dolar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dolar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Ekim 2010 Perşembe

DOLARDA DÜŞÜŞ NEREYE KADAR DEVAM EDECEK?

Dolar yurtdışındaki gelişmelere paralel iç piyasada 1.40 TL'nin altına inerek 1.39'lu seviyelere geriledi. Uzmanlar euro-dolar paritesinin 1.41'a yükseldiğini belirterek dolar kurunun iç piyasadaki düşüşünde parite etkisinin olduğunu belirtti.
Dolarda dış piyasalara paralel düşüşün devam edeceğini öngören piyasa çevreleri artan risk iştahına paralel yabancı para girişinin de devam ettiğine dikkat çekiyor. Yetkililer, "Son iki gündür yoğun bir yabancı girişi gözleniyor. FED'in piyasalara para vereceği haberleri ve beklentisiyle gelişmekte olan piyasalara olan ilgi arttı. Dünyada likidite bol ve bu da bizim gibi piyasalara akıyor. Yabancılar iki gündür bono alıp döviz satıyor" diyor.

7 Ekim 2010 Perşembe

1 DOLAR 1 TL OLUR MU?

Uluslararası piyasalarda değer kaybeden dolar, içerde iki yılın ardından ilk kez 1.41 liraya kadar gerileyince, akıllara “1 dolar 1 TL olur mu” sorusu geldi. Haziran ayında 1.60’lı seviyeleri görmesine ve Merkez Bankası’nın ilave alımlarına karşın 1.50 TL’nin de altına inen dolar için uzmanlar, “Tamamen dışardaki gelişmelere bağlı” yorumu yapıyor.

IMF: Türkiye Avrupa'yı katlar
Merkez Bankası’nın ilave alımlarına karşın düşmeye devam eden dolar, dün iki yılın ardından ilk kez 1.41 TL seviyesine indi. Doların, haziran ayındaki 1.60 TL seviyesinden hızla 1.50 TL’nin altına düşmesi, burada da tutunamayarak 1.40’lara kadar gerilemesi “1 dolar 1 TL olur mu” sorusunu gündeme getirdi. Dün serbest piyasada dolar ancak 1.42 lirayı görürken, uluslararası piyasalarda doların değer kaybının sürüyor olması, buna karşın Türkiye’ye olan sıcak para girişi bu düşünün daha da süreciğinin işaretleri olarak kabul ediliyor.

Moody’s dopingi sürdü
Bankalar arası piyasada 28 Haziran’da 1.5730 düzeyinde olan dolar, eylül ayı itibarıyla 1.50 TL seviyelerine inerken, 12 Eylül’deki referandumun ardından da 1.49’lara inen dolar, dün de TL karşısında erimeye devam etti. Referandumun ardından güç kazanmaya başlayan Türk Lirası, Moody’s’in önceki gün verdiği ‘not artırım’ sinyaliyle dün de güçlenmeye devam etti.

2 yılın en düşük seviyesi
Önceki gün doların 1.44 lira düzeyini aşağı yönlü kırmasının ardından dün bankalararası piyasada açılışla birlikte Ekim 2008’dan sonra en düşük seviyesi olan 1.41 liraya kadar geriledi. Bu piyasada dolar TL karşısında 1.4160 liraya kadar geriledikten sonra gelen tepki alımları ile 1.42 lira seviyesinde hareket etti.

Euro, 1.39 dolara çıktı
Dolar, Euro karşısında da değer değer kaybını devam ettirmeye devam etti. Dolar ABD Merkez Bankası’nın (FED) ihtiyaç doğrultusunda piyasalara likidite sağlayacağı beklentisiyle düşüş sürecini devam ettirerek Euro karşısında da 1.39 düzeyine doğru hareket gerçekleştirdi. Böylece 1.3880 ile Euro 4 Şubat tarihinden bu yana ilk kez dolar karşısında bu seviyeye kadar güçlenmiş oldu.

100 milyon dolarlık alım
Merkez Bankası yöntem değişikliğini ardından üçüncü gününde de toplam 100 milyon döviz alımı Dün gerçekleştirilen ihalede 369 milyon dolarlık teklifin 100 milyon dolarını karşılandı. Bu ihalede ilave alımı yapılan tutar 60 milyon dolar, bu hafta gerçekleşen ilave alım tutarı 180 milyon dolar oldu. Kalan ilave alım tutarı ise 120 milyon dolar olacak. İhalede oluşan en yüksek, en düşük ve ortalama fiyatlar sırasıyla 1.4206, 1.4205 ve 1.4205 lira olarak gerçekleşti. Merkez Bankası’nın 2010 yılında ihaleler yoluyla piyasadan yaptığı toplam alım miktarı 9 milyar 353 milyon dolara ulaştı.

Dolar neden düşmeye devam ediyor
ABD Merkez Bankası FED’in likidite sağlayacağı beklentisi var. Uluslararası piyasalardaki fazla para kendine yön arıyor. Artan risk iştahı ile gelişen piyasalara para akışı devam ediyor. Dolar, Euro karşısında hızla değer yitiriyor. Türk Lirası ve gelişmekte olan ülke para birimlerine talep artıyor.

Faiz 1 yıl geriye gitti
Dolar satışları ile TL’ye olan talep bono piyasasında da faizin 1 yılın en düşük seviyesine gerilemesine neden oldu. Gösterge bono bileşik faizi Ekim 2009’dan bu yana ilk kez yüzde 7.81’e kadar geriledi. Gösterge tahvilin bileşik faizi dün kapanışta yüzde 7.84 valörlü de ise yüzde 7.84 düzeyinden işlem gördü.

