İş Yatırım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İş Yatırım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Ocak 2011 Pazartesi

FAİZDE BEKLE-GÖR STRATEJİSİ DEVAM EDECEK

TÜİK tarafından açıklanan fiyat endekslerine göre, Aralık’ta tüketici fiyatları aylık bazda %0,3 azalarak, piyasanın bizimle uyumlu olan %0,26’lık tahminin tam tersi bir resim ortaya çıkardı. Yıllık TÜFE de %6,4 seviyesine gerileyerek, MB’nin %6,5 olan resmi hedefinin altında gerçekleşti.
Üretici fiyatlarının ise artan petrol fiyatlarının gölgesinde kaldığını görüyoruz. Yıllık ÜFE %8,9 seviyesinde gerçekleşirken imalat sanayi fiyatlarındaki yükseliş %6,6 ile sınırlı. Önümüzdeki dönemde özellikle enerji grubundaki emtiaların fiyatları yükselmeye devam ettiği sürece, üretici cephesinde artan maliyetlerin tüketiciye yansıması kaçınılmaz olacaktır.
Gıda grubunda aylık bazda %2,7 gerileyen fiyatların, Aralık TÜFE rakamını 0,9 yüzde puan (yp) aşağı çektiğini görüyoruz. Yıllık gıda enflasyonu %7 ile MB’nin son Enflasyon Raporu’nda öngördüğü %10,5’un oldukça altında kaldı. Yani olumlu sürprizin boyutu oldukça büyük. Yine de, enflasyon hikayesinin gıda grubu üzerine kurulu olmasını tercih etmiyoruz. Bu gruptaki aşırı oynaklık önemli bir risk.
Giyim grubundaki fiyat düşüşleri mevsimsellik kaynaklı ve genel resmi destekliyor. Ancak konut ve haberleşme gruplarındaki fiyat artışları dikkat çekici.

DÜŞÜK ENFLASYON DÜŞÜK FAİZ
Önümüzdeki dönemde yıllık enflasyonun hızla gerilediğini göreceğiz. Yılın ilk çeyreğinde 12 aylık enflasyon rakamının %4’ün altına geldiğini görmek sürpriz olmayacaktır.
Bu dönemde MB, iletişim stratejisini “düşük enflasyon-düşük faiz” üzerine kurmaya devam edecektir. Hükümetin 2011 yılında yönetilen/yönlendirilen fiyatlar cephesinde zam düşünmediğini belirtmesi de enflasyon endişelerini dizginleyecektir. Bu dönemde bizim %7,5 olan yıllık TÜFE tahminimiz piyasanın bir miktar üzerinde kalmaya devam edecektir. Kamu zamları öngördüğümüz senaryomuz içerisinde hükümetin son açıklamaları yaklaşık yarım puanlık aşağı yönlü bir risk oluştursa da, emtia fiyatlarını ve TL’nin seviyesini yakından takip etmekte fayda görüyoruz.
Bu resim içerisinde MB’nin Ocak ayında atacağı adımlar en önemli gündem maddesi. Munzam karşılıklar konusunda yeni bir kararın alınmasına kesin gözüyle bakılıyor. Faiz cephesinde ise “bekle & gör” stratejisi devam edecek gibi duruyor. Bu dönemde piyasa da, benzer bir duruşla önce gelişmeleri izleyip sonra tepki vermeyi tercih edecektir.
İş Yatırım Ekonomisti Burcu Ünüvar

29 Aralık 2010 Çarşamba

BANKA KARLARI 2011'DE YÜZDE 1 ARTACAK

İş Yatırım Menkul Değerler Araştırma Direktörü Serhat Gürleyen, banka kârlarında bu yıl yüzde 18 artış beklentisinin ardından, 2011 yılında kâr artış oranının yüzde 1'e gerilemesini, ancak 2012 yılında tekrar artış trendine girerek artış oranının yüzde 14 olmasını beklediklerini açıkladı.
İş Yatırım'ın '2011 Yılı Stratejisi: Senaryolar, Öngörüler ve Öneriler' başlıklı Strateji Raporu'nun tanıtıldığı toplantıda konuşan İş Yatırım Araştırma Direktörü Serhat Gürleyen, bankacılık sektöründe kâr marjlarında beklenen daralmaya karşılık sektörün hâlâ
yatırım yapılabilir bir performansı olduğunu belirterek, "Türk bankaları 2011 tahminlerimize ve gelişmekte olan piyasalardaki emsal bankalara göre yüzde 15 iskonto ile işlem görüyor. 2011 yılında kârlarının yüzde 1 oranında artmasını bekliyoruz. Ancak 2012 yılında tekrar yüzde 14'lük bir artış olabilir. Bankalar kârı kredi büyümesinden yakalayacak"

TL DEĞERLİ KALACAK
MB'nin aldığı önlemlerin ekonomi politikaları açısından bir dönüm noktası olduğunu belirten Gürleyen, "Piyasanın ilk tepkisi olumlu olmadı. TL değer kaybetti. Bir hafta içerisinde 2-3 milyar dolarlık yabancı çıkışı nedeniyle kurda sert bir hareket oldu. Orta vadede TL değerli kalmaya devam edecek" dedi. Gürleyen, hisse senetleri piyasasına ilişkin "tut" olan tavsiyelerini "al" olarak revize ettiklerini ifade ederek, 2011 sonu için endeks hedeflerinin 79 bin puan seviyesinde olduğunu kaydetti.

20 Aralık 2010 Pazartesi

SİYASET PİYASANIN UMURUNDA DEĞİL

Yatırım bankacılığı alanında hizmet veren ve 10 milyar dolarlık fonu yöneten İş Yatırım Menkul Değerler A.Ş. Genel Müdürü İlhami Koç, varlık yönetimi şirketi kurmak için BDDK'ya başvurduklarını açıkladı. Bankaların ve alacaklarını tahsil edemeyen şirketlerin alacaklarını satın alıp bunun tahsilatını yapacaklarını belirten Koç, "Getiriler düştükçe yeni yatırım arayışları oluyor. Dünyada bu olay çok yaygın. Türkiye'de ise bu işi yapan 4-5 şirket var. Böylece bankalar ve şirketler tahsilatla uğraşmıyor. Ayrı bir ekip çalıştırmıyor" dedi.
Yurtdışında da büyüme planlarını olduğunu anlatan Koç, Kazakistan ve Londra'dan sonra Dubai'de ofis kurma çalışmalarının sonuçlanmak üzere olduğunu vurgulayarak, "Bu bölgeye yönelik faizsiz ürünler çıkarabiliriz" dedi.

