skip to main |
skip to sidebar
Şubat ayı itibariyle yıllık enflasyon, tüketici fiyatlarında (TÜFE) yüzde 10,13, üretici fiyatlarında (ÜFE) yüzde 6,82 arttı. Geçen yılın aynı ayında yıllık enflasyon TÜFE'de yüzde 7,73, ÜFE'de yüzde
6,43 olmuştu. Böylece, Şubat ayı itibariyle yıllık enflasyon, geçen yılın aynı ayının, TÜFE'de 2,4 puan, ÜFE'de 0,39 puan üstünde gerçekleşti. Aylık enflasyon da piyasa beklentilerinin üzerine çıkarak TÜFE'de yüzde 1,45, ÜFE'de yüzde 1,66 oldu.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), işsizlik verilerini açıkladı. 2008 yılında yüzde 11 olan işsizlik oranı 2009 yılında 3 puan artarak yüzde 14'e yükseldi. Böylece 2009 yılında işsiz sayısı bir önceki yıla göre 860 bin kişi artarak 3 milyon 471 bin kişiye ulaştı.
YIL İŞSİZLİK (%)
--------------------------
2009 14.0
2008 11.0
2007 10.3
2006 9.9
2005 10.3
2004 10.3
2003 10.5
2002 10.3
2001 8.4
2000 6.5
1999 7.7
1998 6.9
1997 6.8
1996 6.6
1995 7.6
1994 8.5
1993 8.9
1992 8.5
1991 8.2
1990 8.0
1989 8.6
1988 8.4
Görsel http://www.gazeteekonomi.com alınmıştır.
Türk Ekonomi Bankası (TEB), taşıt kredisi faiz oranlarını indirdi. TEB, taşıt kredisi faiz oranını 24 ay vadede yüzde 1,24’den yüzde 0.91’e, 48 ay vadede yüzde 1,24’den yüzde 0.97’ye çekti. Mart sonuna kadar devam edecek kampanya ile TEB’den taşıt kredisi kullanacak müşterilere ayrıca navigasyon cihazı hediye edilecek. TEB’den 12 ay vadeli 10 bin TL taşıt kredisi alan bir müşteri her ay 891.10 TL, 24 ay vadede her ay 473.34 TL, 36 ay vadede her ay 338.80 TL, 48 ay vadede ise her ay 270.19 TL taksit ödeyecek. TEB, ikinci elde faiz oranını ise yüzde 1,29’dan yüzde 1.03’e düşürdü.
Finansbank, İMKB 30 Endeksi’nde yaşanacak yükselişleri yatırım fırsatına dönüştürecek yeni ürünü “Hedef Borsa Endeksli Mevduat Hesabı" nın taleplerini 1-12 Mart tarihleri arasında topluyor. Hedef Borsa Endeksli Mevduat Hesabı yatırımcılara, 15 Mart – 14 Eylül 2010 tarihleri arasında İMKB 30 Endeksi’nin vade boyunca herhangi bir günde hedef olarak belirlenecek olan seviyeye ulaşması veya geçmesi halinde yüksek getiri elde etme fırsatı sunuyor.
Hedef Borsa Endeksli Mevduat Hesabı ile yatırımcılara anapara garantisiyle alternatif piyasalara yatırım fırsatı sunan Finansbank, İMKB 30 Endeksi’nin bu tarihler arasında hiçbir günde hedef seviyeye ulaşmaması halinde dahi vade başlangıç gününde belirlenecek oranda bir faiz kazancını da vade sonunda garanti ediyor.
Müşteriler, detay bilgiye Finansbank şubelerinden veya www.bugununyatirimaraclari.com adresinden ulaşabiliİr.
Konut kredilerinde faiz oranları psikolojik sınır olan yüzde 1'in altına gerileyince geçen yıl bankalar arasındaki kredi transferleri de kızıştı. 2009 yılının üçüncü çeyreğinden itibaren hızlanan faiz indirimlerinin de etkisiyle yaklaşık 22 milyar liralık yeni konut kredisi kullandırılırken, bunun 6 milyar liralık bölümü transfer kredilerden oluştu. Piyasada ortalama konut kredisi tutarının 65 bin lira olduğu dikkate alınırsa, böylece geçen yıl son iki çeyrekte 100 bine yakın kişi, yüksek faizle aldığı kredisini ya kendi bankasında kalıp yeniden yapılandırdı ya da daha düşük faiz veren bankaya transfer oldu. Bu yılın ilk iki ayı da hesaba katılırsa bu sayının 100 bin kişiyi aştığı tahmin ediliyor.
AKŞAM'a yaptığı açıklamada, 2009 yılında konut piyasasında yaşanan hareketliliğin nedenlerini, tüketici eğilimlerini irdeleyen DD Mortgage Genel Müdürü Murat Aysan, 2010 yılında 'Faizler ne olacak?', 'Konut fiyatları düşer mi?' gibi soruların da yanıtlarını vererek konut piyasasının resmini ortaya koydu.
PİYASA NEDEN HAREKETLENDİ?
