Hüsnü Özyeğin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hüsnü Özyeğin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Aralık 2010 Çarşamba

MİLLENNİUM BANK'IN İSMİNİ 6 AY İÇİNDE DEĞİŞTİRECEK

Millennium Bank'ı satın alarak Türkiye'de yeniden bankacılık sektörüne dönen FİBA Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Özyeğin, CNBC-e'nin sorularını yanıtladı.
Bankacılıkta her zaman fırsatlar olduğunu belirten Özyeğin, "Bankacılık sektörüne 200 şube ile dönüyoruz. Türk bankacılığını hiçbir zaman bırakmadım. Millennium Bank'ı aldığımız için müşterilerimizle hasret gidereceğiz. Her zaman yağmurlu günde şemsiye tuttuk. 2001 krizinden sonra hiçbir banka kredi vermezken biz kredileri devam ettirdik. Türkiye'de bize çok hazır bir pazar var" dedi.
Özyeğin sözlerini şöyle sürdürdü: "Millennium Bank'ın 18 şubesi var. Biz öncelikle kurumsal, ticari ve KOBİ bankacılığı yapacağız. Bireysel bankacılığa sonra gireceğiz. Yurtdışında kullandığımız sistemi Türkiye'ye getireceğiz. Yeni şube açacağız, yeni elemanlar alacağız. Yeni şubeleri müşterilerin bulunduğu piyasada yapacağız. Yatırım planlarımızı Ocak ayında açıklarız. Birinci yıl yüzde 100'ün üzerinde buyuyeceğiz, düşük bazla başlıyoruz. İkinci yıl bu büyüme yüzde 60'a düşer. Sonra yüzde 30'lara oturur."

KURDUĞU BANKAYA RAKİP OLACAK MI?
Özyeğin "Finansbank'a rakip olacak mısınız?" sorusuna "Finansbank'ın pazar payı toplam mevduatta yüzde 5-6 civarında. Millennium Bank, Finansbank'a rakip olmayacak. Sektörde kendisine bir yer edinmeye çalışacak" şeklinde yanıt verdi.

TÜRK BANKASI ADI VERECEK
Millenium Bank'a bir Türk bankası adı vereceklerini kaydeden Özyeğin, "Herkesin kolay telaffuz edeblieceği, anabileceği bir banka yapmak istiyoruz. 6 ay içinde ismini değiştirmek zorundayız. Daha vaktimiz var" dedi. Özyeğin, Finansbank'tan çok eleman almayı düşünmediklerini ifade etti

12 Nisan 2010 Pazartesi

FİNANSBANK 75 ŞUBE AÇIP 1700 KİŞİYİ İŞE ALACAK

Yunanistan'daki ekonomik kriz nedeniyle Finansbank'ın sermayedarı National Bank of Greece'in (NBG) Türkiye'den çıkacağı söylentileri dolaşırken, Finansbank Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Grup CEO'su Ömer Aras, bu söylentilerin aksine Türkiye'de büyüme mesajı verdi. Türkiye ile birlikte Balkanlarda 6 ülkenin sorumluluğunu üstlenen Ömer Aras, NBG'nin karlılığının yüzde 46'sının Türkiye'den geldiğini vurgulayarak ekonomik canlılığın beklentilerin üzerinde gerçekleşmesi nedeniyle 2010 yılı hedeflerini revize ettiklerini açıkladı. Halen 461 şubesi ve iştirakler de dahil 11 bin çalışanı olan Finansbank'ın bu yıl 75 şube açacağını belirten Aras, "Daha önce 50 şube açmayı planlamıştık. Ama ekonomik canlılık beklentilerin ötesinde gerçekleşince hedefimizi 75 şube olarak revize ettik. 1700 kişiyi de işe alacağız. Ayrıca yeni şube açılışı ve teknoloji altyapısına 130 milyon dolarlık yatırım yapacağız" dedi.
26 yıllık meslek hayatının 19 yılında Hüsnü Özyeğin ile birlikte çalışan Ömer Aras, finans sektöründe Özyeğin'in prensi olarak anılıyor. "Millenium Bank için Hüsnü beyden teklif gelse gider misiniz?" sorumuza "Hayır. Oldukça deneyimli bir ekibi var" yanıtını veren Aras ile Finansbank'ın büyüme hedeflerini, sektörün gündemindeki konuları konuştuk ve düşük faiz ortamında yatırımcılara önerilerini aldık.

