stokunun milli gelire oranında çok daha hızlı bir düşüş öngörülüyor. Ancak detaylarda bunun harcamalardaki kontrolden çok farklı faktörlerle ilişkili olduğu anlaşılıyor.
Nitekim Eylül 2009 tarihli OVP’ye göre borç stoku hedefleri daha düşük olsa da, 2011 ve 2012 için toplam faiz dışı kamu dengesi öngörülerinde kötüleşme var. Ayrıca, Ekim 2010 tarihli OVP’de Mali Kural Yasa Tasarısı’na dair herhangi bir referans olmaması, önümüzdeki dönemde hedeflerin ulaşılabilirliği ve yapısal mali disiplinin zayıf kalma olasılığının oldukça güçlü olduğunu düşündürtüyor.
Yine de, mevcut küresel konjonktür ve Türkiye’nin halen S&P ile Moody’s’den pozitif kredi notu görünüme sahip olduğu dikkate alındığında, piyasaların kısa vadede OVP’nin detaylarını
önemseme olasılığı düşük.
Diğer bir deyişle, OVP mali disiplinin sürdürülmesinin bir güvencesi olarak algılanabilir görünüyor. Nitekim, Türkiye’nin önümüzdeki üç yıllık dönemde kamu borç stoku oranını düşürülebilecek sayılı gelişmekte olan ülkelerden biri olarak kabul görmesi ve böylelikle ülkenin borç oranının daha düşük düzeydeki ülkelere (Güney Afrika) yakınsaması, borç sürdürülebilirliği görünümünün Türkiye’nin bir avantajı olmaya devam edeceğini teyit ediyor. Ancak, yurt içinde faizlerin söz konusu ülke faizlerine ne kadar hızla yaklaşabileceğinde enflasyon yaratmayan güçlü büyümenin devamlılığı belirleyici olacak. Bu da Merkez Bankası’nın görünüm üzerindeki etkisini artırırken, finansal istikrarın fiyat istikrarı ile eşanlı olarak temin edilmesi ise zorlu bir hedef olmaya devam ediyor. "
Etiketler:
borsa,
finanscaddesi,
ING Bank,
Şengül Dağdeviren
7 Ekim 2010 Perşembe
TORUNLAR GYO'NUN HALKA ARZINDA SON AŞAMA
Torunlar GYO’nun halka arzında son aşamaya gelindi. Torunlar GYO’nun halka arzında fiyat aralığı 5,50 – 7,50 TL olarak belirlendi. Hisselerinin yüzde 25,16’lık bölümünü halka açacak olan Torunlar GYO’nun halka arzında hisselerin yüzde 10’u yurtiçi bireysel yatırımcılara, yüzde 10’u yurtiçi kurumsal yatırımcılara, yüzde 80’i ise yurtdışı kurumsal yatırımcılara ayrıldı
Etiketler:
borsa,
finanscaddesi,
Torunlar GYO
1 DOLAR 1 TL OLUR MU?
Uluslararası piyasalarda değer kaybeden dolar, içerde iki yılın ardından ilk kez 1.41 liraya kadar gerileyince, akıllara “1 dolar 1 TL olur mu” sorusu geldi. Haziran ayında 1.60’lı seviyeleri görmesine ve Merkez Bankası’nın ilave alımlarına karşın 1.50 TL’nin de altına inen dolar için uzmanlar, “Tamamen dışardaki gelişmelere bağlı” yorumu yapıyor.
IMF: Türkiye Avrupa'yı katlar
Merkez Bankası’nın ilave alımlarına karşın düşmeye devam eden dolar, dün iki yılın ardından ilk kez 1.41 TL seviyesine indi. Doların, haziran ayındaki 1.60 TL seviyesinden hızla 1.50 TL’nin altına düşmesi, burada da tutunamayarak 1.40’lara kadar gerilemesi “1 dolar 1 TL olur mu” sorusunu gündeme getirdi. Dün serbest piyasada dolar ancak 1.42 lirayı görürken, uluslararası piyasalarda doların değer kaybının sürüyor olması, buna karşın Türkiye’ye olan sıcak para girişi bu düşünün daha da süreciğinin işaretleri olarak kabul ediliyor.
Moody’s dopingi sürdü
Bankalar arası piyasada 28 Haziran’da 1.5730 düzeyinde olan dolar, eylül ayı itibarıyla 1.50 TL seviyelerine inerken, 12 Eylül’deki referandumun ardından da 1.49’lara inen dolar, dün de TL karşısında erimeye devam etti. Referandumun ardından güç kazanmaya başlayan Türk Lirası, Moody’s’in önceki gün verdiği ‘not artırım’ sinyaliyle dün de güçlenmeye devam etti.
2 yılın en düşük seviyesi
Önceki gün doların 1.44 lira düzeyini aşağı yönlü kırmasının ardından dün bankalararası piyasada açılışla birlikte Ekim 2008’dan sonra en düşük seviyesi olan 1.41 liraya kadar geriledi. Bu piyasada dolar TL karşısında 1.4160 liraya kadar geriledikten sonra gelen tepki alımları ile 1.42 lira seviyesinde hareket etti.
Euro, 1.39 dolara çıktı
Dolar, Euro karşısında da değer değer kaybını devam ettirmeye devam etti. Dolar ABD Merkez Bankası’nın (FED) ihtiyaç doğrultusunda piyasalara likidite sağlayacağı beklentisiyle düşüş sürecini devam ettirerek Euro karşısında da 1.39 düzeyine doğru hareket gerçekleştirdi. Böylece 1.3880 ile Euro 4 Şubat tarihinden bu yana ilk kez dolar karşısında bu seviyeye kadar güçlenmiş oldu.
100 milyon dolarlık alım
Merkez Bankası yöntem değişikliğini ardından üçüncü gününde de toplam 100 milyon döviz alımı Dün gerçekleştirilen ihalede 369 milyon dolarlık teklifin 100 milyon dolarını karşılandı. Bu ihalede ilave alımı yapılan tutar 60 milyon dolar, bu hafta gerçekleşen ilave alım tutarı 180 milyon dolar oldu. Kalan ilave alım tutarı ise 120 milyon dolar olacak. İhalede oluşan en yüksek, en düşük ve ortalama fiyatlar sırasıyla 1.4206, 1.4205 ve 1.4205 lira olarak gerçekleşti. Merkez Bankası’nın 2010 yılında ihaleler yoluyla piyasadan yaptığı toplam alım miktarı 9 milyar 353 milyon dolara ulaştı.
Dolar neden düşmeye devam ediyor
ABD Merkez Bankası FED’in likidite sağlayacağı beklentisi var. Uluslararası piyasalardaki fazla para kendine yön arıyor. Artan risk iştahı ile gelişen piyasalara para akışı devam ediyor. Dolar, Euro karşısında hızla değer yitiriyor. Türk Lirası ve gelişmekte olan ülke para birimlerine talep artıyor.
Faiz 1 yıl geriye gitti
Dolar satışları ile TL’ye olan talep bono piyasasında da faizin 1 yılın en düşük seviyesine gerilemesine neden oldu. Gösterge bono bileşik faizi Ekim 2009’dan bu yana ilk kez yüzde 7.81’e kadar geriledi. Gösterge tahvilin bileşik faizi dün kapanışta yüzde 7.84 valörlü de ise yüzde 7.84 düzeyinden işlem gördü.
Altın rekor yeniledi
Altın ons fiyatıyla yeni bir rekora imza attı. Altının ons fiyatı 1.349 ile tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı. Altındaki bu yükseliş içerde serbest piyasada da altın fiyatlarını etkiledi. Cumhuriyet Altını 415.00 liradan işlem görürken çeyrek altının fiyatı ise 103.75 liradan kapanış gerçekleştirdi.
Borsa çifte rekor kırdı
Gelişmekte olan ülkelere para girişinin devam etmesi İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nın yeni rekorlara taşımaya devam etti. Önceki gün hem seans içi hem kapanış rekoru kıran İMKB Ulusal 100 Endeks’i dün de bu performansına devam etti. Alımların hız kazandığı borsa tarihte ilk kez 67.147 puanı gördü.
Nilgün KARATAŞ-Esra SAHİCİ- HÜRRİYET
IMF: Türkiye Avrupa'yı katlar
Merkez Bankası’nın ilave alımlarına karşın düşmeye devam eden dolar, dün iki yılın ardından ilk kez 1.41 TL seviyesine indi. Doların, haziran ayındaki 1.60 TL seviyesinden hızla 1.50 TL’nin altına düşmesi, burada da tutunamayarak 1.40’lara kadar gerilemesi “1 dolar 1 TL olur mu” sorusunu gündeme getirdi. Dün serbest piyasada dolar ancak 1.42 lirayı görürken, uluslararası piyasalarda doların değer kaybının sürüyor olması, buna karşın Türkiye’ye olan sıcak para girişi bu düşünün daha da süreciğinin işaretleri olarak kabul ediliyor.
Moody’s dopingi sürdü
Bankalar arası piyasada 28 Haziran’da 1.5730 düzeyinde olan dolar, eylül ayı itibarıyla 1.50 TL seviyelerine inerken, 12 Eylül’deki referandumun ardından da 1.49’lara inen dolar, dün de TL karşısında erimeye devam etti. Referandumun ardından güç kazanmaya başlayan Türk Lirası, Moody’s’in önceki gün verdiği ‘not artırım’ sinyaliyle dün de güçlenmeye devam etti.
