AvivaSA Emeklilik ve Hayat, emekliliğe hak kazanan müşterilerine "Emeklilik Gelir Planı" ile yeni bir seçenek daha sunuyor. Emekliliği hak eden katılımcılar bugüne kadar birikimini sistemden geri alma veya emekliliğini erteleyerek sistemde kalmaya devam ederken; Emeklilik Gelir Planı ile birikimlerini maaş gibi alarak geri kalan birikiminin seçtiği fonlarda değerlendirilebilecek.
AvivaSA CEO'su Meral Eredenk, bireysel emekliliğin temel amacının kişilerin refah düzeyini bir ömür boyu korumak olduğunu vurgulayarak "Bugün Türkiye'de ortalama yaşam süresi 70-75 yaş arasında. Bu da 56 yaşında emekli olan birinin yaklaşık 20 yıl daha düzenli bir gelire ihtiyaç duyacağı anlamına geliyor. Birikimlerin programlı olarak tüketilmesi sayesinde müşterilerimiz söz konusu süre boyunca hem düzenli bir gelire sahip olacak hem de Emeklilik Gelir Planı'nın içerdiği özelliklerle enflasyon gibi ekonominin yıpratıcı etkilerinden korunacak" dedi.
AvivaSA'nın Emeklilik Gelir Planı; katılımcının sistemden çıkmadan, birikiminin kendi belirlediği kısmını aylık, 3 aylık, 6 aylık veya yıllık dönemlerde maaş gibi almasına olanak tanıyor. Bu plan sayesinde birikiminin kalan kısmı ise emeklilik yatırım fonlarında değerlendirilmeye devam ediyor. Katılımcılar maaşlarını sabit ödeme, enflasyona endeksli artan şekilde ya da fonların getirisi doğrultusunda değişen ödeme seçenekleriyle de alabiliyor.
BES etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
BES etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
15 Kasım 2010 Pazartesi
10 Kasım 2010 Çarşamba
BES ŞİRKETLERİ 100 LİRA ALIP 125 LİRA VERECEK
Haftalardır "100 lira Ver, 125 Lira Al" sloganı ile kamuoyunu meşgul eden adamın sırrı çözüldü. İstanbul'da Bakırköy ve Şişli'de 100 lira getirene 25 lira dağıtan kişinin bireysel emeklilik sisteminin tanıtımı amacıyla çekilen reklam filminde oynayan tiyatro oyuncusu Deniz Özmen olduğu ortaya çıktı. Emeklilik Gözetim Merkezi (EGM) Yönetim Kurulu Başkanı Meral Eredenk, farklı bir iletişim yöntemi ile sistemdeki vergi avantajına dikkat çekmek istediklerini vurgulayarak bu kampanya ile bin kişiye 25 bin lira dağıttıklarını açıkladı.
Bireysel Emeklilik Sistemi (BES), 7'nci yaşını kutlarken, katılımcılarını ve katılımcı adaylarını vergi avantajı konusunda bilinçlendirmek amacıyla farklı bir iletişim kampanyasına imza attı. Kampanya kapsamında öncelikle kimin dağıttığı hakkında bilgi verilmeden "100 Lira Ver, 125 Lira Al" sloganıyla İstanbul'un değişik semtlerinde para dağıtıldı. İnternet üzerinden yayılan videolar aracılığı ile duyurulan bu haberle yüzbinlerce kişiye ulaştıklarını anlatan Eredenk, "Sistemde vergi avantajından yararlanan kitleyi daha da büyütmek istiyoruz. BES her geçen gün büyürken, sisteme özel bu avantajdan yararlanan kişi sayısını artırmak, ayrıca ilk kez sisteme gireceklere sağlanan avantajları aktarmak en önemli hedefimiz" dedi.
BU BİR CESARET İŞİYDİ
Türkiye'de BES katılımcılarının içinde bulunduğu vergi dilimine bağlı olarak ödedikleri katkı payından vergi avantajı elde ettiğini aktaran Meral Eredenk, şunları söyledi: "Basit bir şekilde, sisteme 100 lira yatıran kişi ortalama olarak bunun 25 lirasını geri alabiliyor. Vergiye tabi gelir miktarına göre bu oran yüzde 15 ila 35 arasında değişiyor. Ancak yaptığımız anketlerde, ankete katılanların sadece yüzde 37'sinin bu hakkı kullandığını gördük. Yüzde 63'ü kullanmıyor. Bunun yüzde 64'ü de vergi avantajından haberdar değil. Biz bu kampanya ile katılımcıları bilgilendirip vergi avantajından yararlanan kitleyi büyütmek istiyoruz. Bu kampanya BES'in Türkiye'deki vizyonunu göstermesi bakımından da önemli. Bu bir cesaret işiydi. Başlangıçta böyle bir kampanyayı yaparken tedirgin olduk ama çarpıcı ve net bir şekilde mesajımızı vermek için bu yolu seçtik."
2020'DE 115 MİLYAR TL'YE ULAŞIRIZ
Krize rağmen BES'in yüksek oranlı büyümesine devam ettiğine ve hedeflerine ulaştığına da dikkat çeken Meral Eredenk; sistemde biriken toplam fon tutarının 11,5 milyar TL'yi ve emeklilik şirketlerinin toplam katılımcı sayısının 2 milyon 200 bin kişiyi aştığını dile getirdi. Sistemin başlangıçta öngörülen hedeflerin üzerinde bir büyüme gerçekleştirdiğine işaret eden Eredenk, bu yılın sonunda katılımcı sayısında 2,4 milyon kişiye, fon büyüklüğünde ise 12 milyar TL'ye ulaşılmasının hedeflendiğini aktardı. Eredenk, 2020 yılında katılımcı sayısında 5,5 milyon kişiye, toplam fon büyüklüğünde ise 115 milyar TL'ye ulaşılmasını hedeflediklerini ekledi.
Yatırımcı bonodan vazgeçmiyor
Eredenk konuşmasında ayrıca sistemdeki bireysel sözleşmelerin toplamda yüzde 77'lik bir paya sahip olduğunu, bu oranı yüzde 19 ile gruba bağlı bireysel emeklilik sözleşmelerinin ve yüzde 4 ile de işveren grup emeklilik sertifikalarının izlediğini söyledi. Eredenk, ayrıca şu hususlara dikkat çekti: "Ekim 2010 itibarıyla emeklilik yatırım fonları portföyünün yüzde 60'ını kamu borçlanma senetleri, yüzde 10'unu ters repo, yüzde 13'ünü ise hisse senetleri oluşturuyor. Kalan bölüm ise diğer yatırım araçlarından oluşuyor."
Bireysel Emeklilik Sistemi (BES), 7'nci yaşını kutlarken, katılımcılarını ve katılımcı adaylarını vergi avantajı konusunda bilinçlendirmek amacıyla farklı bir iletişim kampanyasına imza attı. Kampanya kapsamında öncelikle kimin dağıttığı hakkında bilgi verilmeden "100 Lira Ver, 125 Lira Al" sloganıyla İstanbul'un değişik semtlerinde para dağıtıldı. İnternet üzerinden yayılan videolar aracılığı ile duyurulan bu haberle yüzbinlerce kişiye ulaştıklarını anlatan Eredenk, "Sistemde vergi avantajından yararlanan kitleyi daha da büyütmek istiyoruz. BES her geçen gün büyürken, sisteme özel bu avantajdan yararlanan kişi sayısını artırmak, ayrıca ilk kez sisteme gireceklere sağlanan avantajları aktarmak en önemli hedefimiz" dedi.
BU BİR CESARET İŞİYDİ
Türkiye'de BES katılımcılarının içinde bulunduğu vergi dilimine bağlı olarak ödedikleri katkı payından vergi avantajı elde ettiğini aktaran Meral Eredenk, şunları söyledi: "Basit bir şekilde, sisteme 100 lira yatıran kişi ortalama olarak bunun 25 lirasını geri alabiliyor. Vergiye tabi gelir miktarına göre bu oran yüzde 15 ila 35 arasında değişiyor. Ancak yaptığımız anketlerde, ankete katılanların sadece yüzde 37'sinin bu hakkı kullandığını gördük. Yüzde 63'ü kullanmıyor. Bunun yüzde 64'ü de vergi avantajından haberdar değil. Biz bu kampanya ile katılımcıları bilgilendirip vergi avantajından yararlanan kitleyi büyütmek istiyoruz. Bu kampanya BES'in Türkiye'deki vizyonunu göstermesi bakımından da önemli. Bu bir cesaret işiydi. Başlangıçta böyle bir kampanyayı yaparken tedirgin olduk ama çarpıcı ve net bir şekilde mesajımızı vermek için bu yolu seçtik."
2020'DE 115 MİLYAR TL'YE ULAŞIRIZ
Krize rağmen BES'in yüksek oranlı büyümesine devam ettiğine ve hedeflerine ulaştığına da dikkat çeken Meral Eredenk; sistemde biriken toplam fon tutarının 11,5 milyar TL'yi ve emeklilik şirketlerinin toplam katılımcı sayısının 2 milyon 200 bin kişiyi aştığını dile getirdi. Sistemin başlangıçta öngörülen hedeflerin üzerinde bir büyüme gerçekleştirdiğine işaret eden Eredenk, bu yılın sonunda katılımcı sayısında 2,4 milyon kişiye, fon büyüklüğünde ise 12 milyar TL'ye ulaşılmasının hedeflendiğini aktardı. Eredenk, 2020 yılında katılımcı sayısında 5,5 milyon kişiye, toplam fon büyüklüğünde ise 115 milyar TL'ye ulaşılmasını hedeflediklerini ekledi.
Yatırımcı bonodan vazgeçmiyor
Eredenk konuşmasında ayrıca sistemdeki bireysel sözleşmelerin toplamda yüzde 77'lik bir paya sahip olduğunu, bu oranı yüzde 19 ile gruba bağlı bireysel emeklilik sözleşmelerinin ve yüzde 4 ile de işveren grup emeklilik sertifikalarının izlediğini söyledi. Eredenk, ayrıca şu hususlara dikkat çekti: "Ekim 2010 itibarıyla emeklilik yatırım fonları portföyünün yüzde 60'ını kamu borçlanma senetleri, yüzde 10'unu ters repo, yüzde 13'ünü ise hisse senetleri oluşturuyor. Kalan bölüm ise diğer yatırım araçlarından oluşuyor."
Etiketler:
100 lira ver 125 lira al,
BES,
finanscaddesi,
Meral Eredenk
9 Kasım 2010 Salı
100 LİRA ALIP 125 LİRA DAĞITAN ADAMIN SIRRI ÇÖZÜLDÜ!
Etiketler:
100 lira ver 125 lira al,
BES,
finanscaddesi
6 Kasım 2010 Cumartesi
HANGİ BANKALAR BES ŞİRKETİ KURACAK?
Bireysel emeklilik sektöründe şu anda 13 tane şirket faaliyet gösteriyor ve yaklaşık 11.5 milyar liralık fonu yönetiyor. Sıfırdan bireysel emeklilik şirketi kurmayı çok verimli bulmayan bazı katılım bankaları da işbirlikleri yoluyla müşterilerine BES hizmeti sunuyor.
Türkiye Finans Katılım Bankası Garanti Emeklilik ile işbirliği yaparak bu alanda harekete geçen ilk katılım bankalarından biri oldu. Onu Vakıf Emeklilik ile işbirliğine imza atan Kuveyt Türk izledi. En son Albaraka Türk Katılım Bankası Anadolu Hayat Emeklilik ile anlaşarak müşterilerine BES poliçeleri satmaya başladı.
Böylece 4 bankadan 3'ü işbirliği yoluyla müşterilerini bireysel emeklilik sistemine kazandırırken, geriye kalan Bank Asya'nın da iştiraki Işık Sigorta aracılığıyla bu alanda faaliyet göstermesi bekleniyor. Bank Asya Genel Müdürü Cemil Özdemir daha önce yaptığı açıklamalarda Işık Sigorta'nın bireysel emeklilik şirketi kurmaya yönelik çalışmaları olduğunu belirtirken, bu konuda Hazine'ye başvuru yapıldığı öğrenildi. Ayrıca Axa Sigorta 'da BES şirketi kurmak amacıyla daha önce Hazine'ye başvurmuştu. Bu arada Ülker Grubu'nun da Bizim Emeklilik diye bir şirket kurma girişiminde bulunduğu öğrenildi.
Türkiye Finans Katılım Bankası Garanti Emeklilik ile işbirliği yaparak bu alanda harekete geçen ilk katılım bankalarından biri oldu. Onu Vakıf Emeklilik ile işbirliğine imza atan Kuveyt Türk izledi. En son Albaraka Türk Katılım Bankası Anadolu Hayat Emeklilik ile anlaşarak müşterilerine BES poliçeleri satmaya başladı.
Böylece 4 bankadan 3'ü işbirliği yoluyla müşterilerini bireysel emeklilik sistemine kazandırırken, geriye kalan Bank Asya'nın da iştiraki Işık Sigorta aracılığıyla bu alanda faaliyet göstermesi bekleniyor. Bank Asya Genel Müdürü Cemil Özdemir daha önce yaptığı açıklamalarda Işık Sigorta'nın bireysel emeklilik şirketi kurmaya yönelik çalışmaları olduğunu belirtirken, bu konuda Hazine'ye başvuru yapıldığı öğrenildi. Ayrıca Axa Sigorta 'da BES şirketi kurmak amacıyla daha önce Hazine'ye başvurmuştu. Bu arada Ülker Grubu'nun da Bizim Emeklilik diye bir şirket kurma girişiminde bulunduğu öğrenildi.
Etiketler:
Axa Sigorta,
Bank Asya,
BES,
finanscaddesi
5 Ekim 2010 Salı
BİREYSEL EMEKLİLİKDEN KAÇ KİŞİ EMEKLİ OLDU?
Emeklilik Gözetim Merkezi’nin (EGM) 24 Eylül 2010 tarihli Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) verilerine göre; toplam fon büyüklüğü 11.156.375.370 TL’ye, toplam katılımcı sayısı ise 2.213.700 kişiye ulaştı. 2.592 BES katılımcısı ise sistemden emekli oldu.
EGM Başkanı ve AvivaSA CEO’su Meral Eredenk: “Bireysel emeklilikte küresel kriz nedeniyle yavaşlayan kurumsal katılımların 2011’de artmasını bekliyoruz. Türkiye’de kurumsal katılımlara baktığımızda, önceliğin ve inisiyatifin daha çok yabancı ve çok uluslu şirketler ve büyük gruplar tarafından alındığı görülüyor. Burada da yoğunluk daha çok İstanbul ve diğer büyük şehirlerde artıyor. İstanbul kurumsal katılımların yaklaşık yarısını üstlenirken; İzmit, Adana, Gaziantep, İzmir gibi iller diğer yarıyı temsil ediyor. Bireysel Emeklilik Sistemi’nin 2008 yılının sonlarına doğru patlayan ekonomik kriz nedeniyle ara vermek zorunda kaldığı kurumsal katılım hamlesinin 2010 sonu ve 2011 itibarıyla gerçekleşmesini bekliyoruz” dedi.
