30 Mart 2013 Cumartesi

6 Temmuz 2011 Çarşamba

TAŞINDIK, FİNANSCADDESİ.COM'A BEKLERİZ!


Blog yazarlığı ile başlayan internet haberciliğindeki yolculuğumuza artık www.finanscaddesi.com adresinde devam ediyoruz.

Yenilenen zengin içeriğimizle finans ve ekonomi dünyasına ilişkin en güncel haberler, kulisler ve yatırım önerilerini Finanscaddesi'nden izleyebilirsiniz.

Ayrıca bizi sosyal mecralardan da takip edebilirsiniz.

facebook.com/finanscaddesi
twitter.com/finanscaddesi

14 Şubat 2011 Pazartesi

10 BİN KADIN 310 MİLYON LİRAYI 'GARANTİ'LEDİ

Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Nafiz Karadere bugüne kadar 10 bin 500 kadın girişimciye 310 milyon lira tutarında finansman sağladıklarını belirterek kadınlara yönelik eğitim programlarıyla kişisel gelişimlerine de katkıda bulunduklarını söyledi. Son 4-5 yılda bankacılık sektöründe pazar koşullarında önemli gelişmeler yaşandığına işaret eden Karadere, tüketici kredilerinin yanı sıra KOBi kredilerinin de sektördeki payının arttığını vurgulayarak, “Sektörde yabancı sermayenin ağırlığının artması rekabetin ve kalitenin artmasına da katkıda bulundu” dedi.
Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Nafiz Karadere, sorularımızı şöyle yanıtladı:

-Hangi şirketleri KOBİ olarak tanımlıyorsunuz?
Garanti KOBİ Bankacılığı olarak, 10 milyon TL'ye kadar yıllık ciroya sahip firmaların yanı sıra, firma ortakları ve şahıs şirketleri ile pazara dönük üretim yapan çiftçileri, küçük ve orta ölçekli tarımsal işletmeleri de ‘KOBİ’ olarak tanımlıyoruz. Tarım, sağlık, turizm, lojistik, ihracat, mobilya, otomotiv yan sanayi, taksi, proje kredileri, gıda toptancıları, imalat, kadın girişimci ve hizmet gibi alanlarda faaliyet gösteren KOBİ'lere özel 17 ayrı destek paketini hizmetlerine sunuyoruz.

-Bu segmente hangi ürünleri sunuyorsunuz?
'Esnaf Destek Paketi' ve 'Dükkan Sizin' kredi kampanyalarımız ile standart bankacılık ürün ve hizmetlerine ihtiyaç duyan, ancak diğer KOBİ'lere oranla daha düşük tutarlarda kredi isteyen esnaf ve sanatkarlara, 60 aya varan vade ve yüzde 0.99'dan başlayan faiz oranlarıyla finansman imkanı sağlıyoruz.

-Kadın girişimcilere yönelik de ürünleriniz var...
Doğru, kadın girişimcilere yönelik ürün ve hizmet geliştiren ilk banka olarak, özel faiz oranlarıyla kadın girişimcilere ihtiyaç ve yatırım kredisi sağlayan 'Kadın Girişimci Destek Kredi' ürünümüz var. Bugüne kadar 10 bin 500 kadın girişimciye 310 milyon TL tutarında finansman sağladık. Bunun yanısıra kadın girişimcilerimizin kişisel gelişimlerine katkıda bulunmak için bugüne kadar 10 ilde yaklaşık 2 bin kadın girişimcimizin katıldığı ‘Garanti Kadın Girişimci Buluşmaları’nı düzenliyoruz. Ayrıca geçen yıl 3 bin 600 başvuru aldığımız ve her yıl artarak ilgi gören "Türkiye'nin Kadın Girişimcisi" yarışması var. Bu yıl 5 bin başvuru bekliyoruz.

-KOBİ bankacılığında orta vadeli planlarınız neler?
Önümüzdeki dönemde, beklentilerin gerçekleşmesi halinde, yeni açılan işyeri sayısında artışın süreceğini, bankacılık sektöründe KOBİ niteliğindeki müşteri sayısının artmaya devam edeceğini öngörüyoruz. İşletmelerin finansman, nakit yönetimi ve yatırım yapma gibi ihtiyaçlarının ivme kazanacağını, tarımsal bankacılık alanındaki gelişmelerin de devam edeceğini düşünüyoruz. KOBİ'leri, global pazar şartlarına hazırlanmış, rekabet gücüne sahip, güçlü kuruluşlar haline getirmek istiyoruz. En zor zamanlarda bile KOBİ'lerimizin yanında yer aldık. KOBİ'lerin bankası olarak her koşulda KOBİ'lerin yanında olmaya devam edeceğiz.

51 ilde 22 bin KOBİ'ye ulaştı

-Garanti Anadolu Sohbetleri ile kaç KOBİ'ye ulaştınız?
2002'den bu yana düzenlemiş olduğumuz Garanti Anadolu Sohbetleri ile 51 ilde yapılan 69 toplantıda yaklaşık 22 bin KOBİ ile fikir alışverişinde bulunduk. KOBİ Danışma Hattı ile müşterilerimize ayrıca danışmanlık hizmeti veriyoruz. KOBİ'lere özel hazırladığımız ürün ve hizmetler hakkında bilgi veriyoruz.

Global krizden çıkış dönemi

-KOBİ bankacılığındaki rekabet ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Son 4-5 yılda bankacılık sektöründe pazar koşullarında önemli değişmeler yaşandı. Enflasyondaki ve faizlerdeki düşüşe bağlı olarak kredi hacminde sağlıklı bir büyüme temposu yakalandı. Genel olarak tüketici kredilerinin payının artışına paralel olarak KOBİ kredilerinin sektördeki payı da arttı. Sektörde yaşanan bir diğer önemli gelişme de yabancı sermayenin ağırlığının artması oldu. Bu durum da sektördeki rekabetin ve kalitenin artmasına katkıda bulundu. 2008 - 2009 döneminde dünya genelinde ciddi bir ekonomik ve finansal kriz yaşandı. Bu nedenle 2010'da olduğu gibi bu yıl da global olarak bir krizden çıkış dönemi yaşanacağını, global ekonomik büyümenin 2010 yılındaki hızını koruyacağını düşünüyoruz.