Altın rekor yeniledi
Altın ons fiyatıyla yeni bir rekora imza attı. Altının ons fiyatı 1.349 ile tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı. Altındaki bu yükseliş içerde serbest piyasada da altın fiyatlarını etkiledi. Cumhuriyet Altını 415.00 liradan işlem görürken çeyrek altının fiyatı ise 103.75 liradan kapanış gerçekleştirdi.

Borsa çifte rekor kırdı
Gelişmekte olan ülkelere para girişinin devam etmesi İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nın yeni rekorlara taşımaya devam etti. Önceki gün hem seans içi hem kapanış rekoru kıran İMKB Ulusal 100 Endeks’i dün de bu performansına devam etti. Alımların hız kazandığı borsa tarihte ilk kez 67.147 puanı gördü.

Nilgün KARATAŞ-Esra SAHİCİ- HÜRRİYET

6 Ekim 2010 Çarşamba

DOLAR KURU NEDEN DÜŞÜYOR?

Dolar TL kuru serbest piyasada 1.42 liraya inerek son 2 yılın en düşük düzeyini gördü. Uzmanlar bu düşüşün daha da hızlanacağını belirtirken, dolar TL kurunda önemli teknik seviyelerin tamamının aşağı yönde kırıldığına dikkat çekiyor.
Teknik açıdan düşüş karşısında bir engel görünmediği belirtilirken, 1.3844 seviyesinden işlem gören euro-dolar paritesi de bu düşüşü destekliyor.

29 Haziran 2010 Salı

HÜKÜMET DALGALI KURDAN VAZMI GEÇİYOR?

Türk Lirası'nın son üç yıldır neredeyse yerinde sayması ve dolar karşısında aşırı değerlenmesi ihracatçının en büyük şikayet konusu. Aşırı değerli TL'nin Türkiye'nin dış pazarlardaki rekabetçi konumunu olumsuz etkilediğinden yakınan ihracatçılar, dövize müdahale edilmesinden yana. Ancak dalgalı kur rejiminde döviz kuru tamamen serbest piyasa kuralları içerisinde arz ve talebe göre belirlendiği için herhangi bir müdahale sözkünusu olamaz. Ama ısrarla nedense devalüasyon veya müdahale isteği sürekli dillendiriliyor. Hatta en son bu konuyu geçen hafta Prof. Dr. Asaf Savaş Akat, Kastamonu'da katıldığı bir toplantıda dile getirdi. Akat, "Artık kapalı kapılar ardından yavaş yavaş dalgalı kur rejiminden vazgeçileceğine" ilişkin çözümlerin konuşulmaya başladığını belirtirken, döviz kurunda rejim değişikliğine gidilmesine ilişkin görüşlerini sorduğumuz Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Nafiz Karadere ise bu konuda konuşmaktan kaçındı. Ne dersiniz? Acaba hükümet dalgalı kur rejiminden vazgeçip bundan sonra daha müdaheleci bir politika mı izleyecek?

22 Nisan 2010 Perşembe

YENİ 100 DOLARLIK BANKNOTLARI NASIL TANIYACAĞIZ?


ABD Hazine Bakanlığı, Merkez Bankası Yönetim Kurulu ve ABD Gizli Servisi yetkilileri 100 dolarlık yeni banknot tasarımını tanıttı. Sahtecilikle savaşmak üzere gelişmiş teknolojiyle yeniden tasarımlanan 100 dolarlık banknotlar, ABD parasının geleneksel görünümünü koruyor

10 ŞUBAT 2011'DE DOLAŞIMA GİRECEK
*Eski tasarımlı 100 Dolarlık banknotları değiştirmeye gerek yok. Hem eski, hem yeni tasarımlı banknotlar aynı anda tedavülde olacak ve değerlerini koruyacak.
* Yeniden tasarlanan 100 dolarlık banknotlarda, iki güvenlik özelliği bulunuyor.
* 3B Güvenlik Şeridi: 100 dolarlık banknotun ön yüzünde çan ve 100 rakamı resimlerini içeren mavi bir şerit.
* Şeride bakarak banknotu öne ve arkaya doğru veya yanlamasına eğin. Kağıdı oynatırken çanların 100 rakamına dönüştüğünü göreceksiniz.
*Banknotu yanlamasına eğerseniz çanlar ve 100 rakamları aşağı ve yukarı hareket eder. Öne ve arkaya doğru eğerseniz, yana doğru hareket ederler.
* Şerit, ileri düzey bir mikro teknolojiyle kağıdın dokusuna işlenmiştir, üzerine basılmamıştır. Hareketli çan ve 100 rakamları görüntüsünün oluşturulması için yaklaşık bir milyon mikrolens kullanılmış.
*100 dolarlık banknot, oynatılıncaya kadar mürekkep hokkası ve çan bakır renktedir. Banknot oynatılınca çanın bakır renkten yeşile döndüğü görülür, bu da hokkanın içinde bir görünüp bir kaybolduğu görüntüsünü verir.
*Portre Filigran: Banknot ışığa tutulduğunda, portrenin sağ tarafındaki boş alanda Benjamin Franklin’in belli belirsiz bir görüntüsü ortaya çıkar. Görüntü banknotun her iki yüzünden de görülebilir.
* Güvenlik Şeridi: Banknot ışığa tutulduğunda portrenin solunda dikey olarak kağıda işlenmiş güvenlik şeridi görünür. 100 rakamından sonra gelen USA harfleri değişen bir formda şerit boyunca banknotun her iki yüzünden görülebilir. Şerit ultraviyole ışık altında pembe renkte parlar.
* Renk Değiştiren 100 Dolarlık Banknot: Banknot eğildiğinde, ön yüzün sağ alt köşesindeki 100 rakamı bakır renkten yeşil renge döner.

