Dünya Gazetesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dünya Gazetesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Eylül 2009 Perşembe

EN UCUZ BAYRAM KREDİSİ HANGİ BANKADA?

Bankaların, bu yıl bayram hazırlıkları için kollarını daha erken sıvadı. Bayram hazırlıkları ile okul hazırlıklarının bu yıl aynı döneme denk gelmesiise bayram paketlerini çoğalttı. Bazı bankalar sadece bayram paketlerini tekbir ürünle oluştururken bazı bankaların paketleri birden fazla seçenektenoluşuyor.Geçtiğimiz günlerde faiz indirimi yarışına giren bankalar şimdi de, yaklaşanRamazan Bayramı'na özel kredi paketleri ile müşterilerinin karşısınaçıkıyor. Şeker kredilerini daha cazip oranlarla müşterilerine sunan bankalar sadece faiz oranları ile değil masraf ve komisyon almayarak ya da kredinin yanında işsizlik sigortası vererek farkındalık yaratmaya da çalışıyor. Halihazırda devam eden faiz indirimi ve buna ilişkin kullandırımlarını devamettiren bankaların 6 -12 aylık tüketici kredisi faizleri %1.5 ile 1.9arasında değişim gösteriyor.
*İŞ BANKASI:Türkiye İş Bankası, her bayram öncesinde olduğu gibi "Geleneksel BayramKredisi" ile müşterilerine 10 ay vadeye kadar yüzde 0,65 faizle kaynakkullandıracak. İş Bankası'ndan yapılan açıklamada, geleneksel bayram kredisikampanyasının, nakit ihtiyacı olanlara bayramda rahat bir nefes aldıracağıbelirtildi. Kampanyadan, aylık yüzde 0,65 faiz oranı ya da peşin komisyonödeyerek faizsiz olmak üzere 5 bin TL'ye kadar 10 ay vadeliyararlanılabileceği duyuruldu.
*AKBANK:Akbank, bayrama özel olarak 30 Eylül'e kadar sürecek yeni bir kampanyaya başladı. Yapılan açıklamada, kampanyanın tüm müşterileri kapsadığı,kampanyada faiz oranının yüzde 1.15 ve masrafının 200 TL olduğu belirtildi.Kampanya ile daha yüksek kredi tutarı ve daha yüksek vade ile kredikullandırılabilirken, bayram kredisinden faydalanan müşterilerin 10 binTL'ye kadar ve 2 yıl vadeye kadar kredi kullanabilecekleri ve faizin yüzde1.15 olduğu kaydedildi.
*GARANTİ BANKASI: Ramazan'a özel "Açık Büfe Kredi" kampanyasını başlattı. 5 çeşit kredi paketinin sunulduğu kampanya kapsamında; yüzde 0.59 faizli ve 159 TL masraflı düşük faizli kredi, yüzde 1.59 faizlive masrafsız kredi, yüzde 0 faizli kredi, bonus hediyeli kredi ve taksit hediyeli kredi bulunuyor.
*DENİZBANK: Denizbank, "İndirimli Düşeş Kredi"yi, bayram ve okul harcamalarını göz önüne alarak özel faiz oranlarıyla sunuyor. Banka, bu kapsamda müşterilerine yüzde0.66'dan başlayan faizler ve 66 aya kadar vade seçenekleri sunuyor.
*YAPI KREDİ: Yapı Kredi, özel olarak oluşturulmuş üç ayrı tip kredi seçeneği hazırladı. Bu bayram, "Faizsiz Kredi" ile, vade sonuna kadar hiç faiz ödemeden, sadece peşin komisyon ödeyerek bu krediyi kullanabilme ayrıcalığına kavuşuyor. Faizsiz Kredi, maksimum 5 bin TL için ve 12 aylık vadede kullanabiliyor. "Masrafsız Kredi" sayesinde ise, hiç bir masraf veya komisyon ödenmeyen, sadece faiz ödeyerek kullanabilecek bir kredi ürünü sunuluyor "Masrafsız Kredi"de tutar ve vade sınırı 10 bin TL ve 24 ay. Faizsiz Kredi ve Masrafsız Kredi seçenekleri 30 Eylül 2009'a kadar geçerli.
*ŞEKERBANK: 1-30 Eylül tarihleri arasında tüm bireysel müşterilerinin finansman ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla 2 ay taksit ertelemeli ve kefilsiz bayram kampanyası başlattı. Banka, maksimum 5.000 TL kredi ve 3 -12 ay vade için yüzde 0.79 oranında faiz uygularken, 13-60 ay vade için yüzde 1.24 oranında faiz uygulayacak. 10.000 TL'ye kadar olan bayram kredisinin faiz oranı ise 3-12 ay vade için yüzde 0.99, 13-60 ay vade içinde yüzde 1.29 olacak.
*ANADOLUBANK: Şeker Bayramı alışverişi, okul masrafları ve kışlık hazırlıklar için ''Bayram Ettiren Kredi'' adı altında bir kredi paketi hazırladı. Anadolubank'tan yapılan açıklamada, tutarı ne olursa olsun 90 lira sabitkomisyonlu, yüzde 1.49 sabit faizli ve 36 aya kadar vade seçenekli kredinin, işsizlik sigortası hediyeli olduğu kaydedildi.
Arife GAMLI-DÜNYA GAZETESİ