Banka kredileri %20-25 büyür

-Kredilerde bu yıl nasıl bir büyüme temposu bekliyorsunuz?
Türk bankacılık sektörü son yıllarda özellikle önceki yılların kriz deneyimi ve uluslararası ekonomik konjonktürün de etkisiyle büyük bir sıçrama gösterdi. Bu parlak performansta etkili olan önemli faktörlerden biri de Türk ekonomisinin dinamosu olarak kabul edilen KOBİ'ler... 2009'un Aralık ayında sektörde 2008-2009 döneminde Türkiye'nin de yaşadığı krize paralel olarak KOBİ'lere verilen kredilerde daralma olmuştu ve KOBİ nakdi kredileri 78 milyar TL'ye kadar inmişti. 2010'da bu rakam Kasım 2010 itibarıyla 115 milyar TL'ye geldi. Garanti Bankası olarak aynı tarih itibarıyla nakdi kredilerde yüzde 13'lük bir pazar payına sahibiz. Garanti Bankası'nda tüketici ve KOBİ kredilerinin toplamı bankanın kredilerinin yarısından fazlasını oluşturuyor. Ticari kredilerin önüne geçmiş durumda. 2010 yılında krizin etkilerinden giderek arınan bir Türkiye gördük. Bu, KOBİ'lerin çok çabuk toparlanmasını sağladı. Çünkü KOBİ'ler daha çok iç piyasaya üretim yapıyor. Krizden çıkış iç piyasadaki hareketten ve canlanmadan gerçekleştiği için iç piyasaya mal üreten KOBİ'ler, satışlarını artırmaya, bankalardan aldıkları kredileri geri ödemeye ve daha fazla üretim için bankalardan ilave borçlanmaya ve kredi talep etmeye başladı. Kredilerdeki büyüme temposu 2011'de de aynen sürer. Türkiye bankacılık sektörünün kredileri de ortalama yüzde 20-25'ler civarında büyür. KOBİ'lerin tercihi nakit akışlarına uygun ödeme planlarını içeren taksitli ticari kredilerde yoğunlaşıyor. Garanti Bankası olarak toplam TL kredilerde yüzde 30, yabancı para birimi kredilerde ise yüzde 20'lik bir büyüme bekliyoruz.

Banka deneyimi olmayan müşteri en büyük sorun

-Kredi kullandırırken nelere dikkat ediyorsunuz?
KOBİ'lere kredi sağlarken, finansal yapılarını, geçmiş dönem kredi ödeme performanslarını ve geri ödeme kabiliyetlerini dikkatle değerlendiriyor, bu amaçla geliştirdiğimiz kredi değerlendirme modellerini kullanıyoruz. İşletmelerin bilanço, gelir tablosu, muhasebe kaydı gibi mali tablolarını dikkatle inceleyerek, müşterilerimizi doğru tanımaya da özen gösteriyor ve onları yerlerinde ziyaret ediyoruz. Ayrıca, firmaların bilanço dışı gayrımenkulleri veya birikimleriyle ilgili belgeler de, kredi tahsis sürecimizin hızlı ve pürüzsüz olmasına olumlu katkıda bulunuyor. Bu süreçte en sık karşılaştığımız sorun, kredi başvurusunda bulunan kişilerin bankayla ilişkiler konusunda deneyimsiz olmaları. Bu durumlarda kredi başvurusunda bulunan müşterilerimize önerdiğimiz çözüm ise bize ihtiyaç ve taleplerini detaylı bir şekilde anlatmaları. Bu şekilde biz de ihtiyaçlarına en uygun finansal çözümü sağlayabiliyoruz.
Ayfer ARSLAN

6 Şubat 2011 Pazar

ACİL NAKİT İHTİYACINDA TAKSİTLİ NAKİT AVANS

HSBC Advantage, kredi kartı sahiplerinin beklenmedik acil nakit ihtiyaçlarını anında, kolaylıkla karşılayabilmeleri için Taksitli NakitAvans uygulamasını başlattı. HSBC Bank ATM’lerinde hayata geçen uygulama kapsamında, müşteriler 100 TL’den başlayan tutarlarda NakitAvans çekip, 2-12 ay arası taksit seçenekleri ve avantajlı faiz oranlarıyla rahatça geri ödeme imkanına sahip olacaklar. Taksit seçeneğini kendi tercihleri doğrultusunda belirleyen müşteriler, ihtiyaç anında kredi kartı limitleri kadar Nakit Avans çekebilecek.

GARANTİ'Lİ BONOYA 1.2 MİLYARLIK TALEP

Garanti Bankası, 24-28 Ocak tarihleri arasında halka arzını gerçekleştirdiği Garanti Bankası Bonosu’na toplam 1.251.931.678 TL nominal talep topladı. Bileşik faizi %7,68, vadesi 360 gün olan bono için, Yurtiçi Kurumsal Yatırımcılardan 791.454.695 TL nominal, Yurtiçi Bireysel Yatırımcılardan 450.476.983 TL nominal, Yurtdışı Kurumsal Yatırımcılardan 10.000.000 TL nominal talep toplandı. Dağıtım oranları Yurtiçi Kurumsal Yatırımcılar için %68,16, Yurtiçi Bireysel Yatırımcılar için %100, Yurtdışı Kurumsal Yatırımcılar için %100 olarak belirlendi.
Konuyla ilgili açıklama yapan Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Erün,“Kurumsal ve bireysel yatırımcılar, yüksek getiri imkanı tanıyan Garanti Bonosu’na çok büyük ilgi gösterdi. Yatırımcılar, Garanti Bankası Bonosu’yla, bir yandan yüksek faiz getirisi elde ederken, diğer yandan Garanti güvencesiyle işlem yapma fırsatı yakaladı. Garanti Bankası olarak müşterilerimiz için avantajlı ve farklı risk tercihlerine yönelik yeni yatırım araçları tasarlamaya devam edeceğiz.” dedi.

VADA'DAN SEVGİLİLER GÜNÜ'NE ÖZEL KAMPANYA


Worldcard,1-14 Şubat tarihleri arasında üç adet 100 TL’lik alışveriş yapan müşterilerine, Sevgililer Günü akşam yemeğinde 50 TL’ye kadar indirim imkanı sunuyor.
World üyesi, giyim, ayakkabı, çok katlı mağaza, optik, kuyum, takı/aksesuar, kozmetik, bilgisayar, cep telefonu, iletişim, beyaz ve elektronik eşya sektörlerinden üç adet 100 TL’lik alışveriş yapan Yapı Kredi kredi kartı veya banka kartı sahipleri, kampanyaya katılma hakkına sahip oluyor.
Kampanyaya katılan Yapı Kredi kredi kartı kullanıcılarının 14 Şubat akşamı 18:00- 24:00 saatleri arasında istedikleri restoranda yapacakları harcamanın 50 TL’ye kadarki kısmı indirim olarak ilk hesap özetlerine yansıtılacak. Kampanyaya Yapı Kredi banka kartları ile katılan kullanıcıların kazandıkları indirim tutarı ise 50 TL değerinde Worldpuan olarak kartlarına yüklenecek. Tüm Yapı Kredi kredi kartı sahiplerinin dahil olduğu kampanyadan yararlanmak isteyen kredi kartı müşterilerinin ASK yazıp bir boşluk bırakarak kartın son altı hanesini 3160’a kısa mesajla göndermeleri yeterli oluyor.

31 Ocak 2011 Pazartesi

KREDİ FAİZLERİ YILLIK 1 PUANA KADAR ARTACAK

Mevduat munzam karşılıklarındaki son artışlar kredi maliyetlerini yukarı çekerken, sektörde özellikle KOBİ bankacılığı ve bireysel bankacılıkta artan rekabet ise maliyet artışını fiyatlara yansıtma konusunda bankaları zorluyor. Finansman arzının fazla olması nedeniyle artık müşterinin kral olduğunu belirten Anadolubank Ticari Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Sibel Akın, "Zorunlu karşılıklardaki son artışın yanısıra daha önce de munzamlara ödenen faiz sıfırlanmıştı. Bütün bu gelişmeler kredi maliyetlerini yüzde 1 yukarı çekti. Dolayısıyla müşterilerin seçenekleri çok fazla. Rekabet gücü yüksek ama bu artışların faiz oranlarına yansıması kaçınılmaz. Bütün bankalar rekabet gücüne ve piyasa koşullarına göre faiz oranlarını 1 puana kadar artırmak zorunda" dedi.
20 yıllık bankacılık deneyimine sahip olan ve KOBİ Bankacılığında sektörün sayılı kadın yöneticilerinden biri olan Anadolubank Genel Müdür Yardımcısı Sibel Akın ile hem bankanın 2011 hedeflerini, hem de kredilere ilişkin beklentilerini konuştuk.
-Anadolubank olarak ticari bankacılıkta geçen yıl neler yaptınız?
İlk kurulduğu günden bugüne KOBİ bankacılığına ağırlık veren bir bankayız. Anadolubank, ana omurgasını bu iş üzerine kuran bir banka. Her sene yüzde 25-30 civarında büyüyoruz. Karlılığımız yeni ürün gamlarıyla olumlu gelişim gösterdi.

