Halkbank üçüncü çeyrekte net 475.6 milyon lira, ilk dokuz ayda ise 1 milyar 511 milyon lira kar elde etti. Bankanın toplam kredileri dokuz aylık dönemde yüzde 25,8 artırarak 52,6 milyar TL'ye çıktı. Halkbank Genel Müdürü Hüseyin Aydın, ilk 9 aylık finansal sonuçlara ilişkin yaptığı açıklamada, "KOBİ bankacılığı misyonumuzun gereklerinin bilinciyle KOBİ'ler ile esnaf ve sanatkarlara yönelik finansman ve finansman dışı desteklerimizi bu kesimin ihtiyaçlarına yönelik ürün ve hizmetlerle sürdürmeye devam ediyoruz. Bununla birlikte müşterilerimizin bireysel ihtiyaçlarını göz ardı etmiyoruz ve bu segmentte de iddiamızı ortaya koyuyoruz" dedi.
GÖREV ZARARLARI KAPATILDI
Halkbank'a 2001 öncesine ait görev zararları nedeniyle verilmiş olan özel tertip devlet iç borçlanma senetlerinin itfasının tamamlandığını belirten Aydın, "Görev zararları karşılığı kağıtların itfasının tamamlanmasıyla Halkbank'ta bir dönem sona erdi. 2001 yılında bilançosunun yüzde 75,7'si söz konusu kağıtlardan oluşan bir bankayı, bilançosunun yüzde 58,4'ü kredilerden oluşan bugünkü Halkbank'a dönüştürdük. Halkbank'ın 'görev zararına' maruz kalan bir bankadan Türkiye'de ve küresel ölçekte en kârlı bankalardan birine dönüştürülmesini sağladık. Bu mali yapı ile sektörün önemli oyuncuları arasında olma iddiamızı, elde ettiğimiz kârlılığı yine müşterilerimize ve paydaşlarımıza destek olarak sunma gayretimizi sürdüreceğiz" dedi.
1 Kasım 2010 Pazartesi
EN UCUZ KONUT KREDİSİ HALKBANK VE YAPI KREDİ'DE
*Akbank: 60 ay vadelide aylık yüzde 0.95. 120 ayda yüzde 1.05 faiz uyguluyor.
*Anadolubank: 60 ay vadelide aylık yüzde 0.87, 120 ayda yüzde 0.95
*Denizbank: 60 ay vadede aylık yüzde 0.88 faiz uyguluyor.
*Finansbank: 60 ay vadede aylık 0.94, 120 ayda yüzde 1.01 faiz oranında kredi kullandırıyor.
*Fortis: 60 ay vadede aylık yüzde 0.87, 120 ayda yüzde 0.93 faiz uyguluyor.
*Garanti: 60 ay vadeli konut kredisi faiz oranı yüzde 0.92, 120 ayda yüzde 1.05.
*Halkbank: 60 ay vadeli konut kredisi faiz oranı 0.83, 120 ayda yüzde 0.88
*HSBC: 60 ay vadelide yüzde 0.90, 120 ay vadeli kredide yüzde 0.96
*ING Bank: 60 ay konut kredisi faiz oranı yüzde 0.94, 120 ay vadelide ise yüzde 1.05
*İş Bankası: 60 ay vadeli konut kredisini aylık yüzde 0.95, 120 ay vadeliyi 1.05 faiz oranından kullandırıyor.
*TEB: 60 ay vade yüzde 0.93, 120 ay vade yüzde 0.97
*Vakıfbank: 60 ay vade yüzde 0.91, 120 ay vade yüzde 1.02
*Yapı Kredi: 60 ay vade yüzde 0.82, 120 ay vade 0.85
*Ziraat Bankası: 60 ay vade yüzde 0.94, 120 ay yüzde 0.95
*Anadolubank: 60 ay vadelide aylık yüzde 0.87, 120 ayda yüzde 0.95
*Denizbank: 60 ay vadede aylık yüzde 0.88 faiz uyguluyor.