2 yılın en düşük seviyesi
Önceki gün doların 1.44 lira düzeyini aşağı yönlü kırmasının ardından dün bankalararası piyasada açılışla birlikte Ekim 2008’dan sonra en düşük seviyesi olan 1.41 liraya kadar geriledi. Bu piyasada dolar TL karşısında 1.4160 liraya kadar geriledikten sonra gelen tepki alımları ile 1.42 lira seviyesinde hareket etti.
Euro, 1.39 dolara çıktı
Dolar, Euro karşısında da değer değer kaybını devam ettirmeye devam etti. Dolar ABD Merkez Bankası’nın (FED) ihtiyaç doğrultusunda piyasalara likidite sağlayacağı beklentisiyle düşüş sürecini devam ettirerek Euro karşısında da 1.39 düzeyine doğru hareket gerçekleştirdi. Böylece 1.3880 ile Euro 4 Şubat tarihinden bu yana ilk kez dolar karşısında bu seviyeye kadar güçlenmiş oldu.
100 milyon dolarlık alım
Merkez Bankası yöntem değişikliğini ardından üçüncü gününde de toplam 100 milyon döviz alımı Dün gerçekleştirilen ihalede 369 milyon dolarlık teklifin 100 milyon dolarını karşılandı. Bu ihalede ilave alımı yapılan tutar 60 milyon dolar, bu hafta gerçekleşen ilave alım tutarı 180 milyon dolar oldu. Kalan ilave alım tutarı ise 120 milyon dolar olacak. İhalede oluşan en yüksek, en düşük ve ortalama fiyatlar sırasıyla 1.4206, 1.4205 ve 1.4205 lira olarak gerçekleşti. Merkez Bankası’nın 2010 yılında ihaleler yoluyla piyasadan yaptığı toplam alım miktarı 9 milyar 353 milyon dolara ulaştı.
Dolar neden düşmeye devam ediyor
ABD Merkez Bankası FED’in likidite sağlayacağı beklentisi var. Uluslararası piyasalardaki fazla para kendine yön arıyor. Artan risk iştahı ile gelişen piyasalara para akışı devam ediyor. Dolar, Euro karşısında hızla değer yitiriyor. Türk Lirası ve gelişmekte olan ülke para birimlerine talep artıyor.
Faiz 1 yıl geriye gitti
Dolar satışları ile TL’ye olan talep bono piyasasında da faizin 1 yılın en düşük seviyesine gerilemesine neden oldu. Gösterge bono bileşik faizi Ekim 2009’dan bu yana ilk kez yüzde 7.81’e kadar geriledi. Gösterge tahvilin bileşik faizi dün kapanışta yüzde 7.84 valörlü de ise yüzde 7.84 düzeyinden işlem gördü.
Altın rekor yeniledi
Altın ons fiyatıyla yeni bir rekora imza attı. Altının ons fiyatı 1.349 ile tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı. Altındaki bu yükseliş içerde serbest piyasada da altın fiyatlarını etkiledi. Cumhuriyet Altını 415.00 liradan işlem görürken çeyrek altının fiyatı ise 103.75 liradan kapanış gerçekleştirdi.
Borsa çifte rekor kırdı
Gelişmekte olan ülkelere para girişinin devam etmesi İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nın yeni rekorlara taşımaya devam etti. Önceki gün hem seans içi hem kapanış rekoru kıran İMKB Ulusal 100 Endeks’i dün de bu performansına devam etti. Alımların hız kazandığı borsa tarihte ilk kez 67.147 puanı gördü.
Nilgün KARATAŞ-Esra SAHİCİ- HÜRRİYET
Etiketler:
borsa,
dolar,
Esra Sahici,
finanscaddesi,
Nilgün Karataş
6 Ekim 2010 Çarşamba
İMKB'DEKİ ÇIKIŞ NEREYE KADAR DEVAM EDECEK?
Moody's'in Türkiye'nin not görünümünü pozitife çevirmesinin ardından İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nda (İMKB) başlayan hareketlilik bugün de devam etti. Gelişmekte olan piyasalara ilginin yanısıra yurtdışı piyasaların da desteğiyle yüzde 0.9'luk artışla İMKB 100 endeksi 66 bin 879 puandan günü kapattı. Peki, İMKB'deki çıkış süreci nereye kadar devam edecek? Uzmanlara göre özellikle 67 bin seviyesi ana direnç noktası. Endeks 67 binin üzerine çıkılırsa İMKB yeni rekorlar kırmaya devam edecek. Tabii burada yurtdışı piyasaların deseteği çok önemli. İMKB 67 bini devirmekte zorlanırsa kar satışlarının geleceği tahmin ediliyor.
Etiketler:
borsa,
finanscaddesi
YABANCI, BORSADA NE KADAR ALIM YAPTI?
Yapı Kredi Yatırım'ın araştırmasına göre, yabancılar, Eylül ayında tolamda 5,8 milyar dolarlık alış yaparken, 4,5 milyar dolarlık satış gerçekleştirdi. Yabancıların toplam işlem hacmindeki payı ocak ayından beri yükseliş trendini sürdürüyordu fakat yerli yatırımcıların işlem hacmindeki artış, yabancı işlemlerin payını azalttı. Ağustos ayında yüzde 20 olan yabancı payı, Eylül ayında yüzde 16'ya gerilemiş oldu.
Etiketler:
borsa,
finanscaddesi,
Yapı Kredi Yatırım
HİSSE SENEDİ ALMAK İÇİN ZAMAN UYGUN MU?
İş Yatırım hisse senedi fiyatlarında geçen ay yaşanan hızlı çıkış sonrasında İMKB için görüşünü AL’dan TUT’a çekti. 18 Temmuz 2010 tarihinde verdikleri AL tavsiyesi sonrasında, İMKB’nin ABD doları cinsinden yüzde 19 getiri sağlayarak gelişmekte olan ülkelerin yüzde 15’lik getirisinin üzerinde bir performans gösterdiğine dikkat çeken İş Yatırım Araştırma Direktörü Serhat Gürleyen, “2011 Haziran sonu için öngördüğümüz 72,300’lük hedef değerine göre İMKB-100 endeksinin yüzde 10’luk bir artış potansiyeli kaldı. Söz konusu getiri yüzde 15’lik öz kaynak maliyetinin altında kaldığından İMKB için tavsiyemizi TUT’a çekiyoruz” dedi.
TEK PARTİ HÜKÜMETİ İHTİMALİ ARTTI
Anayasa değişikliklerinin halk oylamasında yüzde 58’lik bir destekle kabul edilmesi borsadaki yükseliş için bir katalizör vazifesi gördüğünü belirten Gürleyen, referandum sonuçlarını “2011 yılında yapılacak genel seçimlerden tek parti hükümetinin çıkması ihtimalinin arttığı” ve “AK Parti hükümetinin seçimler öncesinde genişleyici maliye politikası uygulama ihtiyacının azaldığı” şeklinde yorumlayan piyasalarda sert bir yükselişin başladığına dikkat çekti.
BANKALARIN KARLILIĞI AZALACAK
Eylül ayının son haftasında munzam karşılık oranlarındaki yükseliş ve Türk lirası munzam karşılıklarda önümüzdeki aylarda ilave artırıma gidileceğinin sinyalinin verilmesinin, banka hisselerinin borsa geneline göre geride kalmasına neden olduğunu anlatan Gürleyen, şunları söyledi: “Alınan kararlar nedeniyle artan maliyetlerin mevduat sahiplerine veya kredi müşterilerine yansıtılamaması durumunda bankaların 2011 yılı karlılığında yüzde 3 - 7 oranında değişen oranlarda gerilemeler bekliyoruz. Bankaların maliyetlerindeki artışı müşterilerine yansıtmaları durumunda ise kredi büyümesi yavaşlayabilir. Her iki durumda da 2011 yılında bankalar için öngördüğümüz yüzde 9’luk kâr büyümesinin tutturulması zor gözüküyor. Üçüncü çeyrekte enflasyon bonoları yüzünden kârlılığı zaten gerileyecek olan banka hisselerinde bu nedenle satış baskısı görülebilir.”
TEK PARTİ HÜKÜMETİ İHTİMALİ ARTTI
Anayasa değişikliklerinin halk oylamasında yüzde 58’lik bir destekle kabul edilmesi borsadaki yükseliş için bir katalizör vazifesi gördüğünü belirten Gürleyen, referandum sonuçlarını “2011 yılında yapılacak genel seçimlerden tek parti hükümetinin çıkması ihtimalinin arttığı” ve “AK Parti hükümetinin seçimler öncesinde genişleyici maliye politikası uygulama ihtiyacının azaldığı” şeklinde yorumlayan piyasalarda sert bir yükselişin başladığına dikkat çekti.
BANKALARIN KARLILIĞI AZALACAK
Eylül ayının son haftasında munzam karşılık oranlarındaki yükseliş ve Türk lirası munzam karşılıklarda önümüzdeki aylarda ilave artırıma gidileceğinin sinyalinin verilmesinin, banka hisselerinin borsa geneline göre geride kalmasına neden olduğunu anlatan Gürleyen, şunları söyledi: “Alınan kararlar nedeniyle artan maliyetlerin mevduat sahiplerine veya kredi müşterilerine yansıtılamaması durumunda bankaların 2011 yılı karlılığında yüzde 3 - 7 oranında değişen oranlarda gerilemeler bekliyoruz. Bankaların maliyetlerindeki artışı müşterilerine yansıtmaları durumunda ise kredi büyümesi yavaşlayabilir. Her iki durumda da 2011 yılında bankalar için öngördüğümüz yüzde 9’luk kâr büyümesinin tutturulması zor gözüküyor. Üçüncü çeyrekte enflasyon bonoları yüzünden kârlılığı zaten gerileyecek olan banka hisselerinde bu nedenle satış baskısı görülebilir.”