KREDİLERİ %25-30 BÜYÜTECEK
-KOBİ'lere 2010'da ne kadar kaynak aktardınız?
500-600 milyon TL'ye yakın kaynak aktardık.

-Bu yılki hedefleriniz neler?
Yüzde 20-25'lik bir büyüme üzerine kurguladığımız bir bütçemiz var. Sindire sindire doğru müşteri üzerine konuşlandırarak bu hedefi bir miktar aşacağımızı düşünüyorum. Şu dönem piyasanın talep yönüyle iyi olduğu bir dönemi yaşıyoruz. Global dünya konjonktründe gerektirdiği dış piyasada bir daralma var ama iç piyasada talep büyümeyi çok destekler durumda. Firmalardan yoğun talepler var. Özellikle tüketici tarafını destekliyor olması iç talebi artıran, dengeleyen bir unsur olarak gözüküyor. Bu da doğal olarak tüm üretim, ticaret alanında faaliyet gösteren firmaların taleplerini artırıyor. İşletme sermayesi ihtiyaçlarının finansmanına yönelik talepleri canlı görüyoruz. Konutu Sermaye Yapan Kredi'mize talep yoğun. Yaptığımız büyümenin yüzde 40-45'lık kısmını bu ürünle gerçekleştirdik.

PİYASA LİKİT, KARŞILIKSIZ ÇEK AZALIYOR
-Hangi sektörlerden talep alıyorsunuz?
İmalat sanayi öne çıkıyor. Üretici sektörlerde yatırım açısından büyüme iştahı fazla. Üretim ve kapasitesini artırma evresinde. Bunun dışında her sektörden talep alıyoruz. Konutun beslediği alt sektörlerde, tüketim mallarında, ticaret, perakende ticaret sektörü çok canlı.

-Karşılıksız çeklerin azalması da sanırım işlerin rayında olduğunun bir göstergesi...
Doğru, müşteri şu anda çok değerli. Finansman arzı var. Ne zaman karşılıksız çek olur? Likidite imkanlarının daraldığı dönemlerde karşılıksız çek olur. Esasen bir işletmenin işi çok iyidir. Ama likit olmayabilir. Alacağınız vardır ama o gün ödeyeceğiniz bir çek varsa nakdiniz yoktur. Alacağınızı bankacılık sistemine dönük finanse edemezsiniz, nakit sıkıntısı o çekin yazılmasına yol açar. Aslında bu sizin varlığınızın olmadığı anlamına gelir. Şu anda sektörün bu eğilimi likiditeyi pompalıyor. Likit olan bir piyasada da karşılıksız çek oranları aşağı iniyor. İştahın daraldığı dönemlerde çok daha yukarı çıkmasının nedeni likiditenin daralması. Dolayısıyla bu çok doğal bir sonuç.

Takipteki krediler azalıyor

-Takipteki kredilerde nasıl bir seyir gözleniyor?
İyileşme devam ediyor. İşi olan müşteri her daim likidite imkanına ulaşabilir. Banka aktifini yükselttikçe tahsili gecikmiş alacak sabit kalacağından oran otomatikman düşüş yönünde olacak. Doğru işi finanse etmeye çalışıyoruz. Çok ince eleyip sık dokuyoruz. Ama bunu da yaptıktan sonra sonsuz olarak diyoruz ki, biz artık ortağız birlikte önümüz açık olduğu sürece devam edeceğiz diyoruz. Ciddi anlamda müşteri sadakati oluşturuyoruz. Önce müşteriyi iyi tanımaya çalışıyoruz Danışmanlık veriyoruz.

Hesapsız büyüme uyarısı!

-Sizce kredi genişlemesi cari açık açısındanbir risk oluşturur mu?
Ekonomiyi ısıtıyor. Sonuç olarak kamu otoritesinin ortaya koyduğu görüşlere saygı duyuyoruz. Isınan ekonomi cari açığı da tetikleyebilir. Munzam karşılıkların artırılması bankacılık sisteminin maliyetlerini yukarı çeken bir unsur. MB, sadece büyüme hevesiyle hesapsız kitapsız şeylere girişme diye sektörü uyarıyor. Biz zaten o paralelde giden bir bankayız. Hiçbir zaman merdivenleri yüzde yüz büyüme üzerine oturtmadığımız için bizi etkileyen bir tarafı yok. Dolayısıyla riski iyi tanıyıp riski doğru fiyatlamaya çalışan bir bankayız.

-Sektör nasıl reaksiyon verecek?
Sonuçlarını henüz görmedik. Munzam karşılıklar artırıldığı gibi onlara ödenen faizler sıfırlandı. Maliyet yükselişi fiyatlara yansıyacak mı? Hepimizin sorusu bu. Şu ana kadar gördüğümüz bir yansıma yok. Ancak yansıması kaçınılmaz. Munzamlardaki son artışla beraber kredi maliyetleri yüzde 1 oranında arttı.

20 bin müşterinin 16-17 bini KOBİ


-Anadolubank olarak KOBİ ve ticari müşteri ayrımını nasıl yapıyorsunuz?
Üretici ve perakende ticaret cirosu olup olmadığıyla ilgili değişiyor. 2.5 trilyon liraya kadar olanlara küçük işletme, 2.5 trilyon ile 25 trilyon arası KOBİ vasfına soktuğumuz müşteri tipi var. 25 trilyon üstü ticari. Daha iri işletmeler. Portföyümüzün yüzde 90'ı KOBİ segmenti.

-KOBİ ve ticari segmentteki müşteri sayınız?
Toplam 20 bin civarında müşterimiz var. 16-17 bini KOBİ tanımına girer. Her sene portföyümüze 3-4 bin gibi müşteri ekleniyor.

Kar yaratmak zor

-2011'de bankaları nasıl bir rekabet ortamı bekliyor?
Kar yaratmak zor. Maliyet artışları var. Bunların fiyatlara transferi oluşmadı. Sektör üzerinde en büyük baskı unsuru. Bankalar bu şartlarda büyümeyi yaratmak zorunda. Bir taraftan maliyet artışı var. Bir taraftan yansıtamıyorsunuz. Arada marj daralıyor. Dolayısıyla cirodan kazanma modeli dediğimiz model ve hizmet kalitenizi artırarak hizmet üstünlüğü yaratmak gerekiyor. Sadece kredi için değil doğru ürün geliştiren herkes ciddi anlamda bir seferberlik içerisinde. Sektör kar marjları daralarak büyüyecek. Karşılıksız çekler, kanuni takip oranları azalacak.