EGM Başkanı ve AvivaSA CEO’su Meral Eredenk: “Bireysel emeklilikte küresel kriz nedeniyle yavaşlayan kurumsal katılımların 2011’de artmasını bekliyoruz. Türkiye’de kurumsal katılımlara baktığımızda, önceliğin ve inisiyatifin daha çok yabancı ve çok uluslu şirketler ve büyük gruplar tarafından alındığı görülüyor. Burada da yoğunluk daha çok İstanbul ve diğer büyük şehirlerde artıyor. İstanbul kurumsal katılımların yaklaşık yarısını üstlenirken; İzmit, Adana, Gaziantep, İzmir gibi iller diğer yarıyı temsil ediyor. Bireysel Emeklilik Sistemi’nin 2008 yılının sonlarına doğru patlayan ekonomik kriz nedeniyle ara vermek zorunda kaldığı kurumsal katılım hamlesinin 2010 sonu ve 2011 itibarıyla gerçekleşmesini bekliyoruz” dedi.
Etiketler:
BES,
EGM,
finanscaddesi,
Meral Eredenk
13 Eylül 2010 Pazartesi
FAİZE DUYARLI 3000 KİŞİ 'BES'LENDİ
Bireysel emeklilik şirketlerinin faize duyarlı kesimi sisteme çekmek için yaptıkları çalışmalar sonuç vermeye başladı. Gelire endeksli senetlerin içinde bulunduğu fonlar çıkartan şirketler, kısa sürede 3 binin üzerinde kişiyi sisteme kattı.
Emeklilik şirketlerinin alternatif fonlar çıkartarak, faize duyarlı kesimi bireysel emekliliğe çekme girişimleri sonuç vermeye başladı. Kısa sürede 3 binin üzerinde katılımcı sisteme girdi. Katılımcıların oluşturduğu fon toplamı ise 6 milyon TL’yi geçti. Garanti Emeklilik Genel Müdürü Erhan Adalı, faize duyarlı oldukları için belirli bir kesimin bireysel emeklilik sisteminin sağladığı avantajlardan faydalanamadığını belirterek, gelire endeksli senetleri içeren emeklilik yatırım fonunun kurulmasına izin verilmesi ile birlikte bu kesimin de bireysel emekliliğe çekilmesine imkan tanındığını söyledi. Şirket olarak geçtiğimiz yılın ortalarında ‘esnek alternatif fonu’ bu kesimin hizmetine sunduklarını ifade eden Adalı, “Daha ilk günden itibaren de yoğun ve olumlu geri dönüşler almaya başladık. Bu konuda da Türkiye Finans Katılım Bankası ile sözleşme imzaladık” dedi. Erhan Adalı, bu sayede kısa sürede 2 bin 167 kişinin sisteme katıldığını ve 3.5 milyon TL’ye yakın da fon büyüklüğü oluşturulduğunu kaydederek, önümüzdeki dönemde 60-70 milyon TL’lik fon büyüklüğüne ulaşmayı hedeflediklerini vurguladı.
Gelire endeksli fon kuruldu
Vakıf Emeklilik Genel Müdürü Yusuf Yeşilırmak, bireysel emeklilik sisteminden bugüne kadar faize duyarlı kesimin yararlanamadığını belirterek, “Bir taraftan bu kişiler mağdur ediliyordu diğer taraftan bireysel emeklilikle ilgili mevcut potansiyelin tahminimce yüzde 15’lik kısmından şirketler yararlanamıyordu. Yeni uygulama ile kişilerin sisteme katılmalarının önü de açılmış oldu” dedi. Yusuf Yeşilırmak, faize duyarlı kesime yönelik oluştur ulan ‘gelire endeksli emeklilik fonu’nun dışında yeni fon kuruluşları ile ilgili çalışmalar sürdür düklerini de ifade ederek, şunları söyledi: “Yeni oluşturulacak söz konusu fonların içerisinde yer alacak alternatif yatırım araçları çeşitlendirilecek ve arttırılacaktır. Yeni oluşturulacak fonlarda; katılım bankaları hesapları, özellikle yurtdışında ihraç edilmiş olan döviz cinsinden sukuklar, İslamik Endeks olan borsalarda hisse senedi yatırımları gibi katılımcının risk algılama tercihine hitap edebilecek alternatif yatırım araçları bulunacaktır.”
Çalışmalar meyvesini verdi
Anadolu Hayat Emeklilik Genel Müdürü Mete Uğurlu, faiz gelirine duyarlı kesimin bireysel emeklilik sisteminin kapsamına alınabilmesine yönelik yürütülen çalışmaların meyvelerini vermeye başladı ğını söyledi. Uğurlu, bu amaca yönelik olarak, emeklilik yatırım fonlarına ilişkin yapılan düzenlemeler ile gelire endeksli senetler, katılım bankaları nezdinde açılan katılma hesapları ve söz konusu duyarlılığa uyumlu şirketlerin hisse senetlerine yatırım yapan emeklilik fonlarının kurulması nın mümkün hale geldi ğini ifade ederek, bu fonların ilk örneklerininde görülmeye başlandığını kaydetti. Mete Uğurlu, şunları söyledi: “Şirket olarak biz de söz konusu hedef kitleye yönelik geliştirdiğimiz, faiz geliri içermeyen ‘alternatif esnek fon’ için kuruluş iznini aldık. Yakın zamanda bu fonu içerecek emeklilik ürünlerini hedef kitleye ulaştırmayı hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde, başta altın olmak üzere kıymetli madenlere, gayrimenkul kira gelirine veya girişim sermayesine dayalı emeklilik yatırım fonlarının kurulabilmesine yönelik yapılabilecek mevzuat düzenlemeleri, söz konusu hedef kitleye sunulabilecek ürün çeşitliliğinin de artırılabilmesine olanak sağlayacak.”
Olumsuz bir yaklaşımla karşılaşmadık
GARANTİ Emeklilik Genel Müdürü Erhan Adalı, faize duyarlı kesimi bireysel emeklilik sistemine çekmeye yönelik çalışmaların çok yeni olduğunu, asıl etkilerinin önümüzdeki yıldan başlayarak görüleceğini belirterek, şunları söyledi: “Yaptığımız çalışmalarda bugüne kadar faize duyarlı kesimden olumsuz hiç bir şey duymadık. Aksine, memnuniyet oranı oldukça yüksek. Esnek alternatif fonumuzun getirisi de oldukça risksiz. Düşünün, hem vergi avantajını kullanarak yatırdığınız katkı payları üzerinden anında yüzde 54’e varan getiri, hem de enflasyonun üzerinde ve çok sapması olmayan bir gelir elde ediyorsunuz. Sektörün geneline bakarak yaptığımız projeksiyonlar dahilinde 2020 yılı için faize duyarlı kesime yönelik toplamda 5,5 milyon katılımcıya ulaşılacağını öngörüyoruz. Mevzuat netleştikçe ve kapsamı genişledikçe yeni enstrümanlarla fon çeşitliliği de artacaktır.”
Fon kurduk, 1200 kişiyi sisteme kattık
VAKIF Emeklilik Genel Müdürü Yusuf Yeşilırmak, faize duyarlı kesimin bireysel emekliliğe katılabilmesinin yolunun üç yıl önce Sermaye Piyasası Kurulu tarafından açıldığını belirterek, şunları söyledi: “Emeklilik fonlarının içerisinde en az yüzde 30 devlet borçlanma senedi bulundurulması zorunluluğu ortadan kaldırıldı. Yani, faiz geliri içermeyen enstrümanlardan meydana gelen emeklilik fonu oluşturulabilir hale gelindi. Henüz İMKB’de İslamik Endeks’in oluşmadığı, başta altın olmak üzere kıymetli madenlerle ilgili fonların kurulmadığı, ihraç edilmiş gelir ortaklığı senetlerinin bulunmadığı piyasalarda faizsiz emeklilik fonları için en önemli kıymeti gelire endeksli senetler oluşturuyor. Bu yapı içerisinde bizim de kurduğumuz faizsiz emeklilik fonları, ağırlıklı olarak gelire endeksli senetler içerdi. Bu yönüyle ilk ve yeni bir ürün olması, farklı bir katılımcı kitlesine hitap etmesi nedeniyle de bu emeklilik fonuna farklı ve ciddi bir ilgi oluştu. Fonun halka arzından bu yana kısa süre geçmiş olmasına rağmen fon büyüklüğü 2 milyon 500 bin TL’ye, katılımcı sayısı ise bin 200 kişiye ulaştı.”
Kıymetli maden fonları kurulabilir
ANADOLU Hayat Emeklilik Genel Müdürü Mete Uğurlu, mevzuatın uyumla hale gelmesi, fonların daha da çeşitlenmesi halinde faizsiz model ile çalışan tasarruf sahiplerinin yastık altında bulunan varlıklarının ekonomiye kazandırılacağını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Gerçekleşmesi beklenen önemli gelişmelerden biri, bireysel emeklilik fonlarındaki yatırım alternatiflerinin artması olacak. Bugünlerde anapara korumalı ve garantili fonlar bankacılık sisteminde öne çıktı. Yatırım aracı olarak bireysel emeklilik fon yapısı içerisinde de bu tür fonların kurulması yönünde çalışmalar var. Başka yatırım araçları da etkin hale geldikçe bireysel emeklilik sistemi de onu kendi yatırım yelpazesi içine sokacaktır. Öncelikle altın olmak üzere, kıymetli maden fonlarının kurulması söz konusu olabilir. Özel sektör tahvillerine daha fazla yatırım yapabilme imkânları üzerin de duruluyor. Önümüzdeki yıllarda gayrimenkul fonlarına ait gelişmeler yaşanabilir. Faize duyarlı kesime yönelik çıkarılacak fonların, ileriki dönemlerde ürün çeşitliliğinin sağlanması durumunda, kıymetli madenler ve diğer faizsiz ürünlere de yatırım yapabilecek konuma gelecektir. Bu sayede potansiyel katılımcıların sisteme olan ilgisi artacak ve sektöre giren fon tutarında büyüme görülecektir. ”
HÜRRİYET
Emeklilik şirketlerinin alternatif fonlar çıkartarak, faize duyarlı kesimi bireysel emekliliğe çekme girişimleri sonuç vermeye başladı. Kısa sürede 3 binin üzerinde katılımcı sisteme girdi. Katılımcıların oluşturduğu fon toplamı ise 6 milyon TL’yi geçti. Garanti Emeklilik Genel Müdürü Erhan Adalı, faize duyarlı oldukları için belirli bir kesimin bireysel emeklilik sisteminin sağladığı avantajlardan faydalanamadığını belirterek, gelire endeksli senetleri içeren emeklilik yatırım fonunun kurulmasına izin verilmesi ile birlikte bu kesimin de bireysel emekliliğe çekilmesine imkan tanındığını söyledi. Şirket olarak geçtiğimiz yılın ortalarında ‘esnek alternatif fonu’ bu kesimin hizmetine sunduklarını ifade eden Adalı, “Daha ilk günden itibaren de yoğun ve olumlu geri dönüşler almaya başladık. Bu konuda da Türkiye Finans Katılım Bankası ile sözleşme imzaladık” dedi. Erhan Adalı, bu sayede kısa sürede 2 bin 167 kişinin sisteme katıldığını ve 3.5 milyon TL’ye yakın da fon büyüklüğü oluşturulduğunu kaydederek, önümüzdeki dönemde 60-70 milyon TL’lik fon büyüklüğüne ulaşmayı hedeflediklerini vurguladı.
Gelire endeksli fon kuruldu
Vakıf Emeklilik Genel Müdürü Yusuf Yeşilırmak, bireysel emeklilik sisteminden bugüne kadar faize duyarlı kesimin yararlanamadığını belirterek, “Bir taraftan bu kişiler mağdur ediliyordu diğer taraftan bireysel emeklilikle ilgili mevcut potansiyelin tahminimce yüzde 15’lik kısmından şirketler yararlanamıyordu. Yeni uygulama ile kişilerin sisteme katılmalarının önü de açılmış oldu” dedi. Yusuf Yeşilırmak, faize duyarlı kesime yönelik oluştur ulan ‘gelire endeksli emeklilik fonu’nun dışında yeni fon kuruluşları ile ilgili çalışmalar sürdür düklerini de ifade ederek, şunları söyledi: “Yeni oluşturulacak söz konusu fonların içerisinde yer alacak alternatif yatırım araçları çeşitlendirilecek ve arttırılacaktır. Yeni oluşturulacak fonlarda; katılım bankaları hesapları, özellikle yurtdışında ihraç edilmiş olan döviz cinsinden sukuklar, İslamik Endeks olan borsalarda hisse senedi yatırımları gibi katılımcının risk algılama tercihine hitap edebilecek alternatif yatırım araçları bulunacaktır.”
Çalışmalar meyvesini verdi
Anadolu Hayat Emeklilik Genel Müdürü Mete Uğurlu, faiz gelirine duyarlı kesimin bireysel emeklilik sisteminin kapsamına alınabilmesine yönelik yürütülen çalışmaların meyvelerini vermeye başladı ğını söyledi. Uğurlu, bu amaca yönelik olarak, emeklilik yatırım fonlarına ilişkin yapılan düzenlemeler ile gelire endeksli senetler, katılım bankaları nezdinde açılan katılma hesapları ve söz konusu duyarlılığa uyumlu şirketlerin hisse senetlerine yatırım yapan emeklilik fonlarının kurulması nın mümkün hale geldi ğini ifade ederek, bu fonların ilk örneklerininde görülmeye başlandığını kaydetti. Mete Uğurlu, şunları söyledi: “Şirket olarak biz de söz konusu hedef kitleye yönelik geliştirdiğimiz, faiz geliri içermeyen ‘alternatif esnek fon’ için kuruluş iznini aldık. Yakın zamanda bu fonu içerecek emeklilik ürünlerini hedef kitleye ulaştırmayı hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde, başta altın olmak üzere kıymetli madenlere, gayrimenkul kira gelirine veya girişim sermayesine dayalı emeklilik yatırım fonlarının kurulabilmesine yönelik yapılabilecek mevzuat düzenlemeleri, söz konusu hedef kitleye sunulabilecek ürün çeşitliliğinin de artırılabilmesine olanak sağlayacak.”
Olumsuz bir yaklaşımla karşılaşmadık
GARANTİ Emeklilik Genel Müdürü Erhan Adalı, faize duyarlı kesimi bireysel emeklilik sistemine çekmeye yönelik çalışmaların çok yeni olduğunu, asıl etkilerinin önümüzdeki yıldan başlayarak görüleceğini belirterek, şunları söyledi: “Yaptığımız çalışmalarda bugüne kadar faize duyarlı kesimden olumsuz hiç bir şey duymadık. Aksine, memnuniyet oranı oldukça yüksek. Esnek alternatif fonumuzun getirisi de oldukça risksiz. Düşünün, hem vergi avantajını kullanarak yatırdığınız katkı payları üzerinden anında yüzde 54’e varan getiri, hem de enflasyonun üzerinde ve çok sapması olmayan bir gelir elde ediyorsunuz. Sektörün geneline bakarak yaptığımız projeksiyonlar dahilinde 2020 yılı için faize duyarlı kesime yönelik toplamda 5,5 milyon katılımcıya ulaşılacağını öngörüyoruz. Mevzuat netleştikçe ve kapsamı genişledikçe yeni enstrümanlarla fon çeşitliliği de artacaktır.”