Etiketler:
borsa,
finanscaddesi,
İş Yatırım
16 Eylül 2010 Perşembe
AĞUSTOS AYINDA EN FAZLA HANGİ YATIRIM ARACI KAZANDIRDI?
Geçen ay yatırımcısını en fazla sevindiren yatırım aracı borsa oldu. Ağustos ayında en yüksek reel getiri, ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 0,75, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 1,50 oranlarıyla İMKB 100 Endeksi'nde gerçekleşti. ÜFE ile indirgendiğinde dolar yüzde 3,12, euro yüzde 2,01 değer kaybetti. Yine aynı hesaplamaya göre külçe altın yüzde 1,80 ve mevduat faizi yüzde 0,50 oranında geriledi. TÜFE ile indirgendiğinde yani aylık tüketici fiyat artışından arındırıldığında ise mevduat faizi yüzde 0,24 oranında yatırımcısına reel getiri sağlardı. Ancak dolar üzde 2,40, euro yüzde 1,27 ve külçe altın yüzde 1,07 oranında geriledi.
Etiketler:
borsa,
finanscaddesi,
paramı nereye yatırayım?
15 Eylül 2010 Çarşamba
EN FAZLA HANGİ HİSSELER PRİM YAPTI? HANGİLERİ KAYBETTİ?
EN FAZLA ARTANLAR
Hisse adı Değişim%
------------------------
KARTONSAN 8,51
EMINIS AMBALAJ 6,42
BESIKTAS 6,22
ATLAS YAT.ORT. 6,22
EGS YAT. ORT. 5,71
FINANSBANK 5,26
TAKSIM YAT.ORT. 5,26
EMEK ELEKTRIK 5,04
Y.KREDI YAT.ORT. 4,00
BOROVA YAPI (YENI) 3,66
EN FAZLA DEĞER KAYBEDENLER
ASLAN CIMENTO -12,67
AVRASYA YAT.O. -10,88
DOGUS GMYO -7,04
AFYON CIMENTO -5,77
ATLANTIS YAT.ORT. -5,15
FAVORI DINLENME -3,65
KONYA CIMENTO -3,33
GOLTAS CIMENTO -3,05
HEDEF YAT.ORT. -2,94
CIMSA -2,83
Hisse adı Değişim%
------------------------
KARTONSAN 8,51
EMINIS AMBALAJ 6,42
BESIKTAS 6,22
ATLAS YAT.ORT. 6,22
EGS YAT. ORT. 5,71
FINANSBANK 5,26
TAKSIM YAT.ORT. 5,26
EMEK ELEKTRIK 5,04
Y.KREDI YAT.ORT. 4,00
BOROVA YAPI (YENI) 3,66
EN FAZLA DEĞER KAYBEDENLER
ASLAN CIMENTO -12,67
AVRASYA YAT.O. -10,88
DOGUS GMYO -7,04
AFYON CIMENTO -5,77
ATLANTIS YAT.ORT. -5,15
FAVORI DINLENME -3,65
KONYA CIMENTO -3,33
GOLTAS CIMENTO -3,05
HEDEF YAT.ORT. -2,94
CIMSA -2,83
Etiketler:
borsa,
finanscaddesi
BORSA REFERANDUM SONRASI NE KADAR PRİM YAPTI?
istanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) Bileşik Endeksi gün sonunda yüzde 1,47 artışla 63. bin 397 puanı geçerek rekorlarına yenisini ekledi. Böylece endeks ilk kez 63 bin puanın üstünde kapanmış oldu. Referandum sonrası son üç gündeki artış ise yüzde 4.6'yı buldu.
Etiketler:
borsa,
finanscaddesi
5 Nisan 2010 Pazartesi
BORSA COŞUYOR, TÜRK BAKIYOR!
"24 yıllık borsa tarihi olan bir ülkenin 250-300 bin borsa yatırımcısı olmaz" diye isyan eden TSPAKB Başkanı Nevzat Öztangut, spekülasyon ve manipülasyon söylentilerinin halkı borsadan korkuttuğunu düşünüyor.
TSPAKB Başkanı Nevzat Öztangut ile eylem planlarının ayrıntılarını ve piyasaların gündemindeki konuları konuştuk.
-Faizlerin düşmesi nedeniyle geçen yıl borsada dikkati çeken yerli yatırımcı ilgisi devam ediyor mu?
Maalesef son altı ayda ne kadar yeni yatırımcı girdiği konusu bizim durumumuzu tam olarak anlatmıyor. Fotoğrafın geneline baktığımız zaman sermaye piyasasının içinde bulunduğu durumdan çok hoşnut değiliz. Çünkü hala yatırımcı sayımız çok az. 1 milyonun biraz üzerine çıkmış bir yatırımcı sayısından bahsediliyor. Ancak bu kesinlikle gerçeği yansıtmıyor. 5 bin lira veya daha üstünde hisse senedi bakiyesi bulunan kişi sayısı 250 bin civarında. 750 bin kişinin ise hesap bakiyesi 5 bin liranın altında. Koskoca Türkiye'de bu kadar kişi az. Kriz öncesinde de durum farklı değildi.Türkiye'de yerli yatırımcı borsaya olan ilgisini kesmiş durumda. Bu çok önemli bir hastalığımız. 24 yıllık borsa tarihi olan bir ülkenin 250-300 bin borsa yatırımcısı olmaz. İşlem hacmimizin büyüklüğü ile övünüyoruz. Ama kimin bu hisse senetleri? Yüzde 70'i yabancının.
26 İLDE 2 BİN KİŞİYE SORULACAK
-Yerli yatırımcıyı borsaya çekmek için neler yapacaksınız?
Yerli yatırımcının neden küskün olduğu konusunda hemen herkesin bir fikri vardır. Ancak Aracı Kuruluşlar Birliği bunu bilimsel olarak tespit etmek istiyoruz. Kamuoyu araştırma şirketi GFK ile bir anket çalışmamız olacak. 26 ilde yaklaşık 2 bin kişi ile yapılacak ankette, "Yatırımcımız neden küskün?" sorusunun yanıtını arayacağız. Biz bu çalışma fikrimizi IMKB, SPK, VOB, Takasbank ve MKK'ya açıkladık ve onların da desteğini aldık. Bu anket çalışması ile sermaye piyasamızın röntgenini çekmiş olacağız. Anket sonuçlarına göre bir yol haritası çizeceğiz. Bu çalışmanın sonucunda bir iletişim çalışması gereği ortaya çıkabilir. Biz bu konuda hem basının desteğini isteyeceğiz. Uygun iletişim araçları nelerdir? Hangi iletişim araçları ile hangi gruplara gidelim? Üniversite öğrencilerine veya halkın geneline anlatacağımız farklı olabilir. Anadolu'da belki şehir sohbetleri yapılabilir. Tahminim iki ay içerisinde çalışma tamamlanır ve sonuçlarını kamuoyu ile paylaşırız.
-Peki, sizce neden yerli yatırımcı borsaya küskün?
Çok çeşitli nedenleri var. Birincisi; beklemediği riskler nedeniyle paralarını kaybedenler, hisse senetlerine el konmuş olan küskünler grubu var. Bunlara ilişkin hikayelerin kulaktan kulağa yayılması diğer yatırımcıları etkileyebilir. İkincisi; hisse senedi riskli bir yatırımdır. Onlara yeterli ve doğru danışmanlığı vermemiş olabiliriz. Üçüncüsü, spekülasyon ve manipülasyon söylentileri halkın buradan korkmasına yol açıyor. Bu da borsanın kumar ortamı olarak algılanmasına yol açıyor. Bir başka neden halkımızın tasarruf eğiliminin veya tasarruf gücünün az olması. Bir diğeri; kolektif yatırım araçlarının çok gelişmemiş olması olabilir.
İMKB'NİN KAMULAŞTIRILMASI ENDİŞESİ
-İMKB'nin şirketleşmesine yönelik çalışmaları nasıl değerlendiriyorsunuz?
IMKB kamusal niteliği olan bir nevi meslek kuruluşu gibi çalışır. Şimdi bu konu konuşuluyor. Çünkü geçmiş dönemde devlet 'Burası benim kurumum' demek suretiyle tasarruf tedbirleri uygulamaya başladı. Ne gerekli alımlar yapıldı, ne personele doğru dürüst ücret verildi. Devlet buraya elini soktuğu anda İMKB'nin düzeni karıştı. Şimdi, bu karışmış düzen nasıl düzeltilir? 'Şirketleştirelim' dediler. Şirketleşince sahibi kim olacak? Anonim şirket yapıp sahibi devlet olacaksa İMKB bir kamu şirketi olacaktır. İMKB'nin hisse senetleri sektöre ait olacaksa itirazımız yok. İMKB'nin bugün gerek mal varlığı gerek faaliyetleri olsun devletin bir liralık katkısı ile mi yapılmıştır? Sektör buraya kaynak aktarmıştır. İMKB diye bir eser varsa sektör ortaya çıkardı. O zaman devletin çıkıp da bugün hepsi benimdir demeye hakkı olduğunu düşünmüyorum. Bugün bu çalışmaların İMKB'yi kamulaştırma çalışması olduğunu düşünüyorum ve bundan da son derece endişeliyim.