*Finansbank: 60 ay vadede aylık 0.94, 120 ayda yüzde 1.01 faiz oranında kredi kullandırıyor.
*Fortis: 60 ay vadede aylık yüzde 0.87, 120 ayda yüzde 0.93 faiz uyguluyor.
*Garanti: 60 ay vadeli konut kredisi faiz oranı yüzde 0.92, 120 ayda yüzde 1.05.
*Halkbank: 60 ay vadeli konut kredisi faiz oranı 0.83, 120 ayda yüzde 0.88
*HSBC: 60 ay vadelide yüzde 0.90, 120 ay vadeli kredide yüzde 0.96
*ING Bank: 60 ay konut kredisi faiz oranı yüzde 0.94, 120 ay vadelide ise yüzde 1.05
*İş Bankası: 60 ay vadeli konut kredisini aylık yüzde 0.95, 120 ay vadeliyi 1.05 faiz oranından kullandırıyor.
*TEB: 60 ay vade yüzde 0.93, 120 ay vade yüzde 0.97
*Vakıfbank: 60 ay vade yüzde 0.91, 120 ay vade yüzde 1.02
*Yapı Kredi: 60 ay vade yüzde 0.82, 120 ay vade 0.85
*Ziraat Bankası: 60 ay vade yüzde 0.94, 120 ay yüzde 0.95
Etiketler:
en ucuz kredi,
finanscaddesi,
mortgage
MEHMET SİNDEL HSBC'DEN AKBANK'A TRANSFER OLDU
Etiketler:
Akbank,
finanscaddesi,
HSBC,
Mehmet Sindel
VARANT NEDİR? AZ PARAYLA DA YATIRIM YAPILABİLİR Mİ?
Şu sıralar en fazla merak edilen yatırım aracı varant. Batı ülkelerinde oldukça yaygın olan ama Türkiye'de çok yeni olan bu yatırım aracına ilgi her geçen büyüyor. Hem yükselen hem düşen piyasalara yatırım imkanı sağlayan varant hisse senedi, emtia, bono ve döviz gibi çeşitli varlıklara endeksli çıkarılabiliyor. Varant işleminde sermayenizin tamamını riske atmadan gelecekteki düşüş veya yükseliş beklentilerinize göre küçük bir primle bu ürünlere yatırım yapabileceksiniz.
Daha önce Deutsche Securities Türev Ürünler Direktörü Albert Krespin'e varantın özelliklerine ilişkin bir söyleşi yapmıştım. Konunun ilgi çekmesi nedeniyle bu söyleşiyi bir kez daha yayınlıyorum:
VADELİ İŞLEM ÖZELLİĞİ VAR
-Varant nedir?
Varant, elinde bulunduran kişiye, dayanak varlığı önceden belirlenen bir fiyattan belirli bir tarihte veya belirli bir tarihe kadar alma veya satma hakkı veren menkul kıymet niteliğindeki sermaye aracı. Dayanak varlığı değer kazandığında değer kazanıyor, dayanak varlığı değer kaybettiğinde değer kaybediyor. Beklentiniz gerçekleşirse düşen ve yükselen piyasalarda size para kazanma imkanı veriyor.
-Varanta konu olan dayanak varlık neler?
Dünyada varantlar, hisse senedi, emtia, hazine bonoları, döviz gibi çeşitli dayanak varlıklara, hatta iklim olaylarına endeksli ihraç edilebilir. Türkiye'de ise başlangıçta İMKB'de işlem görecek varantların dayanak varlıkları, İMKB 30 hisseleri, İMKB 30 hisse senetlerinden oluşan hisse sepetleri ve İMKB ana endeksleriyle sınırlı olacak.
KÜÇÜK BİR BEDELLE YATIRIM
-Varant, bir çeşit vadeli hisse senedi alım satım işlemi mi?