22 Aralık 2009 Salı

DOLARDA YÜKSELİŞ BAŞKA BAHARA KALDI

Altındaki düşüş ve eurodaki değer kaybıyla yükselmeye başlayan doları yorumlayan uzmanlara göre parite 1,33'e gerilemeden kalıcı bir yükselişi kimse beklemesin. Haber Akşam Gazetesi'nden Mehmet Ali Ergün'e ait.
Küresel krizin anavatanı olarak adlandırılan ABD'nin resmi para birimi, ciddi bir darbe yedi. Son olarak euro bölgesinden gelen olumsuz haberler yanında ABD'nin gevşek para politikasını 2010 yılının ilk aylarından itibaren terk etmeye başlayacağı beklentileri dolara ilişkin umutları artırıyor.

TL'DE KALMAK DAHA AVANTAJLI
Abank Fon Yönetimi Döviz Masası Müdür Yardımcısı Güray Uray, dolarda 1,52 TL seviyesinin üzerinde kalındığı sürece ilk etapta 1,56, ardından da 1,60'a doğru bir çıkış beklediğinin altını çiziyor. Dolardaki bu beklentiye rağmen yine de Türk yatırımcısı açısından doların hiçbir zaman 'yatırım aracı' olarak görülmemesi gerektiğini aktaran Uray'a göre uzun vadede Türk Lirası'nda kalmak, elde edilen faiz geliri göz önüne alındığında daha avantajlı. Haberin devamı için tık'layınız.

6 Aralık 2009 Pazar

DOLARA ÇOK FAZLA UMUT BAĞLAMAYIN!

Citi Bank'ın bünyesinde bulunduğu Citi Group'un Türkiye ile ilgili ilginç tespitleri var. Türkiye'yi hızlı büyüyecek ülkeler arasında gösteren grubun raporuna göre, Türkiye 2011 yılında yüzde 5,5, 2012 yılında yüzde 5,8 ve 2013 yılında yüzde 6 oranında büyüyecek. Citi Group'un yine aynı raporuna bakılırsa, döviz gelecek yıllarda çok önemli bir performans sergilemeyecek. bu nedenle dolara yatırım yapan veya yapmayı düşünenlerin bir kez daha düşünmesinde yarar var. Grup, doların gelecek yıl 1,45 TL, 2011 yılında 1,57, 2012 yılında 1,60 ve 2013 yılında 1,62 TL düzeyinde olacağını tahmin ediyor. Rapora göre, euro use gelecek yıl 2,32 TL, 2011'de 2,33, 2012'de 2,28 ve 2013 yılında da 2,22 lira düzeyinde olacak.

4 Ağustos 2009 Salı

BORSA, REKORLARA DOYMUYOR

İstanbul Menkul Kıymetler Borsasında (İMKB) Bileşik Endeks, yeni bir rekorla 44 bin 696 puandan kapanarak üst üste 10. işlem gününü de artışla tamamladı. Endeks, bu sürede yüzde 17,60 oranında artış gösterdi. 1. Seansı 253,70 puan ve yüzde 0,57 düşüşle kapatan endeks, ikinci seansta yükselişe geçerek günü artıda tamamladı. Endeks, 2009 yılı seans içi rekorunu da 1. Seansta gördüğü 44 bin 852 puanla ileriye taşıdı. Hisse senetlerinin ikinci seanstaki ortalama değer artışı yüzde 0,76 olarak gerçekleşti. Endeks bundan önceki 2009 yılı kapanış ve seans içi rekorunu dün 2. Seansta kırmıştı. İlk seanstaki 253,70 puanlık düşüş dikkate alındığında, Borsa endeksi günün tamamında 82,77 puan yükseldi. Hisse senetleri günlük bazda ortalama yüzde 0,19 değer kazandı. Dolar da bankalarası piyasada 1.4620 lira ile 1.4690 lira aralığında işlem gördü.

20 Temmuz 2009 Pazartesi

DOLAR, 1.50'NİN ALTINI ZORLAR, BORSADA ÇIKIŞ SÜRER

İş Yatırım, Haftaya Bakış raporunda, Türk lirası önermeye devam ediyor. Rapora göre, dünya piyasalarında risk algılamasındaki düzelmeyle birlikte Türk lirası güçlü seyrine geri döndü. Merkez Bankası'nın faiz indirmeye devam edeceğine yönelik sinyaller vermesine rağmen Türk lirası dolar euro eşit ağırlıklı döviz sepetine karşı 1,85-1.86 seviyesinden 1.83 seviyesine doğru güçleniyor. Kısa vadede TL'nin güçlenmeye devam etmesini bekleniyor. Doların dünya genelinde değer kaybetmesine paralel USD/TLhafta içerisinde 1,50'nin altını zorlayabilir. Rapordaki diğer öneriler şöyle:
*Kısa vadeli DİBS’ler için AL, orta ve uzun vadeli kıymetler için SAT önerisi veriyoruz. Tahvil ve bono piyasaları Perşembe günü açıklanan politika faiz oranı kararına ilave olarak global piyasalarda da hakim olan olumlu havanın etkisinde Cuma günü yükseldi. Merkez Bankası gecelik borçlanma oranını piyasa beklentileri doğrultusunda 50 baz puanindirerek %8,25 seviyesine düşürdü. MB’nin bir sonraki aksiyonun 10 Ağustos’ta açıklanacak olan sanayi üretimi verilerine bağlı olarak 25 veya 50 baz puan faiz indirimi olmasını bekliyoruz.
*Kısa vadeli eurotahviller için TUT, orta ve uzun vadeli eurotahviller için SAT önerisi veriyoruz. Geçtiğimiz hafta ABD'de açıklanan bilanço verilerinin de etkisi ile oluşan iyimser havanın sonucunda gelişmekte olan ülke Eurotahvilleri haftayı değer artışları ile kapattı. Türk
Eurotahvillerinin de diğer gelişmekte olan piyasalara parallel hareket ettiğini görüyoruz.