DEVLET, BORSADAN ELİNİ ÇEKSİN
-Bu konuda sizin önerileriniz nedir?
SPK ve ilgililere şunu öneriyorum. Bozulmuş olan düzeni değiştirmek istiyorsanız bir şey yapmanıza gerek yok. Bugüne kadar devlet İMKB'den yaklaşık 1 milyar dolara yakın kaynak çekmiş durumda. Devlet bir kere İMKB'yi kendi haline bıraksın. İMKB bu bölgenin yakın Avrupa'nın, Türki cumhuriyetlerin merkezinde pırıl pırıl parlayan bir yer. Sermaye piyasasında birkaç borsası var. İMKB, VOB, Altın Borsası... Hepsi birbirleriyle çekişme halinde. Burayı bir anonim şirket yapabilirsiniz. Devlet benim diye ortaya çıkmaz. İMKB sektörün malıdır. Sektörün malı olarak burayı anonim şirket yapalım. Tasarruf teşvikiydi, ücret sistemiydi.. Devlet hepsinden elini çeksin, biz çok iyi yönetiriz.
Borsa endeksi yıl
sonu 60-62 bin olur
-Borsa, faiz ve dolarda yıl sonu tahminleriniz nedir?
Borsa bugünkü seviyesinden daha yukarıda olur. Borsa için iyimserim. Endeks yıl sonunda 60-62 bin mertebesinde olur. Faiz bir müddet yükselir. Bundan sonra tekrar aşağıya gelir. Döviz için de ben doların en azından yükselmeyeceğini düşünüyorum. Bugünkü seviyeden aşağıda da olabilir. Dövizin yükselmesi için bir sebep yok. Rezervlerimiz gayet iyi durumda.
95 aracı kurumun aktifi
bir bankanın karı kadar
-Aracı kurum sektörünün karlılığında düzelme var mı?
Maalesef sermaye piyasamız hiç istediğimiz yerde değil. Bir yatırımcı sayısı az. İki aracı kurumlar sadece hisse senedi alım satımına aracılık eden ve bunun üzerinden komisyon alan şirketler olarak kabul edilmiş. Bugün SPK yeni ürünlerin çıkartılmasına izin veriyor. Aracı kurumlara yeni faaliyet alanları tanımlanmaya çalışılıyor ama bütün bu yapılanlar meyvelerini uzun sürede verecek. Aracı kurumlarımızın bir kısmı faaliyetlerini kapattı. Bir kısmı başa baş yaşamaya çalışıyor. Bir kısmı 'Yeni bir alıcı gelse de, şirketimi cebime para koyarak bu işten çıksam' diye düşünüyor. Bu sermaye piyasasının görüntüsünü piyasaya çıkacak yeni ürünler değiştirebilir. Aracı kurumlar yeni ürünler yapabildikçe yavaş yavaş müşteri potansiyellerini artırabilir. Bugün aracı kurumlarımızın toplam aktifi 4 milyar lira, yıllık kazandıkları para ise 250-300 milyon lira. Türkiye'deki bir bankanın yıllık karı kadar neredeyse bütün aracı kurumların aktifi var. 24 yıldır aracı kurumların geldiği yer burası. Çoğunun müşteri kapasitesi yok. Böyle bir yapıda son derece dürüst namuslu aracı kurumlarımız hiç değilse faaliyetlerimizi durduralım diyor. Şu anda aracı kurum sayısı 103 aracı kurum var. Bugüne kadar 18 tanesi faaliyetlerini durdurdu.
İstanbul Finans Merkezi
projesinde işler yavaş
-İstanbul'un Fİnans Merkezi olmasına ilişkin çalışmalar hangi aşamada?
Uzun vadeli bir proje ama her gün, her yıl yapılması gereken işler var. 5 seneden önce bir şey ortaya çıkmaz. Bütün ilgili kurumlar Bankalar Birliği, SPK, Maliye, belediye, valilik, Milli Eğitim ve Adalet Bakanlığı gibi bütün kurumların ortak çabasını ve önlemler alması gerekiyor. Geçen yıl bu aylarda harıl harıl çalıştık. Bir yol haritası YPK kararı olarak Resmi Gazete'de ilan edildi. O günden bugüne yapılması gerekenler yapıldı mı? Biz o strateji belgesini yazdık. Kenara koyduk. Lazım olunca arada bir bakıyoruz. Ama onun dışında yapacağız dediğimiz çok şeyi yapmadık. Ne yaptınız diye bunları takip edecek bir organın hemen kurulması gerekiyor.
Ayfer ARSLAN
Etiketler:
Ayfer Arslan,
borsa,
finanscaddesi,
Nevzat Öztangut,
TSPAKB
25 Ocak 2010 Pazartesi
BORSA ENDEKSİ YIL İÇİNDE 67 BİN 500'Ü AŞABİLİR
Global Menkul Değerler tarafından yayımlanan raporda; 2010 yılı için ekonomik beklentilerin, özellikle Türkiye için gayet olumlu olduğu belirtilirken, İMKB-100 endeksinin yıl sonuna kadar 67.500’ü aşacağına dikkat çekiliyor.
Global Menkul Değerler Araştırma Bölümü ve Ulusal Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Emre Yiğit tarafından hazırlanan Makroekonomik Değerlendirme ve Ocak ayı Strateji raporunda özet olarak; "2010 yılı için ekonomik beklentilerimiz, özellikle Türkiye için gayet olumludur. Göstergeler Türkiye'nin 'Büyük Resesyon'dan çıktığını müjdeliyor. Tahminlerimizi en son endüstriyel veriler ve inanılmaz derecede zayıf olan 2009'un birinci yarısının baz etkisine göre revize ettik. Çift dip kaygılarının abartılı olduğuna inanıyoruz. “ denildi.
Raporda, dile getirilen beklentiler şöyle sıralandı:
-TÜFE yılın büyük bir kısmında %8.5 seviyelerinde seyredecektir ama sene sonuna doğru yüzde 7.5'a inebilir.
-Eylülden itibaren kademeli 150 bp faiz artırımı bekliyoruz. Merkez bankasının almış olduğu diğer önlemleri adım adım azaltmasının ekonomi ve piyasayı olumsuz etkileyeceğini sanmıyoruz.
-Türkiye ve IMF eninde sonunda bir anlaşmaya varacaktır. Müzakereler 15 ay önce başladı ve hükümet bu konudaki tutumunu biraz değiştirmiştir. Başbakan artık destekleyici görünüyor.
-İMKB'nin senenin özellikle ilk yarısında yukarı doğru hareketine devam edeceğine inanıyoruz. -Yıl içinde 67 bin 500'ü aşabilecek endeksin, yıl sonuna doğru, seçim harcamalarındaki artış ve belirsizlik olasılığı ile birlikte ekonomik nispi yavaşlama ile 60 bine doğru çekileceğini öngörüyoruz.
Global Menkul Değerler Araştırma Bölümü ve Ulusal Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Emre Yiğit tarafından hazırlanan Makroekonomik Değerlendirme ve Ocak ayı Strateji raporunda özet olarak; "2010 yılı için ekonomik beklentilerimiz, özellikle Türkiye için gayet olumludur. Göstergeler Türkiye'nin 'Büyük Resesyon'dan çıktığını müjdeliyor. Tahminlerimizi en son endüstriyel veriler ve inanılmaz derecede zayıf olan 2009'un birinci yarısının baz etkisine göre revize ettik. Çift dip kaygılarının abartılı olduğuna inanıyoruz. “ denildi.
Raporda, dile getirilen beklentiler şöyle sıralandı:
-TÜFE yılın büyük bir kısmında %8.5 seviyelerinde seyredecektir ama sene sonuna doğru yüzde 7.5'a inebilir.
-Eylülden itibaren kademeli 150 bp faiz artırımı bekliyoruz. Merkez bankasının almış olduğu diğer önlemleri adım adım azaltmasının ekonomi ve piyasayı olumsuz etkileyeceğini sanmıyoruz.
-Türkiye ve IMF eninde sonunda bir anlaşmaya varacaktır. Müzakereler 15 ay önce başladı ve hükümet bu konudaki tutumunu biraz değiştirmiştir. Başbakan artık destekleyici görünüyor.
-İMKB'nin senenin özellikle ilk yarısında yukarı doğru hareketine devam edeceğine inanıyoruz. -Yıl içinde 67 bin 500'ü aşabilecek endeksin, yıl sonuna doğru, seçim harcamalarındaki artış ve belirsizlik olasılığı ile birlikte ekonomik nispi yavaşlama ile 60 bine doğru çekileceğini öngörüyoruz.
Etiketler:
borsa,
Emre Yiğit,
finanscaddesi,
Global Menkul Değerler
20 Ocak 2010 Çarşamba
EN FAZLA HANGİ ŞİRKETLER KAR EDECEK?