YATIRIMCI ARTIK TEDİRGİN DEĞİL
Yabancı yatırımcının Türkiye'ye olan ilgisine de değinen İlhami Koç, Türkiye'nin büyüme hikayesinin yabancıyı çeken en önemli etken olduğuna işaret ederek şu yorumu yaptı: "Eskiden bir sürü şey konuşulurdu. Bunların çoğu çözüldü. Artık Türkiye şundan dolayı problemlidir diyebileceğimiz bir şey yok. Vergi, bürokrasi sorunları çözüldü. Yani yabancı yatırımcı Türkiye'ye artık çok rahat gelebiliyor. Türkiye'de eskiden siyaset piyasaların seyrinde önemli bir faktör olarak dikkate alınır ve değerlendirilirdi. Fakat çok uzun süredir siyaset dikkate alınmıyor. Bir takım tahminlerde bulunduğumuzda ya hiç dikkate almıyoruz, ya da çok az dikkate alıyoruz."
İş Yatırım Genel Müdürü İlhami Koç, sorularımızı şöyle yanıtladı:

TL'Yİ DAHA AZ ŞİDDETLE ÖNERİYORUZ
-Gelecek yıl Türkiye ekonomisi açısından risk gördüğünüz unsurlar var mı?
Kendi iç hikayesi olan ülkeler krizden az etkilendi ve farklılaştı. Türkiye de yüksek büyüme oranları ile kendi bölgesinde çok öne çıktı. Fakat madolyonun öbür tarafında cari açığımız temel problem. Önümüzdeki dönem bu açıdan biraz daha kırılgan olabilir diye düşünüyorum. Bir yandan Merkez Bankası faizleri daha da indirebileceğini söylüyor. Bir yandan mevduat munzam karşılıkları yukarı doğru çekiliyor. TL'nin daha fazla değer kazanmaması gerekir. Biz yatırımcılarımıza 2002 yılından bu yana TL'de kalmalarını öneriyoruz. 2011 yılında da bunu öneriyoruz. Ama daha az şiddetle öneriyoruz. Çünkü TL uzun yıllardır böyle. Krizde de güçlü yapısını korudu. Ve dikkat ederseniz birçok ülke dünyada krizi aşmanın yolu olarak paralarını devalüe etti.

CARRY TRADE İÇİN HALA FAİZLER CAZİP
-MB'nin yaptığı faiz indirimleri ekonomiyi nasıl etkileyecek?
Şu anda ekonomiler üzerinde enflasyon baskısı olmadığına göre faizler indirilebilir görünüyor. Fakat ekonomi çok ısınabilir. Düşük faiz ortamı insanları sürekli harcama yapmaya yöneltiyor. Harcamalar da cari açığın bir nedeni. Bu nedenle faizleri aşağı çekip öbür taraftan para piyasasının bir başka aracı olan munzam karşılıklarla oynayarak kredi maliyetlerini yukarda tutmaya çalışıyor. Bunun dışında çok farklı politikalar uygulanabilir mi? Hayır. Para politikası araçları belli. Biz hala yatırımcılar bize geldiği zaman faiz olarak tarihi en düşük faiz ortamı olduğundan bahsediyoruz onlar Türkiye'de faizin yüksek olduğundan bahsediyor. Yani bir anda hala TL faizlerinin bu kadar düşmesine rağmen carry trade dediğimiz işleme müsait. Öbür tarafta yüzde 1-1.5 civarında faizler var. Türkiye'de yüzde 7-7.5'larda.
Türkiye'de faizler yüksek, büyüme var. Dolayısıyla ben bu riski alırım diye geliyor yatırımcı.

-Faiz oranlarının aşağı çekilmesi tasarrufları azaltmaz mı?
Bence yanlış olan yüksek faiz ortamıydı. Şimdi doğru yöne doğru gidiyoruz. Yüksek faiz ortamında tasarruflar için iki tane seçenek vardı. Bir tanesi kısa vadeli kamu kağıtları. Risk almadan çok yüksek faiz alabiliyordunuz. Şimdi faizden geçinen çok büyük bir kesim yavaş yavaş yeni alternatif arayışına girdi. Örneğin; anapara garantili fonlar, özel sektör tahvilleri, varantlar diğer seçenekler. Yakında obsiyon piyasası açılacak. FX işlemleri gelecek. Serbest fonlar büyüyor. Para yatırım enstrümanları dünyasında farklı farklı dünyalara gitmeye başladı. Şu anda yaşadığımız süreç de o zaten.

Sıcak paranın tanımı iyi yapmak lazım
-MB'nin aldığı önlemler sıcak para girişini önler mi?
Burada tartışılan iki tane şey var: Para politikası araçları ve maliye politikaları. Sıcak paranın tanımını iyi yapmak lazım. Bunu nasıl ayrıştıracağız? Hisse senedi veya tahvil alan sıcak para mıdır? Privete equite yatırımları sıcak para mıdır? En basit tanımıyla faiz farkına gelen para 'sıcak para' dır. Ama siz hangisine vergi koyacaksınız? Kolay değil. Bence enflasyon ortaya çıkmayacaksa faizleri aşağı doğru çekmek daha kolay bir yöntem.

2011'de yabancı doğrudan yatırımı 16 milyar $'ı bulur
-2011'de yabancı doğrudan yatırımlar konusunda beklentiniz nedir?
Birleşme ve satın alma işlem hacminin özelleştirme projelerine bağlı olarak 2011 yılında 15-16 milyar dolara ulaşmasını öngörüyoruz. Dünyada yatırım arayan bir para var ve bir takım hikayeleri seviyor. Türkiye de büyüme nedeniyle cazip bir ülke. Bu nereye kadar devam ediyor? Türkiye kendisini gelişmiş ülkelerden büyüme ile ayrıştığı için geliyor. Biz büyümede ayrışamazsak eğer gelişmiş ülkelerle aynı orana inerse o zaman sorun başlar.

-Hangi sektörler yabancının ilgisini çekiyor?
Türkiye'nin özelliği hemen hemen her sektörde üretimin bulunuyor olması. Yurtdışından para girişi otomotiv, tekstil, sağlık her sektörde var. Ama büyük iş derseniz ağırlıklı kamunun özelleştirmelerinden gelen işler. Otoyolların işletmesi, enerji yatırımları, Milli Piyango özelliştirmesi..

Özel sektör tahvilleri ve hisseyi öneriyor
-Yatırımcılara 2011 yılında önerileriniz neler?
Bu süreç devam edecek. Faizden daha riskli ürünlere kayış devam edecek. Yeni ürünler piyasaya giriyor. Önemli olan her yatırımcının kendisini hangi riski tolere edeceğini bilip ona göre ürünlere kayması. Bu yüzden bir profesyonel destek almak belki en ideali. Özel sektör tahvilleri bir seçenek. Hisse senetleri bir başka seçenek. Portföylerin bir kısmında mutlaka özel sektör tahvili ve hisse senedi bulundurmalarında fayda var.