8 Haziran 2009 Pazartesi

KUSURA BAKMAYIN PARA (KİMLERDE) VAR

Başbakan geçen hafta yeni teşvik tedbirlerini açıklarken, "Kriz varsa, çare var" kampanyası konusunda yapılan, "Çare var ama, para yok" yorumunun anımsatılması üzerine, "Kusura bakmayın para var. Kesinlikle para var. Para yok diye bir şey yok" dedi.
Acaba Başbakan bunları söylerken hangi göstergelere bakıyordu? Türkiye'de hanehalkının harcayabileceği para, bankalardaki Türk parası ve yabancı para mevduatları, dolaşımdaki para, fonlardaki ve borsadaki paradır. Bu paraların toplamı 2007 yılı sonunda 313.4 milyar TL, 2008 yılı sonunda 268.0 milyar TL idi. Mart 2009 tarihinde 388.0 milyar TL olarak belirlenmişti.
Demek ki, krize rağmen hanehalkının finansal varlıklarında azalma olmamış. Hanehalkının finansal varlıklarına karşılık acaba finansal yükümlülükleri (borçları) ne ölçüde?
Yapılan hesaplamalara göre finansal yükümlülüklerin finansal varlıklara oranı 2007 yılı sonunda yüzde 32.2 oranında, 2008 yılı sonunda yüzde 35.0 oranında iken, 2009 Mart ayında yüzde 33.3 olarak belirlendi.
Bu rakamlar halkta para var görünümünü veriyor.
Ancak şu unutulmamalıdır. Halkın finansal varlıkları eşit olarak dağılmıyor. Borçlular ile finansal varlığı olanlar aynı kişiler değil. Borsadaki paranın yüzde 17.49'u yerli bireysel yatırımcılara ait. Bunların dağılımında da belli bir kümeleşme var.
Bankalardaki tasarruf mevduatının yüzde 42'si sadece 27 bin kişiye ait. Bankalardaki 71 milyon hesabın yüzde 95'inde 10 bin TL'den az para var. Buna 10 bin TL ile 50 bin TL arasındaki hesaplar eklendiğinde hesapların yüzde 95.51'inin küçük birikimlerden oluştuğu anlaşılıyor.
Açık anlatımıyla finansal varlıklar çok az sayıda kişinin elinde toplanmış durumda. Onlar da zaten tüketimlerini kısmayan, harcamasını sürdüren kesim.. İşte bu nedenle finansal varlıkların toplamına bakarak, "Halkta para var" demek, yanlış bir değerleme oluyor.


Tevfik GÜNGÖR-DÜNYA GAZETESİ

21 Mayıs 2009 Perşembe

İKİNCİ ÇEYREKTE BORSADA HANGİ SEKTÖRLER CAZİP OLACAK?