İş Yatırım'ın Strateji Raporu'na göre iki yıllık net kar büyümesinde en gözde şirketler şöyle listeleniyor:
İki yıl içinde en fazla kar edecek şirketler(2010-2011)
------------------------------------------------------------------
Şirket adı Net kar büyümesi%
------------ ------------------------
Sinpaş 879
Hürriyet 626
Ak Enerji 215
Trakya Cam 202
Sişe Cam 108
Tekfen Holding 101
Petkim 91
Türk Hava Yolları 60
Bank Asya 59
Anadolu Cam 55
Akçansa 53
Anadolu Sigorta 50
Ford Otosan 41
Tat Konserve 40
Adana Çimento 38
Otokar 38
Turkcell 36
TAV Holding 34
Anadolu Hayat
İki yıl içinde en fazla kar edecek şirketler(2010-2011)
------------------------------------------------------------------
Şirket adı Net kar büyümesi%
------------ ------------------------
Sinpaş 879
Hürriyet 626
Ak Enerji 215
Trakya Cam 202
Sişe Cam 108
Tekfen Holding 101
Petkim 91
Türk Hava Yolları 60
Bank Asya 59
Anadolu Cam 55
Akçansa 53
Anadolu Sigorta 50
Ford Otosan 41
Tat Konserve 40
Adana Çimento 38
Otokar 38
Turkcell 36
TAV Holding 34
Anadolu Hayat
Etiketler:
borsa,
finanscaddesi,
İş Yatırım
2010'DA HANGİ HİSSELER KAZANDIRACAK?
İş Yatırım, 2010 yılı yatırım stratejisini açıkladı. İş Yatırım analistleri, uzun vadeli tahvil gibi yatırım enstrümanlarından uzak durulmasını önerirken, riski sevenlere hisse senedini önerdi. İş Yatırım'ın her ay güncellenen Model Portföy'ünde En Çok Tavsiye Edilen hisseler ve yıl sonu getiri beklentileri şöyle:
*AK ENERJİ: Yüzde 18
*ANADOLU HAYAT: Yüzde 30
*BANK ASYA: Yüzde 20
*AKÇANSA: Yüzde 24
*GÜBRE FABRİKALARI: Yüzde 8
*TEKFEN: Yüzde 19
*TOFAŞ: Yüzde 32
*ÇELEBİ: Yüzde 20
*TÜRK TELEKOM: Yüzde 27
*YAPI KREDİ BANKASI: Yüzde 24
*HALKBANK: Yüzde 28
*AK ENERJİ: Yüzde 18
*ANADOLU HAYAT: Yüzde 30
*BANK ASYA: Yüzde 20
*AKÇANSA: Yüzde 24
*GÜBRE FABRİKALARI: Yüzde 8
*TEKFEN: Yüzde 19
*TOFAŞ: Yüzde 32
*ÇELEBİ: Yüzde 20
*TÜRK TELEKOM: Yüzde 27
*YAPI KREDİ BANKASI: Yüzde 24
*HALKBANK: Yüzde 28
Etiketler:
borsa,
finanscaddesi,
İş Yatırım
18 Aralık 2009 Cuma
GEÇEN HAFTA EN FAZLA BORSA KAZANDIRDI
Haftanın en fazla kazandıran yatırım aracı hisse senedi oldu. İstanbul Menkul Kıymetler Borsasında (İMKB) işlem gören hisse senetleri haftalık bazda ortalama yüzde 1,52 prim yaptı. İMKB'de Bileşik Endeksi, haftayı 50 bin 138 puanla tamamladı. Dolar yüzde 1.1 oranında değer kazanırken, euro'nun değeri yüzde 0.86 oranında düştü. Haftalık bazda 24 ayar külçe altının gram satış fiyatı yüzde 0,37, Cumhuriyet Altının gram satış fiyatı da yüzde 0,28 oranında geriledi. 24 ayar külçe altının gram satış fiyatı 53,95 liraya, Cumhuriyet Altınının satış fiyatı da 361 TL'ye düştü. Mevduat faizinin haftalık net getirisi ise yüzde 0.14 ile sınırlı kaldı.
Etiketler:
borsa,
finanscaddesi,
paramı nereye yatırayım?
12 Aralık 2009 Cumartesi
BORSADA HANGİ HİSSELER ALIM-SATIM İÇİN UYGUN?
Mevcut koşullarda paranın gidebileceği cazip bir alan yok. Döviz piyasaları yatay seyrediyor. Altında bu seviyeler riskli görülüyor. Faizlerde düşüş marjı neredeyse yok gibi. Hatta yükselişten daha sık bahsedilmeye başladı. Hal böyle olunca da yatırım için bütün oklar borsayı gösteriyor...Dubai krizi piyasaları tedirgin etmiş durumda. Ancak borsacılar, Dubai’nin sadece yurtdışında realizasyonun bahanesi olacağını düşünüyor. Aslında Dubai’de yaşananların Türkiye’de ağır işleyen realizasyon sürecini de hızlandıracağı öngörülüyor. Ancak bu realizasyonun yıl sonuna kadar İMKB’de alım fırsatı yaratacağına da dikkat çekiliyor. Nitekim haftaya düşüşle başlayan borsa yükseliş trendiyle kapandı.Uzmanlar, özellikle faizlerde olası bir yükseliş öncesinde borsada kısa vadeli alım-satım yapılabilecek hisseleri öneriyor. Bunların bir bölümü kendi içinde özel konuma sahipler. Bir bölümü ise daha önce yeterince yükselip dinlenmeye geçmiş hisseler. Bu hisselerin, para arzı azalmaya başladığında ve faizler yükseliş trendine girdiğinde daha kolay satılabileceğine dikkat çekiliyor... Ersagun ŞİMŞEK / Tera Menkul Değerler Araştırma Müdürü
ÜLKER’E TALEP HER DÖNEMDE GÜÇLÜ *
Ülker Bisküvi: Son dalgalanmada en çok değer kaybeden kağıtlardan biri oldu. Özellikle üçüncü çeyrek bilançosu açıklandıktan sonra çok satış yedi. Kısa süre önce 3.80 seviyelerini görmesine rağmen 3.20’lere kadar geriledi. Ancak Ülker’e talep her dönemde güçlü olmuştur. Kısa sürede yukarı yönlü hareket yapabilecek bir hikayesi var. Ülker’de yeni yatırım haberleri hiç bitmez. Kısa sürede yeniden 3.80 seviyelerinin üzerine çıkması süpriz olmaz. Ülker Bisküvi'nin tekniği de bu durumu destekliyor.
* TSKB: Hisse, 1.60 seviyelerinin üzerini gördükten sonra 1.35’lere kadar geriledi. Daha sonra toparlanarak 1.45 seviyelerinin üzerinde işlem görmeye başladı. TSKB’nin riskli kredilerinin bulunmaması, klasik bankacılıktan farklı olarak yüksek montanlı kurumsal krediler vermesi ve sadece büyük projelerle ilgilenmesi, hisselerinin risk oranını çok düşük tutuyor. Teknik olarak çok iyi durumda olduğu da bir gerçek. Kısa sürede yeniden 1.70 seviyelerini görebilir. 1.70 direncinin kırılmasından sonraki hedef 2 lira seviyeleri olacaktır.
* Net Turizm: 1.40 seviyelerinden işlem görürken, son dalgalanmayla beraber çok geriledi. Şu sıralar 1.25 seviyelerinde işlem görüyor. Net Turizm’in yeni yatırımlara başlayacağı açıklandı. Hissede teknik olarak alım vaktinin geldiğini görebiliyoruz. Kısa sürede 1.80 seviyeleri görülebilir.* Türk Telekom: Dalgalanmada 5 lira seviyelerinden 4.30’lara kadar geriledi. Türk Telekom’un futbol maçları için açılacak ihaleye teklif vereceğine kesin gözüyle bakılıyor. Bu beklenti hissede hareketlenmelere yol açabilir. Hisse için ilk hedefimiz 4.70. Ardından 5 liranın üzeri gündeme gelebilir. Piyasaların silkelenmesiyle birlikte Türk Telekom’un yükselişe geçmesini bekliyoruz.
Polat YAMAN / Galata Menkul Değerler İnternet Şube Müdürü
IŞIKLAR’DA YÜZDE 300 PRİM POTANSİYELİ VAR
* Işıklar Ambalaj: Son birkaç ay içinde SPK’nın sermaye indirimi ve artırımı uygulamasından faydalanarak 46 milyon TL kaynak yarattı. Şirket, beş farklı sektördeki yatırımlarının daha etkin yönetilmesi için holdingleşme yoluna gidecek ve unvanını “Işıklar Yatırım Holding” olarak değiştirecek. Geçenlerde şirketin bağlı ortaklığı Özışık İnşaat’ın da büyük ortak olarak dahil olduğu konsorsiyum, Muş’taki Murat Nehri üzerinde inşa edilecek hidroelektrik santrali için EPDK’dan onay aldı. Yap-işlet-devret modeliyle inşa edilecek barajın işletmesi 49 yıllığına bu konsorsiyumda olacak. 2010’da başlanacak barajın inşasının 5 yıl sürmesi ve 400 milyon dolara mal olması bekleniyor. Sonrasında ise yıllık 100 milyon dolarlık gelir hedefleniyor. Holdingleşme yolunda somut adımlar atan şirketin hisselerinin değerinin çok altında kaldığını düşünüyorum. 9 aylık bilançoda zarardan kara dönen Işıklar Abalaj’daki düzelmenin önümüzdeki dönemlerde de devam etmesini bekliyoruz. Hisse için ilk etapta yüzde 50 yükseliş potansiyeliyle 2 TL hedef fiyat öngörüyoruz. Uzun vadede ise yüzde 300 civarında yükseliş potansiyeli taşıdığını düşünüyorum.