-Siz yatırımlarınızı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bizim yatırım fonlarımız var, parayı oraya bağlıyorum. TL'de tutuyorum. Öbür türlü onumu alayım bunu mu alayım diye düşünmüyorum. Öbür türlü beynimi bu konulara ayıracak olursam başka şeylerle ilgilenemem. Bu sadece benim için geçerli değil, bütün burada çalışanlar için geçerli. Herkes kendi parasına odaklanmasın, müşteri parasına odaklansın.

Evde de sürekli iş ortamı var
-Kriz sürecinde sizin de mesai saatleriniz artmıştır...
Zaten mesai saati diye bir şey kalmadı. Bir defa dış piyasalardan dolayı neredeyse 24 saat çalışıyoruz. Burada çift vardiyalı çalışıyoruz. Zaten bizim işimizin doğası gereği eve gittiğimiz zaman hanım normal dizi seyreder, biz başka kanallar seyrediyoruz. Eskiden iş işte bırakırdı. Artık mobil iletişim araçları sayesinde evde sürekli iş ortamı var.

-Boş zaman bulunca ne yapıyorsunuz?
Kitap okuyorum. Tarih kitaplarını tercih ederim.
Ayfer ARSLAN

12 Kasım 2010 Cuma

GECELİK BORÇLANMA FAİZİ 4 PUAN İNDİRİLDİ

İş Yatırım Ekonomisti Burcu Ünüvar:
Dün gerçekleştirilen Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında, Merkez Bankası (MB) politika faiz oranlarını değiştirmeyerek, piyasa beklentisine uygun davrandı. Böylece teknik faiz değişikliği sonrasında politika faizi olarak belirlenen bir hafta vadeli repo ihale faizi yüzde 7 seviyesinde sabit tutuldu.
Gecelik borçlanma faizinde indirim bekleniyordu. Ancak MB’nin 400 puanlık indirim kararı (gecelik borçlanma faizi %5,75’ten %1,75’e indirildi), beklentilere göre çok daha keskin bir resim çiziyor. Bu adımla MB, bankalar arası piyasadaki etkinliği arttırma konusundaki tavrını keskinleştiriyor.
Enflasyon cephesinde MB’nin çekirdek göstergelere olan inancı devam ediyor. Kasım ayı içerisinde olmasa da, önümüzdeki dönemde gıda fiyatlarından aşağı yönlü bir düzeltme gelmesini bekliyoruz. 2011’in başında baz yılı etkisinin de devreye girmesiyle birlikte yıllık enflasyon rakamlarında düşüş görebiliriz. Bu da son dönemde bozulan beklentileri aşağı çekebilir.
Ancak iç talepteki canlanmanın arttırdığı fiyatlandırma kuvveti ve yükselen emtia fiyatlarının, enflasyon açısından risk oluşturduğunu düşünmeye devam ediyoruz. Bu nedenle de, enflasyon konusunda MB ile aynı görüşte değiliz ve enflasyon riskinin artarak karşımıza çıkmasını bekliyoruz.
Büyüme cephesinde MB’nin sözcükleri değiştirmemek konusundaki kararı dikkat çekse de, kredi büyümesinin yakından takip edildiği gözlerden kaçmıyor. MB’nin bu sabah gelen TL mevduatta zorunlu karşılıkları arttırma kararı da, kredi kanallarını yakından takip ettiğinin bir göstergesi.
Faiz dışı para politikası araçlarını öncelikli olarak kullanma konusunda ısrarlı olan MB, önümüzdeki aylarda zorunlu karşılık oranlarında artışlara kademeli olarak devam edecektir. Kısa vadede, 1 hafta vadeli fonlamanın azaltıldığı görebiliriz. MB’nin çıkış stratejisini yıl sonuna kadar tamamlama kararı devam ediyor. Nitekim MB’nin piyasa faizlerinde her iki yönde geçici dalgalanmalara izin verebileceğini belirtmesi de, bu görüşü destekliyor.
Fiyat istikrarı hedefi ile kıyaslandığında, finansal istikrar için faizlerin bir miktar daha yukarıda oluşması gerekebilir. Bu riski almak istemeyen MB, pro-aktif davranarak şimdiden finansal istikrar konusunda uyarılarda bulunuyor. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde MB’nin finansal koşulları ve bankacılık sektörünü yakından takip etmeyi sürdürmesini bekliyoruz.
Enflasyon konusunda MB’den daha endişeliyiz. Bu nedenle, faiz arttırımlarının 2011 yılının ikinci çeyreğinde başlayacağını düşünmeye devam ediyoruz.

1 Kasım 2010 Pazartesi

İŞ YATIRIM VARANTLARI İMKB'DE İŞLEM GÖRMEYE BAŞLADI

Sermaye piyasalarında çeşitliliği artıracak yeni yatırım aracı “İş Yatırım Aracı Kuruluş Varantları” için bugün İMKB’de gong töreni düzenlendi. İMKB Başkanı Hüseyin Erkan ve İş Yatırım Menkul Değerler Genel Müdürü İlhami Koç’un katılımıyla gerçekleşen gong töreni sonrasında İş Yatırım İMKB 30 Alım ve Satım Varantları, İMKB’de işlem görmeye başladı.
Gong töreninde bir konuşma yapan İş Yatırım Menkul Değerler Genel Müdürü İlhami Koç, varantların derinleşen piyasalarda yatırımcılar için yeni bir finansal enstrüman olacağına dikkat çekerek, “Varantlar, yenilikçi ve 2. nesil ürünlerin ilk adımı olacak” dedi.
Aracı kuruluş varantlarını yatırımcılara sunan ilk Türk şirketi olarak, sektördeki öncü konumlarını da koruduklarının altını çizen Koç, “Hisse senetleri gibi İMKB’de işlem görmeye başlayan İş Yatırım Aracı Kuruluş Varantları için Türk yatırımcısının alışkın olduğu enstrümanlara pek benzemeyen bu ürünün yatırımcının her türlü talebine karşılık verebilecek düzeye gelmesini hedefliyoruz” dedi.