*Hisse senetleri için TUT önerisi vermeye devam ediyoruz. Dünya piyasalarında risk iştahındaki artış, Merkez Bankası'nın faiz indirimlerine devam edeceği ve IMF ile anlaşmaya varılacağı yönündeki beklentiler kısa vadede İMKB'deki yükselişi destekliyor. Kısa dönemde borsadaki çıkışın devam etmesini bekliyoruz. Ama son dönemde fiyatlarda yaşanan hızlı çıkış önümüzdeki dönemde yaşanabilecek bir kar realizasyonunun şiddetini artırabilir.

30 Haziran 2009 Salı

NE OLACAK BU DOLARIN HALİ?

Dolar küresel liderliğini kaybediyor mu? Küresel krizle birlikte özellikle BRIC olarak adlandırılan Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin'de yeni rezerv para arayışları bu soruyu yeniden gündeme taşıdı. Şimdilik bu arayışlar fikir ve tartışma bazında kalırken, uzun vadede doların global anlamda merkez bankalarının rezervindeki eski ağırlığını kaybedeceği görüşü hakim. Ancak kesin kanı ise dolar kısa vadede liderliğini koruyacak. Çünkü seçenekler sınırlı ve gelişmekte olan ülke para birimleri ön plana çıksa da henüz istikrarlı değil.Doların gelecekteki seyrine ilişkin görüşlerini aldığımız Türk bankalarının döviz masası sorumluları ve portföy yöneticilerinin bir de ilginç tespiti var: 5 ile 10 yıllık bir zaman dilimi içerisinde Ortadoğu ülkeleri rezervlerinin belli bir kısmını TL'de değerlendirebilir. Bir diğer görüş ise; yeni rezerv para arayışları somutlaşırsa dolardaki düşüş hızlanır. İçeride ise döviz girişlerinin devamına bağlı olarak sakin bir seyir bekleniyor. IMF ile anlaşma olmaz veya yurtdışından olumsuz sinyaller gelirse dolarda tansiyon yükselebilir.
Ortadoğu'nun rezervparası TL olabilir
*Garanti Bankası Döviz Masası Sorumlusu Hakan Kuyumcuoğlu
:

Özellikle BRIC denilen 'Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin'in yeni bir rezerv para yapalım' çalışmaları var. Başarılı olur mu, olmaz mı? Emin değiliz. ABD, Japonya, İngiltere ve Çin dünyanın açık ara en büyük ekonomileri. Dolayısıyla kısa vadede böyle bir şeyin olması güç gibi gözüküyor. Hepsi güç kaybettiği için bir miktar gelişmekte olan piyasalardaki Ruble, Real hatta TL bile ön plana çıktı. Dolar her zaman dolar. Uzun vadede ne olur bilinmez. Yeni bir maden bulunursa, dolar gücünü kaybedebilir. Dolar ve euronun dışındakiler stabil ve güvenilir değil. Brezilya global bir oyuncu değil. Rusya ve Çin piyasa ekonomisini oturtmuş değil. Ayrıca 5-10 yıl sonra en çok dolaşımda olan TL olmaması için hiçbir sebep yok. Ortadoğu'nun Körfez ülkeleri hariç rezerv parası TL olabilir. Ancak global anlamda doların rezerv para olma özelliğinin değişmesi için bence bir neden yok.
Euro ciddi rakip olacak
*TEB Döviz Masası Yöneticisi Levent Güven
:

Bu bir gerçek. Neticede özellikle gelişmekte olan ülkeler diye tabir ettiğimiz grup en başta Çin, Hindistan, Brezilya gibi ülkeler son yıllarda ciddi şekilde döviz rezervi biriktirmeye başladılar. Hepsi petrol zengini . 2 binli yıllardaki doların seyrine baktığımızda istikrarlı bir seyir sözkonusu değil. Bu ülkeler de rezervlerini değerlendirirken; 'dolarda mı kalalım'şeklini sorgulamaya başladı. Sadece dolarda kalıp ABD Hazinesinin riskini almak istemiyorlar. Bu aslında iki üç yılın tartışılan bir konusu. Bir iki günde de halledilecek bir konu değil. Bu bir süreç. Bundan sonra dolar tek başına rezerv para olmayacak. Euro ciddi bir rakip olacak. Çin, Arap ülkeleri daha sağlıklı bir varlık sınıfı haline geldikçe, rezervlerinin bir kısmını belki TL'de değerlendirmeye başlayabilir Ancak en azından üç beş yıl dolar rezerv para olma özelliğini belirgin şekilde devam ettirecek. Sadece euro olarak değil, petrol, altın, bakır gibi alternatifler de gündeme gelecek.Yatırım enstrümanı olarak ise dolar hiçbir zaman önemini kaybetmez.
Dolar hala önemini koruyor
*Ak Portföy Genel Müdürü Cem Yalçınkaya
:

Böyle bir akım olduğu gözleniyor. Fakat Merkez Bankası rezervlerine bakarsanız hepsi dolar. Çin Merkez Bankası'nda 1.5 trilyon dolarlık rezervi var. Baz paranın değişmesinin çok kolay olacağını düşünmüyorum. Bundan sonrasını çeşitlendirme yönünde talepler olduğunu duyuyoruz. Burada farklı unsurlar var. Dolaşımdaki para miktarı ile de alakalı. O bölgede o coğrafyadaki gelişmeler, krize karşı alınan önlemler, merkez bankalarının tavırları birer değerlendirme unsuru. Volatilite o kadar yüksek ki o ülkelerde alınan kararlar yoğunlukla para birimlerini hızlı etkiliyor. Dolar eski yatırım yapılabilir özelliğini kaybediyor diyemeyiz. Yatırımcı cephesinde ise dolar hala önemini koruyor.
Kısa vadede çoksert hareket olmaz
*Fortis Portföy Fon Yöneticisi Bora Yılmaz
:

Burada Çin ve Rusya'nın soru işaretleri vardı. Çin, geçtiğimiz Cuma günü yaptığı açıklamada, tek para sisteminin doğru olmadığını söyledi ama varlıklarının döviz cinsini değiştirmeyeceğini söyledi. Çin rezerv parasını değiştirme yönünde atak içerisinde olsaydı, dolar çok ciddi baskı görebilirdi. Cuma günü 1.4110'lara çıkan dolar/euro paritesi şu anda .14035'ler seviyesinde. Çok kısa vadede sert hareketler olmasını beklememek lazım. ABD'den gelecek işsizlik, sanayi üretim rakamları ve krizin kaynağı konut dataları önemli. Tahmin ediyorum rezerv para arayışları zamana yayılacak. İçerde olumlu seyir devam ediyor. Gerek borsa gerekse tahvil piyasalarına para girişleri devam ediyor. Bu da doları baskı altında tutuyor. Dışardan para girişi olduğu sürece dövizde çok fazla ani atak beklemiyoruz. IMF ile ilgili gelişmeler de önemli.Yurtiçi datalar hassas. Mevsimsel etkiler de var. Yaz aylarında sakin bir seyir bekleniyor. Eğer IMF anlaşma olmaz ve yurtdışında kırılma yaşanırsa hareketlenme olabilir. ABD'den olumlu datalar gelirse ve resesyondan çıkıldığına dair işaretler görülürse dolar değer kazanır.
Ayfer ARSLAN-AKŞAM GAZETESİ

29 Haziran 2009 Pazartesi

DOLARIN LİDERLİKTE TAHTI SALLANIYOR MU?

Dolar, euro, yen ve sterlin gibi para birimleri karşısında değer kaybetmeye devam ediyor. Bu değer kaybının ne kadar süreceği ve küresel para birimi özelliğini kaybedip kaybetmeyeceği ise son günlerin tartışma konusu. CNN Money'e konuşan IG Markets Analisti Dan Cook, "Doların küresel ekonomideki yerini kaybedeceği tartışmaları fazla abartılıyor. Ekonomi kötüye gitmeye başladığı zaman dolar her zaman için yatırımcıların sığınacağı liman olacaktır" dedi. Merk Yatırım Fonu Yöneticisi Axel Merk de ABD Merkez Bankası Fed'in konut fiyatlarını yükseltmek için faizleri aşağı çekmeye uğraştığını söyledi ve bunun için de sürekli olarak para bastığını hatırlattı. Merk, "ABD tehlikeli bir yolda ilerliyor. Eğer bu şekilde devam ederlerse, giderek daha fazla yatırımcı Euro'ya yönelecek" diyor.

FAİZLER DÜŞSE DE TL'DEN ÇIKMAYIN, DOLAR ÜZEBİLİR

Faizlerdeki düşüş nedeniyle mevduat cazibesini kaybedince yatırımcı yeni arayışlara girdi. Düşen faiz ortamında yatırımcıların korumalı fonlara talebinin arttığını belirten TSKB Genel Müdür Yardımcısı Şeniz Yarcan, belirsizlikle birlikte doların yaz aylarında bütün para birimleri karşısında yükselebileceğine işaret ederken şu uyarıda bulundu: "Yatırımcılara dövizle oynamasını tavsiye etmiyoruz. Döviz yatırım aracı değildir. Uzmanlık alanı döviz olmayan kişileri üzebilir. Orta vadede ise hisse senedi cazip yatırım aracı olarak potansiyel vaat ediyor."Bu yılın başında Temiz Enerji Fonu, geçen hafta da yüzde 100 Anapara Garantili Tarım Ürünleri Fonu'nu halka arz eden TSKB Hazine, Yatırım Bankacılığı ve Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Şeniz Yarcan ile hem bu fonların potansiyelini, hem de yatırım önerilerini konuştuk. Yarcan, 2006 sonundaki mevzuat değişikliğiyle korumalı fonların Türkiye'de uygulanmaya başladığını hatırlattı.
YATIRIMCI TEK BAŞINA ULAŞAMAZ