Yılın ilk çeyreğinde açıklanan bilançoların global krizin reel sektöre yansımalarını gözönüne serdi. 2008 ilk çeyreğinde toplam 5 milyar 868 milyon TL olan karlılık, bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 22 gerileyerek 4 milyar 582 milyon TL'ye düştü. Açıklanan bu karın 4 milyar TL'lik kısmı sadece bankacılık sektöründe oluştuğu gözleniyor. Bu da sektörün krizde nasıl ayakta durduğuna işaret ediyor. Sektör uzmanları, İMKB'deki şirketlerin karlılık rakamının, yüksek karlı şirket bilançolarıyla yıl sonunda 6 milyar TL'ye çıkacağına inanıyor. Ayrıca, bankacılık sektöründeki bu yüksek karların, düşen faizler ve kredi garanti fonunun da desteğiyle reel sektöre kredi olarak aktarılacağı konuşuluyor.
İKİNCİ ÇEYREKTE KARLILIK ARTACAK
Gedik Yatırım Araştırma Sorumlusu Yunus Kaya: İlk çeyrekte geçen yıla göre faaliyet karlarında ve net karlarında hızlı gerileme gözüküyor. Sanayi sektöründe satışlar yüzde 27 azalırken, toplam satışların yüzde 19 azalarak 56.2 milyar TL'ye gerilediği görülüyor. Bu durumun ikinci çeyrekte de devam etmesini bekliyoruz. Ancak kârlılıkta ikinci çeyrek bankaların yanısıra reel sektöründe karlılığında iyileşme görülecektir. Zira bu çeyrekte TL değer kazanmış ve döviz yükü altındaki reel sektöre gelir olarak yansımıştır. Havayolu sektörü turist sayısında azalmaya rağmen başarılı devam etmektedir. Demir çelikte, metal ana eşyada, gübre ve bakırda ürün fiyatlarında sert düşüşler nedeniyle zor bir yarıyılı geride bırakan şirketler için önümüzdeki çeyrekler fiyat artışlarını ve karlılığı beraberinde getirebileceği beklentisi ile ideal yatırım olarak gözükmektedir.
GAYRİMENKUL, İLAÇ, PERAKENDE ÖN PLANDA
Anadolu Yatırım Araştırma Yönetmeni Gülizar Özdemir Türk: İkinci çeyrekte ekonomide toparlanmanın devamı halinde ilk çeyreğe göre bilançoların daha iyi gelmeye başlayacağını ve son çeyrekten itibaren toparlanmanın yaşanmasını bekliyoruz. Bu beklentilerimize paralel, düşen yıllık faizleri dikkate aldığımızda bankaların kredi olanaklarını artıracaklarını tahmin ediyorum. Kredi garanti fonunun da bankaların reel sektöre kredi sağlamasında katkı sağlayacağını düşünüyorum. Global ekonomilerde yeni bir kriz olmadığı takdirde ve şüpheli alacaklarda artış olmadığı takdirde bankacılık sektörünün ön planda olmaya devam edeceğini tahmin ediyorum. Bunun yanında gayrimenkul, ilaç, perakende sektörü, telekomünikasyon sektörünün ön planda olmaya devam edeceğini tahmin ediyorum.
OTOMOTİV, BEYAZ EŞYA, ÇİMENTO VE BANKACILIK GÖZDE
Eti Yatırım Araştırma Yönetmeni Adem Özen:
Hükümetin yerel seçimlerin ardından ekonomiyi canlandırmak maksadıyla attığı adımlar doğrultusunda uygulamaya soktuğu teşvik paketlerinin bazı sektörlerde ufak çaplı canlılık yarattığını görmekteyiz. Buna karşılık, ekonominin canlanmasında hayati rol oynayan iç tüketimin artırılması için 2008 sonundan 2009 yılı Şubat ayına kadar yüzde 13.6'dan yüzde 16.1'e yükselen işsizlik oranının dizginlenmesi gerekmektedir. Yıl sonuna kadar global ekonomide ciddi toparlanma beklentimizin bulunmayışı nedeniyle ön plana çıkacak sektörler olduğunu düşünmüyoruz. Buna karşılık sağlık, ilaç, savunma gibi bazı konservatif sektörlerin bu dönemde piyasalardaki olası düşüşten daha sınırlı etkileneceğini tahmin ediyoruz. Fakat aksi takdirde, piyasaların toparlanacağı düşünülüyorsa öncelikle otomotiv, beyaz eşya, çimento, bankacılık gibi sektörlere yatırım yapılması uygun olacaktır.
İMALAT SANAYİ, PERAKENDE VE BANKACILIĞA DİKKAT!
Global Yatırım Stratejisti Arzu Odabaşı:
2009 yılı sonuna kadar ekonominin daraldığı dönemlerde GSYH'nın gerçekleştirdiği büyüme oranlarının üzerinde büyüme gerçekleştiren sektörler olan ulaştırma/haberleşme, ile elektrik/gaz sektörlerinin ön planda tutulmasını tavsiye ediyoruz. 2010 yılıyla birlikte ise büyümede beklenen görece toparlanmayla birlikte imalat sanayi, perakende ve bankacılık sektörlerinin dikkate alınması gerektiğini düşünüyoruz.
Jülide YİĞİTTÜRK GÜRDAMAR-DÜNYA GAZETESİ