-Yılın ilk 3 ayı Finansbank ve sektör açısından nasıl geçti?
İlk 3 ay beklentilerden daha iyi geçti. Ekonominin tekrar canlanması beklentinin biraz daha ötesinde oluştu. Kredilerdeki büyüme oranı sektörde yüzde 4.5-5 seviyesine kadar geldi. Bu önemli bir büyüme. Yıllık bazda 13 ile 15'lik bir büyüme öngörüyorduk. Bunun yüzde 5'ini ilk 3 ayda sektör gerçekleştirdi. Kredilerin büyümesi ekonomik aktivitenin canlandığını gösteriyor. Finansbank da aynı paralelde büyümesini sürdürdü, hatta belli alanlarda sektörün üzerinde büyüme yakaladı. Takipteki alacaklar beklentilerin altında kaldı. Geri ödemelerde de olumlu gelişme görüyoruz.

-Finansbank'ın 2010 yılı büyüme hedefleri nelerdir?
2010 yılı içerisinde Finansbank olarak bütçemizi yaparken 50 şube açacağız dedik. Daha sonra ekonomik canlılık ve ekonomideki beklentilerin bütçe döneminden daha iyi de gelişeceğini düşündüğümüz için hedeflerimizi revize ettik. 75 şube açmayı planlıyoruz. Bu da aşağı yukarı bin 700 kişilik bir istihdam demektir. Toplam kredilerde sektörde yüzde 15'lik bir büyüme öngörmüştük. Finansbank için yüzde 20 ile 22 arasında bir büyüme planladık. 2010 yılına olumlu bakıyoruz. Finansbank olarak önümüzdeki sene yeni şubelere 55 milyon dolar yatırım yapmamız gerekiyor. Ayrıca teknoloji altyapısına da 70-75 milyon dolar harcayacağız. Toplam 125-130 milyon dolarlık bir yatırım projemiz var.

2 VEYA 4 BANKA ÇEKİLEBİLİR
-Yunanistan'daki kriz sermayedarınız NBG'nin Türkiye'deki büyüme hedeflerini etkiler mi?
Yunanistan'daki kriz makro ekonomik bir kriz. Devletin kendi borçlanmasıyla ilgili bir kriz. Orada mali disiplin, bütçe disiplini gerektiriyor. Bu ülkenin büyümesi üzerinde olumsuz beklenti yaratıyor. Böyle bir ortamda uluslar arası faaliyetleri daha önem kazanıyor. Türkiye bölgenin en büyük ekonomisi ve potansiyeli yüksek. NBG Türkiye'de 2006 yılında Finansbank'a ortak olarak önemli bir yatırım yaptı. Türkiye pazarı onlar için çok önemli. Grubun karlılığının yüzde 46'sı Türkiye'den geldi. Yaklaşık yüzde 10-11 kadarı da Balkan ülkelerinden geliyor. Yani NBG'nin karının yüzde 56-57'si Yunanistan dışında yapmış olduğu yatırımlardan geliyor.

-Bazı Türk bankalarının hisselerindeki el değiştirmeler Türk bankacılık sektörünü önümüzdeki dönemde nasıl şekillendirecek?
Türk bankacılık sektöründe mevcut banka sayısının ileriye doğru artmayacağını, bilakis azalacağını düşünüyorum. Bunun bir kısmı yurtdışındaki yabancı bankaların birleşmesiyle olabilir. Veya Türkiye'ye gelen ama umduğunu bulamayan bazı yabancılar Türkiye'deki operasyonlarını satmak isteyebilir. Dolayısıyla 5 sene içinde Türkiye'deki banka sayısının azalacağını tahmin ediyorum. Tahminde bulunmak zor ama banka sayısı belki 2, 3 veya 4 tane azabilir. Piyasayı daha iyi koklayan, iyi anlayan, müşterinin ihtiyacına cevap verebilen bankalar ön plana çıkacak.

Siyasi riske dikkat!