KÜÇÜK YATIRIMCININ İLGİSİNİ ÇEKECEK
Önümüzdeki dönemde de yenilikçi finans modelleri ile yatırımcısına kazançlı yatırım araçları sunmaya devam edeceklerini belirten Koç, “Bir türev finansal araç olan varantların özellikle küçük yatırımcılar ve sermaye piyasalarından uzak duranlar tarafından ilgi çekeceğini düşünüyoruz” dedi. Varantlar ile yatırımcıların hem risklerini minimize edeceklerini hem de fiyat riskini alarak getirilerini artırabileceklerini söyleyen Koç, varantlarla ilgili olarak şunları söyledi: “İsteyen yatırımcıya koruma, isteyen yatırımcıya beklentileri üzerine yatırım yapma imkânı sağlayacak. Varant, hem günlük al-sat ile kısa vadeli yatırımlarda, hem de uzun vadeli portföy yatırımları için kullanılacak. Yatırımcılar kendi anapara korumalı portföylerini oluşturabilecek; sadece uzun ya da kısa pozisyon alınmayacak, hem uzun hem de kısa pozisyon aynı anda alınabilecek."

11 Ekim 2010 Pazartesi

İÇ PİYASALARIN GÜNDEMİNDE NELER VAR?

11 Ekim Pazartesi- Ödemeler Dengesi-Ağustos (Piyasa beklentisi: 2,6 milyar dolar)
Bakan Ali Babacan’ın Orta Vadeli Program hakkında basın toplantısı (Saat:12:00)
15 Ekim Salı- Maliye Bakanlığı tanımlı Merkezi Yönetim Bütçesi (Eylül)
18 Ekim Pazartesi- Tüketici Güven Endeksi (Eylül)
20 Ekim Çarşamba-Program Tanımlı Merkezi Bütçe (Eylül)
21 Ekim Perşembe- TCMB Beklenti Anketi (Ekim II donem)
25 Ekim Pazartesi- Reel Sektor Güven Endeksi ve Kapasite Kullanım Oranı (Ekim)
26 Ekim Salı- Turizm İstatistikleri (Eylul)
Kaynak: İş Yatırım

6 Ekim 2010 Çarşamba

HİSSE SENEDİ ALMAK İÇİN ZAMAN UYGUN MU?

İş Yatırım hisse senedi fiyatlarında geçen ay yaşanan hızlı çıkış sonrasında İMKB için görüşünü AL’dan TUT’a çekti. 18 Temmuz 2010 tarihinde verdikleri AL tavsiyesi sonrasında, İMKB’nin ABD doları cinsinden yüzde 19 getiri sağlayarak gelişmekte olan ülkelerin yüzde 15’lik getirisinin üzerinde bir performans gösterdiğine dikkat çeken İş Yatırım Araştırma Direktörü Serhat Gürleyen, “2011 Haziran sonu için öngördüğümüz 72,300’lük hedef değerine göre İMKB-100 endeksinin yüzde 10’luk bir artış potansiyeli kaldı. Söz konusu getiri yüzde 15’lik öz kaynak maliyetinin altında kaldığından İMKB için tavsiyemizi TUT’a çekiyoruz” dedi.

TEK PARTİ HÜKÜMETİ İHTİMALİ ARTTI
Anayasa değişikliklerinin halk oylamasında yüzde 58’lik bir destekle kabul edilmesi borsadaki yükseliş için bir katalizör vazifesi gördüğünü belirten Gürleyen, referandum sonuçlarını “2011 yılında yapılacak genel seçimlerden tek parti hükümetinin çıkması ihtimalinin arttığı” ve “AK Parti hükümetinin seçimler öncesinde genişleyici maliye politikası uygulama ihtiyacının azaldığı” şeklinde yorumlayan piyasalarda sert bir yükselişin başladığına dikkat çekti.

BANKALARIN KARLILIĞI AZALACAK

Eylül ayının son haftasında munzam karşılık oranlarındaki yükseliş ve Türk lirası munzam karşılıklarda önümüzdeki aylarda ilave artırıma gidileceğinin sinyalinin verilmesinin, banka hisselerinin borsa geneline göre geride kalmasına neden olduğunu anlatan Gürleyen, şunları söyledi: “Alınan kararlar nedeniyle artan maliyetlerin mevduat sahiplerine veya kredi müşterilerine yansıtılamaması durumunda bankaların 2011 yılı karlılığında yüzde 3 - 7 oranında değişen oranlarda gerilemeler bekliyoruz. Bankaların maliyetlerindeki artışı müşterilerine yansıtmaları durumunda ise kredi büyümesi yavaşlayabilir. Her iki durumda da 2011 yılında bankalar için öngördüğümüz yüzde 9’luk kâr büyümesinin tutturulması zor gözüküyor. Üçüncü çeyrekte enflasyon bonoları yüzünden kârlılığı zaten gerileyecek olan banka hisselerinde bu nedenle satış baskısı görülebilir.”

1 Ekim 2010 Cuma

TORUNLAR'I İŞ YATIRIM HALKA AÇACAK

Hisselerinin yüzde 25,16’lık bölümünü halka arz etmek amacıyla Ağustos ayı sonunda SPK ve İMKB’ye başvuruda bulunan Torunlar GYO’nun halka arzını gerçekleştirecek konsorsiyum belli oldu. İş Yatırım’ın liderliğini üstlendiği konsorsiyumda 30 aracı kurum yer alıyor. Torunlar GYO’nun halka arzını gerçekleştirmek üzere oluşturulan konsorsiyum şu üyelerden oluşuyor:
Lider: İş Yatırım Menkul Değerler A.Ş.
Eş liderler: Bizim Menkul Değerler A.Ş., Türkiye Sınai Kalkınma Bankası A.Ş., Finans Yatırım Menkul Değerler A.Ş. ve Yapı Kredi Yatırım Menkul Değerler A.Ş.
Üyeler: Alternatif Yatırım A.Ş., Delta Menkul Değerler A.Ş., Yatırım Finansman Menkul Değerler A.Ş., Ziraat Yatırım Menkul Değerler A.Ş., Ak Yatırım Menkul Değerler A.Ş., Eczacıbaşı Menkul Değerler A.Ş., TEB Yatırım Menkul Değerler A.Ş., Hak Menkul Kıymetler A.Ş., HSBC Yatırım Menkul Değerler A.Ş., Vakıf Yatırım Menkul Değerler A.Ş., Ata Yatırım Menkul Kıymetler A.Ş., Garanti Yatırım Menkul Kıymetler A.Ş., Halk Yatırım Menkul Değerler A.Ş., Acar Yatırım Menkul Değerler A.Ş., Tacirler Menkul Değerler A.Ş., Deniz Yatırım Menkul Kıymetler A.Ş., Şeker Yatırım Menkul Değerler A.Ş., Turkish Yatırım A.Ş., Camiş Menkul Değerler A.Ş., Global Menkul Değerler A.Ş., Ataonline Menkul Kıymetler A.Ş., Euro Yatırım Menkul Değerler A.Ş., Anadolu Yatırım Menkul Kıymetler A.Ş., Gedik Yatırım Menkul Değerler A.Ş. ve Tekstil Menkul Değerler A.Ş.
Torunlar GYO’nun yüzde 21.38’i sermaye artırımı, yüzde 3.77’si ise ortak satışı yoluyla olmak üzere, yurt içi ve yurt dışında gerçekleşecek halka arzıyla birlikte halka açıklık oranının yüzde 25,16 olması öngörülüyor. Torunlar GYO’nun halka arz öncesi 176.100.000 TL olan ödenmiş sermayesinin halka arz sonrası 224.000.000 TL’ye yükseltilmesi planlanıyor.