Masa başından işler yürümüyor

-Göreviniz gereği kaç ili gezdiniz?
Ayda bir iki Anadolu'ya gidiyorum. Konya, Kayseri, Gaziantep, Trabzon, Samsun, Antalya, Urfa, Aydın, Adana, Mersin... İşim gereği mutlak surette şubeleri dolaşmak zorundayım. Ekipler halinde müşteri ziyaretleri yapıyoruz. Bölgenin özelliklerine bakıyoruz. Müşteriyi tanımaya çalışıyoruz. Maalesef artık masa başından iş yürümüyor. Son dönemde herkes dolaşıyor.

-Müşterilerden nasıl tepkiler alıyorsunuz?
Onlar alışmış buna. Artık müşteri kral! Müşterinin artık seçeneği çok bol, rahat. Rekabet gücü yüksek. O da kendi müşterisi için aynı şartlarda çalışıyor.

Bankacılık unisex bir iş

-Kadın yönetici olarak karşılaştığınız zorluklar oluyor mu?
Çok net söyleyeyim hiç zorlukla karşılaşmadım. Dikkate alınmamak veya kendimi dezavantajlı durumda hissettiğim bir ortam hiç olmadı. ı. İşinizi iyi biliyorsanız sorun çıkmıyor. Ben bankacılığı unisex bir iş olarak görüyorum.
Ayfer ARSLAN

28 Ocak 2011 Cuma

İPHONE, TURKCELL, YAPI KREDİ VE VİSA İLE CÜZDANA DÖNÜŞTÜ

Visa Europe, Yapı Kredi ve Turkcell işbirliğiyle geliştirilen ''iCarte'' ile Turkcell abonesi olup iPhone kullanan Yapı Kredi müşterileri doğrudan temassız mobil ödeme yapabilecek. Uygulama kapsamında iCarte'ı iPhone'una takan kullanıcılar App Store'dan ''iCarte için Visa Mobil'' uygulamasını indirebilecek. iCarte aksesuarı, üzerinde bir NFC (yakın alan iletişimi) anten ve Visa mobil kartının muhafaza edildiği güvenli bir birim barındırıyor. Visa mobil kart ise yine App Store'dan temin edilecek uygulama ile iPhone üzerinden ödeme yapmaya olanak sağlayacak.
Kullanıcılar Yapı Kredi'den alacakları şifre ile ödeme uygulamasını aktif hale getirebilecek ve Türkiye'de bulunan 42 bin temassız satış noktasında şifre girmeden iPhone'larını temassız okuyucuya yaklaştırarak alışveriş yapabilecek.

500 BİN İPHONE KULLANICISI VAR
Visa Europe Kıdemli Başkan Yardımcısı ve Bölge Genel Müdürü Berna Ülman, konuya ilişkin düzenlenen basın toplantısında yaptığı konuşmada, ''Bugün Visa kartı sahiplerine iCarte'ı sunarak Türkiye'de ve Avrupa'da mobil ödemeler alanında yeni bir ilke imza atıyoruz. iCarte ile 500 bini aşkın iPhone kullanıcısı, cep telefonlarını temassız mobil ödeme imkanı çerçevesinde kullanmaya başlayacak, yarım saniyenin altındaki bir sürede ödeme yapabilecekler'' şeklinde konuştu. Ülman, iCarte'ın 35 liranın altındaki alışverişlerde kullanılabileceğini, uygulama ile iPhone'un bir ödeme ürünü haline geldiğini söyledi.

2011'de 100 BİN MÜŞTERİ
Yapı Kredi Perakende Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Nazan Somer ise iCarte satışına Şubat ortasında başlayacaklarını belirterek ''2011 sonunda, iCarte ve diğer NFC teknolojisiyle sunacağımız ürünlerle toplam 100 bin müşterimizin tanışacağını öngörüyoruz'' dedi.

ARTIK CÜZDANA GEREK YOK
Turkcell Ürün ve Servis Yönetiminden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Cenk Bayrakdar da 2008'den beri bu tür teknolojiler üzerinde yoğun şekilde çalıştıklarını ve iCarte'ın ilk ticari NFC lansmanları olduğunu vurguladı. Temassız mobil ödemelerin NFC teknolojisinin başlıca sürükleyici güçlerinden biri olduğunun altını çizen Bayrakdar, önümüzdeki dönemde Turkcell'in T10 gibi kendi tasarladığı telefonların tamamının NFC teknolojili olacağını söyledi. iCarte mobil ödeme uygulamasında bütçe kontrolünün yapılabildiğini ve harcama ayrıntılarının görülebildiğini ifade eden Bayrakdar, ''Önümüzdeki dönemde cüzdanınızı yanınıza almamanızı isteyeceğiz. Size tek gerekli şey cep telefonunuz olacak'' dedi.

24 Ocak 2011 Pazartesi

MB BAŞKANI KİM OLUYOR?

Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz’ın görev süresi 18 Nisan’da sona eriyor. Yılmaz’ın 65 yaşına girecek olması nedeniyle onun yeniden Başkanlığa atanması pek mümkün görünmüyor. Kaldı ki Yılmaz da görev süresinin yeniden uzamasını istemiyor gibi.
Durmuş Yılmaz, ‘Merkez Bankası Başkanlığı için 5 yıl yeterli değil, ya görev süresi 7-8 yıl olmalı, yada iki dönem görev yapmalı’ derken, haklı bir gerekçesi vardı. Yılmaz’a göre Merkez Bankası Başkanları’nın Dünya Merkez Bankası Başkanları kulübünde çevre edinmesi, ilişki kurması bunu gerektiriyor. Kendisinin ise buna gerek kalmadan o ilişkiyi kurduğunu, dolayısıyla yeniden atanması gibi bir gereksinimin olmadığının mesajını verdi.
Durmuş Yılmaz’ın atanma süreci biraz sancılı geçmişti. Çünkü Merkez Bankası Başkanı’nın görev süresi sona ermiş olmasına rağmen, bir türlü yeni başkan kim olacak konusu üzerinde uzlaşı sağlanamıyordu. Bir süre boşalan bu koltuğa Başkan Yardımcısı Erdem Başçı vekalet etmiş ancak daha sonra dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer‘e önerilen isimler arasından Durmuş Yılmaz, eski Başkan Süreyya Serdengeçti’nin referansı ile 5 yıllığına atanmıştı.
Yılmaz’ın görev süresi yaklaşınca Başkanlık için de kulisler yapılmaya başlandı. Ekonomi kulislerinde, Başkanlık koltuğuna Merkez Bankası Başkan Vekili Erdem Başçı veya Başkan Yardımcısı İbrahim Turhan’ın oturabileceği konuşuluyor.
Erdem Başçı, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’a yakın bir isim. Babacan, kendisi gibi TED Koleji ve ODTÜ mezunu olan arkadaşı Başçı’ya tam destek vermekle kalmıyor, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül nezdinde de Başçı için kulis yaptığı konuşuluyor.
İbrahim Turhan ise Galatasaray Lisesi’nden sonra Boğaziçi Üniversitesi’ni bitirmiş. Yüksek lisans ve doktora çalışmasını ise Marmara Üniversitesi’nde tamamlamış. Daha sonra Marmara Üniversitesi, Yeditepe Üniversitesi ve Beykent Üniversitesi’nde Öğretim Görevlisi ve Yardımcı Doçent olarak görev yaparken önce Merkez Bankası İdare Meclisi Üyeliği’ne ardından da Başkan Yardımcılığı’na atanmış. Turhan’ın en büyük şansı arkasında Başbakan Erdoğan’ın olması.
Ekonomi kulislerinde şu aralar Merkez Bankası Başkanlığı için Başçı ve Turhan isimleri arasında loto oynanıyor. Başçı, hem Başbakan Yardımcısı Ali Babacan hem de Cumhurbaşkanı Gül’ün desteğini arkasına almış durumda ve çevresine Başkanlık makamına kendisinin oturacağını yüksek sesle söylüyor. İbrahim Turhan ise Başbakan Erdoğan’ın desteklediği isim. Dengelere bakıldığında Başbakan Erdoğan’ın desteklediğiiddia edilen İbrahim Turhan, Başçı’ya göre daha şanslı. Ancak Cumhurbaşkanı Abdullah Gül faktörü bu sonucu Başçı’nın lehine çevirir mi bilemem.
Daha önceki Merkez Bankası Başkanı’nın geç atanmasında yaşanan sıkıntılar dikkate alınırsa 18 Nisan’da görev süresi dolacak Merkez Bankası Başkanı’nın kim olacağı bu tarihten önce belirlenmeli, seçim öncesinde ekonomide yeni bir çalkantıya sebep olmamalı.
Aydın AYAYDIN-VATAN