-Türk ekonomisinde gördüğünüz riskler var mı?
En önemli risk bugün için Türkiye'deki siyasi gerginlik üzerinden oluşan risktir. Piyasalarda siyasi riskin yaratacağı stres ekonomiyi olumsuz yönde etkileyebilir. Kendi politikamızı üretip, kendi doğrularımızı belirleyip ona göre bir strateji çizilmesi gerekiyor. Bunu yaparken de ekonominin politik risklerden, stresten uzak durmasında yarar var. Umuyorum ki, böyle bir riskle karşı karşıya kalmayacağız.

-Erken seçim bekliyor musunuz?
Biz şu anda planlarımızı yaparken erken seçim olmayacak şeklinde planlıyoruz. Tabii şu da bir gerçek ki, zaten bir sene sonra temmuz ayında seçim var. Bu temmuzdan sonra seçimlere bir yıldan az bir zaman kalmış olacak. Ama ben inanıyorum ki, şu andaki politik belirsizlikler belli bir şekilde erken seçime gitmeden çözümlenebilecek. Bizim inancımız ve arzumuz bu yönde.

BDDK bir süre sonra
tahvil ihracına izin verir

-Bankaların tahvil ihracına BDDK'nın onay vermemesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Finansbank olarak birçok konuda ilkleri yaptığımız için tahvil ihracı ile ilgili SPK düzenlemesi çerçevesinde müracaat ettik BDDK onaylamadı. BDDK'nın onaylamaması ile ilgili açıklamasında çok önemli bir kelime var: "Şu aşamada onaylamıyoruz." Bankaların tahvil ihracı önemli bir konu ve belirli regülasyon altında yapılması gerekebilir. Örneğin; çıkarılacak olan tahvil miktarı sermayenin belli bir katsayısına bağlanabilir. Benim tahminim; BDDK ticari bankaların tahvil çıkarmasını tamamen reddetmiyor. Belli bir sürecin geçmesi, altyapının oluşturulmasi sonrasında bu izni vereceği izlenimini alıyorum. Tahvil piyasası Türkiye için önemli bir piyasa. Bankaların çıkarması da piyasayı zenginleştirecek ve derinleştirecek. Çünkü özel sektör tahvil piyasası. Bugüne kadar kalkınma bankaları ve yatırım bankalarının tahvil çıkarma izni vardı. Fakat onlarda çok fazla ihraç yapmadı, piyasa gelişmedi. Tahmin ediyorum, zaman içinde BDDK da buna olumlu bakacaktır.

Su havzasındaki
konuta kredi yok

-Sosyal sorumluluk anlamında Finansbank olarak neler yapıyorsunuz?
Eğitimde çeşitli burslar ve desteklemeler yapıyoruz. Bunun dışında kendi kredi politikalarımızda belirli özellikteki projeleri kredilendirmiyoruz. Su havzasındaki inşaatlar ve konut projelerine kesinlikle kredi vermiyoruz. Çevreye duyarlı bir kredi politikası uyguluyoruz. İki sene önce Erzurum'da bir çağrı merkezi açtık ve bölgede çok ciddi miktarda istihdam yarattık. Kendi içimizde de yaptığımız projeler var. 11 bin çalışanımızı aileleri ile beraber sayarsanız 40-50 bin kişilik bir grupa hitap ediyoruz aslında. Bu kişiler arasında bilinçlendirme çalışmaları yapıyoruz. Elektrik ve su tüketimlerinde belli bir seviyeye inmelerini sağlıyoruz. O seviyeye indiren kişilere çekilişle hediyeler veriyoruz.

Türkiye yüzde 5.5
büyümeyi yakalar

-Yıl sonu faiz, dolar, euro, büyüme hızı ve enflasyon tahminlerinizi alabilir miyim?
Enflasyon tahminimizi son gelişmeler ışığında revize ettik. Şu an için yüzde 8.3 gibi bir enflasyon tahminimiz var. 2011 yılı için yüzde 7.3 seviyesinde öngörüyoruz. Ekonomik büyüme olarak yüzde 5.5 seviyesinde bir büyümeyi Türkiye'nin yakalayabileceğini düşünüyoruz. Merkez Bankası'nın şu anda yüzde 6.5 olan faizlerinin yıl sonuna kadar yüzde 8.5 seviyesine yükselebileceğini düşünüyoruz. Ağırlıklı olarak son 4 ay içerisinde, eylül, ekim, kasım ve aralık döneminde gerçekleşeceğini düşünüyoruz. Planlarımızı o şekilde yaptık. Ama enflasyonist datalar ve beklentiler belki bunun biraz daha öne çekilmesini gerektirebilir. Kurlar açısından TL güçlü olmaya devam edecek. Ciddi bir değer kaybı öngörmüyoruz. Dolar 1.50-1.52 TL seviyesinde olabilir. Öte yandan euronun dolara karşı değer kaybetmeye devam edeceğini tahmin ediyoruz.