16 Eylül 2010 Perşembe

CARİ AÇIĞIN FİNANSMANINDA SORUN YAŞANIR MI?

İş Yatırım Ekonomisti Faruk Gürsel Koçak cari açıktaki tırmanışa dikkat çekerek önümüzdeki dönemde finansmanında bir sorun yaşanıp yaşanmayacağına ilişkin şu tespitlerde bulunuyor:

"Merkez Bankası (MB) Temmuz ayı ödemeler dengesi verilerine göre, yıllık bazda %630 genişleyerek 3,4 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti ve 2,9 milyar dolarlık piyasa beklentisinin üzerinde. Son oniki aylık rakamlara baktığımızda, Temmuz ayı itibariyle yıllıklandırılmış cari açık rakamının 27,3 milyar dolardan 30,3 milyar dolara yükseldiğini görüyoruz. 2010’un ilk yedi ayında cari açık geçen yılın aynı dönemine kıyasla %209 artarak 24,2 milyar dolar seviyesine ulaştı.
İktisadi aktivitede yaşanan toparlanma dış ticaret açığı üzerinden cari açığı körüklese de, önümüzdeki aylarda toparlanmanın “normalleşmesi” ile birlikte her ikisinin de bir miktar hız kesmesini bekliyoruz.
Net hata noksan kaleminden ay içerisinde 218 milyon dolarlık giriş olduğu görülüyor. Yılın ilk yedi ayında bu kalem üzerinden çıkan para 531 milyon dolar. Geçen yılın aynı döneminde 6,3 milyar dolarlık giriş yaşanmıştı.
Doğrudan yatırımlar 1,024 milyar dolar seviyesinde yıl başından bu yana ise doğrudan yatırımlar toplamda 3,344 milyar dolar seviyesine ulaştı.
İLK YEDİ AYDA 10.8 MİLYAR DOLARLIK PORTFÖY GİRİŞİ
Temmuz ayında yurtdışı yerleşik yatırımcıların hem tahvil&bono (3,4 milyar dolar) hem de hisse senetleri piyasasında (571 milyon dolar) alış yönünde hareket etti. 2010’un ilk yedi ayında 10,8 milyar dolarlık portföy girişi gerçekleşirken geçen yılın aynı döneminde 873 milyon dolarlık sınırlı bir çıkış görülmüştü.
Ay içerisinde toplam rezervlerin 4,2 milyar dolara eriştiği görülüyor. Yılın ilk yedi ayıı itibariyle toplam rezervlerin 2,5 milyar dolar yükseldiği görülüyor.
Bankacılık dışı özel sektörün 12 aylık borç çevirme oranının %69 seviyesinde yatay seyrettiğini görüyoruz. Aynı dönemde bankacılık sektörünün borç çevirme oranı da %112 seviyesinde, oldukça güçlü.
Türk özel sektörünün 2009 yılında güvenilirlik testini başarıyla geçmesi önümüzdeki dönem adına borç çevirme kapasitesini yukarı yönlü destekliyor.
Yurtiçi tasarrufların tüketim iştahına oranla yetersiz kalması önümüzdeki dönemde cari açığın genişleyeceğine işaret ediyor. İmalat sektöründeki hareketlilik, genişlemenin hızını belirleyecektir. Genel seçimlerden sonra beklenen kredi notu artışının ciddi bir sermaye girişini tetiklemesi bekleniyor. Bu da cari açığın finansmanına ilişkin endişeleri bir miktar azaltıyor. Yine de konunun tasarruf eksikliğine ve üretim yapısana dayalı yapısal bir sorun olarak ön planda tutulması gerektiğini düşünüyoruz. "

13 Eylül 2010 Pazartesi

REFERANDUM SONRASI PARAMI NEREYE YATIRAYIM?

İş Yatırım'ın Haftaya Bakış Raporu'nda referandum sonrası yatırımcılara şu önerilerde bulunuldu:
İMKB’de bu hafta yukarı yönlü bir seyir bekliyoruz. Referandum sonrası siyasi cephedeki beklentilerin borsada olumlu fiyatlanacağını düşünüyoruz. Bayram tatili sırasında dünya borsalarında görülen yükseliş ve Anayasa değişiklikleri için yapılan referandumda beklentilerin çok daha üzerinde bir halk desteği gelmesi Türkiye piyasalarının yeni haftaya moralli başlamasını sağladı. Referandum sonuçlarını AKP için desteğin güçlü olduğu ve seçimler öncesi popülist harcama riskinin azaldığı şeklinde yorumlayan piyasalarda olumlu havanın süreceğini düşünüyoruz.

Hedef fiyatımızı %2.4 aşağı çekerek 72,300 olarak belirledik. Garanti ve Akbank’ın hedef fiyatında yaptığımız aşağı yönlü revizyonlar sebebiyle endeks için yeni hedef fiyatımızı %2.4 aşağı çekerek 72,300 olarak belirledik. Endeks için AL tavsiyemizi sürdürüyoruz. Ayrıca referandum sonuçlarına da piyasanın olumlu tepki vereceğini düşünüyoruz.

MSCI Türkiye Endeksi’nin yıl başından beri getirisi %14 ulaştı. MSCI Türkiye endeksi geçen hafta %0,5’lik değer artışıyla, %2,4 getiri yapan MSCI gelişmekte olan ülke endeksinin altında kaldı. Diğer yandan MSCI Türkiye endeksinin sene başından beri getirisi %14’e ulaştı ve endeks MSCI Doğu Avrupa endeksinin ise %15,9 üzerinde getiri sağladı. Sektör baazında bakıldığında İMKB’de en çok kazandıran sektörler gıda, içecek ve sigorta olurken, en çok değer kaybeden sektör ise elektrik sektörü oldu.