ZİRAAT'DEN HERKESE 900 TL MAXİPUAN HEDİYE

Ziraat Bankası, Ziraat Yatırım ile ortaklaşa olarak “Herkese 900 TL Maxipuan” kampanyasını başlattı. Kampanya çerçevesinde Ziraat Bankası Maximum kredi kartı olan müşteriler Ziraat Yatırım’da açacakları yatırım hesaplarında yapacakları hisse senedi işlemleri sonucu ödedikleri komisyonları dönem sonlarında Maxipuan olarak geri alacak. Bu kampanya 3 ay süreli olacak ve aylık kart başına 300 TL kampanya süresinde ise toplam 900 TL Maxipuan olarak yükleme yapılacak. Kampanyadan yararlanabilmek isteyen kişilerin Ziraat Yatırım A.Ş.’de bir yatırım hesabının yanı sıra Ziraat Maximum kredi kartının da olması gerekiyor. Kampanya 31 Mart 2011 tarihinde sona erecek.

'KENDİ ENERJİNİ KENDİN ÜRET' İLE KREDİLERİ KATLAYACAK

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (EPDK) vatandaşların, toplu konutların, hastanelerin, üniversitelerin ve küçük ölçekli sanayi tesislerinin lisans almadan rüzgar, güneş ve sudan elektrik üretmesine izin vermesi bankalara da kredilendirmede yeni bir kapı açtı. 2009 yılında EKOkredi ile enerji verimliliğine odaklanan Şekerbank Genel Müdür Yardımcısı Abdurrahman Özciğer, yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı 500 kilovatın altında üretimde lisans zorunluluğunun kaldırılmasının bu yöndeki kredi taleplerini artırdığını açıkladı. Kendi elektriğini üretmek isteyen küçük ölçekli sanayi tesislerinden ve sitelerden yoğun bir şekilde kredi talebi aldıklarını belirten Özciğer, "Başvurular her geçen gün artıyor. Son 1.5 yılda EKOkredi ile 260 milyon liralık kredi kullandırdık. Hedefimiz bu kredileri ikiye katlamak. Yeni düzenleme de bu hedefe ulaşmada etkili olacak" dedi.
Bir rüzgar tribününün kurulum maliyeti 5 bin ile 22 bin euro arasında değişirken, Şekerbank Genel Müdür Yardımcısı Abdurrahman Özciğer, maliyetin yüzde 100'ünü kredilendirebildiklerini dile getirdi. EPDK'nın yeni düzenlemesinin konutları ve küçük işletmeleri elektrik üretimine teşvik edeceğini belirten Özciğer, "Bu konuda çok yoğun kredi talebi alıyoruz. Şu anda bir organize sanayi bölgesinden ve 200 daireli bir bir sitenin kredi başvurusunu inceliyoruz" diye konuştu.
Şekerbank Genel Müdür Yardımcısı Abdurrahman Özciğer ile hem EKOkredi'yi hem de bireysel bankacılıktaki son gelişmeleri konuştuk.

-EKOkredi ile kaç kişiye ulaştınız?
1,5 yılda, EKOkredi ile enerji verimliliğine yönelik yatırımlar için 260 milyon TL'nin üzerinde kredi verdik ve bu sayede 12 binden fazla kişiyi enerji tasarrufu ile tanıştırdık. Bu kapsamda, 325 KOBİ, 9 bin 515 bireysel, 2 bin 551 esnaf, çiftçi ve küçük işletme müşterimiz enerji verimliliğinde en uygun kaynağa ulaştı.

KREDİ ALANA SİGORTA HEDİYE
-Bu kredi hangi alanlarda kullanılıyor?
Binanın içinde kalorifer sisteminin ısıpay ölçerlerle ayrıştırılmasından tutun da, yatılımına, ısıtma sisteminizin iyileştirilmesinden enerjiyi daha verimli kullanılmasına yönelik bütün yatırımların finansmanında EKOkredi kullanılabiliyor. Sonucunda da Enerji Kimlik Belgeniz çıkartılıyor. Örneğin şu anda gidip enerji verimliliğini sağlayan yatırımları yapmazsanız binanızın derecesi E, D, F olabiliyor. Daha fazla sera gazı salınımına sebep oluyorsunuz. Daha çok elektrik, daha çok doğalgaz tüketiyorsunuz. Binanızın sınıfını A'ya kadar yükselttiğiniz zaman doğaya daha az sera gazı salıp daha düşük fatura ödüyorsunuz. Sırf yalıtım yüzde 50 tasarruf sağlıyor. Bu krediyle birlikte müşterilerimiz için bir ağaç dikiyoruz. Ayrıca 5 bin liralık ferdi kaza sigortası yapıyoruz.

-EPDK'nın yeni düzenlemesi EKOkredi kullanımını nasıl etkiler?
Yeni düzenleme ile 500 kilowatın altında elektrik üretimleri için artık lisans alma zorunluluğu da kalktı. Dolayısıyla siz bir apartmansınız ve ciddi oranda elektrik tüketiyorsunuz. Bulunduğunuz yerde rüzgar alan bir yerse siz oraya bir rüzgar tribünü kurabiliyorsunuz. Artık devletten elektrik almadan kendi elektriğinizi üretebiliyorsunuz. Bu harika bir olanak! Şimdiden talepler gelmeye başladı. Normal tüketici kredilerimizde yüzde 20-25 büyümek var iken, enerji kredilerini ikiye katlamak istiyoruz.