Riskli olmayan getiri ama getiri potansiyeli barındıran nitelikli ürünlere talebin arttığını belirten Şeniz Yarcan, şunları söyledi: "Çünkü yatırımcı şunu diyor: 'Ben zaten faizden çok kazanmıyorum. O zaman bir ürün daha yukarıda bir getiri sunuyor ve ana para garantisi veriyorsa, neden denemeyeyim?' Bu yüzden parasının tümüyle değil ama bir kısmıyla fon almayı tercih ediyor. Biz de TSKB olarak Temiz Enerji Fonu ve %100 Ana Para Garantili Tarım Ürünleri Fonu'nu çıkararak yatırımcıların tek başına erişmesi mümkün olmayan bu ürünlere yatırım fırsatı sunduk."
Tek bir ürüne yatırımolmaz, riski dağıtmalı
Türkiye'de fon endüstrisinin GSMH'nın yüzde 3'lük bölümünü oluşturduğunu ifade eden TSKB Genel Müdür Yardımcısı Şeniz Yarcan, "Bu da gelişiminin açık olduğunu gösteriyor. Neden Türkiye'de fon piyasası gelişmemiş? Çünkü faizler çok yüksekti. Ama düşen faiz ortamında para kazanmak zor. İşi uzmanına emanet etmek gerekiyor. Şimdi Türkiye'de bu noktaya geliyor. Türk insanı yüksek faiz ortamına çok alışmıştı. Yatırımcı arayış içerisinde. Tümü tek bir ürüne yatırılamaz. Portföyler sepet misali, riski dağıtmak gerekir."
Soya fasulyesi,buğdaya yatırım
TSKB, 22-26 Haziran 2009 tarihleri arasında %100 Anapara Garantili Tarım Ürünleri Fonu'nu halka arz ettti. Yarcan, küresel krizin etkisiyle iyice gerilemiş olan tarım fiyatlarının önümüzdeki dönemde yüzde 10 ile yüzde 30 arasında artacağının tahmin edildiğini belirterek, "Yatırımcılarımızla bu öngörüyle buğdaydan soya fasulyesine, mısırdan şekere, kahveden pamuğa 10'dan fazla farklı emtiaya yatırım fırsatı sunduk" dedi.
MB, faizleri 25 ile 50 puan daha indirir
Merkez Bankası'nın (MB) yıl sonuna kadar gecelik faizleri 25 ile 50 baz daha indirmesinin beklendiğini dile getiren Yarcan, ancak bu indirimlerin birebir tüketici ve ticari kredi faizlerine yansımasının imkansız olduğunu savundu.Yarcan, "Ülkede resesyon varsa MB faizleri düşürmek zorunda. Çünkü o ülkede iş aktivitesi yok. Enflasyon da yok demek. MB faizi yüksek tutarsa, enflasyonun düşük olduğu bir ortamda inanılmaz bir reel faiz verir. Bizim ülkemizde bunu finanse edemez" dedi.
Piyasada soluklanma dönemi
TSKB Genel Müdür Yardımcısı Şeniz Yarcan, MB'nin 'süpriz' olarak nitelendirilen son faiz indirimiyle dikkatlerin yeniden büyümeye çevrildiğini belirterek şöyle devam etti: "Toparlanma sinyalleri piyasaların genelinde vardı. Hisse senetleri de bunu gördü. Fakat yeni dipler beklemiyoruz. Bundan sonra piyasaların biraz sakin seyretmesi, ufak düzeltmeler bekleniyor. Soluksuz düştüğü gibi V gibi çıkış yok. Çok ciddi darbe aldı. Yeni derinleşen kriz içerde ve dışarıda beklemiyoruz. Ama 'düzeltme ve soluklanma' veya 'nefes alma dönemi' bekliyoruz."
Türkiye hızlı toparlar,ilk tepkiyi borsa verir
Yarcan, orta vadede dünya ekonomilerinde düzelme görüleceğine işaret ederek şöyle konuştu: "2010 takvim yılında düzelme göreceğiz. Türkiye olarak daha hızlı toparlanacağız. Ekim ve kasım aylarından sonra bu iyileşmeleri en önce hisse senetleri satın alacaktır. Şu bir iki ayı biraz sakin geçirebiliriz. Şu an belirsizlik ortamına giriliyor gibi. O nedenle yazın dolar bütün para birimlerine karşı değer kazanabilir deniyor. Ama yatırımcılara dövizle oynamasını tavsiye etmiyoruz"
Son çeyrekte artı büyürüz, kur dalgalı
*Büyüme
: Son çeyrekte küçük de olsa bir artı bekliyoruz. Gelecek sene için daha pozitifiz.

*Kur: Yaz aylarında sıkışması, yükselmesi gündeme gelebilir. Ama orta vadede iyileşmeyle birlikte muhakkak dolar/TL kuru aşağı gelecektir.
*Borsa: Orta vadede kesin yönü yukarı. Fakat yazı sakin geçirmesi, 32-35 bin bandında geçirmesi beklenebilir. Ama 20 binli gibi daha önceki geldiğimiz seviyelerde büyük bir düzeltme beklemiyoruz.
*Faiz: Tamamen IMF'ye bağlı olarak yüzde 12'nin üzerine geçmeyebilir. Ama biz IMF'siz bir döneme geçer ve bütçe açığını finanse etmek için iç borçlanma artarsa bono faizleri yukarı gelebilir.
Ayfer ARSLAN-AKŞAM GAZETESİ

25 Mayıs 2009 Pazartesi

DOLAR NE OLACAK?