* AFM: AFM Sinemaları’nın çoğunluk hissedarı Eurasia Cinemas, hisse payıyla ilgili her tür stratejik alternatifi değerlendirmek üzere çalışmalar yaptığını açıkladı. Eğer payların tamamı satılırsa çağrı yapma durumu olabilir. Bu durumda satış fiyatı öne çıkacaktır. Ancak hisse bu yıl endekste yaşanan ralliye hiç katılamadı. Hatta bu yıl gördüğü maksimum fiyata göre yüzde 50 düşükten işlem görüyor. Dolayısıyla satış fiyatının bu seviyelerin pek altında olmayacağını düşünüyoruz. Satış gerçekleşmese dahi bu cazip fiyatıyla yatırımcıların dikkatini çekecektir. Şirketin bünyesine kattığı potansiyeli yüksek salonlarla cirosunu artırmasını bekliyoruz. Yine sektörel olarak krizden ilk etapta zarar gören AFM, ekonomik canlanmadan da ilk planda fayda sağlayacaktır. Şirket için 100 milyon dolar hedef piyasa değeri öngörüyoruz. Bu da hisse için yüzde 50 yükseliş potansiyeli arz ediyor.
* Tire Kutsan: Şirket, son iki yıldır olumlu bilanço açıklamıyor. Özellikle finansal giderler kalemi kara geçmesini engelliyor. Bunda, şirketin yeni sahibi Mondi Packaking’in modernizasyon ve yeni yatırım kararları etkili oluyor. Hatırlanacağı gibi Ülker Grubu, bu şirketteki paylarını satmıştı. Şimdi yeni yatırımlarla Tire Kutsan’ın üretim kapasitesi artacak ve yüksek verimlilik sağlanacak. Ayrıca, bu yıl yapılan bedelli sermaye artışı da şirkete kaynak sağladı. Bu kaynak finansal verilere olumlu etki yapabilir. Sonuç olarak halihazırda yaşanan olumsuzlukların hisse performansına fazlasıyla yansıdığını düşünüyorum. Son 7 aydır hisse fiyatı aynı seviyelerde. Şirket için yüzde 50 yükseliş potansiyeliyle 300 milyon dolar piyasa değeri öngörüyorum.
Baki ATILAL / Turkish Yatırım Araştırma Müdürü
ENKA İNŞAAT, 2010’DA HIZLA TOPARLANACAK
* Enka İnşaat: Enka, yurtiçinin yanı sıra Rusya, Ukrayna, Tacikistan ve Kazakistan’da üstlendiği inşaat projeleriyle adından söz ettiriyor. Şirket, bir yandan da Türkiye’de inşa edip işlettiği doğalgaz çevrim santralleriyle enreji sektöründeki etkinliğini artırıyor. Enka’nın süren projeleri arasında Moskova’daki Sheremetyevo Havalimanı’nın yeni terminal projesi, St. Petersburg’daki Toyota otomobil fabrikası ve Sakhalin Adası’ndaki petrol sahası altyapı projesi dikkat çekiyor. Global ekonomide canlanma sinyallerinin emtia fiyatlarını yükseltmesiyle net doğalgaz ve petrol ihracatçısı olan Rusya’nın gelirlerinde yaşanacak artışın Enka’yı olumlu etkileyeceğini düşünüyoruz. Şirketin özellikle 2010 yılında ciro ve karlılık anlamında kendini daha hızlı toparlamasını bekliyoruz. Hissede hedef fiyatımız 6.85 TL.
* Fortis Bank: Yeterli likiditeye sahip olan bankalar, 2009 yılında mevduat toplama yarışına girmedi. Hazine’nin borçlanma oranının artması nedeniyle de sektördeki mevduat büyümesi sınırlı oldu. Fortis Bank, böyle bir dönemde mevduatını en fazla artıran üç banka içinde yer alarak büyük bir başarı gösterdi. Hisse için şu an en büyük beklenti ise Türk Ekonomi Bankası (TEB) ve Fortis’in 2009 yılı içinde birleşme ihtimalinin artması. Bu birleşme sonucunda yüzde 5 payla Türkiye'nin 7’nci büyük özel bankasının ortaya çıkması bekleniyor. Hisse için hedef fiyatımız 2.42 TL.
* Vakıfbank: Güçlü mevduat yapısı, TL mevduatı maliyetlerinin düşüklüğü, Yapı Kredi Worldcard’la yapılan işbirliği neticesinde elde edeceği komisyon gelirlerindeki artışın yanı sıra ve özelleştirilme olasılığı, banka için olumlu bir görüş vermemizin başlıca nedenleri. Hisse için hedef fiyatımız 4.45 TL.
* Alarko Holding: Taahhüt karlılığını artırmak amacıyla Cezayir, Yemen ve Umman gibi ülkelerde yeni projeler almak için görüşmeler yapıyor. Hatırlanacağı gibi Alarko, 30 Ekim 2009’da Meram Elektrik Dağıtım’ı özelleştirmeden devralmıştı. İlerleyen yıllarda Meram operasyonunun karlılığa pozitif katkı yapacağını düşünüyoruz. Holdingin nükleer enerji için Avrupa ve Amerika’dan yabancı firmalarla görüşüyor olmasını da beklenti yaratan diğer bir önemli gelişme olarak vurgulayabiliriz. Hisse için hedef fiyatımız 4.34 TL.
* Tekfen Holding: İşveren ülkelerin daha önce ertelediği projelerin ihale süreçlerini sonuçlandırmaya başlamasıyla birlikte iş hacminde göreceli bir iyileşme gözlendi. Bunun sonucu olarak Tekfen Taahhüt Grubu da yılın ikinci çeyreğinde biri Katar’da, diğeri Birleşik Arap Emirlikleri’nde olmak üzere iki yeni proje aldı. Tekfen Taahhüt Grubu, yılın üçüncü çeyreğinde de tümü Kazakistan’da olmak üzere, toplam tutarı 235 milyon doları bulan iki yeni proje ve mevcut projelere ek işler üstlendi. Grubun eylül itibariyle yaklaşık 1.37 milyar dolar tutarında aktif iş portföyü bulunuyor. Devam eden bu projelerin yaklaşık yüzde 97’si yurtdışında. Taahhüt işlerinin büyük bir kısmının petrol üreten ülkelerde olması ve petrol fiyatlarındaki artış holding için avantaj yaratıyor. Hissede hedef fiyatımız 5.00 TL.
İdil TARAKLI-PARA DERGİSİ
Etiketler:
borsa,
finanscaddesi,
İdil Taraklı,
paramı nereye yatırayım?
16 Kasım 2009 Pazartesi
FAİZİ BEĞENMEYEN BORSAYA KOŞUYOR
Mevduat faizlerinin cazibesini kaybetmesi nedeniyle yerli yatırımcının borsaya olan ilgisinin arttığını belirten AYatırım Genel Müdürü Metin Ayışık, kısa vadede hisse senedine girmeyi düşünenlerin biraz daha beklemesini önerdi. Kasım ve aralık aylarının yabancı fonların satış yaptığı aylar olduğunu, bu yüzden kar realizasyonu beklendiğini dile getiren Ayışık, "Yıl sonuna kadar endeks, 45-46 binli, hatta daha aşağılara gerileyebilir. Alım yapmak için bu seviyeleri beklemek lazım" dedi. AKŞAM'a yaptığı açıklamada, piyasalardaki son gelişmeleri değerlendiren AYatırım Genel Müdürü Metin Ayışık, hem ABD, hem Avrupa ekonomilerinde yavaş yavaş iyileşme sinyallerinin geldiğini belirterek küresel krizde yeniden 'ikinci bir felaket senaryosu' beklemediğini dile getirdi.BORSA ÇOK İYİ DÖNÜŞ YAŞADI
Türkiye piyasalarının çok iyi bir dönüş yaşadığına işaret eden Ayışık, borsa endeksinin 21 binleri gördükten sonra 51 binlere yaklaşmasını önemli bir gelişme olarak değerlendirdi. Önümüzdeki üç ay içerisinde ise kar realizasyonlarının yaşanacağını belirten Metin Ayışık, "Endeks, 45-46 binli seviyelere, hatta biraz daha altını bile görebilir. Banka karlarının yüksek olması bu yıl borsayı olumlu etkiledi. Gelecek yıl böyle bir aktivite olmayacak" diye konuştu.
YERLİ YATIRIMCI SAYISI ARTIYOR
Mevduat faizlerinde reel getirinin yüzde 1.5'lara kadar gerilemesi nedeniyle yerli yatırımcıların borsaya olan ilgisinin arttığına dikkat çeken AYatırım Genel Müdürü Metin Ayışık, yüzde 63'lere gerileyen yabancı yatırımcının payının ise yine aynı seviyelere çıktığını vurgulayarak, "Sattıklarını geri aldılar" dedi. Önümüzdeki yıllarda sermaye piyasalarının önem kazanacağına işaret eden Ayışık, şunları söyledi: "Şu anda mevduat oranları kimseyi çekmiyor. Borsada rekabetten dolayı komisyon oranları çok düştü. Eskisine oranla daha stabil. Türk lirasına yatırım yaptığınızda çok büyük oranda reel faiz alıyordunuz. Artık bu kalmadı. "
Seçimler yaklaşıyor, IMF anlaşması zor
Borsa çevrelerinde IMF anlaşmasının gerçekleşmesine ilişkin beklentinin giderek azaldığını belirten Metin Ayışık, sözlerini şöyle sürdürdü: "Artık bu oran yüzde 50'lerin altına indi, daha da inecek. Ben baştan beri IMF ile anlaşılmayacağını düşünüyordum. Çünkü 2010 yılında siyaset de ön planda olacak. Seçimlere 1.5 yıl var. Seçim tarihi yaklaştıkça anlaşma olasılığı ortadan kalkar. Bütün bunlara baktığınız zaman sermaye piyasalarında kar realizasyonlarının gelmesi mümkün gözüküyor. Bir de dönemsellik var. Kasım ve aralık ayları genelde fonların satış yaptığı aylardır. Dünya ekonomisinde çok önemli değişiklikler olmazsa, yıl sonunda endeks bazında 51 bini geçmemiz zor. Zaten piyasanın daha fazla yukarı gitmemesinin bir diğer nedeni de, IMF anlaşmasının olmayacağının görülmesi."