DOĞANIN DENGESİNİ BOZDUK
-Enerji tasarrufunun ekonomi açısından önemini nasıl değerlendiriyorsunuz?
16 milyonu aşkın konutun yüzde 90'ı yalıtılmamış. Sadece bunları yalıtsak her yıl 10 milyar TL tasarruf sağlanır. Tükettiğimiz enerjinin yüzde 30'u binalarda tüketiliyor. Tükettiğimiz enerjinin yüzde 70'ini ithal ediyoruz. Yani paramızı dışarıya veriyoruz. Dolayısıyla içerdeki enerjimizi daha tasarruflu kullanırsak ekonomimize katkı sağlarız. Daha az sera gazı salarak dünyamızı daha yaşanabilir dünya hale getirebiliriz. Baksanıza mevsimler değişiyor. Ocak ayındayız kar yok, yağmur az. Doğanın dengesini maalesef biz bozduk.


70 milyon TL'lik gurbetçi
tasarrufunu çekti

-Geçen yıl çıkardığınız 'Memleketin Hesabı' na ilgi nasıl?
Memleketim Hesabı ile yurtdışındaki gurbetçi diye tabir ettiğimiz vatandaşlarımızın oradaki kazanımlarını Türkiye'ye kazandırmaya çalışıyoruz. İkincisi; onlara Şekerbank'ın güvencesini, yüksek getiri olanaklarını sağlıyoruz. Bu ürünü geçen yıl yaz başında çıkardık. Çok yoğun bir ilgi var. 'Memleketin Hesabı' ürünü kapsamında 17 Ocak 2011 tarihi itibarıyla 749 adet hesap ile 70 milyon 559 bin 354 lira bakiyeye ulaşıldı.

-Mevduatta yeni ürünleriniz olacak mı?
Tasarrufçuya dönük mevduat ürününün çeşitlendirilmesine dönük çalışmalarımız sürüyor. Yakında yeni bir ürün de çıkaracağız: Birikim Mevduatı. Siz 50 liralık veya 100 liralık birikimlerinizle de çok uzun vadeli tasarruf hesabı açabileceksiniz. Bu tasarrufun yanında tatlandırıcılar diyeceğimiz ürünler de ekliyor olacağız.

Mevduat faizleri
1 puan düşebilir

-Bu yıl mevduat faizlerinde nasıl bir seyir bekliyorsunuz?

Seçimde ne beklediğinizle bağlantılı. 2011 yılı için öngörülerimiz; seçimin kaynak maliyetlerini yükseltmeye dönük etki yapmayacağını düşünüyoruz. Ancak seçim değil, hükümetin ekonomi politikaları, ekonomik istikrarın mevduat maliyetlerini etkileyeceğini düşünüyorum. Eğer seçim sonrasında ekonomi politikalarında gelişmeler kaynak maliyetlerinin aynı seviyede seyretmesini sağlayabilir. Bu sene içerisinde mevduat faizlerinin azalarak devam edeceğini düşünüyoruz. 50 baz puan ile 1 puan arasında değişebilir.

Bireysel krediler
yüzde 20-25 büyür

-Şekerbank olarak bireysel kredilerdeki büyüme hedefleriniz nedir?
Türkiye'deki sektörel büyümenin yüzde 20-25 civarında olacağını düşünüyoruz. Hızlı büyüme dinamikleri çerçevesinde de onun üzerinde büyüme sağlayabiliriz. Büyüme ihtiyacında olan bir banka olarak daha fazla pay almak istiyoruz. Şubeleşmemizi de buna göre yapıyoruz. Bu yıl 15 yeni şube açacağız.

İlk çeyrekte tahvil
ihracı tamamlanır

-Şekerbank olarak tahvil ihracını ne zaman tamamlayacaksınız?
Bizimkisi mevduat bankası olarak yurt içi TL cinsinden ilk tahvil ihracı olacak. O noktada BDDK'dan 1 milyar 250 milyon liralık tahvil ihraç etmek ön yetkimiz var. Ama biz onun ilk dilimi olarak 500 milyon liralık bir tahvil ihracı konusunda izin aldık. Şimdi o 500 milyon lirayı halka arz edeceğiz. Talep toplama yöntemiyle gerçekleşecek. 1000 lira ve katları şeklinde tahvillerimizi belirliyoruz. Bu da tabana yaygın bir tahvil portföyü oluşturmaya dönük olacak. 3 tip tahvilimiz olacak. Birisi 1 yıl vadeli, diğeri 18 veya 24 ay vadeli olacak. Bu özellikler şu anda şekillenme aşamasında. Şekillenmesi için bireysel ve kurumsal yatırımcılarımızla görüşüyoruz. Sadece yurt içindeki yatırımcılar yararlanabilecek. 2011 ilk çeyreğinde tamamlanmış olacak.

-Getiri nasıl hesaplanacak?
Bir gösterge faiz var. Bir de onun üzerine ek getiri olacak. Göstergemiz devlet iç borçlanma senedi olacak. Bunun üzerine tahvil türlerine göre değişken ek getiri oranı koyacağız.

Sadece faize değil,
masrafa da bakın
-Abdurrahman Özciğer olarak krediyle aranız nasıl?
Konut alırken kullandım. Onun dışında ihtiyaç kredisi kullanmıyorum. Ama kredili mevduat hesabı kullanıyorum. Kredi kullanana hep şunu tavsiye ediyorum. Bu kredinin bende yarattığı toplam maliyet nedir? Ben onu kendime uyguladım. Sadce faiz oranına bakmayın, dosya masrafı komisyon oranlarına da bakın. Gelirlerinizle oranladığınızda size tasarruf yapmayı sağlayan bir kredi yüküyse o krediden hiç korkmayın. Bilinçli yaklaşım gerekiyor. Hizmet veren kurum ve kuruluşları sorgulamak gerekiyor.

Dövizden uzak duruyor
-Tasarruflarınızı nasıl değerlendiriyorsunuz
?
Ben mevduatçıyım. Az da değişken getirili portföy yaklaşımım vardır. Dövizden şahıs olarak uzak duruyorum. Dövizin nasıl seyrettiğini kontrol edemediğim ve uzun vadeli yaklaşım sergilediğim için de portföyümde hisse senedine de yer veriyorum. Şu an 5-6 yıllık kağıdım vardır. Tasarruf sahipleri orta ve uzun vadeli ihtiyaçlarını düşünerek tahvil bono gibi ürünler seçmeli. Bir de birikiminiz makul düzeydeyse çok daha uzun vadeli hisse senedi yatırımı yapabilirsiniz. Bütün bunların altında BES de mutlaka olmalı.