Tahvil ve bono piyasasında kısa ve uzun vadeli kıymetlerde TUT, orta vadeli kıymetlerde SAT önerimizi koruyoruz. Tahvil ve bono piyasası hafta başında gerçekleşen ihalelere yoğun talep gelmesi sonucunda değer artışları kaydetti. AKP’nin referandumu açık bir farkla kazanması tahvil ve bono piyasası tarafından oldukça olumlu karşılandı. Getiri oranları bütün vadelerde düşüş kaydederken gösterge kıymetin getiri oranı %8,00 seviyelerine kadar geriledi. Ancak bu aşamadan sonra kar realizasyonuna gidilmesini ve bu nedenle tahvil ve bono piyasası üzerinde satış baskısı oluşmasını bekliyoruz. Merkez Bankasının önümüzdeki sene içerisinde faiz artışına gideceğine yönelik beklentilerin verim eğrisinin orta vadesindeki değer artışlarını sınırlı kılmasını bekliyoruz.

Eurotahvillerde önerilerimizi değiştiriyoruz ve tüm vadelerde TUT önerisi veriyoruz. Hafta içerisinde global piyasalarda karışık veri akışının devam etmesi, gelişmekte olan ülke eurotahvil piyasasını baskı altında tuttu. Türk eurotahvilleri, haftaya yatay başladıktan sonra hafta sonuna doğru hafif değer kayıpları kaydetti. Türkiye 5 yıl vadeli CDS’leri geçtiğimiz hafta içerisinde 3 baz puan daralarak daha geniş bir bantta işlem görerek 164/168 seviyelerinden haftayı sonlandırdı. 2030 Gösterge Türk eurotahvilin getiri oranı ise 9 bp artış kaydederek haftayı %5,82 seviyelerinden kapattı. Bu haftaya baktığımızda Türk Eurotahvillerinin referandum sonuçları ile beraber diğer gelişmekte olan ülkelere göre daha iyi bir performans sergilemesini bekliyoruz.

Veri akışında yurtiçinde büyüme ve cari denge rakamları bu hafta ön plana çıkıyor. ABD tarafında ise perakende satışlar, imalat sanayi üretimi, kapasite kullanımı, haftalık işsizlik başvuruları ve tüketici fiyat endeksi verileri piyasalara yön verecek önemli haber akışını oluşturuyor.

PİYASALARDA 'EVET'' RALLİSİ BEKLENİYOR

İş Yatırım'ın haftalık değerlendirmesine göre, bayram tatili sonrası piyasaların ilk işlem gününe yükselişle başlaması bekleniyor. Bayram tatili sırasında dünya borsalarında görülen yükseliş ve Anayasa değişiklikleri için yapılan referandumda beklentilerin çok daha üzerinde bir halk desteği gelmesi Türkiye piyasalarının yeni haftaya moralli başlamasını sağlayacak.
Referandum sonuçlarını AKP için desteğin güçlü olduğu ve seçimler öncesi popülist harcama riskinin azaldığı şeklinde yorumlayan piyasalardaki olumlu hava sürüyor. Gösterge bononun faizi bankalar arası ilk işlemlerde 11bp gerilerken, Türk lirası dolara karşı değer kazanarak 1,49 seviyesinde işlem görüyor. Geçtiğimiz hafta 61,253 ile rekor kıran İMKB bu hafta yeni bir rekor denemesi yapabilir.

8 Eylül 2010 Çarşamba

PİYASALARDA BUGÜN NELER OLACAK?

Avrupa’da borç krizi korkularının yeniden gündeme gelmesiyle yatırımcılar güvenli liman olarak görülen altın ve Japon Yen’ine yönelince küresel hisse senetleri piyasaları aşağı yönlü seyir izledi.
İş Yatırım'ın günlük raporuna göre, bugün Amerika’da açıklanacak birkaç veri izlenebilir ancak gözler yine Avrupa bölgesindeki gelişmelerde olacak. Bir haftadır süregelen yukarı yönlü hareketin ardından İMKB 100 endeksi dün dış piyasaların endişelerinden etkilenerek günü yüzde 0,58 düşüşle 60.747 düzeyinde kapadı.

REFERANDUM ÖNCESİ SATIŞ
Bu arada bankacılık sektörü hisselerinden bir miktar para çıkışı olduğu görüldü. Bugün piyasanın hafif aşağı yönlü açılışla 60.500 düzeylerinde dengelenmesini bekliyoruz. Bu kısa gün, referandum öncesi son işlem günü olacağı için kapanışa doğru bir miktar satış görülebilir. Sabah tahvil ve bono piyasası tezgah üstü işlemlerde yatay bir görünüm sergiliyor. Gösterge kıymet yüzde 8,10 bileşik faiz düzeyinde işlem görüyor. TL ise miktar gevşerken dolar kuru 1.5150 TL düzeyinde bulunuyor.

30 Temmuz 2010 Cuma

İŞ YATIRIM HANGİ HİSSE SENETLERİNİ ÖNERİYOR?

İş Yatırım Strateji Raporu'nda 2011 yılı ortasına kadar yatırımcıya 'En Çok Önerilen hisseler' şöyle sıralandı:
Ak Enerji,
Anadolu Hayat,
Banvit,
Çimsa,
Ford Otosan,
Halkbank,
Koza Altın,
Türk Hava Yolları,
Vakıfbank,
Yapı Kredi Bankası.
Bolu Çimento, Coca-Cola İçecek A.Ş. Koç Holding ve Selçuk Ecza Deposu ise En Az Önerilen Hisseler arasında yer aldı.

İŞ YATIRIM'A GÖRE SEÇİMDEN TEK PARTİ İKTİDARI ÇIKACAK

Türkiye ekonomisinin ve piyasaların yılın ikinci yarısındaki görünümünü '2010 Temmuz Strateji Raporu' ile mercek altına yatıran İş Yatırım, 2011 yılında yapılacak genel seçimlerden az farkla da olsa tek parti hükümetinin çıkmasını öngörüyor. Seçmenin oyunun son üç ayda belli olduğuna işaret eden İş Yatırım Menkul Değerler Araştırma Direktörü Serhat Gürleyen, seçmenin en hassas olduğu iki konunun terör ve ekonomi olduğunu vurgulayarak "Kim daha iyi çözüm sunarsa oylar oraya gidecek" dedi. Az farkla tek parti hükümetinin çıkacağı baz senaryoya göre, dolar kuru 2011 yılı tahmini 1.46 TL, koalisyon hükümeti varsayımına dayalı kötümser senaryoya göre ise ise dolar kuru tahmini 1.66 TL olarak belirlendi.
İş Yatırım 2010 Temmuz Strateji Raporu sonuçları İş Yatırım Menkul Değerler Araştırma Direktörü Serhat Gürleyen, Araştırma Müdürü Emre Sezan ile Sabit Getirili Menkul Kıymet Analisti Ödül Çengel’in katılımıyla dün İstanbul'da açıklandı. Dünya ekonomisindeki son gelişmelerin ışığı altında Türkiye ekonomisinin ve piyasaların değerlendirildiği rapordan çıkan sonuçlar özetle şöyle:

KAMU MALLARINA ZAM SİNYALİ
-Güçlü bankacılık sektörü, hane halkının düşük borç seviyesi, kamu maliyesindeki iyileşme gibi yapısal faktörler ekonominin 2010 yılında yüzde 5.5 civarında büyümesini sağlayacak.
-2010 yılında faiz artışı beklemiyoruz. Faiz artırımlarının 2011 yılında 150 baz puan ve 2012 yılında 125 baz puan olmasını bekliyoruz.
-Seçim öncesi artan rekabete paralel hükümet mali harcamalar silahını kullanabilir. Bütçe sınırları içinde ya özelleştirme, vergi artışları ya da kamu mallarına zam yapacaktır.
-Harcamaların artması enflasyon üzerinde yukarı doğru bir etki yapacak. Bu yüzden enflasyon cephesinde Merkez Bankası (MB) kadar iyimser değiliz. 2010'da yüzde 7.2, 2011 yılında yüzde 7.5 enflasyon bekliyoruz.