Geçen yıl ilk 9 ayda çok fazla işlem olmadı. Son çeyrekte 8-10 milyar lira işlem olduğunu ve 20-22 milyar lira arasında yeni konut kredisi verildiğini düşünüyoruz. Birincisi; faizler psikolojik sınır olan yüzde 1'in altına geriledi. Bu tabii alım gücünü çok doğru etkiledi. Örneğin; 100 bin liralık evi geçen sene mart ayında alamayan tüketici, kasım ayında alır hale geldi. Çünkü aylık taksitler ucuzladı. İkincisi; daha önceden kredi almış olanlar ya kredilerini yeniden yapılandırdı ya da başka bankaya transfer etti. Üçüncüsü; mevduat faizleri de çok düştüğü için elinde mevduat tutan birçok insan ben de gideyim gayrimenkul alayım diye düşündü. Dolayısıyla gayrimenkul piyasası şu sıra tahmin ettiğimizden daha hızlı bir şekilde ısınıyor.
ÜÇÜNCÜ ÇEYREKTE 30 BİN GEÇİŞ
2009 yılı ikinci çeyrekte 4 milyar TL kredi kullandırılmışken, üçüncü çeyrekte 6 milyar TL olduğunu görüyoruz. Geçmiş trende bakıldığında bu rakamın yaklaşık 2 milyar lirasının transfer kredilerden oluştuğunu söyleyebiliriz. Piyasa ortalama konut kredisi tutarının 65 bin lira olduğu göz önüne alındığında, 2009 3'üncü çeyrekte yaklaşık 30 bin kişinin konut kredisini transfer ettiğini söylemek mümkün...
2009 dördüncü çeyrek kullandırım rakamlarının henüz açıklanmamış olmakla birlikte 8-10 milyar TL aralığında gerçekleştiğini, bu tutarın 2-4 milyar TL'sinin ise transfer kredilerden kaynaklandığını tahmin ediyoruz. Ortalama kredi vadesi 6-7 yıl civarında. Ortalama faiz de 0.95 ile 0.97 arasında değişiyor. Ücretlendirme tarafında önemli miktarda değişiklikler oldu. Rekabetin bu kadar yoğun olması nedeniyle kredi kullandırım komisyonlarında, 2009 ve 2010 yılının başında önemli miktarda değişiklik gördük. Yüzde 1 komisyondan sabit bir komisyona geçildi. İkincisi bunun dışında ücret ve komisyonlarda aşağı doğru hareket görüyoruz. Kredi kullandırım ücreti bin lira ile bin 500 lira arasında değişiyor.
FAİZLER DAHA DA DÜŞER Mİ?
2010 yılında fazla bir yükselme beklemiyoruz. Faizler aşağı yukarı bu seviyelerde kalacaktır. Yüzde 1'in altında faizler devam edecek. Faizlerin 1'ler civarında oluşacağını tahmin ediyoruz. Bu da konut fiyatlarını orta ve uzun vadede olumlu etkileyecek bir faktör. İnsanların panik yapıp 'faizler yukarı gidecek' diye bugünden kredi çekerek konut alması doğru değil. Burada önemli faktör faizlerin düşmesinden dolayı ev almak değil, istenilen evin bulunması neticesinde uygun bir kredinin olup olmadığıdır. 5 baz puanlık bir yukarı hareket olabilir. Yeni verilen kredilerdeki 0.95'lik oran, yüzde 1'lere çıkabilir.
KONUT FİYATLARI NE OLUR?
Konutun fiyatını etkileyen üç tane faktör var: Enflasyon, ekonomik büyüme ve faiz.
Enflasyon düşük gidiyor. Ekonomik büyüme de yavaş. Büyümenin 2010 yılında yüzde 4-5 civarında olacağını tahmin ediyoruz. Pozitif büyüme 2011 ve 2012 yıllarında devam edecek. Bu konut fiyatlarının enflasyondan bağımsız yukarı doğru hareketlenmesi demektir. İkinci etki şüphesiz arz ve taleptir. Arzın önemli miktarda kısıldığını görüyoruz. Arz biraz daha şehir dışında ve daha ucuz konutlarda yoğunlaşıyor. Şehir içinde yapılan orta ve yüksek gelir grubuna hitap eden arzlarda ise önemli miktarda daralma var. Buradaki stoğun eriyeceğini, ardından da konut fiyatlarının çıkacağını düşünüyoruz. Bu hemen değil, belki 6 ay veya bir yıl sonra olacak. Bu da konut fiyatlarını yukarı çekecek. Faizler yüzde 1'in altında kalırsa ve ekonomik büyüme başlarsa insanların gelirleri olumlu etkilenecek. Konut fiyatlarının aşağı düşmesini bu ekonomik sebeplerden dolayı tahmin etmiyoruz.
Stok bir haftada 200 milyon artıyor
Konut kredilerinde haftalık stok 150 ila 200 milyon lira civarında artıyor. Bu haftalık olarak 500 milyon lira civarında yeni kredi demek. Mortgage hacmi bu yıl 52-55 milyar lira aralığına gelecek. 20-25 milyar lira da yeni konut kredisi verileceğini tahmin ediyoruz. Kullandırılan kredi sayısında da bu yıl rekor kırılacağını tahmin ediyoruz. Tahminim, 300 bin adedin üzerine çıkarız.