Amerikan Doları hızla değer kaybediyor. Bazı iktisatçılara göre, doların değer kaybetmesini Amerikan ekonomi yönetimi istiyor. Zira ekonomik durgunluğu gidermek için doların değerinin düşmesi gerekiyor. Onlara göre planlanan şu... Düşük değerli dolar, Amerikan mallarının fiyatlarını cazip hale getirip ihracatı arttıracak ve Amerikan ekonomisine daha fazla sermaye girişi sağlayacak. Böylece Amerikan ekonomisinin durgunluktan çıkacak. Bazı döviz uzmanları ise böyle düşünmüyorlar. Onlara göre, Britanya’dan sonra ABD’nin de kamu borçlarındaki artış nedeniyle ülke notunun düşürüleceği ihtimalinin ortaya çıkması, doları, diğer para birimleri karşısında zayıflatıyor.
Ekonomistler, Amerikan Doları’nın değer kaybedişini iki farklı nedene dayanarak açıklarken, doların düşmesi aslında dünya ekonomisinde hisse senedi ve emtia alımlarının hızlandığı bir döneme denk düşüyor. 2009 yılının mart ayının ilk haftasından bu güne hisse senedi ve emtia fiyatları artarken dolar değer kaybetmeye başladı. Amerikan Doları son altı haftada Avrupa para birimi avro karşısında yüzde 10, sterlin karşısında yüzde 8,8, Japon Yeni karşısında yüzde 3, Avustralya Doları karşısında yüzde 20, Türk Lirası karşısında yüzde 14, Brezilya Reali karşısında yüzde 15, Güney Afrika Randı karşısında yüzde 16 değer kaybetti. Amerikan Doları’na karşı gelişmekte olan ülke paraları ile emtia ve petrol üretiminden kazanç sağlayan ülkelerin para birimlerinin değerlenmesi bize dünya ekonomisinde yatırımcının risk iştahının arttığını gösteriyor.
Amerikan Doları’nın hızla değer kazanması 2008 yılının eylül ayında Lehman Brothers yatırım bankasının iflas etmesiyle başladı. Pek çok yatırımcı ellerinde tuttukları yatırım araçlarını satıp Amerikan Hazine Bonosu talep ederek doların değerini yükseltti. Ama artık o günler geride kaldı şimdi yatırımcılar hisse senedi ve emtia piyasasına yönelerek dolardan vazgeçiyorlar. Ekonomik durgunluktan çıkış için zaten Amerikan yönetimi de doların değer kaybetmesini istiyor.
Amerikan Doları’nın değer kaybetmesi özellikle dolar rezervi yüksek ülkeleri olumsuz etkiliyor. Çin, Japonya ve Rusya toplam 3 trilyon dolar civarında rezerv tutuyorlar. Bu ülkelerin dolar rezervlerinin hızla değer kaybetmesi özellikle Çin ve Rusya’nın asabını bozuyor. Bu iki ülke yeni para bir rezerv para birimine geçmeyi gündeme getiriyorlar. Fakat bu hemen mümkün değil. Çin, 2020’de rembinbinin dünya rezerv para birimleri içinde yüzde 3 ağırlığa sahip olacağını tahmin ediyor. Doların hızla değer kaybı ülkelerin dış ticaretlerinde kendi ulusal para birimlerini kullanmalarının da yolunu açıyor. Brezilya ve Çin dış ticaretlerinde kendi para birimlerini kullanmaya başlamayı planlıyorlar.
Peki, şimdi dolar alınır mı? Döviz uzmanlarına göre kısa vadede Amerikan Doları değer kaybedecek. Bu nedenle avro, yen, Avustralya Doları ve Kanada Doları gibi sağlam paralarda likit kalınmasını yatırımcılara tavsiye ediyorlar.

Süleyman YAŞAR-TARAF

21 Mayıs 2009 Perşembe

TL MEVDUATI ÇEKTİK, DÖVİZE YATIRDIK

Ne kadar dolardan ağzımız yansa da yine ondan vazgeçmiyoruz. Son 4-5 yıldır yerinde sayan döviz kurlarında, küresel krizle birlikte dalga boyları uzayınca yeniden döviz yatırımına ilgi arttı. 30 Nisan 2009 tarihinde 279.1 milyar TL olan Türk Lirası mevduat 8 Mayıs'da 277.9 milyar TL'ye gerilerken, aynı dönemde yabancı para mevduat 103.9 milyar dolardan 106.1 milyar dolara yükseldi.

20 Mayıs 2009 Çarşamba

DOLAR 1.52'YE GERİLEDİ, BORSA 35 BİNİ DEVİRDİ

Dolar, bankalarası piyasada 1.52 liraya kadar gerilerken, borsa son sekiz ayın zirvesine çıktı. İMKB Ulusal 100 Endeksi yüzde 4.3 prim yaparak günü 35 bin 139 puandan tamamladı. Bankacılar, dolar kurundaki gerilemeyi, gelişmekte olan ülkelerdeki para birimlerindeki fon girişlerine bağladı. Gelişmekte olan para piyasalarına olan ilgi Türk Lirası'ndaki değerlenmeyi hızlandırdı.

7 Mayıs 2009 Perşembe

BORSA, 5 GÜNLÜK KOŞUNUN ARDINDAN HIZ KESTİ

Uluslararası borsalardaki rüzgarı arkasına alarak gün içerisinde 35 bin sınırını zorlayan İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) ikinci seansın sonuna doğru gelen satışlarla günü yüzde 2.5'luk kayıpla kapadı. 5 gündür soluksuz yükselen İMKB Ulusal 100 Endeksi, ikinci seansta gelen kar satışlarıyla 32 bin 842 puana geriledi. Dolar kuru da gün içerisinde bankalar arası piyasada 1.53 TL'ye kadar gevşerken, yarın piyasaların nasıl şekilleneceği merak konusu. ABD'de bu gece açıklanması beklenen bankaların sermaye yeterlilik durumlarını gösteren stres testi sonuçları ve yarın Türkiye'de açıklanacak sanayi üretimi rakamları borsa ve dövizin seyrinde etkili olacak. Mart ayına ait sanayi üretiminde yüzde 22.9'luk gerileme beklenirken, bu verilerin piyasalardaki kısa süreli bahar havasını gölgeleyeceği konuşuluyor.