Fon kurduk, 1200 kişiyi sisteme kattık
VAKIF Emeklilik Genel Müdürü Yusuf Yeşilırmak, faize duyarlı kesimin bireysel emekliliğe katılabilmesinin yolunun üç yıl önce Sermaye Piyasası Kurulu tarafından açıldığını belirterek, şunları söyledi: “Emeklilik fonlarının içerisinde en az yüzde 30 devlet borçlanma senedi bulundurulması zorunluluğu ortadan kaldırıldı. Yani, faiz geliri içermeyen enstrümanlardan meydana gelen emeklilik fonu oluşturulabilir hale gelindi. Henüz İMKB’de İslamik Endeks’in oluşmadığı, başta altın olmak üzere kıymetli madenlerle ilgili fonların kurulmadığı, ihraç edilmiş gelir ortaklığı senetlerinin bulunmadığı piyasalarda faizsiz emeklilik fonları için en önemli kıymeti gelire endeksli senetler oluşturuyor. Bu yapı içerisinde bizim de kurduğumuz faizsiz emeklilik fonları, ağırlıklı olarak gelire endeksli senetler içerdi. Bu yönüyle ilk ve yeni bir ürün olması, farklı bir katılımcı kitlesine hitap etmesi nedeniyle de bu emeklilik fonuna farklı ve ciddi bir ilgi oluştu. Fonun halka arzından bu yana kısa süre geçmiş olmasına rağmen fon büyüklüğü 2 milyon 500 bin TL’ye, katılımcı sayısı ise bin 200 kişiye ulaştı.”
Kıymetli maden fonları kurulabilir
ANADOLU Hayat Emeklilik Genel Müdürü Mete Uğurlu, mevzuatın uyumla hale gelmesi, fonların daha da çeşitlenmesi halinde faizsiz model ile çalışan tasarruf sahiplerinin yastık altında bulunan varlıklarının ekonomiye kazandırılacağını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Gerçekleşmesi beklenen önemli gelişmelerden biri, bireysel emeklilik fonlarındaki yatırım alternatiflerinin artması olacak. Bugünlerde anapara korumalı ve garantili fonlar bankacılık sisteminde öne çıktı. Yatırım aracı olarak bireysel emeklilik fon yapısı içerisinde de bu tür fonların kurulması yönünde çalışmalar var. Başka yatırım araçları da etkin hale geldikçe bireysel emeklilik sistemi de onu kendi yatırım yelpazesi içine sokacaktır. Öncelikle altın olmak üzere, kıymetli maden fonlarının kurulması söz konusu olabilir. Özel sektör tahvillerine daha fazla yatırım yapabilme imkânları üzerin de duruluyor. Önümüzdeki yıllarda gayrimenkul fonlarına ait gelişmeler yaşanabilir. Faize duyarlı kesime yönelik çıkarılacak fonların, ileriki dönemlerde ürün çeşitliliğinin sağlanması durumunda, kıymetli madenler ve diğer faizsiz ürünlere de yatırım yapabilecek konuma gelecektir. Bu sayede potansiyel katılımcıların sisteme olan ilgisi artacak ve sektöre giren fon tutarında büyüme görülecektir. ”
HÜRRİYET
28 Haziran 2010 Pazartesi
17 BİN KİŞİ KANSERE KARŞI SİGORTALANDI
Kanser, kalp krizi, felç gibi kritik hastalıklar yakın çevremizde son yıllarda en çok adını duyduğumuz hastalıklar arasında. İstatistikler, bugün sağlıklı olarak çalışan her üç kişiden ikisinin henüz emekli olmadan önemli bir hastalığa yakalanma riski olduğunu gösteriyor. Gerek hastalık sürecinde gerekse hastalık döneminden sonraki tedavi ve bakım giderleri hasta ve yakınlarını yıpratıyor. Bu zorlu sürecin üstesinden gelmek için sağlıklı iken, şimdiden bir köşeye birikim yapan ve sigorta yaptıranların sayısı ise giderek artıyor.
Yapı Kredi Emeklilik Genel Müdürü Taylan Türkölmez de insanların giderek tehlikeli hastalıklar konusunda bilinçlendiğini belirterek bu ilgiyi doğruluyor. İlk 5 ayda 17 bin kişinin 'Yaşam Riskleri Sigortası' poliçesi aldığını belirten Türkölmez'in en büyük şikayeti ise şu: "İnsanlar bilinçli şekilde poliçeleri alıyor ama uzun süreli prim ödeme konusunda motivasyon düşük. Ödemiyor, tekrar başlıyor, ara veriyor. Gidip kanser olduktan sonra 'ben bu ürünü alıyorum' deyince maalesef kapsamıyor."
Yapı Kredi Emeklilik Genel Müdürü Taylan Türkölmez ile hayat sigortaları ve bireysel emeklilik sektöründeki son gelişmeleri konuştuk.
14 MİLYON KİŞİ 'HAYAT'A BAĞLANDI
-Bireysel kredilerdeki artış hayat poliçelerine de yansıdı mı?
Sektör 2003 yılından beri BES'e odaklanmıştı. Şimdi tekrar hayat ürünleri için yeni programlar yazıyoruz. Kredi hayat satışı sektörün üretiminin çok büyük bölümünü oluşturuyor. 2003 yılında kredi hayat müşterimiz 127 bindi, 2009 sonunda 600 bin. Mayıs sonu itibarıyla 700 bin kişiye ulaştık. Yıl sonuna kadar 850 bin kişiye ulaşırız. Sektör genelinde ise bu sayı 14 milyon müşteriyi geçiyor. Geçen yıl bankalar kredi piyasasında bu kadar agresif değildi. Bu yıl kredi pazarındaki büyümeye paralel sigortadaki büyüme devam ediyor.
-Tehlikeli hastalıklar teminatını içeren hayat sigortasına ilgi nasıl?
Yapı Kredi Emeklilik olarak 'Yaşam Riskleri Sigortası' olarak adlandırdığımız poliçemiz, kanser, kalp krizi gibi kritik hastalıklar, maluliyet ve yaşam kaybı durumunda sigortalıya ve yakınlarına toplu para sağlayan bir yaşam sigortası. Bu tip poliçelere ilginin giderek arttığını gözlemliyoruz. Çünkü kritik hastalıkların tedavi giderleri yüksek. Bunun yanı sıra tedavi dışı pek çok harcama, tüm birikimlerinizi bir anda sıfırlayabilir. Sigorta yaptırarak bu tip rahatsızlıkların getirebileceği yüksek maddi kayıplardan korunmak mümkün.
AYDA 20 $'A 50 BİN $'LIK TEMİNAT
-Hangi risklere karşı tazminat ödüyorsunuz?
Kanser, kalp krizi, kalp kapağı ameliyatı, koroner arter by-pass cerrahisi, aort greftleme operasyonu, balon-anjioplasti, temel organ nakli,
iyi huylu beyin tümörü, vücut organlarının görev ve hareketlerini yerine getirememesi, kan nakli ile bulaşan HIV, böbrek yetmezliği,
Multipl skleroz, uzuv kaybı, körlük, işitme kaybı, inme, ciddi yanıklar, felç ve koma.
-Aylık prim ve teminat tutarları ne kadar?
Primler sigortalının yaşına ve istediği teminatlara göre belirleniyor. 35 yaşında olan bir müşterimiz 50 bin dolarlık bir yaşam kaybı ve yaşam riskleri teminatı karşılığında aylık 20 dolar prim ödüyor. 45 yaşında ise aylık prim miktarı 50 dolara çıkıyor.
-Şu ana kadar kaç kişi 'Yaşam Riskleri Sigortası' yaptırdı?
İnsanlar bilinçli şekilde poliçeleri alıyor ama uzun süreli prim ödeme konusunda motivasyon düşük. Ödemiyor, tekrar başlıyor, ara veriyor. Gidip kanser olduktan sonra 'ben bu ürünü alıyorum' deyince kapsamıyor. Şu anda 17 bin poliçemiz var. Mayıs sonu itibarıyla prim üretimimiz ise 3.7 milyon TL oldu. Geçen yıl sonunda ise prim üretimimiz 7.1 milyon TL'ydi.
Yeni enstrüman arayan bireysel emekliliğe geliyor
-Yılbaşından bugüne kadar bireysel emeklilik sistemi (BES) nasıl bir performans gösterdi?
İlk 5 ay sektör fon büyüklüğü açısından yüzde 11 büyüdü ve 10 milyar lirayı geçtik. Tahvil bono getirileri azaldığı için bu seneki fon büyüklüğündeki büyüme daha az olacak. Geçen seneye girerken yüzde 14-15 faizle başlamıştık. Ama bu yıl yüzde 9'la başladık. Yıl sonunda 12 milyar liralık bir fon büyüklüğüne ulaşırız. Yapı Kredi Emeklilik olarak pazar payımız yılbaşında yüzde 15.1'di, şimdi 15.5'a geldi. Sektörden daha iyi bir büyüme trendi içerisindeyiz. Faizlerin yüzde 9'lara gerilediği ortamda, müşteriler 'Porftöyümde farklı alanlara da yatırım yapmalıyım' diyerek BES'i tercih eder hale geldi. Daha çok gidece yolumuz var.
Fonlar çeşitlenmeden BES'in büyümesi zor
-Bireysel emeklilik sistemini büyütmek için sizce neler yapılmalı?
Sektörün ve kamu iradesinin yapması gereken majör şeyler var. Mevzuat açısından altyapısı sağlam kurulmuş ve çok şeffaf bir sistem var. Ama fon çeşitliliği için mevzuat değişikliğine ihtiyaç duyuyoruz. Şu anda yatırım fonları tarafına baktığımızda anapara korumalı fonlar kurulabiliyor ama bizde kurulamıyor. Altın fonu, gayrimenkul ve emtia fonu kuramıyoruz. Kamu iradesinin bu işi çözmesi gerekiyor. Aralık ayında çalıştay yaptık. SPK, Hazine ve portföy yönetim şirketleri katıldı. Çalıştayda nelerin eksik olduğu çok net belirtildi. Ama hala bu konuda bir mesafe alamadık. Son dönemde gelire endeksli senetlere yatırım yapacak fonlar kuruluyor. Şunu da herkesin bilmesi gerekiyor. Gelire endeksli senet devletimizin çıkardığı tahvil, bonodan çok farklı bir enstrüman değil. Onun içinde de faiz unsuru var. En son ihraç edilen senetler yüzde 8.5 civarında kar payı sunacak. Hiçbir farkı yok.
-Vergi avantajı konusunda da beklentileriniz vardı...
Doğru. Ödediğiniz yıllık vergi oranına göre yüzde 15 ile 35 arasında bir vergi avantajınız var. ancak bireysel emeklilik müşterilerinin yüzde 45'i bundan yararlanıyor. Bizim maliyeden istediğimiz; sisteme giren herkes bu avantajdan yararlanabilsin. Yurtdışında 'tax credit' denen bir uygulama var. Her katılımcıya kendi hesabının yanına yeni bir hesap açalım. Bu hesapta yararlanacağı vergi avantajı kadar para özel çıkarılmış tahvillerde değerlendirilsin. Emekli olduğu zaman hem biriken fonlarını, hem de vergi avantajını toplu olarak alsın.
5 bin TL için ayrılan var
-Yılbaşından bugüne kadar kaç kişi sisteme katıldı?
İlk 5 ayda 25 bin yeni sözleşme sattık. Sektör genelinde bakacak olursak; Emeklilik Gözetim Merkezi (EGM) verilerine göre, ilk 4 ayda yeni satış adedi 240 bini buldu.
-Bu yıl sistemden ayrılanlar var mı?
2009 yılının ilk çeyreğine kadar bir çıkış trendi gözlendi. İlk çeyrekte çok hızlanmıştı. İkinci altı ayda normale döndü. Bu seneki ilk dönemlere baktığımızda mart sonu itibariyla eski zamanlarında dönmüş durumda. Çıkan sözleşmelerin yüzde 80-85'i 100 bin liranın altında. İnsanlar 5 bin liranın altında paraya ihtiyaç duyarak sistemden çıkıyor. Ayrılma ikna ekibimiz var. Dil döküyoruz, anlatıyoruz. 'Sisteme erken girmenin bir avantajı var. Çıkarak erken girme avantajını kaybediyorsunuz' diyoruz.
Hafta sonları ailenin şoförü olarak çalışıyor
-Boş zamanlarınızda ne yapıyorsunuz?
Cumartesi günleri ailenin şoförü olarak çalışıyorum. Sabah kızımı baleye, öğlen oğlumu kursa bırakıyorum.
-Sporla aranız nasıl?
Haftada bir gün spor yapıyorum. Şimdi akşamları bisikletimle sahilde bisiklet aktivitemi sıklaştıracağım. Tenise yeniden başlamak istiyorum. Haftada bir gün basket oynardım. Şimdi fırsat bulamıyorum. Beşiktaşlıyım. Sezonda zaman buldukça maçları kaçırmamaya çalışıyorum.
Yapı Kredi Emeklilik Genel Müdürü Taylan Türkölmez de insanların giderek tehlikeli hastalıklar konusunda bilinçlendiğini belirterek bu ilgiyi doğruluyor. İlk 5 ayda 17 bin kişinin 'Yaşam Riskleri Sigortası' poliçesi aldığını belirten Türkölmez'in en büyük şikayeti ise şu: "İnsanlar bilinçli şekilde poliçeleri alıyor ama uzun süreli prim ödeme konusunda motivasyon düşük. Ödemiyor, tekrar başlıyor, ara veriyor. Gidip kanser olduktan sonra 'ben bu ürünü alıyorum' deyince maalesef kapsamıyor."
Yapı Kredi Emeklilik Genel Müdürü Taylan Türkölmez ile hayat sigortaları ve bireysel emeklilik sektöründeki son gelişmeleri konuştuk.
14 MİLYON KİŞİ 'HAYAT'A BAĞLANDI
-Bireysel kredilerdeki artış hayat poliçelerine de yansıdı mı?
Sektör 2003 yılından beri BES'e odaklanmıştı. Şimdi tekrar hayat ürünleri için yeni programlar yazıyoruz. Kredi hayat satışı sektörün üretiminin çok büyük bölümünü oluşturuyor. 2003 yılında kredi hayat müşterimiz 127 bindi, 2009 sonunda 600 bin. Mayıs sonu itibarıyla 700 bin kişiye ulaştık. Yıl sonuna kadar 850 bin kişiye ulaşırız. Sektör genelinde ise bu sayı 14 milyon müşteriyi geçiyor. Geçen yıl bankalar kredi piyasasında bu kadar agresif değildi. Bu yıl kredi pazarındaki büyümeye paralel sigortadaki büyüme devam ediyor.
-Tehlikeli hastalıklar teminatını içeren hayat sigortasına ilgi nasıl?
Yapı Kredi Emeklilik olarak 'Yaşam Riskleri Sigortası' olarak adlandırdığımız poliçemiz, kanser, kalp krizi gibi kritik hastalıklar, maluliyet ve yaşam kaybı durumunda sigortalıya ve yakınlarına toplu para sağlayan bir yaşam sigortası. Bu tip poliçelere ilginin giderek arttığını gözlemliyoruz. Çünkü kritik hastalıkların tedavi giderleri yüksek. Bunun yanı sıra tedavi dışı pek çok harcama, tüm birikimlerinizi bir anda sıfırlayabilir. Sigorta yaptırarak bu tip rahatsızlıkların getirebileceği yüksek maddi kayıplardan korunmak mümkün.
AYDA 20 $'A 50 BİN $'LIK TEMİNAT
-Hangi risklere karşı tazminat ödüyorsunuz?
Kanser, kalp krizi, kalp kapağı ameliyatı, koroner arter by-pass cerrahisi, aort greftleme operasyonu, balon-anjioplasti, temel organ nakli,
iyi huylu beyin tümörü, vücut organlarının görev ve hareketlerini yerine getirememesi, kan nakli ile bulaşan HIV, böbrek yetmezliği,
Multipl skleroz, uzuv kaybı, körlük, işitme kaybı, inme, ciddi yanıklar, felç ve koma.