Varant teknik açıdan menkul kıymetleştirilmiş opsiyon. Size bir alım veya satım hakkı veriyor. Alım varantını bir örnekle açıklayalım. A bankası üzerine 6 lira kullanım fiyatlı, 6 ay vadeli bir alım varantı aldınız. Bu varantın 0.75 TL olduğunu varsayalım. Varant sahibi vade sonunda 6 liradan A bankası hissesi alma hakkını elde eder. Vade sonunda A bankasının spot fiyatı 6 liranın üzerindeyse, ihraççı varant sahibine spot ve kullanım fiyatı arasındaki farkı öder. Diyelim ki, vade sonunda A bankasının hisse senedi 8.5 lira ise, ihraççı varant başına 2.5 lira öder. Yatırımcının net kazancı 1.75 TL (2.5-0.75)'dır. Eğer vade sonunda o hissenin spot fiyatı 6 liranın altındaysa, varant değersiz olarak son bulur. Yatırımcı sadece 75 kuruşunu riske atmış olur. Aslında varant hisse senedi piyasasındaki değişimlere daha ucuz ve kolay yolla erişimin yolu. Siz hisse senedti piyasasından fayda sağlamak istiyorsanız sermayenizin tamamını bağlayarak 6 liranın tamamını bağlayarak değil 6 liranın 75 kuruşu bağlayarak da bunu yapabileceksiniz. Risk kontrollü bir yatırım. Satım varantı ise düşen piyasalara yatırım yapma imkanı veriyor.
SOKAKTAKİ VATANDAŞ DA ALABİLİR
-Kimler yatırım yapabilir, hedef kitle kimler?
Uluslararası örneklerine bakarsak bireysel yatırımcılar, kurumsal yatırımcılar. Belki tahsilinden dolayı veya yurtdışı piyasalara erişimlerinden dolayı bu ürünleri alıp satmış kişiler, bankacılık sektöründe özel bankacılık kanalıyla yatırım yapanlar bu ürünleri daha iyi tanıyor. Sonrasında sokaktaki yatırımcıya da hitap edeceğini tahmin ediyorum. Risk kontrollu yatırım imkanı sağladığı için çok küçük birikimi olan yatırımcı bile 75 kuruşluk varantlardan 150-200 tane alarak eğer bir piyasa beklentisi varsa bunu hayata geçirebilir.
-Yurtdışı piyasalarda ne kadarlık işlem hacmi var?
Almanya'da 2009 rakamlarına göre, toplam piyasanın yüzde 5-6'sı civarı işlem hacmi var. Hatta yüzde 10'u diyebilirim. Ama pozisyon büyüklüğüne baktığımızda bire bir. Hong Kong'da bu oran daha yüksek. 3-5 sene sonra işlem hacminde pozisyon büyüklüğü olarak bire bir noktaya geleceğimizi kestirebiliyorum. Piyasa değeri karşılığı 300-400 milyon dolar eder.
VOB'da teminat var, varant işleminde yok
-Varantın VOB'dan farklılıkları neler?
Vadeli işlemler borsasında düşen ile yükselen piyasada sınırsız risk alıyorsunuz. VOB'da açığa işlem yaptınız. O zaman endeks 30 bindi. Bugün endeks 76 bine geldi. Siz 46 bin lira kaybetmiş oldunuz. Aynı pozisyonu bir satım varantı alarak alsaydanız, o satım varantının o günkü değeri 5 bin lira olacaktı. Endeks 76 bine geldiğinde kaybınız 5 bin lira ile sınırlı olacaktı. Kar zarar profilleri çok farklı. VOB birebir size kayıp ve kazancı yansıtan bir ürün. Oysa varant kayıpta sınırlı risk, kazançta birebire yakın bir getiri sağlıyor. İkisi de türev enstrümanları. İkisi de yükselen ve düşen piyasada yatırım imkanı veriyor. VOB'da belli bir teminatlandırma var. 700 lira yatırıp 7 bin 600 liralık pozisyon alabiliyorsunuz. Burada da benzer bir durum var. 75 kuruş yatırıp 6 liralık A bankası hissesi alıyorsunuz ama bu ürünün piyasa değeri. Kimse sizi arayıp varantın sıfıra düştü tamamla demiyor.