MB VADE UZATMA BASKISINI ARTIRDI

Merkez Bankası, geçen haftaki sürpriz faiz kararından sonra, bugün de munzam karşılık oranlarında sürpriz bir artırıma gitti. Vadesiz TL mevduatlarında 400 baz puanlık yüksek bir artış açıklayarak, bankalar üzerindeki vade uzatma baskısını artırmış oldu.
1-3 ay arasındaki TL mevduatlarına ise 200 baz puanlık yine beklentilerin üst sınırında bir artış getirdi.
Diğer taraftan, 3 aydan daha uzun vadeli mevduatlarda oranları % 5-7 bandında aynen bıraktı.
Karar, 4 Şubat itibariyle geçerli olacak ve 18 Şubat itibariyle etkisi görülmeye başlanacak. Yani, mevcut kararla sistemden yaklaşık 9,8 milyar TL çekildikten sonra, bunun kredi ve iç talep üzerindeki etkisi gözlenecek. Büyümenin kontrol altına alınmadığının gözlenmesi durumunda yeni kararlar alınmaya devam edecek.
Piyasalara etkisine gelecek olursak, politika faizlerindeki düşüş alanının sınırlı kalması, buna karşılık munzam karşılık oranlarında daha agresif bir strateji izlenmesi, bankalar üzerinde baskı yaratmaya devam edebilir.
Her ne kadar uzun vadelide oranlar korunsa ve şimdilik döviz mevduatlarında bir düzenleme yapılmamış olsa da, yeni tedbirlerin gündemde olması piyasalar üzerinde baskı kurmaya devam edebilir.
Destek Menkul Değerler Genel Müdür Yardımcısı Banu Kıvcı Tokalı

MUNZAM KARŞILIKLARDA RADİKAL ARTIŞ

Merkez Bankası, kısa vadeli TL zorunlu karşılıklarda piyasa beklentilerinin üzerinde artışlara gitti. MB zorunlu karşılık oranını vadesiz hesaplarda 400 baz puan; 1 ve 3 ay vadeli mevduatlarda 200 baz puan artırdı. Yeni oranlar ile piyasadan 9.8 milyar TL likidite çekilecek.
MB, vadesiz, ihbarlı mevduatlar ve özel cari hesaplar için TL zorunlu karşılık oranlarını yüzde 8'den yüzde 12'ye, 1 aya kadar vadeli mevduatlar/katılma hesapları (1 ay dâhil) için yüzde 8'den yüzde 10'a, 3 aya kadar vadeli mevduatlar/katılma hesapları ve özel fon havuzları (3 ay dâhil) için yüzde 7'den yüzde 9'a, mevduat/katılım fonu dışındaki diğer yükümlülükler için yüzde 8'den yüzde 9'a yükseltildi.

4 ŞUBAT'TA YÜRÜRLÜĞE GİRECEK
Yeni düzenleme 4 Şubat 2011 tarihinden itibaren geçerli olacak. Yetkililer yeni oranlar üzerinden hesaplanan zorunlu karşılıkların 18 Şubat 2011 tarihi itibarıyla tesis edilmeye başlanacağını açıkladı.

21 Ocak 2011 Cuma

FAİZ İNDİRİMLERİ DEVAM EDECEK Mİ?

TCMB bugün (dün) yaptığı para politikası toplantısında politika faizini 25 baz puan aşağı çekerek %6,25’e indirdi. Gecelik faiz oranları ve geç likidite penceresi faiz oranları ise sabit tutuldu.
TCMB kısa vadeli yükümlülükler için tesis edilecek zorunlu karşılık oranlarında ilave bir artırımı gerekli gördüğünü söyledi. TCMB’nin yarın zorunlu karşılık oranlarını artıracağına dair açıklama yapmasını bekliyoruz. TCMB Aralık ayında almış olduğu tedbirlerin kredi üzerindeki sıkılaştırıcı etkilerinin önümüzdeki dönemde görüleceğine vurgu yaptığından, artışın geçen ayki kadar yüksek olmayacağını düşünüyoruz. TCMB’nin zorunlu karşılıklarda vadeye göre farklılaştırma stratejisini sürdüreceğini öngörüyoruz.
TCMB geçen ay uygulamaya konulan politika faizlerinin sınırlı düzeyde düşürülmesi ve zorunlu karşılık oranlarının artırılması şeklindeki politika bileşiminin içinde bulunduğumuz konjonktürde fiyat ve finansal istikrarın korunması açısından halen en uygun seçenek olduğunu söyledi. Fakat TCMB’nin politika faizlerinin “sınırlı” düşürülme söylemi bundan sonra faiz indiriminin kanaatimizce en fazla 25 bps olacağına işaret etmektedir. Ancak Çin, Hindistan ve Brezilya gibi önemli gelişmekte olan ülkelerdeki faiz artırımı ve faiz artırımı beklentileri, TL getirilerinin kısa vadede görece olarak düşük olabileceği göz önüne alındığında TCMB’nin önümüzdeki dönemde faiz oranlarını indirmeye devam etmesi gerekmeyebilir. Faiz indirim eğiliminin artık sonuna doğru gelinmesi nedeniyle gösterge faize enflasyon beklentileri ve global gelişmelerin yön vermesinin daha olası olduğu kanısındayız.
AKBANK EKONOMİK ARAŞTIRMALAR

FİNANSBANK BAKIR FONU ÇIKARIYOR

Finansbank, ürün çeşitliliğini artırmaya devam ediyor. Finansbank, bakır fiyatlarında artış beklentisi olan yatırımcılar için anapara koruma amaçlı yepyeni bir fon çıkarıyor.
Halka arzı 24 – 28 Ocak tarihleri arasında gerçekleştirilecek 1 yıl vadeli Finansbank A.Ş. Koruma Amaçlı Şemsiye Fonu’na Bağlı B Tipi %100 Anapara Koruma Amaçlı Onuncu Alt Fonu ile yatırımcılar, bakırın getirisinden belirli bir oranda yararlanmayı hedeflemektedir.
Yatırımcılar, detaylı bilgiye Finansbank şubelerinden veya www.bugununyatirimaraclari.com adresinden ulaşabilir.

1 TL'YE DE 100 BİN TL'YE DE YÜZDE 9.5 FAİZ

ING Bank, tasarruf konusundaki deneyimini dünyaca ünlü Turuncu Hesap’ı ile Türkiye’ye taşıyor ve “Serbest Tasarruf Hesapları” olarak yeni bir ürün kategorisini Türk tasarruf sahipleri ile buluşturuyor. Vadeli hesap gibi kazandıran, ancak vade derdi olmadan, istenildiği an para yatırıp hesaptan para çekme imkanı sağlayan Turuncu Hesap’ta faiz gecelik işliyor ve hesaba günlük geçiyor. Ayrıca masrafsız olması ile de dikkat çekiyor. Turuncu Hesap’ta müşterilerden hesap işletim ücreti kesilmiyor. Buna ek olarak, internet ve telefon bankacılığı ile yapılan Eft ve havaleler de tamamen ücretsiz gerçekleştirilebiliyor. Almanya, Amerika, İngiltere, İspanya, İtalya, Fransa ve Avustralya gibi birçok ülkede 25 milyon müşterinin kullandığı Turuncu Hesap, ilk 90 gün boyunca yüzde 9,5 gibi piyasa şartlarına göre oldukça rekabetçi “hoş geldin faizi” verilecek. Bu oran 1 TL'ye de, 100 bin TL'ye de aynı olacak.

İlk 90 güne özel yüzde 9,5 faiz!
ING Bank Genel Müdür Yardımcısı Cenk Tabakoğlu, “Müşterilerimiz Turuncu Hesap açtıkları andan itibaren, ilk 90 gün süresince yüzde 9,5 olan “hoş geldin faizi”nden yararlanabilecekler. Bu, piyasa koşulları göz önüne alındığında oldukça rekabetçi bir oran. Ayrıca cazip faiz oranının süresi 90 gün ile sınırlı da değil. Bu süre sonunda da yine avantajlı Turuncu Hesap faiz oranımız ile (hali hazırda %8,5 olan) müşterilerimize hizmet vereceğiz. Dünyanın en büyük finans kuruluşlarından ING Grubu’nun tecrübesi ve güvencesi ile sunduğumuz Turuncu Hesap’a çok güveniyoruz. Herkesi bu çok kazandıran, özgür, şeffaf ve masrafsız hesabı kullanmaya davet ediyoruz” diye konuştu.