12 AYLIK IMKB HEDEFİ 74 BİN
-Bankacılık hisselerinin toplam karı 2009 yılında yüzde 54 arttı. 2010 yılında ise 2009'a göre yüzde 22 oranında artması bekleniyor.
-Banka dışı kesimin kar artışının 2009 yılındaki yüzde 34 seviyesinden 2010 yılında hız keserek yüzde 12'ye gerileyeceği tahmin ediliyor.
-2010 yılında mevduatların yüzde 20 oranında büyümesini, kredilerin ise yüzde 26 oranında büyümesini bekliyoruz.
-Şirket karlarındaki büyüme ve faiz oranlarındaki düşüş sonrasında İMKB için 12 aylık hedef değerimizi 68 bin seviyesinden 74 bin seviyesine yükselttik.

Güçlü TL'de MB'ne destek
İş Yatırım Menkul Değerler Araştırma Direktörü Serhat Gürleyen, TL'nin aşırı değerli olduğu ve Merkez Bankası'nın müdahele etmesi yolundaki tartışmalara ilişkin ise şu yorumu yaptı: "Merkez Bankası son açıklanan enflasyon raporunda da bu konuya değindi. MB, öncelikli hedefinin fiyat istikrarını korumak ve hükümetin genel ekonomik politikalarının desteklenmesi olduğunu açıkladı. İhracat artışının kur avantajı ile değil verimlilik artışı ile sağlanması gerektiğini belirtti."

20 Temmuz 2010 Salı

FAİZLER GERİLİYOR, BORSADA ALIM ZAMANI

İş Yatırım, haftalık değerlendirmesinde hisse senetleri piyasası için önerisini “AL” olarak değiştirdi.
Yapılan değerlendirmede şu hususlara dikkat çekildi:
"Faiz oranlarındaki gerileme ve karlılıktaki artışa paralel İMKB için bir yıllık yatırım dönemi için hedef değerimizi 68,000’den 74,000’e artırdık. Düşen faizlerin iskonto oranlarımıza yansıtılması ve Türkiye piyasalarının yapısal dönüşümü sonucu oluşan orta ve uzun vadeli fırsatların önümüzdeki dönemdeki kısa vadeli risklerden daha fazla olacağını öngörüyoruz.
Dünya borsalarından karışık sinyaller gelmeye devam ediyor. Avrupa piyasaları banka stress testleri öncesinde artan endişeler ve Macaristan’ın alınacak ekonomik önlemler konusunda IMF ile anlaşamaması üzerine haftaya değer kayıplarıyla başladı. Wall Street Cuma günü yaşanan sert satışlar sonrasında tepki alımlarıyla yükseldi. Asya piyasaları Çin’in ekonomi politikaları sıkılaştırmaktan vazgeçtiğine yönelik sinyaller ile yükseldi.

TÜRKİYE PİYASALARI GÜÇLÜ
Türkiye piyasaları dünya borsalarındaki satış dalgasına rağmen güçlü kalmaya devam etti. Gelişmekte olan ülke borsalarındaki yüzde 0.4 gerilemeye rağmen, İMKB-100 yüzde 0.7 yükselerek 58,000 direncinin üzerinde kapatmayı başardı. Yabancı yatırımcıların aktif olmadığı piyasa göreceli olarak düşük işlem hacmiyle yükseldi.

18 Haziran 2010 Cuma

MB FAİZ ORANLARINI DEĞİŞTİRMEDİ

Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında Merkez Bankası (MB) politika faiz oranlarını değiştirmeyerek, piyasa beklentisine uygun davrandı. Böylece teknik faiz değişikliği sonrasında politika faizi olarak belirlenen bir hafta vadeli repo ihale faizi yüzde 7 seviyesinde sabit tutuldu. İş Yatırım Ekonomisti Burcu Ünüvar'a göre, büyüme cephesinde beklendiği üzere MB temkini elden bırakmıyor. Toplam talep koşullarında ortaya çıkan resim, üretim açığının bir süre daha devam edeceğini gösteriyor. Bu da MB’nin faizlerin önümüzdeki dönemde düşük seviyelerde seyredeceği tezini destekliyor. Enflasyon cephesinde MB, çekirdek göstergelerin orta vadeli hedeflere uyumlu olduğunu düşünmeye devam ediyor. Gıda grubunda yaşanan kuvvetli fiyat düzeltmesi ve enerji fiyatlarının beklenenden düşük seyretmesi, MB’nin bir sonraki Enflasyon Raporu’nda enflasyon tahminlerini düşürmesine neden olacak.

3 Haziran 2010 Perşembe

ENFLASYON MAYIS AYINDA YENİDEN TEK HANE

Mayıs ayında tüketici fiyatları aylık yüzde 0.36 gerileyerek yeniden tek haneye düştü. Yıllık TÜFE 1.1 puan düşerek yüzde 9.1 olarak gerçekleşti. Piyasada mayıs ayında enflasyonun yüzde 0.6 oranında yükselmei bekleniyordu. Geçen ay enflasyonun eksiye geçmesinde en önemli etken gıda grubu fiyatları oldu. Gıda fiyatları mayıs ayında yüzde 4.4 gerileyerek yıllık enflasyonu da aşağı çekti. İş Yatırım Ekonomisti Burcu Ünüvar, gıda fiyatlarındaki kuvvetli düzeltmenin yıllık enflasyon tahminini 1 puan aşağı çektiğini belirterek, "Önümüzdeki dönemde olumsuz bir sürpriz gelse de, mevcut düzeltmenin sene sonu TÜFE tahminine yansıyacak kadar keskin olduğunu düşünüyoruz. Bu nedenle 2010 sonu için %8 olan TÜFE tahminimizi %7,5 olarak değiştiriyoruz" dedi.