Paranızın tamamını yatırmayın
-Varantlara yatırım yapmanın artıları ve eksileri neler?
Risk kontrollü yatırım imkanı var. Düşen ve yükselen piyasalara yatırım imkanı. Hisse senetlerinde özellikle düşen piyasalara yatırım imkanı yok. İstenildiğinde kaldıraçlı yatırım yapabilirsiniz. İMKB'den alınıp satılabilecği için çok kolay erişim imkanı var. Sonuçta menkul kıymetleştirilmiş obsiyon olduğu için benim tavsiyem yatırımcı bunu iyice anlayarak girsin. Varant.com.tr'de eğitim metaryellerimiz var. Ayrıca yardım masamız olacak. Halka açık eğitimler sürekli devam edecek. Varantlarla çok uzun vadeli yatırım yapmak çok da uyumlu değil. Varantlar kısa ve orta vadeli yatırım araçları. Paranızın tamamını varanta yatırırsanız paranın tamamını kaybetme riski var. Kaldıraç kullanıldığında hisse senedinden daha riskli.
Ayfer ARSLAN-AKŞAM
Daha önce Deutsche Securities Türev Ürünler Direktörü Albert Krespin'e varantın özelliklerine ilişkin bir söyleşi yapmıştım. Konunun ilgi çekmesi nedeniyle bu söyleşiyi bir kez daha yayınlıyorum:
VADELİ İŞLEM ÖZELLİĞİ VAR
-Varant nedir?
Varant, elinde bulunduran kişiye, dayanak varlığı önceden belirlenen bir fiyattan belirli bir tarihte veya belirli bir tarihe kadar alma veya satma hakkı veren menkul kıymet niteliğindeki sermaye aracı. Dayanak varlığı değer kazandığında değer kazanıyor, dayanak varlığı değer kaybettiğinde değer kaybediyor. Beklentiniz gerçekleşirse düşen ve yükselen piyasalarda size para kazanma imkanı veriyor.
-Varanta konu olan dayanak varlık neler?
Dünyada varantlar, hisse senedi, emtia, hazine bonoları, döviz gibi çeşitli dayanak varlıklara, hatta iklim olaylarına endeksli ihraç edilebilir. Türkiye'de ise başlangıçta İMKB'de işlem görecek varantların dayanak varlıkları, İMKB 30 hisseleri, İMKB 30 hisse senetlerinden oluşan hisse sepetleri ve İMKB ana endeksleriyle sınırlı olacak.
KÜÇÜK BİR BEDELLE YATIRIM
-Varant, bir çeşit vadeli hisse senedi alım satım işlemi mi?
Varant teknik açıdan menkul kıymetleştirilmiş opsiyon. Size bir alım veya satım hakkı veriyor. Alım varantını bir örnekle açıklayalım. A bankası üzerine 6 lira kullanım fiyatlı, 6 ay vadeli bir alım varantı aldınız. Bu varantın 0.75 TL olduğunu varsayalım. Varant sahibi vade sonunda 6 liradan A bankası hissesi alma hakkını elde eder. Vade sonunda A bankasının spot fiyatı 6 liranın üzerindeyse, ihraççı varant sahibine spot ve kullanım fiyatı arasındaki farkı öder. Diyelim ki, vade sonunda A bankasının hisse senedi 8.5 lira ise, ihraççı varant başına 2.5 lira öder. Yatırımcının net kazancı 1.75 TL (2.5-0.75)'dır. Eğer vade sonunda o hissenin spot fiyatı 6 liranın altındaysa, varant değersiz olarak son bulur. Yatırımcı sadece 75 kuruşunu riske atmış olur. Aslında varant hisse senedi piyasasındaki değişimlere daha ucuz ve kolay yolla erişimin yolu. Siz hisse senedti piyasasından fayda sağlamak istiyorsanız sermayenizin tamamını bağlayarak 6 liranın tamamını bağlayarak değil 6 liranın 75 kuruşu bağlayarak da bunu yapabileceksiniz. Risk kontrollü bir yatırım. Satım varantı ise düşen piyasalara yatırım yapma imkanı veriyor.