2010'da 1 milyar dolarlık halka arz gerçekleşebilir
TOBB, SPK, IMKB ve TSPAKB işbirliğiyle başlatılan 'Halka Arz Seferberliği'ni, "çok güzel bir adım" olarak değerlendiren AYatırım Genel Müdürü Metin Ayışık, ancak bu konuda bazı çekinceleri olduğundan söz etti: "Geçmişte kapatılan tahtalar yüzünden çok sayıda yatırımcı mağdur oldu. Halka arzların başarılı olması biraz da yatırımcının tekrar güveninin kazanılmasına bağlı. Halka arzlarda fiyatlandırma da çok önemli. Halka arza katılan katılımcıların elindeki hisse senetlerini çok çabuk elden çıkarıyor. Ayrıca şirketlerini halka arz edecek kurumlara vergi teşviği getirilmeli. Halka arzda konjonktür olarak uygun bir dönem. Daha uygun maliyetle borçlanmanın yolu sermaye piyasalarından geçiyor. Sırada bekleyenleri de düşünürsek önümüzdeki sene en az 1 milyar doların üzerinde bir halka arz gerçekleşebilir."
2010 yılında sanayi şirketleri karlı olacak
Borsaya girmeyi düşünen yatırımcıların kısa vadede biraz daha beklemesini öneren Metin Ayışık, "Bu endeksten borsaya girmek için uygun bir zaman değil. Bundan sonra bankacılık sektörü dışında sanayi sektöründe geride kalmış hisseler olacak. Bunlar iyi takip edilmeli. Sanayi hisseleri çok daha geriden geliyorlar. Daha çok sanayi şirketlerini öneriyoruz. Gıda, enerji, çimento sektörü denebilir ama daha çok burada şirket bazında söylemek doğru olacak. O bakımdan borsada fırsatlar devam edecek. 45 bin seviyeleri borsada alım için uygun seviyeler" diye konuştu.
Dolar kuru, gelecek yıl maksimum 1.60 olur
Dövize yatırımı hiçbir zaman önermediğini vurgulayan Ayışık, TL'ye yatırım yapanların her zaman karlı çıktığını savundu.Önümüzdeki yıl dövizde çok büyük bir hareketlilik beklemediğini anlatan Ayışık, şu öngörüde bulundu: "2010 yılında dolar kurunun maksimum gideceği yer 1.60 TL. Yurtdışında zayıf gittiği sürece içerde doların hareketlenmesi zor. Bu yıl 1.52'nin üzerinde kalması çok zor görünüyor. Yıl sonu dolar kuru 1.45-1.52 TL arasında dalgalanır. Bono faizleri ise gelecek yıl yüzde 9.5 seviyesine çıkabilir
Ayfer ARSLAN-AKŞAM
Etiketler:
AYatırım,
Ayfer Arslan,
borsa,
finanscaddesi,
Metin Ayışık
18 Ağustos 2009 Salı
ŞİMDİ KAR SATIŞI ZAMANI, PİYASADA BAYRAM BİTTİ!
Dolar, 1.52'İ zorladı
Geçen hafta 1.52 lira seviyesine kadar yükselen ancak daha sonra gelen satışlarla 1.48 seviyesine gerileyen dolar, haftaya alıcılı başladı. Bankalararası piyasada dolar 1.5030 ile 1.5095 seviyesinde işlem gördü. Uzmanlar, bu çıkışta euro-dolar paritesinin 1.43'lerden 1.4065'li seviyelere gerilemesinin etkili olduğunu belirttti. Ancak kısa vadede ani çıkışlar olsa da, orta ve uzun vadede TL'nin değerli kalmaya devam etmesi bekleniyor.
Japonya'daki büyümekayıpları azaltmadı
Fransa ve Almanya'nın ardından Japonya'nın da 5 çeyrek sonra ilk kez büyüme açıklaması kayıpların azaltılmasında etkili olmadı. 30 Haziran'da sona eren üç aylık dönemde GSYİH yüzde 3,7 yükseldi. Ancak beklenti yüzde 3,9 büyümeydi.
Bono ihalesinde faiz 8.74'e indi
Hazine'nin dün düzenlediği 6 ay (182 gün) vadeli TL cinsinden iskontolu bono ihalesinde bileşik faiz yüzde 8,74 oldu. Bono ihalesine 7 milyar 69,5 milyon lira tutarında nominal teklif gelirken, nominal satış 3 milyar 647,7 milyon lira, net satış da 3 milyar 498 milyon lira olarak belirlendi. Hazine, bugün de 5 yıl (1736 gün) vadeli TÜFE'ye endeksli tahvil ihalesi düzenleyecek.
----------------------------
Uzmanlar, borsa, döviz ve faizdeki gelişmeleri şöyle yorumladı:
Eylül bilançosuna kadarborsa yatay seyreder
*Metin Ayışık: ( A Yatırım Genel Müdürü)
İstanbul Menkul Kıymetler Borsası, 45 bin seviyesinde bir kaç defa deneme yaptı ve zorlandığını gördük. Çok uzun zamandır gelen yükselişin yatay seyir içerisine girmesi gerikyor. Kar realizasyonlarının devam edeceği bir dönemdeyiz. Banka hisseleri önemli bir prim yapmıştı. Bu yüzden endeksin 40 bine yaklaşması normal. Bundan sonra borsada 45 bin seviyesinin geçilmesi için somut şeylere ihtiyaç var. IMF anlaşması ile olup olmayacağına ilişkin somut bir gelişme yeniden yönü yukarı çevirebilir. Bundan sonra yurtdışı seyir çok önemli. Kısa süre içerisinde endeksin tekrar 45 binin üstüne geçmesini zor görüyorum. Eylül bilançolarına kadar bu seviyelerde yani 40 ile 45 bin aralığında kalmasını bekliyorum. Dolarda çok fazla hareketlilik beklemiyorum. Genel olarak TL değerli kalmaya devam edecektir.
Likidite azalırsa dolar1.52 TL'yi geçebilir
*Hakan Kuyumcuoğlu (Garanti Bankası Döviz Masası Sorumlusu):
Piyasalardaki hareketlilik tamamen yurtdışı kaynaklı. Borsalarda beklenen düzeltme başlamış olabilir diye düşünüyor insanlar. ABD'de future endeksi yüzde 2.3 eksi aşağıda. Bunun gelişmekte olan piyasalarda da etkisi görülüyor. Bizim borsa daha iyi dayanıyor. Şanghay borsası yüzde 5.8 ekside kapattı. Bunların etkisi yaşanıyor. Dolarda, parite bir miktar aşağıda. Euro-dolar paritesi 1.4065 seviyesinde. Dolarda iç piyasada 1.50'nin üzerinde yapılan kapanışlar yukarı çıkışı destekleyecektir. Likiditenin kaybolduğu anda 1.5250-1.5270 seviyesi yeniden denenebilir. Şu anda 1.60'a gitmesini beklemiyoruz. Ama aşağıda 1.48 TL'nin altında alım öneriyoruz. 1.52 TL' nin üzerindeki seviyelerde satış öneriyoruz.
MB faizleri yarım puan daha düşürür
*Reşit Toygar (Akbank Genel Müdür Vekili):
ABD 10 yıllık tahvil faizi yüzde 3.75'lerdeydi, yüzde 3.47'lere geldi. Dünyada risk algılaması artınca ABD bonolarını satıp başka enstrümanlara geçiyor. Risk tarafından kaçış olunca da ABD tahvillerine giriş oluyor. Dolarda parite 1.43'lerdeydi. Şu anda 1.4065 seviyelerinde. Ayrıca sadece Türkiye değil, Avrupa özellikle Asya borsalarında da sert düşüşler yaşandı. Faiz cephesine bakınca Merkez Bankası'nın bu ayki toplantısında gecelik faizleri yarım puan daha düşürmesi bekleniyor. Önümüzdeki ay ise bir 25 puan daha indirir. Bu yüzden Hazine ihalesine gelen talep çok kuvvetliydi. Hazine 8.74 faizden borçlandı. 3.5 milyar liranın üzerinde kağıt sattı. Sanırım tarihinde bu kadar düşük faizle borçlandığı bir dönem olmadı.