-Aylık prim ve teminat tutarları ne kadar?
Primler sigortalının yaşına ve istediği teminatlara göre belirleniyor. 35 yaşında olan bir müşterimiz 50 bin dolarlık bir yaşam kaybı ve yaşam riskleri teminatı karşılığında aylık 20 dolar prim ödüyor. 45 yaşında ise aylık prim miktarı 50 dolara çıkıyor.
-Şu ana kadar kaç kişi 'Yaşam Riskleri Sigortası' yaptırdı?
İnsanlar bilinçli şekilde poliçeleri alıyor ama uzun süreli prim ödeme konusunda motivasyon düşük. Ödemiyor, tekrar başlıyor, ara veriyor. Gidip kanser olduktan sonra 'ben bu ürünü alıyorum' deyince kapsamıyor. Şu anda 17 bin poliçemiz var. Mayıs sonu itibarıyla prim üretimimiz ise 3.7 milyon TL oldu. Geçen yıl sonunda ise prim üretimimiz 7.1 milyon TL'ydi.
Yeni enstrüman arayan bireysel emekliliğe geliyor
-Yılbaşından bugüne kadar bireysel emeklilik sistemi (BES) nasıl bir performans gösterdi?
İlk 5 ay sektör fon büyüklüğü açısından yüzde 11 büyüdü ve 10 milyar lirayı geçtik. Tahvil bono getirileri azaldığı için bu seneki fon büyüklüğündeki büyüme daha az olacak. Geçen seneye girerken yüzde 14-15 faizle başlamıştık. Ama bu yıl yüzde 9'la başladık. Yıl sonunda 12 milyar liralık bir fon büyüklüğüne ulaşırız. Yapı Kredi Emeklilik olarak pazar payımız yılbaşında yüzde 15.1'di, şimdi 15.5'a geldi. Sektörden daha iyi bir büyüme trendi içerisindeyiz. Faizlerin yüzde 9'lara gerilediği ortamda, müşteriler 'Porftöyümde farklı alanlara da yatırım yapmalıyım' diyerek BES'i tercih eder hale geldi. Daha çok gidece yolumuz var.
Fonlar çeşitlenmeden BES'in büyümesi zor
-Bireysel emeklilik sistemini büyütmek için sizce neler yapılmalı?
Sektörün ve kamu iradesinin yapması gereken majör şeyler var. Mevzuat açısından altyapısı sağlam kurulmuş ve çok şeffaf bir sistem var. Ama fon çeşitliliği için mevzuat değişikliğine ihtiyaç duyuyoruz. Şu anda yatırım fonları tarafına baktığımızda anapara korumalı fonlar kurulabiliyor ama bizde kurulamıyor. Altın fonu, gayrimenkul ve emtia fonu kuramıyoruz. Kamu iradesinin bu işi çözmesi gerekiyor. Aralık ayında çalıştay yaptık. SPK, Hazine ve portföy yönetim şirketleri katıldı. Çalıştayda nelerin eksik olduğu çok net belirtildi. Ama hala bu konuda bir mesafe alamadık. Son dönemde gelire endeksli senetlere yatırım yapacak fonlar kuruluyor. Şunu da herkesin bilmesi gerekiyor. Gelire endeksli senet devletimizin çıkardığı tahvil, bonodan çok farklı bir enstrüman değil. Onun içinde de faiz unsuru var. En son ihraç edilen senetler yüzde 8.5 civarında kar payı sunacak. Hiçbir farkı yok.
-Vergi avantajı konusunda da beklentileriniz vardı...
Doğru. Ödediğiniz yıllık vergi oranına göre yüzde 15 ile 35 arasında bir vergi avantajınız var. ancak bireysel emeklilik müşterilerinin yüzde 45'i bundan yararlanıyor. Bizim maliyeden istediğimiz; sisteme giren herkes bu avantajdan yararlanabilsin. Yurtdışında 'tax credit' denen bir uygulama var. Her katılımcıya kendi hesabının yanına yeni bir hesap açalım. Bu hesapta yararlanacağı vergi avantajı kadar para özel çıkarılmış tahvillerde değerlendirilsin. Emekli olduğu zaman hem biriken fonlarını, hem de vergi avantajını toplu olarak alsın.
5 bin TL için ayrılan var
-Yılbaşından bugüne kadar kaç kişi sisteme katıldı?
İlk 5 ayda 25 bin yeni sözleşme sattık. Sektör genelinde bakacak olursak; Emeklilik Gözetim Merkezi (EGM) verilerine göre, ilk 4 ayda yeni satış adedi 240 bini buldu.
-Bu yıl sistemden ayrılanlar var mı?
2009 yılının ilk çeyreğine kadar bir çıkış trendi gözlendi. İlk çeyrekte çok hızlanmıştı. İkinci altı ayda normale döndü. Bu seneki ilk dönemlere baktığımızda mart sonu itibariyla eski zamanlarında dönmüş durumda. Çıkan sözleşmelerin yüzde 80-85'i 100 bin liranın altında. İnsanlar 5 bin liranın altında paraya ihtiyaç duyarak sistemden çıkıyor. Ayrılma ikna ekibimiz var. Dil döküyoruz, anlatıyoruz. 'Sisteme erken girmenin bir avantajı var. Çıkarak erken girme avantajını kaybediyorsunuz' diyoruz.
Hafta sonları ailenin şoförü olarak çalışıyor
-Boş zamanlarınızda ne yapıyorsunuz?
Cumartesi günleri ailenin şoförü olarak çalışıyorum. Sabah kızımı baleye, öğlen oğlumu kursa bırakıyorum.
-Sporla aranız nasıl?
Haftada bir gün spor yapıyorum. Şimdi akşamları bisikletimle sahilde bisiklet aktivitemi sıklaştıracağım. Tenise yeniden başlamak istiyorum. Haftada bir gün basket oynardım. Şimdi fırsat bulamıyorum. Beşiktaşlıyım. Sezonda zaman buldukça maçları kaçırmamaya çalışıyorum.
Ayfer ARSLAN
Etiketler:
Ayfer Arslan,
BES,
finanscaddesi,
Taylan Türkölmez,
Yapı Kredi Emeklilik
7 Haziran 2010 Pazartesi
TÜKETİM ÇILGINLIĞINA 'DUR' DEMEMİZ LAZIM!
Bireysel emeklilik sektörünün 'haylaz kızı' olarak anılan Avivasa Emeklilik CEO'su Meral Eredenk, tüketim çılgınlığına isyan ediyor. 3 yıl gazetecilik, 17 yıl bankacılık yapan ve 8 yıldır da sigorta sektöründe hizmet veren Eredenk, "Eskiden çok savurgandım. Şimdi krizle birlikte beğendiğim ayakkabı veya çantayı alırken en az iki kere düşünüyorum" diyor. Yazılı-görsel iletişim araçları, cep telefonlarından gelen mesajlarla gün boyunca tüketim bombardımanına tutulduğumuzu dile getiren Eredenk'in mesajı ise net: "Hiç kimse, 'Dur, düşün tasarruf et' demiyor. Birinin bu tüketim çılgınlığına dur demesi lazım."
Bu mesajını ilk defa 2008 yılında "Paralarını saçma biriktir" reklam kampanyasıyla topluma ileten ve bu yüzden perakende sektöründen tepki alan Eredenk, Avrupa çapında tasarrufun eğitimin içine alınması için kampanya başlatacaklarını belirtiyor. Aviva İspanya'nın da Yönetim Kurulu'na giren Eredenk, emekli olunca siyasete atılmayı düşünüyor: "Kılıçdaroğlu ile siyasete atılmak isteyenler arttı. Baykal çok fazla kadın adayları desteklemedi. Politikanın da ülke yararı için iyi bir şeyler yapılabilecek bir arena olduğunu düşünüyorum" diyor.
Meral Eredenk ile 3 yıl önce Ak Emeklilik ve Aviva Emeklilik'in Avivasa çatısı altında birleşmesinin ardından geçen süreci, tasarrufun önemini, emeklilik planlarını ve hobilerini konuştuk.
KRİZDE KEMERLERİ SIKTIK
-Ak Emeklilik ile Aviva Emeklilik'in birleşmesinin ardından geçen süreçte neler yaşandı?
Sahada rakip olan iki şirketin birleşmesi çok kolay değildi. Genel müdürlük tarafında ise aynı işi yapan her departmanda ikişer ekip vardı. IT altyapısının tekleştirilmesi ve müşterilere hizmet verebilir hale gelmesi çok kolay olmadı. 1.5 sene hep evin içine dönmek zorunda kaldık. İçerdeki bu tür düzeltmelere konsantre olduk. Müşteri ile ilgili yapacağımız yenilikler biraz gecikti. Ocak ayından itibaren tekrar onlara başladık. Hem ürün hem satış sonrası servis hem dağıtım kanalları tarafında birçok yeniliği hayata geçirmek üzere çalışmalar yapıyoruz. Yeni iş ciromuz geçen yıl yüzde 40 arttı. Geçen yıl 20 milyon lira kar ettik. Bir önceki yıl 1 milyon liraydı.
-Karlılıktaki bu büyümeyi nasıl başardınız?
Çok ciddi maliyet kontrolu oldu. Krizle birlikte kemer sıkmayı çok rahat yaptık. Zam yapmadık. Yurtdışında Aviva da zam yapmadı. Bize mal ve hizmet sağlayan kuruluşlarla bütün anlaşmalarımızı gözden geçirdik ve yüzde 20'lik bir tasarruf sağladık. Yemek şirketi, servis şirketi, kağıt şirketi, matbaa, baskıcı, boyacı kısacası; bütün iş yaptığımız şirketlerle yüzde 20'ye yakın tasarruf sağladık. Artı mali gelirlerimizde çok önemli bir artış oldu. Yani sermayemizi daha iyi değerlendirdik Faiz hareketlerinden çok iyi fırsatlar yakaladık. Para hareketin bol olduğu yerde kazanılıyor. Birleşmenin faydalarını artık görmeye başladık. Bu bizim geçici değil, kalıcı bir karlılık haline geldi. Bu yıl yüzde 50'lik bir artışla en az 30 milyon liralık kar hedefleniyor.
KÜÇÜKLER MÜŞTERİ ÇALIYOR
-Sektörde elementer branşta olduğu gibi rahatsız edici bir rekabet var mı?
İki üç tane sektörde küçük şirket var ki, bunlar büyüme stratejilerini başka şirketlerden müşteri ve satıcı çalmaya endekslemiş. Bizden müşteri çalıyorlar ama bir sene sonra o müşteriyi tekrar geri alıyoruz. Bizim satış ekiplerimizden adam alıp onların bizde yarattığı portföyü alarak iş yapma biçimi oturtmuş durumdalar. Bu sürdürülebilir bir büyüme değil. Hazine'nin de çok hoş gördüğü bir şey değil. Onun dışında büyük şirketler arasında elementer taraftaki gibi kırıcı ve yıkıcı bir rekabet yok. Birbirimize zarar vermeden sektörü büyütmek anlamında birlikte hareket ediyoruz. Belli rutinlerde toplanıp sektörü nasıl hasarsız büyüteceğimizi, rekabeti müşterilere ve şirketlere zarar vermeden nasıl geliştireceğimizi konuşuyoruz. Geçen sene ortak bir reklam kampanyası yaptık. Bütün sektöre büyük faydası oldu. Bu sene yine öyle bir reklam kampanyası yapmayı planlıyoruz. Herhalde yılın ikinci yarısında hayata geçer. Artık ortak araştırmalar yapıyoruz. EGM'de bunun için bir ekip ve kaynak ayrıldı.
100 BİN KUMBARA DAĞITACAK
-Sektörün daha hızlı büyümesi için önerileriniz neler?
Tasarruf bilincini geliştirmemiz lazım. Ama maalesef 'Bugünü yaşamak varken, bugün tatil yapmak varken, arabayı yenilemek varken, bugün yeni çanta almak varken, telefonu yenilemek varken, parayı koy kenara da 20 sene sonra yersin' fikri hiç kimseye ilk bakışta tatlı gelmiyor. Özellikle gençlere tasarruf fikri hiç sıcak gelmiyor. Ben yeğenime anlattığımda, "50 sene sonrasını bugünden mi düşüneceğim?" diyebiliyor. Bütün dünyadaki üretim mekanizması insanları doğal olarak tüketime itiyor.Yolda giderken bilboordlar, işe geliyorsunuz birisi bir şeyler söylüyor. Akşam televizyonda dizilerin arasında sürekli reklam, reklam, tüketim tüketimÖ Hiç kimse 'Dur, şu tüketimini düşün, tasarruf et' demiyor. Günde 100 mesaj alıyorsan, tamamı tüketim üzerine. Birinin 'dur' demesi lazım.
-O biri de siz misiniz?
Evet. Reklamla beslenmediği zaman tasarruf kampanyalarının ses getirmesi çok zor. 'Geleceğini biriktir' sloganına en çok yakışan şey kumbaraydı. Farkındalık yaratmak maksadıyla kumbara yarışması yaptık. Çünkü tüketimi esas kamçılayan da gençler. Birinci olan kumbaradan 100 bin adet üretip okullara göndereceğiz. Okullarda tasarruf bilincini yaymak amacıyla öğrencilere dağıtacağız. Biz üretimi baltalayacak tüketimi durdurmaktan söz etmiyoruz. Biz o kampanyayı yaptığımızda perakendeciler bize tepki gösterdi.
Ayakkabı, çanta alırken artık iki kere düşünüyorum
-Siz nasıl bir tüketicisiniz? Savurgan mı, tutumlu mu?
Son üç dört yıl öncesine kadar çok savurgandım. Ama sağolsun bizim satıcılar, bana 7-8 sözleşme satarak beni doğal olarak tasarrufa yöneltti. 4-5 yıl daha çalışırsam emekliliğimi garantileyecek bireysel emeklilik birikimine ulaşacağım. Artık, 'Gidip şu vitrindeki ayakkabıyı, çantayı alayım'ı iki kere düşünüyorum. Eskiden olsa hiç düşünmeden alırdım. Bu yaşla da ilgili. Emekliliğe yaklaştığın zaman giderek önünde daha az zaman kaldığını görüyorsun ve tasarrufun önemi artıyor. Gençken, 'Aman 20 yıl daha var. Nasıl olsa biriktiririm' diyorsun. Giderek tüketim konusunda terbiye oldum. Eskiden 100 birimlik gelirimin 70'ini harcayıp 30'unu biriktirirken, şimdi 70'ini biriktirip 30'unu harcayacak kadar daha radikal bir dönüş yaptım. Son yaşanan kriz ve işsizlikle, belli bir birikime ulaşmış insanların bile işsiz kaldığı, üstelik bir daha bunların iş hayatına dönmesinin daha zor olduğunu görünce daha temkinli olmak gerektiğine karar verdim.
8 yıl sonra siyasete girmeyi düşünüyor
-Geleceğe ilişkin planlarınız, emeklilik planlarınız neler?