Mevduat ve gayrimenkul
yatırımını öneriyorum

-Yatırımcılara tavsiyeniz nedir?
TL'yi öneriyorum. Ekonomik büyüme ile birlikte belki gayrimenkul yatırımları da gündeme gelebilir. Türk lirası yatırımlar ve gayrimenkul yatırımları Krizden sonra birtakım ülkelerin gayrimenkul fiyatlarının düştüğünü biliyoruz. İmkanı olduğu takdirde o tür yatırımlar iyi bir getiri sağlayabilir.Ama genel olarak zaten Türkiye ve Türkiye'ye benzer ülkelerin para birimleri güçlenecek. Gelişmiş ülkelerin para birimlerinde ise çok büyük bir güçlenme beklemiyoruz.

-Siz paranızı nasıl değerlendiriyorsunuz?
'Terzi söküğünü dikemez' derler ya her meslek için geçerli! Bir takım yapmış olduğumuz gayrimenkul yatırımları var. Ayrıca mevduatta değerlendiriyorum. Yatırımcıların özellikle şuna dikkat etmeli. Doğru yerde doğru yatırımı yapmak önemli. Fakat bireysel paraların yönetimi ise bu düşük faiz ortamında portföy yöneticilerinin becerilerine kalıyor. Ben yatırımcılara kendi kararlarını vermeden önce bankalarına danışmalarını öneriyorum.

Hüsnü beyden teklif
Gelse de gitmem

-Sektörde Hüsnü Özyeğin'in prensi olarak anılıyorsunuz. Millenium Bank'ı aldıktan sonra size iş teklifinde bulundu mu?
Hüsnü beyle 19 yıl birlikte çalıştık. Hüsnü bey Finansbank'ı sattıktan sonra yurtdışında Romanya, İsviçre, Hollanda ve Moskova'daki bankaları yöneten çok değerli, bizim bankamızda da daha önce bankacılık yapmış arkadaşlar var. Yeni gelen bir jenerasyon var. Oldukça deneyimli ve etkin bir kadro var. Onun için Millenium Bank'da da Hüsnü bey daha çok gençleri değerlendirecektir. Biz bu işe çok genç iken başladık. 30'lu yaşlarda Finansbank'ın kuruluşunda görev aldım. Eminim Millenium Bank'ı gençlerin yönetmesi daha uygun olur diye düşünüyorum.

-Teklif gelse düşünür müsünüz?
Yok hayır.

Tenis, yelken ve GS
en büyük tutkusu

-Boş zamanlarınızda neler yapıyorsunuz?
Spor yapmaya çalışıyorum, kitap okuyorum. Tenis oynuyorum. Yazın biraz yelken sporuyla ilgileniyorum.

-Hangi takımı tutuyorsunuz?
Galatarasay. Bu sene biraz hayal kırıklığı oldu ama Galatasaray çok iyi bir takım.

Romanya'ya taksitli
Kredi kartını götürdü

-Sizin 6 ülkeyi kapsayan sorumluluğunuz var. NBG'nin bölgedeki büyüme planları açısından Türkiye'nin önemi nedir?
Türkiye dışında NBG'nin uluslar arası bütün ülkelerdeki faaliyetlerinin de sorumluluğu bende. Özellikle Balkan ülkeleri burada Türkiye'den sonra en büyük faaliyet Bulgaristan'da. Daha sonra Romanya, Sırbistan, Makedonya ve Arnavutluk geliyor. Bu ülkeler krizde belli sıkıntılar yaşadılar ve büyümeleri negatife döndü. Fakat 2010 yılında da orada bir dönüşüm gözlüyoruz. Finansbank'ın teknoloji, ürün geliştirmesi, satış teknikleri olarak çok iyi bir know-how'u var. Bir yandan bu know-how'u Balkan ülkelerine aktararak o bankaların daha etkin bankacılık yapmalarını sağlıyoruz. Bu çerçevede bazı arkadaşları orada görevlere yollladık. 3-4 kişi Balkanlar'da çalışıyor. Bu rakam ileride artabilir. Finansbank'ın laboratuar olarak geliştirmiş olduğu tecrübeleri oralara aktarıyoruz. Özellikle bireysel bankacılık, mevduat ürünleri, kredi kartı ürünlerini. Bize de hizmet veren kredi kartı yazılım şirketinin yazılımını Romanya'ya da uyguladık. Romanya'da da taksitli kredi, taksitli kredi kartı gibi işlemler yapma imkanı sağlayacak.