Ayfer ARSLAN
Ankara Ticaret Odası (ATO) ile işbirliği protokolü imzalayan Denizbank, ATO üyelerine uzun vadeli düşük faizli ticari kredi kullandıracak. İmzalanan protokol çerçevesinde ATO üyesi işletmeler, DenizBank’tan 72 aya varan vadelerle “Sermayenize Destek Kredisi” ve 36 aya varan vadelerle “Eşit Taksitli” kredi imkanını özel faiz oranlarıyla kullanabilecek. Her iki kredinin faiz oranı da yüzde 1.25 olacak. İşletmelerin mal ve hizmet alımları için sermaye ihtiyaçlarına uzun vadeli finansman opsiyonu sunan ilk kredi olarak konumlanan “Sermayenize Destek Kredisi”, işletmelere gayrimenkullerini teminat göstererek nakit ihtiyaçlarını 6 yıl vadeye kadar karşılama imkanı sağlıyor. Öte yandan ATO üyelerine özel faiz avantajları sunan DenizBank’ın bu yeni kredisi, 3 ay ödemesiz olarak kullanılabiliyor. Ayrıntılı bilgiye www.denizbank.com adresinden, DenizBank şubelerinden ve 444 0 804 numaralı telefondan ulaşılabilir.
İş Yatırım, Haftaya Bakış raporunda,parasını nereye yatıracağını soranlara TL önermeye devam ediyor. İşte, İş Yatırım'ın önerileri:Türk lirası önermeye devam ediyoruz…
Politika cephesinde gerginliğin azalması ve Yunanistan’a destek verileceğine yönelik açıklamalar piyasadaki havanın olumluya dönmesine katkı sağladı. Yurtiçi piyasada TL, Cuma gününe göre güçlenerek 1.542 ün altına geriledi. Önümüzdeki günlerde de TL’nin küresel piyasaları takip etmeye devam etmesini bekliyoruz. USD/TL’nin kısa vadede 1,53-1,55 bandında işlem görmesini bekliyoruz. Siyaset cephesinde ve küresel piyasalarda yaşanan gelişmeler nedeniyle kısa dönemde Türk lirasında oynaklık artabilir. Orta vadede Türk lirası ile ilgili olumlu görüşümüzü koruyoruz.
Eurotahvillerde orta ve kısa vadelerde “TUT” tavsiyemizi koruyoruz
Yurt içinde geçtiğimiz hafta başından bu yana süren gergin siyasi havanın dağılmaya başlamasının etkisiyle orta vadeli Türk eurotahvillerinde 75 cent, uzun vadelilerde ise $1 dolayında toparlanma gözlendi. Türkiye 2030 vadeli gösterge eurotahvil $1.00 değer kazanarak $158.50’den Londra seansını sonlandırırken, 5 yıllık $ Türkiye CDS’i yaklaşık 13 puan daralarak 189/193 seviyesinden işlem gördü.
TÜFE’ye endeksli kıymetler ile orta vadeli kıymetlerde “AL” önerimizi koruyoruz
Hazine’nin borçlanma ihtiyacının azalmış olmasının özellikle son günlerde global piyasalardaki belirsizlikler ve yurt içinde yaşanılan politik belirsizliklerin neden olduğu gerginlik ortamında yatırımcıları bir nebze rahatlatmasını bekliyoruz. Piyasaların bu hafta açıklanacak olan enflasyon verilerine ve ihalelere odaklanmasını bekliyoruz. Yarın 21-ay vadeli gösterge kıymet ihalesi ile 5-yıl vadeli TÜFE’ye endeksli kıymetin ihaleleri gerçekleşecek. Her iki ihaleye de talebin güçlü olmasını bekliyoruz.
Hisse Senetleri piyasası için "BİRİKTİR" önerimizi koruyoruz…
Geçtiğimiz haftayı IMKB %7’lik değer kaybıyla 50.000 puanın hemen altında 49.705 seviyesinden kapattı. MSCI Türkiye endeksi geçen hafta %8 değer kaybederek MSCI Geliştirmekte olan ülkeler endeksinin %8, MSCI Orta ve Doğu Avrupa endeksinin %7 altında getiri sağladı. Bankacılık endeksi %9’luk değer kaybıyla endeksin düşüşüne en fazla etki eden sektör olurken defansif Gıda endeksi %1’lik getirisiyle IMKB-100’ün %8 üzerinde kazanç sağladı. Geçen hafta pek çok şirketin kârı beklenti üzerinde gelmesine ve S&P’nin Türkiye kredi notunu yükseltip görünümü pozitife çekmesine rağmen artan politik risk IMKB’yi aşağı çekti. Hisse senetleri piyasası için "BİRİKTİR" önerisi vermeye devam ediyoruz. 61,000 puan endeks hedefimiz yüzde 23 oranında bir artış potansiyeline denk geliyor.