28 Nisan 2009 Salı

DOMUZ GRİBİ İMKB'Yİ DE GERDİ!

Yurtdışındaki olumsuz haberler İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nı da (İMKB) etkiledi. Hisse senetleri ortalama yüzde 1.2 değer kaybederken, İMKB Bileşik 100 Endeksi günü 29 bin 189 puandan kapattı. Haftaya domuz gribi salgını korkusuyla başlayan borsalarda Dünya Sağlık Örgütü'nün alarm düzeyini artırmasıyla, endişeler de arttı. Banka stres testleriyle ilgili geçen hafta cuma gününden itibaren havayı yumuşatan açıklamalar gelmesine rağmen Wall Street Journal gazetesinde Citigroup ve Bank of America'nın yeni sermaye istediği yönünde çıkan haber piyasaları endişelendirdi. Gün içerisinde 1.64'ün üzerine çıkan dolar ise bankalararası piyasada 1.62 ile 1.63 seviyesine geriledi. 2 Şubat 2011 vadeli gösterge kıymette bileşik faizse yüzde 12.40 seviyesinde kapandı.

22 Nisan 2009 Çarşamba

YIL SONU DOLAR KURU BEKLENTİSİ 1.66 TL

Merkez Bankasının, mali ve reel sektörde karar alıcı ve uzman kişiler ile profesyonellerin beklentilerini saptamaya yönelik her ay iki kez düzenlediği Beklenti Anketinin sonuçları açıklandı. Ankete göre yıl sonu beklentileri şöyle:
*Enflasyon: yıl sonu enflasyon beklentisi, tüketici fiyatları endeksi (TÜFE) bazında yüzde 6,57'den yüzde 6,61'e çıktı.
*Büyüme oranı: Yıllık Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) büyüme beklentisi eksi yüzde 2,4'den, eksi yüzde 3,6'ya geriledi.
*Faiz: Gelecek 3. ayın altı aylık Hazine Bonosu ihalesi yıllık bileşik faiz oranı beklentisi yüzde 12,14'den yüzde 11,23'e, gelecek 12. ayın altı aylık Hazine Bonosu ihalesi yıllık bileşik faiz oranı beklentisi ise yüzde 12,24'den yüzde 11,70'e geriledi.
*Cari açık: Yıl sonu cari işlemler dengesinde meydana gelecek açık beklentisi 13 milyar 113,5 milyon dolara geriledi. Nisan ayının ilk döneminde beklenti 14 milyar 984,3 milyon dolardı.
*Dolar: Yıl sonu dolar kuru beklentisi ise 1,6637'dan 1,6604'e indi. Gelecek 12 ay sonundaki dolar kuru beklentisi de 1,6621'den 1,6726'ya yükseldi.

20 Nisan 2009 Pazartesi

HÜKÜMETİN YILSONU DOLAR TAHMİNİ 1.65 TL

Revizyon çalışmaları sırasında, 2009 yılı kur rakamları üzerinde çalışan ekonomi bürokrasisi söz konusu rakamları ise kamuoyuna açıklamadı. Kurda, son dönemde yaşanan dalgalanmaya ekonomi yönetiminin nasıl yaklaştığı uzun zamandır gündemde bulunan bir konuydu. Ekim ayında tamamlanan bütçe hazırlıkları sırasında, 2009 yılı için dolar kuru tahmini birçok resmi belgede 1.41 TL olarak öngörülmüştü. Söz konusu rakam, "iyimser" olduğu gerekçesiyle eleştiri konusu da yapılmıştı. Geçen hafta tamamlanan çalışmalarda ise ekonomi bürokrasisi, 2009 yılı kur tahmini yıl ortalaması için 1.6520 TL olarak belirledi. Yılsonu için, kur tahmini ise 1.65 TL olarak saptandı.
Kaynak: Hacer BOYACIOĞLU/ REFERANS

13 Nisan 2009 Pazartesi

YATIRIM LİGİNİN MART ŞAMPİYONU EURO

Mart ayında enflasyondan arındırıldığında en yüksek reel getiriyi sağlayan yatırım aracı euro oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), seçilmiş finansal yatırım araçlarının Mart ayı itibariyle reel getiri oranlarını açıkladı. Buna göre, Mart ayında euro bir önceki aya göre ÜFE ile indirgendiğinde reel yüzde 4,70, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 3,86 ile en yüksek oranda aylık reel getiriyi sağlayan enstrüman oldu. TÜFE ile indirgendiğinde ise dolar yüzde 1,78, külçe altın yüzde 0,30 oranında aylık reel getiri sağlarken, mevduat faizi yüzde 0,11 ve borsa endeksi yüzde 4,67 oranında kaybettirdi. Yıllık bazda ise en fazla reel getiriyi sırasıyla dolar, külçe altın, euro, mevduat faizi ve borsa sağladı. Tüketici enflasyonundan arındırıldığında dolar yüzde 27,54, külçe altın yüzde 21,14, euro yüzde 7,15 ve mevduat faizi yüzde 6,99 oranında reel getiri sağladı. Borsa endeksi ise yatırımcısına yüzde 46,15 oranında kaybettirdi.