İMKB soluksuz yükseldi,%10 düzeltme bekleniyor
*Nergis Kasabalı (Ata Yatırım Genel Müdür Yardımcısı):
ABD'den gelen bazı datalar etken ama içerde merkez bankasının faizler konusundaki orta vadeli olarak verdiği endikasyonlar piyasa tarafından pozitif algılanmıştı. Arkasından hem faiz hem döviz cephesinde olumlu tepkiler görmüştük. Artık bunun sonuna geldi. Mart ayından beri borsada yüzde 90'ların üzerinde yükseliş var. Bankacılık hisseleri endeksindeki yükseliş aynı dönemde yüzde 130'ü aştı. Şimdi artık iyimser beklentilerin hem dünyada hem gelişmekte olan ülkelerde sonuna gelindi. Beş ay süren soluksuz yükselişin ardından kar realizasyon süreci başladı. Keza bizde de böyle. Bankacılık bilançoları tamamlandı. Bilançolar, beklentilerden daha iyi geldi. Bankacılık bilançoları 3. çeyrekte de iyi gelecek. Kar realizasyonu nedeniyle borsada yüzde 10 düzeltme bekleniyor.
Ayfer ARSLAN-AKŞAM GAZETESİ
Etiketler:
Ayfer Arslan,
borsa,
finanscaddesi,
piyasa
21 Mayıs 2009 Perşembe
İKİNCİ ÇEYREKTE BORSADA HANGİ SEKTÖRLER CAZİP OLACAK?
Yılın ilk çeyreğinde açıklanan bilançoların global krizin reel sektöre yansımalarını gözönüne serdi. 2008 ilk çeyreğinde toplam 5 milyar 868 milyon TL olan karlılık, bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 22 gerileyerek 4 milyar 582 milyon TL'ye düştü. Açıklanan bu karın 4 milyar TL'lik kısmı sadece bankacılık sektöründe oluştuğu gözleniyor. Bu da sektörün krizde nasıl ayakta durduğuna işaret ediyor. Sektör uzmanları, İMKB'deki şirketlerin karlılık rakamının, yüksek karlı şirket bilançolarıyla yıl sonunda 6 milyar TL'ye çıkacağına inanıyor. Ayrıca, bankacılık sektöründeki bu yüksek karların, düşen faizler ve kredi garanti fonunun da desteğiyle reel sektöre kredi olarak aktarılacağı konuşuluyor.
İKİNCİ ÇEYREKTE KARLILIK ARTACAK
İKİNCİ ÇEYREKTE KARLILIK ARTACAK
Gedik Yatırım Araştırma Sorumlusu Yunus Kaya: İlk çeyrekte geçen yıla göre faaliyet karlarında ve net karlarında hızlı gerileme gözüküyor. Sanayi sektöründe satışlar yüzde 27 azalırken, toplam satışların yüzde 19 azalarak 56.2 milyar TL'ye gerilediği görülüyor. Bu durumun ikinci çeyrekte de devam etmesini bekliyoruz. Ancak kârlılıkta ikinci çeyrek bankaların yanısıra reel sektöründe karlılığında iyileşme görülecektir. Zira bu çeyrekte TL değer kazanmış ve döviz yükü altındaki reel sektöre gelir olarak yansımıştır. Havayolu sektörü turist sayısında azalmaya rağmen başarılı devam etmektedir. Demir çelikte, metal ana eşyada, gübre ve bakırda ürün fiyatlarında sert düşüşler nedeniyle zor bir yarıyılı geride bırakan şirketler için önümüzdeki çeyrekler fiyat artışlarını ve karlılığı beraberinde getirebileceği beklentisi ile ideal yatırım olarak gözükmektedir.
GAYRİMENKUL, İLAÇ, PERAKENDE ÖN PLANDA
GAYRİMENKUL, İLAÇ, PERAKENDE ÖN PLANDA
Anadolu Yatırım Araştırma Yönetmeni Gülizar Özdemir Türk: İkinci çeyrekte ekonomide toparlanmanın devamı halinde ilk çeyreğe göre bilançoların daha iyi gelmeye başlayacağını ve son çeyrekten itibaren toparlanmanın yaşanmasını bekliyoruz. Bu beklentilerimize paralel, düşen yıllık faizleri dikkate aldığımızda bankaların kredi olanaklarını artıracaklarını tahmin ediyorum. Kredi garanti fonunun da bankaların reel sektöre kredi sağlamasında katkı sağlayacağını düşünüyorum. Global ekonomilerde yeni bir kriz olmadığı takdirde ve şüpheli alacaklarda artış olmadığı takdirde bankacılık sektörünün ön planda olmaya devam edeceğini tahmin ediyorum. Bunun yanında gayrimenkul, ilaç, perakende sektörü, telekomünikasyon sektörünün ön planda olmaya devam edeceğini tahmin ediyorum.
OTOMOTİV, BEYAZ EŞYA, ÇİMENTO VE BANKACILIK GÖZDE
Eti Yatırım Araştırma Yönetmeni Adem Özen: Hükümetin yerel seçimlerin ardından ekonomiyi canlandırmak maksadıyla attığı adımlar doğrultusunda uygulamaya soktuğu teşvik paketlerinin bazı sektörlerde ufak çaplı canlılık yarattığını görmekteyiz. Buna karşılık, ekonominin canlanmasında hayati rol oynayan iç tüketimin artırılması için 2008 sonundan 2009 yılı Şubat ayına kadar yüzde 13.6'dan yüzde 16.1'e yükselen işsizlik oranının dizginlenmesi gerekmektedir. Yıl sonuna kadar global ekonomide ciddi toparlanma beklentimizin bulunmayışı nedeniyle ön plana çıkacak sektörler olduğunu düşünmüyoruz. Buna karşılık sağlık, ilaç, savunma gibi bazı konservatif sektörlerin bu dönemde piyasalardaki olası düşüşten daha sınırlı etkileneceğini tahmin ediyoruz. Fakat aksi takdirde, piyasaların toparlanacağı düşünülüyorsa öncelikle otomotiv, beyaz eşya, çimento, bankacılık gibi sektörlere yatırım yapılması uygun olacaktır.
İMALAT SANAYİ, PERAKENDE VE BANKACILIĞA DİKKAT!
Global Yatırım Stratejisti Arzu Odabaşı: 2009 yılı sonuna kadar ekonominin daraldığı dönemlerde GSYH'nın gerçekleştirdiği büyüme oranlarının üzerinde büyüme gerçekleştiren sektörler olan ulaştırma/haberleşme, ile elektrik/gaz sektörlerinin ön planda tutulmasını tavsiye ediyoruz. 2010 yılıyla birlikte ise büyümede beklenen görece toparlanmayla birlikte imalat sanayi, perakende ve bankacılık sektörlerinin dikkate alınması gerektiğini düşünüyoruz.
Jülide YİĞİTTÜRK GÜRDAMAR-DÜNYA GAZETESİ
OTOMOTİV, BEYAZ EŞYA, ÇİMENTO VE BANKACILIK GÖZDE
Eti Yatırım Araştırma Yönetmeni Adem Özen: Hükümetin yerel seçimlerin ardından ekonomiyi canlandırmak maksadıyla attığı adımlar doğrultusunda uygulamaya soktuğu teşvik paketlerinin bazı sektörlerde ufak çaplı canlılık yarattığını görmekteyiz. Buna karşılık, ekonominin canlanmasında hayati rol oynayan iç tüketimin artırılması için 2008 sonundan 2009 yılı Şubat ayına kadar yüzde 13.6'dan yüzde 16.1'e yükselen işsizlik oranının dizginlenmesi gerekmektedir. Yıl sonuna kadar global ekonomide ciddi toparlanma beklentimizin bulunmayışı nedeniyle ön plana çıkacak sektörler olduğunu düşünmüyoruz. Buna karşılık sağlık, ilaç, savunma gibi bazı konservatif sektörlerin bu dönemde piyasalardaki olası düşüşten daha sınırlı etkileneceğini tahmin ediyoruz. Fakat aksi takdirde, piyasaların toparlanacağı düşünülüyorsa öncelikle otomotiv, beyaz eşya, çimento, bankacılık gibi sektörlere yatırım yapılması uygun olacaktır.
İMALAT SANAYİ, PERAKENDE VE BANKACILIĞA DİKKAT!
Global Yatırım Stratejisti Arzu Odabaşı: 2009 yılı sonuna kadar ekonominin daraldığı dönemlerde GSYH'nın gerçekleştirdiği büyüme oranlarının üzerinde büyüme gerçekleştiren sektörler olan ulaştırma/haberleşme, ile elektrik/gaz sektörlerinin ön planda tutulmasını tavsiye ediyoruz. 2010 yılıyla birlikte ise büyümede beklenen görece toparlanmayla birlikte imalat sanayi, perakende ve bankacılık sektörlerinin dikkate alınması gerektiğini düşünüyoruz.
Jülide YİĞİTTÜRK GÜRDAMAR-DÜNYA GAZETESİ
Etiketler:
borsa,
Dünya Gazetesi,
finanscaddesi,
Jülide Yiğittürk Gürdamar
20 Mayıs 2009 Çarşamba
DOLAR 1.52'YE GERİLEDİ, BORSA 35 BİNİ DEVİRDİ
Dolar, bankalarası piyasada 1.52 liraya kadar gerilerken, borsa son sekiz ayın zirvesine çıktı. İMKB Ulusal 100 Endeksi yüzde 4.3 prim yaparak günü 35 bin 139 puandan tamamladı. Bankacılar, dolar kurundaki gerilemeyi, gelişmekte olan ülkelerdeki para birimlerindeki fon girişlerine bağladı. Gelişmekte olan para piyasalarına olan ilgi Türk Lirası'ndaki değerlenmeyi hızlandırdı.
Etiketler:
borsa,
dolar,
finanscaddesi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)