31 Mayıs 2010 Pazartesi

GEÇEN HAFTA KREDİ PİYASASI YERİNDE SAYDI

İş Yatırım'ın Haftalık Fon Akışı Analizi'ne göre, bankacılık sektöründeki son durum şöyle:
* TL tasarruf mevduatları güçlü büyümesini sürdürürken kurumsal ve diğer mevduatın vergi ödemeleri nedeniyle düştüğünü görüyoruz.
*TL’nin değer kaybının ardından DTH’larda düşüş var. Diğer yandan doların diğer para birimlerine karşı güçlenmesi de DTH’ın gerilemesinde etkili oldu.
* Yurtdışı yerleşiklerin bu hafta DİBS’lerde alım tarafında yer aldığı görülüyor.
*Özel bankaların hem TL hem de döviz cinsi plasmanları haftalık bazda değişmedi.
* Kredi piyasası da bu hafta durağan bir görünüm sergiledi. Haftalık olarak kredilerin hem TL hem de döviz bacağı neredeyse değişmedi.
*Brüt takipteki alacaklar önceki hataya göre yatay seyretti. Sorunlu krediler oranı ise 5 baz puan iyileşme kaydetti. Kurumsal, ticari ve KOBİ kredilerinde takipteki alacaklar gerilerken kredi kartları segmentinin aktif kalitesinde bir miktar bozulma görüldü.

SİYASETTE SÜPRİZ ÇIKMAZSA FON GİRİŞLERİ ARTAR

Avrupa ekonomilerinde yaşanan gelişmelerin fon yöneticilerini tedirgin ettiğini belirten İş Yatırım Yurtdışı Satış ve Araştırmadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Çağlan Mursaloğlu, "Türkiye güçlü ekonomik dinamikleri ile diğer ülkelerden ayrışıyor. Siyasette bir süpriz olmazsa yabancı fon girişleri devam eder. Ancak 1 milyar doların üzerindeki büyük halka arzlar için en uygun ortamın eylülden sonra oluşmasını bekliyoruz" dedi.
İş Yatırım Yurtdışı Satış ve Araştırmadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Çağlan Mursaloğlu, Avrupada yılbaşından bu yana 65 halka arzın iptal edildiğini ve sadce 11 milyar dolarlık arz yapılabildiğine dikkat çekerek, "Bazı şirketler ülke mevzuatları izin verdiği için fiyatı düşürerek arzlarını yapabildi" dedi. Avrupa piyasalarındaki gelişmeleri şirketlerin halka arz süreçlerini etkilediğine değinen Mursaloğlu, şunları söyledi: "Türkiye'de bir şirket halka açılırken hisselerinin yüzde 70'i yabancı kurumsal yatırımcılara satılıyor. Bu yüzden yurtdışındaki atmosfer çok önemli. Mesela Akfen'in arzından hemen önce Polonya'dan PZU adındaki bir emeklilik şirketi 3 milyar dolar büyüklüğünde bir arz gerçekleştirdi. Hollanda'dan Amadeus adında bir biletleme firması 1.5 milyar dolarlık arz gerçekleştirdi. Türkiye'den arzlar geldiğinde ise piyasadan zaten 4.5 milyar dolar çekilmişti. Akfen'in arzının olduğu ve miktarı düşürmeye karar verildiği günlerde ise Hindistan'daki bir arz mevzuatı izin verdiği için fiyatı düşürdü Rusya'daki ise iptal oldu. Sonuçta yılbaşından beri sadece Avrupa'da 65 arz geri çekildi."

BÜYÜME RAKAMLARI İYİ GELİYOR
Yaz aylarında fon yöneticilerinin büyük kararlara imza atmak istemediğini doğal olarak tatillerin de piyasaya sükunet getirdiğini belirten Mursaloğlu, Türkiye'nin potansiyelinin büyük olduğunu, önümüzdeki dönemde siyasette bir sürpriz çıkmadığı sürece yabancı fon girişlerinin de artmasını beklediğini söyledi. "Büyüme rakamları iyi geldikçe ayrışırız" diyen Mursaloğlu, eylül ayına doğru da faiz artırım beklentilerinin aşağıya çekileceği öngörüsünde bulundu. Politik risklerin yatırımcıları korkuttuğunu ama hala ağırlıklı olarak yatırımcıların ekonomiyi sorguladığını vurgulayan Mursaloğlu, "Hedge fonların büyüklüğünün 3 trilyon dolar olduğu tahmin ediliyor. Büyüme rakamları, enflasyon dinamikleri önemli. Büyüme rakamları bize Türkiye'nin iç dinamikleri ile nasıl yol aldığını da gösterecek bu açıdan çok önemli" dedi.

İkincil halka arz dönemi
Şirketlerin oldukça zor bir halka arz sürecinden geçtiğini ve iptal etmek yerine miktarı düşürerek İMKB'ye geldiğini belirten Çağlan Mursaloğlu, "Şirketler önce bu zorlu süreci geçmek istiyor. Son arzlarda halka açıklık oranları düşük kaldı ama derinlik ikincil halka arzlarla sağlanacak. Önemli olan şirketlerin kapalı bir kutu gibi kalmaması. Lock-up denilen satış yasağının olduğu dönem bittiğinde halka açıklık oranları yeniden satışlarla artırılabilir. Sıfırdan o sürecin yaşanmak istememesi çok doğal. THY, Tüpraş gibi şirketlerde bir dönem ikincil hatta üçüncül arzlarla halka açıklık oranlarını artırmışlardı" diye konuştu. x

Ayfer ARSLAN

18 Mayıs 2010 Salı

FİNANS SEKTÖRÜNDE SON DURUM NEDİR?

İş Yatırım'ın Fon Akışı Analizi'ne göre, işte finans sektöründeki son durum:
*Yerli yatırımcılar TL’nin zayıflığını uzun döviz pozisyonlarını azaltma fırsatı olarak kullandı.
* Döviz cinsi mevduat hafta içinde 5 milyar dolar gerilerken TL mevduat ve repolar toplam 8 milyar TL artış kaydetti.
*Yurtdışı yerleşikler devlet iç borçlanma kıymetlerindeki pozisyonlarını azalttı.
*Kredi piyasasındaki durgunluk nedeniyle özel bankalar fonları devlet iç borçlanma kıymetlerine yönlendirdi.
*Konut ve bireysel ihtiyaç kredileri azalan hızda olsa da yukarı yönlü eğilimini sürdürdü.
*Brüt takipteki alacaklar önceki hataya göre yatay seyretti. Sorunlu krediler oranı ise 5 baz puan iyileşme kaydetti. Bu iyileşmede kredi büyümesi ve karşılıklardaki artışın etkisi büyük.