Kredilerde musluklar açık

-En son TOBB Başkanı Rifat Hisarcıkloğlu'nun çıkışıyla tekrar gündeme gelen bankaların kredi kullandırmadığına ilişkin eleştirileri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bankalar ekonomik kurallara, rasyonel kavramlara göre hareket ediyor. Hiçbir zaman bankalar bir araya gelip "Artık biz kredi vermeyelim, aman piyasalar çok riskli" şeklinde bir yaklaşım yok. Bankacılık bugün Türkiye'de rekabetin en güçlü bir şekilde yaşandığı bir sektör. Bütün bankalar piyasa payını artırmaya çalışıyor. Bankaların bir kaynak sıkıntısı da yok. Ellerine gelen her türlü fırsatı değerlendirmek zorundalar. Geçtiğimiz sene kredilerdeki büyümenin az olması, aslında kredi talebinin de düşük olmasından kaynaklandı. Yoksa 'Bankalar kredi vermiyor, kredi musluklarını kapattı' şeklinde bir yorum biraz haksızlık olur diye düşünüyorum. Tabii ki, kredi değerlendirme süreci biraz sıkılaştırıldı. Belli firmalar daha detaylı analizlere tutuluyor. Fakat bu sistemin ve ekonominin faydasınadır. Çünkü sorunlu krediyi azaltmak adına da bir yerde reaksiyon olarak ortaya çıktı.
Ayfer ARSLAN

12 Şubat 2010 Cuma

ÖZYEĞİN, MİLLENİUM İLE BANKACILIĞA GERİ DÖNÜYOR

Fiba Grubu'nun patronu Hüsnü Özyeğin, Finansbank'ı satarak çıktığı Türk bankacılık sektörüne geri dönüyor. Portekiz'in halka açık en büyük bankası olan Millennium BCP Türkiye birimi Millenium Bank'ın yüzde 95'ini Credit Europe Bank'a 61 milyon 800 bin euroya satacağını açıkladı. Millenium BCP geri kalan yüzde 5 hissenin ileride Credit Europe Bank'a satışı ve bunun anlaşmada yer alan hisse başı fiyattan aşağı olmaması konusunda mutabakata vardı. Hollanda merkezli Credit Europe Bank'ın yüzde 99.17'si Hüsnü Özyeğin'in yönetim kurulu başkanı olduğu Fiba Grubu'na ait. Açıklamada satış işleminin bankanın Portekiz, Angola ve Polonya'da büyümeyi öngören stratejisi kapsamında olduğu, satıştan elde edilen vergi öncesi 5.4 milyon euroluk gelirin BCP'nin sermaye oranını olumlu etkileyeceği belirtildi.

7 YIL ÖNCE TÜRKİYE'YE GELDİ
Türkiye'ye 2003 yılında Sitebank'ı satın alarak giren grup önce BankEuropa adıyla faaliyete başlamıştı. 2006 aralık itibariyle tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de Portekiz'deki ana kuruluşunun ismini alarak Millennium Bank A.Ş. olarak değişti. İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa ve Antalya'da 18 şubesi olan banka bireysel bankacılık ve KOBİ'lere ticari bankacılık hizmeti sunuyor. Millennium Bank, geçen yıl İsrailli Bank Pozitif ile satış görüşmelerinde bulunmuştu. 1985 yılında kurulan Millennium BCP Grup, 885 şubesiyle ve yaklaşık yüzde 25'lik pazar payıyla Portekiz'in özel sektördeki en büyük bankacılık ve finansal hizmetler kuruluşu. Merkezi Lizbon'da olan grup 16 ülkede hizmet veriyor.