Çok planım var. Bir kere sokak köpeklerini koruma üzerine sosyal sorumluluk projesi yapacağım. İkincisi; kız çocuklarının eğitimi için çalışacağım. Gezi notlarını kitap olarak bastırıp gelirini kız çocuklarının eğitimine harcayacağım. Üçüncüsü; tiyatro eğitimi alıp yaşlı kadın rollerini oynayacağım. Tiyatroyu çok istiyorum. Şirkette tiyatro kulübümüz var. "Kaç baba kaç"oyununu sahneye koyduk. Bana çılgın hemşire rolü verdiler. Ben tabii hiç provasız çıkıyorum. Sabancı Center'da oynadık. 600 kişi vardı. Salon adeta yıkıldı! Ayrıca tasarrufun okullarda eğitimin içine alınması için çalışacağım. Bunu tüm Avrupa çapında başlatmak istiyorum. Bunların dışında belediye başkanı olmak gibi bir hayalim var! Şimdi Kılıçdaroğlu ile siyasete atılmak isteyenler arttı. Baykal çok fazla kadın adayları desteklemedi. Politikanın da ülke yararı için iyi bir şeyler yapılabilecek bir arena olduğunu düşünüyorum. Siyasete girmeyi iki seçim dönemi sonra düşünüyorum.
Doğru bildiğimi hiç çekinmeden söylerim
-Size neden sektörün haylaz kızı diyorlar?
Çünkü çok fazla söz dinlemiyorum. Çünkü sektörün rutininden çok fazla şeyler yapmak istiyorum. Hiç reklam yapılmamış sektörde ilk defa reklam yaptım. Hiç PR yapılmamış sektörde PR işinin önemini ortaya koydum. Ürünlerle ilgili birçok yeniliği ortaya koymaya çalıştım. Bunların bazıları mevzuatı olmayan şeyler oldu ama Türkiye'ye tüketici kredilerini Burhan Karaçam tüketici kredileri mevzuatı yokken getirdi. Kredi kartlarının ilk açılımını kredi kartı mevzuatı yazılmamış iken yaptı. Bazı şeylerin de önderi olmak gerekiyor. Mevcut genel müdürler doğal olarak hep isyan ederler buna. Doğru bildiğimi hiç çekinmeden söylerim. Yani adabına uydurarak söyleme kaygısı olmayan biriyim. Bir şey yanlışsa o yanlış düzelene kadar bağırmaya, sesimi duyurmaya çalışıyorum. Yanlışa seyirci kalmaya tahammül edemiyorum. O zaman da birilerinin ayağına basıyorsunuz. Birilerinin hoşuna gitmeyecek şeyler yapıyorsunuz.
Motosikletle 7 bin kilometre gittim
-Hobileriniz neler? Boş zamanlarınızda neler yapıyorsunuz?
Şöyle bir hedef koydum kendime. Mümkünse her sene yeni bir şey öğrenmek. Son üç dört senedir sörfe, iki yıldır da motosiklete başladım. Motosikletle Assos'a, Tekirdağ'a, Çanakkale'ye gittim. Ondan sonra da yeter artık deyip Yunanistan'a gittim. Şu ana kadar 6-7 bin kilometre gitmişimdir. Şimdi de yelkene merak sardım. Belki biraz geç kaldık. 10 sene sonra bunları yapamayız kaygıları var. Bir an önce yapmam gereken bungee jumping ve rafting var. Yaş 50'yi geçip 60'a gelince oralarda biraz zorlanabiliriz. Ben şuna inanıyorum: Beyin vücudu istediği yöne çekme konusunda bir güce sahip. 'Bunları yapamam. Ya, bu yaştan sonra motosiklete mi binilir?' diye beyni yönlendirirsen vücudun da öyle reaksiyon veriyor. Ama 'Şimdi binmeyeceğim de, ne zaman bineceğim?'dediğin zaman beyin ona göre reaksiyon veriyor. Beyin ne düşünürse onu çağırıyor. Şimdi Aviva İspanya'nın yönetim kurulu üyesi oldum. İngilizceyi iyileştirelim derken, şimdi İspanyolca öğrenmeye çalışıyorum. Hem yönetim kuruluna girdim, hem denetim komitesi üyesi oldum. İspanya kralının ablasıyla beraber yönetim kurulundayım.
Ayfer ARSLAN
Bu mesajını ilk defa 2008 yılında "Paralarını saçma biriktir" reklam kampanyasıyla topluma ileten ve bu yüzden perakende sektöründen tepki alan Eredenk, Avrupa çapında tasarrufun eğitimin içine alınması için kampanya başlatacaklarını belirtiyor. Aviva İspanya'nın da Yönetim Kurulu'na giren Eredenk, emekli olunca siyasete atılmayı düşünüyor: "Kılıçdaroğlu ile siyasete atılmak isteyenler arttı. Baykal çok fazla kadın adayları desteklemedi. Politikanın da ülke yararı için iyi bir şeyler yapılabilecek bir arena olduğunu düşünüyorum" diyor.
Meral Eredenk ile 3 yıl önce Ak Emeklilik ve Aviva Emeklilik'in Avivasa çatısı altında birleşmesinin ardından geçen süreci, tasarrufun önemini, emeklilik planlarını ve hobilerini konuştuk.
KRİZDE KEMERLERİ SIKTIK
-Ak Emeklilik ile Aviva Emeklilik'in birleşmesinin ardından geçen süreçte neler yaşandı?
Sahada rakip olan iki şirketin birleşmesi çok kolay değildi. Genel müdürlük tarafında ise aynı işi yapan her departmanda ikişer ekip vardı. IT altyapısının tekleştirilmesi ve müşterilere hizmet verebilir hale gelmesi çok kolay olmadı. 1.5 sene hep evin içine dönmek zorunda kaldık. İçerdeki bu tür düzeltmelere konsantre olduk. Müşteri ile ilgili yapacağımız yenilikler biraz gecikti. Ocak ayından itibaren tekrar onlara başladık. Hem ürün hem satış sonrası servis hem dağıtım kanalları tarafında birçok yeniliği hayata geçirmek üzere çalışmalar yapıyoruz. Yeni iş ciromuz geçen yıl yüzde 40 arttı. Geçen yıl 20 milyon lira kar ettik. Bir önceki yıl 1 milyon liraydı.
-Karlılıktaki bu büyümeyi nasıl başardınız?
Çok ciddi maliyet kontrolu oldu. Krizle birlikte kemer sıkmayı çok rahat yaptık. Zam yapmadık. Yurtdışında Aviva da zam yapmadı. Bize mal ve hizmet sağlayan kuruluşlarla bütün anlaşmalarımızı gözden geçirdik ve yüzde 20'lik bir tasarruf sağladık. Yemek şirketi, servis şirketi, kağıt şirketi, matbaa, baskıcı, boyacı kısacası; bütün iş yaptığımız şirketlerle yüzde 20'ye yakın tasarruf sağladık. Artı mali gelirlerimizde çok önemli bir artış oldu. Yani sermayemizi daha iyi değerlendirdik Faiz hareketlerinden çok iyi fırsatlar yakaladık. Para hareketin bol olduğu yerde kazanılıyor. Birleşmenin faydalarını artık görmeye başladık. Bu bizim geçici değil, kalıcı bir karlılık haline geldi. Bu yıl yüzde 50'lik bir artışla en az 30 milyon liralık kar hedefleniyor.
KÜÇÜKLER MÜŞTERİ ÇALIYOR
-Sektörde elementer branşta olduğu gibi rahatsız edici bir rekabet var mı?
İki üç tane sektörde küçük şirket var ki, bunlar büyüme stratejilerini başka şirketlerden müşteri ve satıcı çalmaya endekslemiş. Bizden müşteri çalıyorlar ama bir sene sonra o müşteriyi tekrar geri alıyoruz. Bizim satış ekiplerimizden adam alıp onların bizde yarattığı portföyü alarak iş yapma biçimi oturtmuş durumdalar. Bu sürdürülebilir bir büyüme değil. Hazine'nin de çok hoş gördüğü bir şey değil. Onun dışında büyük şirketler arasında elementer taraftaki gibi kırıcı ve yıkıcı bir rekabet yok. Birbirimize zarar vermeden sektörü büyütmek anlamında birlikte hareket ediyoruz. Belli rutinlerde toplanıp sektörü nasıl hasarsız büyüteceğimizi, rekabeti müşterilere ve şirketlere zarar vermeden nasıl geliştireceğimizi konuşuyoruz. Geçen sene ortak bir reklam kampanyası yaptık. Bütün sektöre büyük faydası oldu. Bu sene yine öyle bir reklam kampanyası yapmayı planlıyoruz. Herhalde yılın ikinci yarısında hayata geçer. Artık ortak araştırmalar yapıyoruz. EGM'de bunun için bir ekip ve kaynak ayrıldı.
100 BİN KUMBARA DAĞITACAK
-Sektörün daha hızlı büyümesi için önerileriniz neler?
Tasarruf bilincini geliştirmemiz lazım. Ama maalesef 'Bugünü yaşamak varken, bugün tatil yapmak varken, arabayı yenilemek varken, bugün yeni çanta almak varken, telefonu yenilemek varken, parayı koy kenara da 20 sene sonra yersin' fikri hiç kimseye ilk bakışta tatlı gelmiyor. Özellikle gençlere tasarruf fikri hiç sıcak gelmiyor. Ben yeğenime anlattığımda, "50 sene sonrasını bugünden mi düşüneceğim?" diyebiliyor. Bütün dünyadaki üretim mekanizması insanları doğal olarak tüketime itiyor.Yolda giderken bilboordlar, işe geliyorsunuz birisi bir şeyler söylüyor. Akşam televizyonda dizilerin arasında sürekli reklam, reklam, tüketim tüketimÖ Hiç kimse 'Dur, şu tüketimini düşün, tasarruf et' demiyor. Günde 100 mesaj alıyorsan, tamamı tüketim üzerine. Birinin 'dur' demesi lazım.
-O biri de siz misiniz?
Evet. Reklamla beslenmediği zaman tasarruf kampanyalarının ses getirmesi çok zor. 'Geleceğini biriktir' sloganına en çok yakışan şey kumbaraydı. Farkındalık yaratmak maksadıyla kumbara yarışması yaptık. Çünkü tüketimi esas kamçılayan da gençler. Birinci olan kumbaradan 100 bin adet üretip okullara göndereceğiz. Okullarda tasarruf bilincini yaymak amacıyla öğrencilere dağıtacağız. Biz üretimi baltalayacak tüketimi durdurmaktan söz etmiyoruz. Biz o kampanyayı yaptığımızda perakendeciler bize tepki gösterdi.
Ayakkabı, çanta alırken artık iki kere düşünüyorum
-Siz nasıl bir tüketicisiniz? Savurgan mı, tutumlu mu?
Son üç dört yıl öncesine kadar çok savurgandım. Ama sağolsun bizim satıcılar, bana 7-8 sözleşme satarak beni doğal olarak tasarrufa yöneltti. 4-5 yıl daha çalışırsam emekliliğimi garantileyecek bireysel emeklilik birikimine ulaşacağım. Artık, 'Gidip şu vitrindeki ayakkabıyı, çantayı alayım'ı iki kere düşünüyorum. Eskiden olsa hiç düşünmeden alırdım. Bu yaşla da ilgili. Emekliliğe yaklaştığın zaman giderek önünde daha az zaman kaldığını görüyorsun ve tasarrufun önemi artıyor. Gençken, 'Aman 20 yıl daha var. Nasıl olsa biriktiririm' diyorsun. Giderek tüketim konusunda terbiye oldum. Eskiden 100 birimlik gelirimin 70'ini harcayıp 30'unu biriktirirken, şimdi 70'ini biriktirip 30'unu harcayacak kadar daha radikal bir dönüş yaptım. Son yaşanan kriz ve işsizlikle, belli bir birikime ulaşmış insanların bile işsiz kaldığı, üstelik bir daha bunların iş hayatına dönmesinin daha zor olduğunu görünce daha temkinli olmak gerektiğine karar verdim.
8 yıl sonra siyasete girmeyi düşünüyor
-Geleceğe ilişkin planlarınız, emeklilik planlarınız neler?
Çok planım var. Bir kere sokak köpeklerini koruma üzerine sosyal sorumluluk projesi yapacağım. İkincisi; kız çocuklarının eğitimi için çalışacağım. Gezi notlarını kitap olarak bastırıp gelirini kız çocuklarının eğitimine harcayacağım. Üçüncüsü; tiyatro eğitimi alıp yaşlı kadın rollerini oynayacağım. Tiyatroyu çok istiyorum. Şirkette tiyatro kulübümüz var. "Kaç baba kaç"oyununu sahneye koyduk. Bana çılgın hemşire rolü verdiler. Ben tabii hiç provasız çıkıyorum. Sabancı Center'da oynadık. 600 kişi vardı. Salon adeta yıkıldı! Ayrıca tasarrufun okullarda eğitimin içine alınması için çalışacağım. Bunu tüm Avrupa çapında başlatmak istiyorum. Bunların dışında belediye başkanı olmak gibi bir hayalim var! Şimdi Kılıçdaroğlu ile siyasete atılmak isteyenler arttı. Baykal çok fazla kadın adayları desteklemedi. Politikanın da ülke yararı için iyi bir şeyler yapılabilecek bir arena olduğunu düşünüyorum. Siyasete girmeyi iki seçim dönemi sonra düşünüyorum.
Doğru bildiğimi hiç çekinmeden söylerim
-Size neden sektörün haylaz kızı diyorlar?
Çünkü çok fazla söz dinlemiyorum. Çünkü sektörün rutininden çok fazla şeyler yapmak istiyorum. Hiç reklam yapılmamış sektörde ilk defa reklam yaptım. Hiç PR yapılmamış sektörde PR işinin önemini ortaya koydum. Ürünlerle ilgili birçok yeniliği ortaya koymaya çalıştım. Bunların bazıları mevzuatı olmayan şeyler oldu ama Türkiye'ye tüketici kredilerini Burhan Karaçam tüketici kredileri mevzuatı yokken getirdi. Kredi kartlarının ilk açılımını kredi kartı mevzuatı yazılmamış iken yaptı. Bazı şeylerin de önderi olmak gerekiyor. Mevcut genel müdürler doğal olarak hep isyan ederler buna. Doğru bildiğimi hiç çekinmeden söylerim. Yani adabına uydurarak söyleme kaygısı olmayan biriyim. Bir şey yanlışsa o yanlış düzelene kadar bağırmaya, sesimi duyurmaya çalışıyorum. Yanlışa seyirci kalmaya tahammül edemiyorum. O zaman da birilerinin ayağına basıyorsunuz. Birilerinin hoşuna gitmeyecek şeyler yapıyorsunuz.
Motosikletle 7 bin kilometre gittim
-Hobileriniz neler? Boş zamanlarınızda neler yapıyorsunuz?
Şöyle bir hedef koydum kendime. Mümkünse her sene yeni bir şey öğrenmek. Son üç dört senedir sörfe, iki yıldır da motosiklete başladım. Motosikletle Assos'a, Tekirdağ'a, Çanakkale'ye gittim. Ondan sonra da yeter artık deyip Yunanistan'a gittim. Şu ana kadar 6-7 bin kilometre gitmişimdir. Şimdi de yelkene merak sardım. Belki biraz geç kaldık. 10 sene sonra bunları yapamayız kaygıları var. Bir an önce yapmam gereken bungee jumping ve rafting var. Yaş 50'yi geçip 60'a gelince oralarda biraz zorlanabiliriz. Ben şuna inanıyorum: Beyin vücudu istediği yöne çekme konusunda bir güce sahip. 'Bunları yapamam. Ya, bu yaştan sonra motosiklete mi binilir?' diye beyni yönlendirirsen vücudun da öyle reaksiyon veriyor. Ama 'Şimdi binmeyeceğim de, ne zaman bineceğim?'dediğin zaman beyin ona göre reaksiyon veriyor. Beyin ne düşünürse onu çağırıyor. Şimdi Aviva İspanya'nın yönetim kurulu üyesi oldum. İngilizceyi iyileştirelim derken, şimdi İspanyolca öğrenmeye çalışıyorum. Hem yönetim kuruluna girdim, hem denetim komitesi üyesi oldum. İspanya kralının ablasıyla beraber yönetim kurulundayım.