19 Ocak 2011 Çarşamba

BORSANIN BU YIL PERFORMANSI DÜŞÜK OLACAK

Standard Ünlü Genel Genel Müdürü Attila Köksal, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında yaptığı konuşmada, piyasalardaki 2011 yılı beklentileri ile ilgili olarak borsanın 2011 yılında geçen yılki kadar iyi olmayacağının altını çizdi. Köksal, "Borsada çok fazla bir düşüş beklemesek de, bu yıl geçen seneye göre daha volatil bir yıl olacak" dedi. Köksal, Türk bankacılık sektörünün sağlam bilanço yapısı ile yatırımcılar açısından cazibesini koruyacağını belirtirken, Standard Ünlü Araştırma Bölüm Başkanı Ercan Uysal da banka kârlarında bu yıl yüzde 10'luk bir daralmanın olabileceğini öngördü. Uysal, "2009 ve 2010 bankaların yılıydı. Bu yıl banka dışı sektörlerin yılı olacak. Endüstriyel şirketlere daha fazla dikkat edeceğiz" dedi.

YENİ TİCARET KANUNU'NDA NELER VAR?

Türkiye'de ekonomik yaşamda yeni bir dönem başlıyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edilen 1.535 maddelik Türk Ticaret Kanunu şirketlerde kurumsallaşmayı ve şeffaflığı güçlendirmeyi, adil rekabet ortamını hâkim kılmayı hedefliyor. 1 Temmuz 2012'de uygulamaya konulması kararlaştırılan kanun Türkiye'deki şirketlerin dışa açılmasını da kolaylaştıracak. Deloitte Türkiye Yönetici Ortağı ve Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Gürer, "Başta KOBİ'ler olmak üzere işletmelerin büyük çoğunluğunun önünde ciddi bir hazırlık dönemi bulunduğunu, bu hazırlığı yapan ve yeni döneme uyum sağlayan şirketlerin çok daha verimli bir ticaret ortamında büyümelerini sürdüreceklerini," vurguladı.

BAĞIMSIZ DENETÇİ ZORUNLULUĞU
Yeni kanunda bağımsız denetçiler tarafından uluslararası standartlarda denetim yapılması ve işletme hesaplarının Uluslararası Finansal Raporlama Standartları'na uygun olan, Türkiye Muhasebe Standartları'na göre tutulması gerekiyor. Kabul edilen Türk Ticaret Kanunu ile birlikte şirket yöneticileri, riskleri irdeleyecek, tartacak ve çalışmalarını bu şekilde sürdürerek sonuçlardan tamamen sorumlu olacak. Kanunda ayrıca haksız rekabet uygulamalarının önüne geçmeyi amaçlayan son derece ayrıntılı düzenlemeler yer alıyor.

YENİ BİR SAYFA AÇILIYOR
Türk Ticaret Kanunu; Ticari İşletme Hukuku, Şirketler Hukuku, Kıymetli Evrak Hukuku, Taşıma Hukuku, Deniz Hukuku ve Sigorta Hukuku olmak üzere altı bölümden oluşuyor. Kanunda Taşıma Hukuku’nun ilk kez bağımsız bir bölüm olarak ele alınması dikkat çekiyor.
Gürer şunları söyledi: "Kabul edilen Türk Ticaret Kanunu ile Türkiye ekonomisinde yeni bir sayfa açılıyor. Türkiye ekonomide süper lige çıkıyor. Kurumsal yönetişim, şeffaflık, dürüstlük ilkelerine dayanan ve uluslararası standartlarda kuralları olan bir ticaret ortamına geçiliyor. Getirilen yenilikler, şirketlerin de önemli değişiklikler yapmasını gerektiriyor. Bu konudaki hazırlıklar, nitelikli personel bulmayı ve mevcut personeli yeniden eğitime tabi tutmayı da kapsadığı için, önemli yatırımları şart kılıyor. Yeni döneme uygun yapı ve sistemlerin hızla oluşturulması gerekiyor. 1 Temmuz 2012'ye kadar olan dönemde zorlu bir hazırlık süreci, başta KOBİ'ler olmak üzere işletmelerin büyük bir çoğunluğunu bekliyor. Bu hazırlığı yapamayan kuruluşlar, Temmuz 2012'den sonra kendilerini idame ettirmekte zorlanacaklar. Buna karşılık uyum sağlayanlar, daha verimli bir ticaret ortamında faaliyetlerini sürdürecekleri gibi, dünyaya açılmalarını da kolaylaştıracaklar. Deloitte Türkiye olarak uzmanlığımızı şirketlerimizin hizmetine sunarak, onların yeni döneme uyum sağlamalarını destekleyeceğiz."

TELEVİZYONDAN 'GARANTİ'Lİ MORTGAGE DANIŞMANLIĞI

Garanti Bankası’nın Mortgage Uzmanı Uygulaması, artık Windows Media Center’da yayın yapan CNBC-e de yer alıyor. Kullanıcılar, ekrandaki mortgage ikonuna tıklayarak, Garanti’nin Mortgage Uzmanlarıyla çevrimiçi konuşarak, danışmanlık hizmetinden faydalanma imkanını elde ediyor. TV yayınını ise sayfanın alt köşesinde beliren küçük ekrandan takip etmeye devam edebiliyor.
Konuyla ilgili bir açıklama yapan Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Ali Fuat Erbil, “Son dönemde yaşanan teknolojik gelişmeler, özellikle bankacılık alanında, kullanıcı deneyimi açısından yepyeni bir dönemi beraberinde getiriyor. Bilgi paylaşımının kolaylaşmasıyla; müşterilerimize, daha özel, kişiselleştirilmiş, interaktif deneyimler sunuyoruz. Bankacılık hizmetini internet ve mobil cihazlar üzerinden vererek, gerçek anlamda kişiye özel çözüm üretmeyi ve sürekli olarak kendimizi geliştirmeyi hedefliyoruz. Şubesiz Bankacılık’ta amacımız; müşterilerimizin ihtiyaçlarına en uygun kanalı, en uygun zamanda kullanarak, bankacılık işlemlerinde kolaylık ve hızı yakalamak. Buna paralel olarak; Microsoft ve CNBC-e ortaklığıyla, artık Web TV üzerinden müşterilerimize danışmanlık ve bilgilendirme hizmetleri vermeye başlıyoruz” dedi.

UTOPYA TURİZM HALKA AÇILACAK

Türkiye’nin önde gelen firmalarından Utopya Turizm İnşaat İşletmecilik Ticaret A.Ş.(Utopya) hisselerini halka arz etmeye hazırlanıyor.
Tanınmış müteahhit Zekai Dursun tarafından 1980 yılında kurulan ve bugüne kadar 500 milyon TL’nin üzerinde altyapı ve inşaat projesini başarıyla tamamlayan Utopya, son yıllarda turizm ve AVM işletmeciliği gibi yeni alanlarda büyümeye devam ediyor.
Halka arzdan temin edeceği kaynağı yeni otel ve konut projelerinin finansmanında kullanmayı planlayan şirketin 2010 üçüncü çeyrek bilançosuna göre toplam aktifleri 133,8 milyon TL, cirosu ise 21,1 milyon TL seviyesinde gerçekleşti.