YÜZDE 5 ALIM OPSİYONU
Fiba Grubu da yaptığı yazılı açıklamada, satış işlemini doğrulayarak hisse devrinin ilgili yasal mercilerden alınacak izinlerden sonra tamamlanacağını açıkladı. Anlaşmaya göre bu satış sonrasında Banco Comercial Portugues'in Millenium Bank A.Ş.'de kalan yüzde 5 hissesi için tarafların karşılıklı olarak hisse alım-satım opsiyonları bulunuyor. Böylece halen Credit Europe Bank adı altında Hollanda, Almanya, Belçika, İsviçre, Rusya, Romanya, Ukrayna, Dubai ve Malta' da faaliyetlerini sürdüren Fiba Grubu, alımın tamamlanmasıyla birlikte Türkiye'de bankacılık sektörüne geri dönmüş olacak.


Özyeğin'in diğer bankası ise Hollanda'da ilk 10 arasında
1994 yılında kurulmuş olan Credit Europe Bank N.V. 2009 yıl sonundaki 10 milyar Euro'luk toplam aktifleri ile Hollanda'nın en büyük 10 bankası arasında. Credit Europe Bank' ın 2009 yıl sonu itibarı ile 190 şubesi, 5920 çalışanı ve 3 milyon adet müşterisi bulunuyor.


Üç yıl sözü bitti, sektöre döndü
Hüsnü Özyeğin, Finansbank'ı sattığı NBG ile anlaşma gereği Ağustos 2006'dan itibaren üç yıl süreyle Türkiye'de bankacılık yapamıyordu. Hüsnü Özyeğin daha önce yapıtğı bir açıklamada, "Türkiye'de banka almak konusunda herhangi biriyle temasım yok. Finansbank halen benim çocuğum. Ben onunla rekabet etmek istemiyorum" demişti.

25 Ekim 2009 Pazar

HANGİ AVRUPALI BANKALAR TÜRKİYE'DEN ÇIKABİLİR?

Fiba Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Özyeğin, geçen hafta İstanbul'da katıldığı bir sempozyumda, ilginç bir öngörüde bulundu. Küresel kriz nedeniyle Avrupa ve ABD bankalarının hala kendi bilançolarını tamir etmekle uğraştıklarına işaret eden Özyeğin, "Önümüzdeki dönemde AB ve ABD hükümetlerinin, bankaların sermaye yeterliliklerini artırmaları için bir takvim ortaya koymasını bekliyoruz. Sermaye gereksinimi nedeniyle önümüzdeki birkaç yıl içerisinde finans sektöründeki bazı Batı Avrupalı bankalar Türkiye'deki hisselerini satıp ülkeden çıkabilir. Bu da potansiyel yatırımcılar açısından yeni fırsatlar demektir" diye konuştu. Özyeğin'in bu sözleri "Acaba hangi Avrupalı banka Türkiye'den çıkabilir?" sorusunu da ister istemez kafalara takılmasına neden oldu. Şu anda 8 Türk bankasından birinin yani Şekerbank'ın ortağı Kazak, Garanti ve Akbank'ınki ise ABD'li. Diğerleri ise Avrupa'nın çeşitli ülkelerinden. TEB Fransız BNP Paribas'la evli. Ayrıca Belçikalı Fortis'le birleşmeye ilişkin görüşmelerini sürdürüyor. Finansbank Yunan NBG, Denizbank Belçika-Hollanda merkezli Dexia Grubu, Yapı Kredi Bankası İtalyan Uni Credito ile birlikteliklerini sürdürüyor. Bir de İngiltere merkezli HSBC ve Hollanda sermayeli ING Bank var. Özyeğin, Batı Avrupalı bankaları adres gösterdiğine göre çemberi biraz daraltırsak BNP Paribas, Dexia ve HSBC kalıyor. HSBC'nin çıkacağına pek ihtimal vermiyorum. Çünkü global bankalar arasında küresel krizde en güçlü duran bankalardan biri oldu. Geriye BNP Paribas, ING Bank ve Dexia kalıyor. Aklıma İtalyan Uni Credito da(her ne kadar Avrupa'nın güneyinde olsa da) geliyor ama bütün bunlar tabii ki, bir tahminden ibaret. Özyeğin'in öngörüsü ne kadar tutacak veya tutmayacak? Veya hangi yabancı bankalar Türkiye'den çekilecek? Hep birlikte bekleyip göreceğiz.