Ayfer ARSLAN
Etiketler:
Avivasa,
Ayfer Arslan,
BES,
finanscaddesi,
Meral Eredenk
14 Mayıs 2010 Cuma
NE BORSA, NE DÖVİZ UMUDUMUZ MİLLİ PİYANGO!
Türk tüketicisi geleceğini garantiye almak ve emeklilikte rahat etmek için umudunu piyangoya bağladı. 45-55 yaş grubundaki insanların yüzde 23'ü Türkiye'de rahat bir emeklilik hayatı sürdürebilmenin en iyi yolunun piyangodan para çıkmasında olduğunu düşünüyor. AvivaSA'nın araştırmasına göre, Türk tüketicisinin geleceğe yönelik endişeleri arasında ise global ekonomik kriz, terör ve savaş başı çekiyor.
2009 yılında İngiliz araştırma şirketi The Future Company'nin, Aviva için aralarında Türkiye'nin de bulunduğu toplam 26 ülkede 31 binin üzerinde kişiyle görüşerek "Tasarruf ve Yatırım Alışkanlıkları" araştırması yaptı. Bu araştırma için Türkiye'de bin 50 kişiyle görüşüldü.
"Tasarruf ve Yatırım Alışkanlıkları" araştırmasına göre, Türkiye'de son 3 yıldır harcamayı tasarrufa tercih edenlerin oranı yüzde 22'lerden yüzde 39'lara yükseldi.
YASTIK ALTINI SEVİYORUZ
Araştırma sonuçlarına ilişkin İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında konuşan AvivaSA CEO'su Meral Eredenk, 25-34 yaş grubunun yüzde 34'ünün yastık altını tercih ettiğini ve tasarruflarını nakit olarak elde tutmayı sevdiğini aktardı. Eredenk, "Yatırımda öncelik gayrimenkul. Asıl ilginç olan ise emeklilikte rahat etmek için piyangoya umut bağlayanların son bir yıl içerisinde ikiye katlanması. 2008 yılında yüzde 9'luk bir kesim piyangoya bel bağlarken, bu oran 2009'da yüzde 16'ya yükseldi" dedi.
MEDYA, TASARRUFTA ETKİN
Araştırmaya göre, "Ocak-Aralık 2009'da tasarruf alışkanlığınızda bir değişiklik oldu mu?" sorusuna, yüzde 5'lik kesim daha çok biriktirdiğini, yüzde 22'lik bölüm daha az birikim yaptığını, yüzde 73'lik bölüm ise aynı miktarda tasarrufa devam ettiğini belirtti. Krize rağmen daha fazla birikime yönelenlerin en temel gerekçeleri ise sırasıyla şöyle: "Kişisel koşullarda değişim, arkadaşlar ve aileden tavsiye, medyadaki haberler, finansal danışmandan tavsiye."
Kimisi miras, kimisi iyi bir evlilik peşinde
---------------------------------------------------
Araştırmaya katılanların "Emeklilikte rahat etmek için ne yaparsınız?" sorusuna verdikleri yanıtlar şöyle:
*Her ay düzenli olarak biriktirmek (%27)
*Gayrimenkule yatırım yapmak (%21)
*Piyango kazanmak (%16)
*Kendini geliştirip daha iyi ücretli bir iş bulmak (%4)
*Miras (%3)
*İyi bir evlilik (%2)
*Daha geç emekli olmak (%2)
Geliriniz üçe katlansa ne yaparsınız?
-----------------------------------------------
*Ev alırım (% 41)
*Tatile çıkarım (%36)
*Kendi işimi kurarım (%33)
*Emeklilik için biriktiririm (%30)
*Yeni bir araba, tekne, motor alırım (%26)
*Kendim/ailem için eğitime yatırırım (%26)
*İkinci bir mülk alırım (%20)
*Arkadaşlarımla/ailemle paylaşırım (%20)
En iyi kumbaraya 5 bin lira ödül
AvivaSA'nın toplumda tasarruf ve geleceğe yatırım bilinci oluşturma amacıyla 28 üniversitenin öğrencileri arasında düzenlediği "Kumbara Tasarım Yarışması"nda dereceye girenlerin ödülleri törenle verildi. Bilkent Üniversitesi'nden Begüm Cana Özgür, "Roly-Poly" adlı projesiyle 5 bin TL'lik ödülün sahibi oldu.
Etiketler:
Avivasa,
BES,
finanscaddesi,
Meral Eredenk
7 Mayıs 2010 Cuma
BİR HAFTADA 16 BİN KİŞİ BES'Lİ OLDU
30 Nisan tarihli Bireysel Emeklilik Sistemi verileri EGM Başkanı ve Anadolu Hayat Emeklilik Genel Müdürü Mete Uğurlu tarafından açıklandı. Yeni BES verilerine göre sisteme sadece 1 hafta içersinde 16 bin’ e yakın yeni katılımcı eklendi. Anadolu 2 milyon 100 bin 274 kişiye ulaşan Bireysel Emeklilik Sistemi, fon tutarında ise 9 milyar 962 milyon 767 bin 290 TL’ye ulaştı. Emekli olan katılımcı sayısı 2 bin 272 kişiye yükseldi.
Etiketler:
BES,
finanscaddesi
3 Mayıs 2010 Pazartesi
BES, ALTI BOŞ ELEŞTİRİLERDEN RAHATSIZ!
Türkiye’de 7. yılını dolduran bireysel emeklilik sistemi (BES) 2 milyon kişiye ulaşırken, bazı çevrelerde BES’in bireysel emeklilik değil, bireysel yatırım sistemi olduğu ve bir ‘aldatmaca’ olduğu şeklinde eleştiriler yöneltiliyor. Sektör bu eleştiriler karşısında genelde susmayı tercih ederken, Garanti Emeklilik Genel Müdürü Erhan Adalı bu eleştirilere açık yüreklilikle yanıt vererek kafaları meşgul eden soruları aydınlığa kavuşturdu.“BES bir titan zinciri değil” diyen Adalı, “Bireysel emeklilik küçük küçük paraların en iyi biriktirilebildiği bir sistem. Hangi banka 100-150 liraların yüzüne bakar? Sistemin düzenleyici tarafında Hazine, fonlar tarafında SPK ve Takasbank var. Ayrıca Türkiye’nin en saygın kuruluşları bu işin içerisinde. Böyle güzel olan bir sistemi baltalamak doğru değil” diyor.
.
1.5 ÇALIŞAN 1 EMEKLİYE BAKIYOR
-Bireysel emeklilik hangi ihtiyaçlardan dolayı Türkiye’de devreye alındı?
2007 yılında çok önemli bir sosyal güvenlik reformu yapıldı. Kademeli olarak emeklilik yaşı artırıldı. 2048'de işe girenler artık 65 yaşında emekli olacak. Bugün ise hala kadınlar 58, erkekler 59 yaşında emekli oluyor. Geçen yıl bütçeden sosyal güvenlik harcamalarına yaklaşık 29 milyar TL civarında destek verildi. Seneye bu 40 oluyor, 45 oluyor. Yani 20 sene sonra Türkiye ne kadar vergi toplarsa hepsini sosyal güvenlik açığını finanse etmek amacıyla kullanacak. Emeklilerimizin maaşları düşük olmakla beraber maaş bağlama oranları da bir miktar aşağı çekildi. Bugün x bir görevden emekli olan bir kişi aylık 800 lira emekli maaşı alacaksa, aynı pozisyonda bugün göreve başlayıp 25 sene sonra emekli olan kişi aynı maaşı almayacak. Bugünün alım gücüyle 600 lira maaş alacak. Bu oluşan açığı bireysel emeklilik sistemi ile desteklemeniz gerekiyor. Dünyada 4 tane çalışan 1 emekliye bakarken, Türkiye'de nerdeyse 1.5 çalışan 1 emekliye bakıyor. 2007 yılındaki reformlar yapılmamış olsaydı aynı 2001 krizi gibi Türkiye çok kötü duvara toslayacaktı. Bireysel emeklilik sistemi burada devreye giriyor. Artık Türkiyede mantalitenin değişmesi gerekiyor. Günlük yaşamamalıyız. Kariyerimize başladığımız zaman 20-30 yıl sonrasının kariyer planlarını yapmalıyız. Çalışırken BES’e girerek birikim yapmakta yarar var
-Sizce şu an Türkiye'de uygulanan bireysel emeklilik sistemi mi, bireysel yatırım sistemi mi?
Dünyada emeklilikte üç tane temel sistem var: Birinci basamak, ikinci basamak, üçüncü basamak. Birinci basamak dünyanın her yerinde devletin arkasında olduğu sosyal güvenlik sistemleri. İkinci basamak zorunlu bireysel emeklilik dediğimiz sistemler. Daha çok Batı Avrupa ülkelerinde uygulanıyor. Üçüncü basamak gönüllü emeklilik sistemi. Türkiye'de birinci ve üçüncü basamak var. Aslında gidilmesi gereken yer de gerçek anlamda zorunlu bireysel emeklilik sistemi. Emeklilerimizin yaşam standartları batıdakilere biraz yaklaşsın istiyorsak kalkıp Antalya'ya gitsin Kapadokya'ya gitsin diyorsak, zorunlu ikinci basamağın gelmesi gerekiyor. Dünyada bu bireysel emeklilik sistemi diye geçiyor. Özünde tabii ki, tasarruf vardır. Katılımcı vefat edince, sistemde biriken parasını varislerine ödüyoruz
HANGİ BANKA 100 TL’NİN YÜZÜNE BAKAR
-“Bireysel emeklilik sisteminin bir aldatmaca olduğu, paranızı bankaya yatırsanız daha fazla kazanırsınız” şeklinde eleştirilere ne diyorsunuz?
Geçmişte birikimli hayat denilen bir tecrübe olmuş. İyi yönetememişiz. Ama bireysel emeklilik sistemi bunlardan farklı. Sistemde el çabukluğu yok. Bazı insanlar onu ima etmeye çalışıyor. Burası gerçekten devletin vatandaşlarının küçük paralarını tasarruf etmelerini biriktirmeleri için oluşturulmuş mükemmel bir sistemdir. Hangi banka ayda 100-150 liraların yüzüne bakar? Çıkalım üç tane banka dolaşalım. Ben 100 liraya mevduat hesabı açtırmak istiyorum dediğiniz zaman adam önce size garip garip bakar. Böyle güzel olan bir sistemi baltalamak doğru değil. BES bir titan zinciri değil. Düzenleyici tarafta Hazine Müsteşarlığı, fonlar tarafında SPK var. Artı Takasbank, fonların saklandığı yer. Paranız sistemde hiçbir zaman pul olmuyor. Bugün yatırılan tutar ve yaşı verdiğiniz zaman tahmini olarak ne kadar birikime ulaşacağınızı söylüyoruz. Bir de şöyle bir şey var. Bugün baktığınızda Türkiye'nin en büyük finansal grupları bu işin içerisinde. Biz müşteri dostu olmayan bir ürünün arkasına geçemeyiz.
DEVLETTEN ALACAĞINIZ MAAŞA KATKI
-Emekli olunca birikimlerimizi toplu değil de, ömür boyu aylık şeklinde almak istersek hesaplamada hangi yaş sınır olarak alınıyor? Emeklilik şirketlerinin, ortalama ömrün 90 yaş olmasını istediği doğru mu?
Hayır, ortalama ömrün 90 yaş olmasıyla ilgili ne bir önerimiz oldu, ne kendi aramızda böyle bir konuyu konuştuk. Şöyle bir karşılaştırma yaparsanız çok yanlış olur. Devletin emeklilik sisteminde kişi ölene kadar maaş alır ve öldükten sonra yakınlarına geçer. Dünyanın hiçbir yerinde sosyal güvenlik sistemi işlememiştir, işlemesi de mümkün değildir. Makul bir emeklilik yaşının olması gerekir. Bizde uzun yıllar insanlar 40'lı yaşlarda emekli oldu. Ortalama ömür de 80'e doğru gitse, 40 yaşında emekli olan 40 yıl boyunca emekli maaşı alıyor. Bu sürdürülebilir bir yapı değildi. Bireysel emeklilik buradaki sistemi tamamlayıcı ve gönüllü olan bir sistem. Sosyal güvenlik sisteminden emekli olduğunuzda, elinize 500 lira ile bin 500 lira arasında bir maaş geçiyor. Ayda 4 bin lira kazanırken, bir anda geliriniz dörtte bir düşüyor. Emekli olduğunuzda en son aldığınız maaşın yüzde 60'ını almış olmanız gerekiyor ki, yaşam standardınız kaldığı yerden devam etsin. Bireysel emeklilik de bu fonksiyonu görüyor. Emekli olunca bin lira devletten alacağınız maaşa, bin lira da BES'den takviye gelecek.. 56 yaşına geldiğinizde ister tüm fonunuzu çekerseniz, isterseniz yarısını çekip geri kalanını maaş olarak alırsınız. Bu tamamen katılımcının tercihine bağlı. 56 yaşındaki bir kişi için beklenen yaşam süresi 26 yıldır. Bu nedenle ömür boyu maaş bağlanması istenirse, 82 yaşına kadar yaşayacağı varsamıyla maaşı hesaplanır.
Stopaj getiriden değil, toplam fondan kesiliyor
-Geçtiğimiz hafta basında yer alan bir olayda, sistemden çıkmak istediğimizde, vergi kesintisinin toplam fon üzerinden değil, getiri üzerinden yapılabileceği belirtildi. Bu konuda yasal uygulama nasıl?
Yasal mevzuat çok net. Bireysel emeklilik mevzuatında, stopajın toplam fon birikimi üzerinden kesileceği yazıyor. Herhangi bir boşluk yok. Çünkü neden? Size öyle bir avantaj sağlıyor ki, bunun bir kısmı üzerinden stopaj alıyor. Bu konuya ilişkin basına yansıyan mahkeme kararında, hakim getiri üzerinden vergilendirilmesi gerektiğini, genel vergi prensibini üzerinden karara bağlamış. Bu konu bir üst mahkemeye gönderilmiş olsaydı muhtemelen maliye teşkilatı lehine bir sonuç çıkardı.
6 bin 500 kişiye 20 milyon TL tazminat
-İşsizlik sigortası ürünlerine talep nasıl?
Bu ürünleri ilk defa 2008 Mayıs ayında piyasaya sunmuştuk. İşsizlik ürünlerinde yüzde 70'in üzerinde pazar payımız var. 750 bin civarında müşterimiz var. Ama başladığımızdan bu yana toplam bin 150 bin poliçe kesmişiz. Bunun yaklaşık 240 bini bu yıla ait. Geçen sene yaklaşık 72-73 milyon liralık üretimimiz olmuştu. Bir önceki sene 12.5 milyon TL civarındaydı. Şu an ilk 4 ay itibariyle baktığımızda 40 milyon civarında prim üretimine geldik. Bu ürün Türkiye'de tuttu.
-Şimdiye kadar kaç kişiye işsizlik tazminatı ödediniz?
6 bin 500 kişiye 20 milyon lira tazminat ödedik. Kredi kartı ödeme güvencesinin ağırlığı daha fazla. Toplam satış içerisinde yüzde 50 payı var. Yüzde 30'u kredi ödeme güvencesi, yüzde 20'si de gelir güvencesinden geliyor.
İlk 4 ayda BES %4.5 büyüdü
-Bireysel emeklilik sektöründe ilk 4 ay nasıl geçti?
Sektör katılımcı sayısında ilk dört ayda yüzde 4.5 büyüdü. Şu anda 2 milyon 80 bin katılımcıya ulaştık. Yıl sonu itibarıyla yüzde 15'ler civarında büyüme beklentimiz var. Yıl sonunda 2 milyon 270 bin katılımcıya ulaşmayı hedefliyoruz. 12 milyar liraya yakın da fon büyüklüğü hedefleniyor. Garanti Emeklilik olarak ilk dört ayda katılımcı sayısında ilk sıradayız. 80 bin yeni katılımcının yüzde 25'i Garanti'den girdi. Sektör yüzde 4.5'lar büyürken biz yüzde 5.5'lar civarında büyüdük. 1 milyar 450 milyon lira civarında fon büyüklüğümüz var. Fonda yüzde 25'e, katılımcı sayısında ise yüzde 20.5'a yakın pazar payımız var.
Ayfer ARSLAN
Etiketler:
Ayfer Arslan,
BES,
Erhan Adalı,
finanscaddesi,
Garanti Emeklilik
7 Nisan 2010 Çarşamba
TÜRKİYE FİNANS'TAN 'GARANTİ'Lİ EMEKLİLİK
İşbirliğine ilişkin düzenlenen basın toplantısında konuşan Türkiye Finans Genel Müdürü Yunus Nacar, Türkiye'de bireysel emeklilik fonlarında uzun süre faizsiz bir enstrüman oluşturulamadığı için katılım bankalarının bunu müşterilerine sunamadığını, ancak Hazine'nin 2009'da çıkardığı faizsiz bir enstrüman olan GES'lerle beraber bireysel emeklilikte faizsiz bir fon oluşturulması imkanı
doğduğunu söyledi. Bu paralelde Garanti Emeklilik bünyesinde oluşturulan bu fona Türkiye Finans müşterilerinin de katılma imkanı doğduğunu vurgulayan Nacar, ''Türkiye Finans, Garanti Emeklilik ile işbirliğine giderek katılım bankacılığı sektöründe müşterilerine bu imkanı sunan ilk banka oldu. Türkiye Finans olarak 1,5 milyon kayıtlı müşterimize bu ürünü sunduğumuzda çok başarılı sonuçlar elde edeceğimize ve sektörün önemli oyuncularından biri olacağımıza inanıyoruz'' dedi.
AMAÇ PASTAYI BÜYÜTMEK
Garanti Emeklilik Genel Müdürü Erhan Adalı da işbirliğiyle artık bireysel emeklilik planlarının Türkiye Finans Katılım Bankası şubelerinden de sunulacağını belirterek, ''GES'e dayalı ürünlerden fon oluşturduk. Çok iyi bir işbirliğiyle bu ürünü birlikte sunmayı başardık. eklentimiz, çok önemli potansiyel olduğuna inandığımız Türkiye Finans müşteri kitlesini bireysel emeklilik içine çekmek. Bizim en büyük hedeflerimizden biri pastayı, sektörü büyütmek. Pastayı büyüttüğümüzde alacağımız dilim de büyüyecektir'' diye konuştu.
Kıymetli madenlere dayalı yeni fonlar
Garanti Emeklilik Genel Müdürü Erhan Adalı, önümüzdeki günlerde Türkiye Finans ile birlikte karar vererek belki kıymetli madenler ve çeşitli enstrümanları da bu fonun içine alabilme ihtimali bulunduğunu dile getirdi. Sektörün henüz beklediği yatırım çeşitliliğine ulaşamadığını belirten Adalı, GES'in Hazine bonosu gelirlerine yakın bir geliri olduğunu belirterek bu fonu alan müşterilerinin iyi bir gelir elde edeceğini savundu.
Etiketler:
BES,
finanscaddesi,
Garanti Emeklilik,
Türkiye Finans Katılım Bankası
5 Nisan 2010 Pazartesi
İŞSİZLERE YENİ İŞ KAPISI: BES ARACILIĞI
Türkiye’de altı yılda 2 milyon 28 binin üzerinde katılımcıya ulaşan Bireysel Emeklilik Sistemi (BES), krizden etkilenmeden büyümeyi sürdürüyor. En fazla ilgiyi 25–34 yaş arası genç çalışanların gösterdiği sistem, yeni bir iş kapısı aralıyor. Şu anda geçerli lisansa sahip kişi sayısının ise 44 bin civarında olduğu tahmin ediliyor. Türkiye’nin iş ve insan kaynakları sitesi Yenibiris.com’a konuyla ilgili açıklama yapan Finansemeklilik İnsan Kaynakları Grup Yöneticisi Zuhal Karan, bu alanda çalışacak lisanslı satışçılara duyulan ihtiyacın günden güne arttığını belirtiyor. Karan'ın verdiği bilgiye göre, şu anda 13 tane emeklilik şirketi bu lisansa sahip kişilerin peşinden koşuyor.
Lisans nereden alınıyor?
Herhangi bir bölümle ilgili dört yıllık lisans mezunlarına veya finansla ilgili bir alanda iki yıllık yüksekokul eğitimi alanlara verilen bu lisansı almak için Bireysel Emeklilik Aracıları Sınavı’na girmek gerekiyor. Başvuru ve sınav internet üzerinde yapılıyor. Yedi temel konudan oluşan sınav için piyasadaki çalışma kitaplarından alıp hazırlanmak yeterli oluyor. Başvuru sırasında ise halen bir şirkette çalışmak şartı aranmıyor. Lise mezunlarından ise 3 yıl satış deneyimi isteniyor. Lisansın devamı için senede bir basit bir tamamlayıcı eğitim almak da gerekiyor. Konu hakkında ayrıntılı bilgi www.egm.org.tr adresinden alınabiliyor
Lisans nereden alınıyor?
Herhangi bir bölümle ilgili dört yıllık lisans mezunlarına veya finansla ilgili bir alanda iki yıllık yüksekokul eğitimi alanlara verilen bu lisansı almak için Bireysel Emeklilik Aracıları Sınavı’na girmek gerekiyor. Başvuru ve sınav internet üzerinde yapılıyor. Yedi temel konudan oluşan sınav için piyasadaki çalışma kitaplarından alıp hazırlanmak yeterli oluyor. Başvuru sırasında ise halen bir şirkette çalışmak şartı aranmıyor. Lise mezunlarından ise 3 yıl satış deneyimi isteniyor. Lisansın devamı için senede bir basit bir tamamlayıcı eğitim almak da gerekiyor. Konu hakkında ayrıntılı bilgi www.egm.org.tr adresinden alınabiliyor
Etiketler:
BES,
Finans Emeklilik,
finanscaddesi,
Zuhal Karan
14 Mart 2010 Pazar
FİNANS EMEKLİLİK'DEN ANADOLU AÇILIMI
AKŞAM'a yaptığı açıklamada, Finans Emeklilik'in 2010 hedeflerini anlatan Ajlan Sözütek, "Eskiden üç büyük şehir vardı. Şimdi 15-16 tane çok önemli merkez var. Kayseri, Konya, Gaziantep, Samsun, Trabzon bunlar arasında. Nüfus olarak baktığımız zaman bunlar 1.5 milyonun üzerine çıkmış iller. Hepsinde üniversiteler var. Bu kentlere sadece biz değil, bütün kuruluşlar çok farklı yaklaşmaya başladı. Şehirlerin özel günleri, karnavalları oluyor. Orada da Finans Emeklilik olarak yer alarak o ilin ahalisi ile daha sıcak bir ortam yaratalım istiyoruz. Özellikle hiçbir sosyal güvencesi olmayan çiftçiler hedef kitlemiz içerisinde" dedi.
YENİ SATIŞDAN %10 PAY ALACAK
Finans Emeklilik'in 2007 yılında kurulduğunu, 2008 yılında hayat sigortaları, 2009 yılında da BES satışına başladıklarını hatırlatan Ajlan Sözütek, hayat sigortalarında yüzde 2.5-3 pazar payına ulaştıklarını, BES satışlarının ise yüzde 8.5-9'unu gerçekleştirdiklerini aktardı. 2010 yılında ise yeni satışlardan yüzde 9-10 pay almayı hedeflediklerini belirten Sözütek, "Hayat sigortalarında yüzde 5 pazar payı almayı planlıyoruz. Şu anki performansımızı orta vadede ikiye katlamayı hedefliyoruz" dedi.
40 YAŞ ÜSTÜ BİLİNÇ ARTIYOR
Bireysel emeklilik sisteminin gelişiminin tasarruf bilinci ile doğrudan ilintili olduğunu anlatan Sözütek, Türkiye'de bu bilincin düşük olduğundan yakınarak şunları söyledi: "40 yaşın üzerinde ve evli olan bireylerde tasarruf bilinci daha yüksek. Hayat sigortalarında da aynı eğilim sözkonusu. 35 yaşından sonra sigorta ürünlerine olan ilgi artıyor. 35-40 yaşından sonra 'Çocuğum oldu, eğitimi var. Onun geleceğini garantiye alayım' kaygılarıyla ödeme oranları çok yüksek. Çünkü insanlar o yaşta hayatın ne demek olduğunu çok iyi algılıyorlar. Bizim o anlamda çok büyük bir görevimiz var.Genç nüfusa bunu anlatmamız lazım. Toplum olarak gelecekle ilgili riskleri daha arka planda algılıyoruz."
BES, tüketiciye fon bilincini aşıladı
Bireysel emeklilik sisteminin 2 milyon kişiye fon bilincini götürdüğüne işaret eden Ajlan Sözütek, şöyle devam etti: "Eskiden yatırım fonları deyince sadece likit fonlar biliniyordu. Şimdi artık yatırımcı, 'mevduat faizine parayı yatırayım, oradan gelir elde edeyim'in ötesinde hüviyet kazandı. Finansal piyasalarımızın olgunlaşması 10-15 yıllık bir mevzudur. Çok iyi hatırlıyorum. 2001 yılında sektörle ilgili hazırlıklar devam ederken Macaristan, Meksika örneği diye oturup üzerinde çalışırdık. Bugün Türkiye'nin kendi elinde örneği var. Hızlı gelişiyor. Ben açıkçası ufku çok aydınlık görüyorum. Sigortacılık özelikle hayat ve emeklilik fonları çok daha derinlemesine büyüyecek."
2 ayda 30 bin kişiye işsizlik sigortası sattı
2009 yılında ekonomik konjonktürün de etkisiyle 110 bin adet işsizlik sigortası poliçesi sattıklarını ifade eden Finans Emeklilik Genel Müdürü Ajlan Sözütek, bu yılın ilk 2 ayında ise yaklaşık 30 bin poliçe sattıklarını söyledi. İşsizlik ürünlerinde satışları bu yıl ikiye katlamayı hedeflediklerini anlatan Sözütek, "İşsiz kaldığında müşterilerimizin bireysel kredi borcunu altı aya kadar, kredi kartında ise ekstresindeki bakiyenin tamamını ödüyoruz. Şimdi bankaya otomatik ödeme talimatı vermiş müşteriler için de bu teminatı satmaya başladık. Elektrik, su, telefon gibi otomatik ödeme talimatını vermiş müşterilerimizin altı aya kadar borcunu ödeyeceğiz" dedi.
Ayfer ARSLAN
Etiketler:
Ajlan Sözütek,
Ayfer Arslan,
BES,
Finans Emeklilik,
finanscaddesi
7 Mart 2010 Pazar
HELAL FONLAR İLE BES'E 1.5 MİLYAR LİRA GELİR
Şu anda bireysel emeklilik sisteminde (BES) toplanan fonların yüzde 85'lik bölümü devlet tahvili, hazine bonosu gibi kamu borçlanma araçlarında, yüzde 10'u borsada, geri kalanı döviz ve dövize dayalı kıymetlerde değerlendiriliyor. Toplam fon büyüklüğünün 9.3 milyar lirayı, katılımcı sayısının da 2 milyonu geçtiği sisteme, faize duyarlı kesimi de çekmek için fonların çeşitlendirmesi uzun zamandır sektörün gündemindeydi.
MEVCUT YATIRIM ARAÇLARI YETERSİZ
"Gelire Endeksli Senetler Emeklilik Yatırım Fonu"nu çıkararak bu konuda ilk harekete geçen Vakıf Emeklilik Genel Müdürü Yusuf Yeşilırmak, bu fonun çıkarılışına kadar süreci şöyle aktardı: "Bireysel emeklilik fonlarının gelişimi ve büyümesi doğrultusunda mevcut yatırım araçlarının yetersiz kaldığı düşüncesindeyim. Bu düşünceden hareket ederek biz daha önceden çalışmalara başladık. Bu fonları iki enstrüman üzerinde hapsedemeyiz. Faize duyarlı bir kesim var. Bireysel emeklilik yatırım fonlarının yüzde 30'unun devlet borçlanma senetlerinde değerlendirilmesi zorunluluğu vardı. Bu zorunluluk yaklaşık 1.5 yıl önce kaldırılınca bizde gerekli çalışmalarımızı yaptık. Gelire endeksli senetler emeklilik yatırım fonunun izinlerini ve yetkilerini aldık ve satışa sunduk."
PASTADAN YÜZDE 10-15 PAY ALIRIZ
Vakıf Emeklilik'in katılımcı sayısının 126 bin olduğunu belirten Yusuf Yeşilırmak, faize duyarlı kesime yönelik çıkarılacak yeni emeklilik fonlarının yaratacağı potansiyele ilişkin ise şunları söyledi: "Ülkedeki potansiyele baktığınız zaman bankacılık sektörü ile bir taraftandan değerlendirirsek sektörün aktif büyüklüğü içerisinde katılım bankalarının payı yüzde 3 civarında. Benim şahsi düşüncem; şu andaki toplam emeklilik fonlarının yüzde 10-15'i gibi bir potansiyel olduğunu düşünüyorum. Yani 9 milyar liranın üzerindeki toplam fon olduğunu düşünürsek; yaklaşık 1.5 milyar liralık bir potansiyel sözkonusu. Ayrıca mevcut müşteriler arasında da faize duyarlı olup da enstrüman olmadığı için fonlarını başka yatırım araçlarında değerlendirenlerden de mutlaka bu tarafa geçiş olacaktır. Biz de şirket olarak bu toplan potansiyelden yüzde 10-15 pay almayı hedefliyoruz."
Vakıf Emeklilik yüzde 30 büyüyecek
Vakıf Emeklilik Genel Müdürü Yusuf Yeşilırmak, geçen yıl sektörün yüzde 14 oranında büyüme kaydederken, Vakıf Emeklilik'in ise yüzde 24 oranında büyüdüğüne dikkat çekti. Yeşilırmak, "Bu yıl hem katılımcı sayısında hem fon büyüklüğünde yüzde 30 oranında büyümeyi hedefliyoruz" dedi.Vakıf Emeklilik, şu anda 550 milyon lira fon büyüklüğüne sahip bulunuyor.
Ayfer ARSLAN-AKŞAM
Etiketler:
Ayfer Arslan,
BES,
finanscaddesi,
Vakıf Emeklilik,
Yusuf Yeşilırmak
19 Şubat 2010 Cuma
BİREYSEL EMEKLİKTE 'FAİZSİZ YATIRIM' AÇILIMI
Bu konudaki mesajını dün İstanbul'da düzenlenen toplantıda sektör yetkililerine ileten Babacan, sektörde son 6 yıl içindeki büyümeye dikkat çekerek, "Elimizde doğup büyüyen bir sektör oldu. Bugün 2 milyonu geçen katılımcısı ve 9 milyar lirayı aşkın fonu var" dedi.
BAKAN BABACAN DA DESTEKLİYOR
BES'de 2 milyonuncu katılımcıya ulaşılması nedeniyle düzenlenen toplantıya katılan Babacan, önümüzdeki dönemde bireysel emeklilik sisteminde uzun vadeli cazip getiri sağlayacak ve reel sektörü finanse eden alternatif yatırım ürünlerine ihtiyaç olduğunu dile getirdi. Babacan, "Dün (önceki) akşam SPK Başkanımızla gece 1.00-1.30 gibi bunları konuşuyorduk. Tabii bu sistemdeki bilgilerin reel ekonomiye nasıl kanalize edilebileceği, uzun vadeli ve farklı noktalarda kaynak aktarılabileceği yine bir çalışma konusu. Burada risk getiri yönetimini de iyi yapmamız gerekiyor. Ancak bu da üzerinde çalışılması, fikir üretilmesi gereken bir konudur diye düşünüyorum'' diye konuştu.
İŞSİZLİK, %14.8'İN ALTINDA ÇIKACAK
Konuşmasında Türkiye ekonomisinin performansını da değerlendiren Devlet Bakanı Ali Babacan, ekim, kasım, aralık ve ocak aylarına bakıldığında işsizlik oranlarının beklediklerinden daha iyi seyrettiğine dikkat çekerek, "Orta vadeli programımızda 14.8 gibi işsizlik tahmini vardı. Fakat son aylardaki gelişmelere bakılırsa ortalama daha düşük çıkacak" dedi. Türkiye'de işsizlik oranlarının mevsimsel faktörlerden etkilenen bir gösterge olduğunu, her sene yaz aylarında bu oranın düştüğünü, kış aylarında yükseldiğini belirten Babacan, bundan dolayı işsizlik oranlarını mevsimsel etiklerinden arındırıp değerlendirmek gerektiğini vurguladı.
Uğurlu: 2020'de hedef 5.5 milyon katılımcı
Emeklilik Gözetim Merkezi (EGM) Yönetim Kurulu Başkanı Mete Uğurlu da BES'te 6 yılın geride kaldığını hatırlatarak, şu anda 13 emeklilik şirketi, 128 yatırım fonu, 16 bine yakın bireysel emelilik aracısının bulunduğu BES'te 2020'de 385 bin kişinin sistemden emekli olmayı hak edeceğini açıkladı.Uğurlu, 25 yaşında başlayarak 100 lira aylık katkı payıyla sisteme giren bir kişinin 56 yaşına geldiğinde bugünkü değer ile 200 milyonun üzerinde birikime ulaşabildiğine işaret ederek, 2020'ye gelindiğinde katılımcı sayısında 5,5 milyon kişiiye, toplam fon büyüklüğünde ise 115 milyar liraya ulaşılmasını beklediklerini söyledi.
2 milyonuncu Uysak Adanalı dolmuş şoförü
BES'e katılan 2 milyonuncu kişi olan Halil İbrahim Uysak'a plaketini Devlet Bakanı Ali Babacan verdi. 46 yaşındaki Uysak, Adana'da dolmuş şoförlüğü yapıyor. Uysak, ayda 75 liralık birikimle iki ay önce Deniz Emeklilik'den sisteme üye olmuş.
Vergi teşviğinde Maliye Bakanlığı ikna edilecek
Fon çeşitlendirmesinin yanısıra sektörün beklentilerinden bir diğeri de Doğrudan Vergi Teşviği. Hali hazırdaki vergi teşviğinden şu anda çalışan sigortalı bireyler yararlanabiliyor. Ev hanımları veya sigortasız çalışanlar ise bu teşvikten yararlanamıyor. Sektör, teşvikten bütün katılımcıların yararlanabilmesi için vergi avantajının doğrudan BES hesabına aktarılması ve emeklilikte bu avantajın toplu olarak ödenmesi konusunda çalışıyor. Ancak toplu ödemenin bütçe dengeleri açısından sorun yaratacağı gerekçesiyle özellikle Maliye Bakanlığı, Doğrudan Vergi Teşviği'ne mesafeli duruyor.
Ayfer ARSLAN
Etiketler:
Ali Babacan,
Ayfer Arslan,
BES,
finanscaddesi,
Mete Uğurlu
28 Kasım 2009 Cumartesi
BANKA ŞUBELERİNDE ÇAYLI KEKLİ 'BES'LENME GÜNLERİ
Müşterilerinin yüzde 53'ü kadın olan Anadolu Hayat Emeklilik, sistemin bilinirliğini artırmak amacıyla Anadolu'da kasaba kasaba dolaşarak İş Bankası şubelerinde 'BES'lenme günleri düzenliyor. Çay-kahve pasta ikramı eşliğinde banka müşterilerine bireysel emekliliğin yararlarını anlattıklarını belirten Anadolu Hayat Emeklilik Genel Müdürü Mete Uğurlu, ilk dokuz ayda Türkiye genelinde 874 İş Bankası şubesinde toplam 1.454 BES Günü düzenlediklerini söyledi. Önce yerel basın ve belediye aracılığıyla gidecekleri ilçede BES Günü'nün duyurusunu yaptıklarını anlatan Uğurlu, 'Yatırım aracı minibüsümüz de satış ekibimizle birlikte hafta başında giderek yörede bilgilendirme yapıyor. En son Adapazarı şubesinde bir günde 118 tane bireysel emeklilik planı sattılar. Pazarlama açısından en etkin kanal' dedi.EN YÜKSEK SATIŞ AKDENİZ'DE
'BES'lenme günlerinde ortalama satışın 12 adet olmakla birlikte, bir günde 100 ila 300 satışın gerçekleştiği şubeler de olduğunu dile getiren Genel Müdür Mete Uğurlu, 'Türkiye'de en yüksek satış oranı Akdeniz Bölgesi illerinde gerçekleştirildi. Bu dönemde yapılan bireysel emeklilik planı satışlarının yaklaşık yüzde 20'si BES günlerinden geliyor' diye konuştu.
Dokuz aylık karını yüzde 105 artırdı
ANADOLU Hayat Emeklilik, 2009 yılının ilk dokuz ayında geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 105'lik artışla 62,2 milyon lira net dönem karı elde etti. Aktif büyüklüğü ise aynı dönem itibarıyla yüzde 34,2 oranında artışla 4 milyar 281 milyon TL seviyesine ulaştı. Gelecek kaygısının ön plana çıktığı bu dönemde, sigortacılık ve bireysel emeklilik sisteminin öneminin arttığını vurgulayan Mete Uğurlu, şunları söyledi: 'Anadolu Hayat bütün branşlarda kar etti. Sene başında koyduğumuz hedeflerimizi yıl sonunda aşmış olacağız. Bireysel emeklilikte 20 Kasım itibarıyla 430 bin 329 müşteriye ulaştık. Emekli müşteri sayımız da hızla artıyor. Sektörden emekli olanların yüzde 69'u şirketimizden.'
50 bin lirası olana Usta Emeklilik Planı
ANADOLU Hayat Emeklilik, 50 bin liralık birikime sahip veya düzenli katkı payı ödemesi bin lira ve üzerinde olan katılımcılara yönelik Usta Emeklilik Planı'nı hazırladı. Bu planda, emeklilik katılımlarını kendileri yönetmek isteyen müşterilere AnaYorum bülteni gönderilecek. AnaYorum'da makroekonomik veriler ve tahminlerin yanı sıra İş Portföy Yönetimi'nin farklı risk seviyelerindeki katılımcılar için önerdiği fon dağılım seçenekleri de yer alacak. Ayrıca acil ambulans ve tıbbi danışmanlık hizmetinden ücretsiz yararlanacak ve primlerini yönetim gideri kesintisi olmadan yatıracak.
Kadınlar gelecekten kaygılı
GELECEK kaygısının kadınlarda daha baskın olduğunu ifade eden Uğurlu, buna kanıt olarak da sektördeki müşteri profilini gösteriyor: Şu anda gelecekte güvencesi en az olan kesim kadınlar. Çalışan kadın sayısı çok az. Son verilere göre 15 milyon ev kadını bulunuyor. Bu yüzden sisteme katılan müşterilerimizin yarıya yakını kadın...
2010'da 500 bin kişiye ulaşacak
ANADOLU Hayat Emeklilik'in 2010 yılı hedeflerini de aktaran Uğurlu, gelecek yıl da sektör ortalamaları üzerindeki büyümelerine devam edeceklerini ifade etti. Uğurlu, hedeflerini şöyle aktardı: 'Piyasa payımızı yüzde 22'lere taşıdık. Bu payları korumaya çalışacağız. İlk 10 ayda 105 bin yeni poliçe tanzim ettik. Yıl sonunda katılımcı sayımız 450 bini aşmış olur. Fon büyüklüğünde de piyasa şartlarına bağlı 1 milyar 950 milyon lira civarında bir yerlere geliriz. Önümüzdeki yıl 500 bin katılımcıya ulaşmak istiyoruz. Sektör ortalaması olarak yüzde 25 civarında bir büyüme bekliyoruz.'
Ayfer ARSLAN
Etiketler:
Anadolu Hayat Emeklilik,
Ayfer Arslan,
BES,
finanscaddesi,
Mete Uğurlu
10 Kasım 2009 Salı
BİREYSEL EMEKLİLİKTE 'MUHAFAZAKAR AÇILIM'
Altı yılda 2 milyon katılımcıya ulaşan bireysel emeklilik sektörü, sistemi daha da büyütmek amacıyla muhafazakar kesime açılacak. Faize duyarlı olduğu için BES ve sigortadan uzak duran ciddi bir kesim olduğuna işaret eden Emeklilik Gözetim Merkezi (EGM) Başkanı ve Anadolu Hayat Emeklilik Genel Müdürü Mete Uğurlu, 'Onlara yönelik de bir açılım olması gerekir. Talep de var. Bunun için yatırım enstrümanlarını çeşitlendireceğiz. Bütün alternatifler üzerinde çalışıyoruz. Gelir ortaklığı senedi, kıymetli maden, gayrimenkul ve altın fonu gibi enstrümanları da portföyümüze katarsak bu kesimin birikimlerini de sisteme çekebiliriz' dedi.AKŞAM'a yaptığı açıklamada, önümüzdeki günlerde Hazine ve SPK ile bir araya gelerek sistemin daha da büyütülmesi için neler yapılabileceğini tartışacaklarını anlatan EGM Başkanı Uğurlu, sektörün ağırlıklı yatırımlarını Hazine bonosu ve devlet tahviline yaptığını belirterek bu ürünlerin çeşitlendirilmesinin günümüz koşullarında kaçınılmaz olduğunu vurguladı. 2010'da hayata geçecek
Bireyleri emeklilik dönemlerinde rahatlatıp refah düzeyini artıracak bir mekanizmayı herkese hitap edebilecek yatırım enstrümanlarıyla sunmak istedikleni dile getiren Uğurlu, 'Faize duyarlı insanlara sunulabilecek enstrümanlar da piyasada var. Gelir ortaklığı senetleri, yasal değişikliği olursa altın, kıymetli maden fonları, gayrimenkul fonları olabilir. Bütün bunları 2010 yılında kademe kademe hayata geçireceğiz. Bunların bir kısmı için basit düzenlemeler, bir kısmı için kanun değişikliği gerekiyor' diye konuştu.
Ev hanımları da vergi teşviğinden yararlanacak
Sistemi büyütmenin bir yolunun da vergi teşviğinden geçtiğini anlatan Uğurlu, kamu otoritesi ve sektörün bu konuda ortak bir çalışması olduğundan söz etti. Uğurlu, sözlerini şöyle sürdürdü: 'Şu anda sadece çalışanlar için vergi avantajı var. Vergi dilimine göre bunlar farklılık arzediyor. Adil olmayan bir durum var. Ev hanımı vergi avantajını kullanamıyor. Dünya örneklerinde Doğrudan Vergi Teşviği diye bir uygulama var. Kişiye bu vergi avantajı veriliyor, ancak emekli olduğu zaman bu avantajı toplu alıyor. Yeni sistemde herkes için paçal bir oran belirlenecek. Diyecek ki, ben yüzde 20 genel teşvik veriyorum. 80 lira yatıracaksınız, 20 lirayı devlet koyacak. O parayı emekli olunca alacaksınız. Sisteme giren herkes bu teşvikten yararlanacak.'
115 milyarlık fon hedefi
KRİZE rağmen sektörün bu yıl başarılı bir performans sergilediğini vurgulayan Mete Uğurlu, 2020 yılında 5.5 milyon katılımcıya ve 115 milyar liralık fon büyüklüğüne ulaşmayı hedeflediklerini aktardı. Bireysel emekliliği, '30 yıllık meslek hayatımda gördüğüm en şeffaf ve en karlı yatırım' olarak değerlendiren Uğurlu, emeklilik fonlarının getirisinin sektör genelinde yüzde 20'yi bulduğunu söyledi.
Her ay 20 bin kişi katılıyor aralık ayında 25 bine çıkar
BİREYSEL emeklilik sisteminde son üç ayda performansın daha da yukarı çıkmasının beklendiğini ifade eden EGM Başkanı Uğurlu, gerekçesini şöyle özetledi: 'Çünkü özellikle bankacılık sektöründe bankasürans kanalıyla yapılan sigorta ve bireysel emeklilik satışlarında yıl sonu hedeflemeleri çok önemlidir. Bankalar şubelerine yıllık üç aylık hedefler koyar. Şubeler de bu hedefleri tutturabilmek adına son üç ayda daha yoğun çaba sarfederler. Kasımda bayram nedeniyle bir miktar düşüş olsa da aralık çok daha iyi olacak. Her ay 20 bin civarında sektöre yeni katılımcı giriyor. Son üç ayda ise bu sayının 25 binin üzerine çıkacağını tahmin ediyoruz.
Ayfer ARSLAN-AKŞAM
Etiketler:
Anadolu Emeklilik,
Ayfer Arslan,
BES,
EGM,
finanscaddesi,
Mete Uğurlu
8 Kasım 2009 Pazar
2 MİLYON KİŞİ BİREYSEL EMEKLİLİĞE KATILDI
Etiketler:
BES,
EGM,
finanscaddesi,
Mete Uğurlu
22 Ekim 2009 Perşembe
KRİZDE TASARRUFLAR ARTTI, 187 BİN KİŞİ BES'LENDİ
2020 hedefi iddialı
Sistemin giderek artan ilgi, tasarruf ve emeklilik dönemine yönelik yeni ürünler ve vergi teşvikleri ile büyümesini sürdüreceğini anlatan Mete Uğurlu, 'Sistemin 2020 yılında 5.5 milyon katılımcıya ve 115 milyar lira fon büyüklüğüne ulaşacağını tahmin ediyoruz. Aynı yılda, sistemden emekli olmayı kazanacak kişi sayısı ise 380 bine ulaşmış olacak' dedi.
1524 kişi emekli oldu
Uğurlu, 9 Ekim 2009 tarihi itibarıyla bin 524 kişinin emekli olduğunu söyledi. 2010 yılında bu sayının kümülatif olarak 4 bin 492, 2011'de 5 bin 879, 2013 yılında 13 bin 160, 2014'te 32 bin 875, 2015'te 64 bin 11, 2020 yılında ise 380 bin 255 kişiye ulaşması öngörülüyor
Ayfer ARSLAN-AKŞAM
Etiketler:
Ayfer Arslan,
BES,
finanscaddesi,
Mete Uğurlu
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)