SOKAKTAKİ VATANDAŞ DA ALABİLİR
-Kimler yatırım yapabilir, hedef kitle kimler?
Uluslararası örneklerine bakarsak bireysel yatırımcılar, kurumsal yatırımcılar. Belki tahsilinden dolayı veya yurtdışı piyasalara erişimlerinden dolayı bu ürünleri alıp satmış kişiler, bankacılık sektöründe özel bankacılık kanalıyla yatırım yapanlar bu ürünleri daha iyi tanıyor. Sonrasında sokaktaki yatırımcıya da hitap edeceğini tahmin ediyorum. Risk kontrollu yatırım imkanı sağladığı için çok küçük birikimi olan yatırımcı bile 75 kuruşluk varantlardan 150-200 tane alarak eğer bir piyasa beklentisi varsa bunu hayata geçirebilir.
-Yurtdışı piyasalarda ne kadarlık işlem hacmi var?
Almanya'da 2009 rakamlarına göre, toplam piyasanın yüzde 5-6'sı civarı işlem hacmi var. Hatta yüzde 10'u diyebilirim. Ama pozisyon büyüklüğüne baktığımızda bire bir. Hong Kong'da bu oran daha yüksek. 3-5 sene sonra işlem hacminde pozisyon büyüklüğü olarak bire bir noktaya geleceğimizi kestirebiliyorum. Piyasa değeri karşılığı 300-400 milyon dolar eder.
VOB'da teminat var, varant işleminde yok
-Varantın VOB'dan farklılıkları neler?
Vadeli işlemler borsasında düşen ile yükselen piyasada sınırsız risk alıyorsunuz. VOB'da açığa işlem yaptınız. O zaman endeks 30 bindi. Bugün endeks 76 bine geldi. Siz 46 bin lira kaybetmiş oldunuz. Aynı pozisyonu bir satım varantı alarak alsaydanız, o satım varantının o günkü değeri 5 bin lira olacaktı. Endeks 76 bine geldiğinde kaybınız 5 bin lira ile sınırlı olacaktı. Kar zarar profilleri çok farklı. VOB birebir size kayıp ve kazancı yansıtan bir ürün. Oysa varant kayıpta sınırlı risk, kazançta birebire yakın bir getiri sağlıyor. İkisi de türev enstrümanları. İkisi de yükselen ve düşen piyasada yatırım imkanı veriyor. VOB'da belli bir teminatlandırma var. 700 lira yatırıp 7 bin 600 liralık pozisyon alabiliyorsunuz. Burada da benzer bir durum var. 75 kuruş yatırıp 6 liralık A bankası hissesi alıyorsunuz ama bu ürünün piyasa değeri. Kimse sizi arayıp varantın sıfıra düştü tamamla demiyor.
Paranızın tamamını yatırmayın
-Varantlara yatırım yapmanın artıları ve eksileri neler?
Risk kontrollü yatırım imkanı var. Düşen ve yükselen piyasalara yatırım imkanı. Hisse senetlerinde özellikle düşen piyasalara yatırım imkanı yok. İstenildiğinde kaldıraçlı yatırım yapabilirsiniz. İMKB'den alınıp satılabilecği için çok kolay erişim imkanı var. Sonuçta menkul kıymetleştirilmiş obsiyon olduğu için benim tavsiyem yatırımcı bunu iyice anlayarak girsin. Varant.com.tr'de eğitim metaryellerimiz var. Ayrıca yardım masamız olacak. Halka açık eğitimler sürekli devam edecek. Varantlarla çok uzun vadeli yatırım yapmak çok da uyumlu değil. Varantlar kısa ve orta vadeli yatırım araçları. Paranızın tamamını varanta yatırırsanız paranın tamamını kaybetme riski var. Kaldıraç kullanıldığında hisse senedinden daha riskli.
Ayfer ARSLAN-AKŞAM
Etiketler:
Albert Krespin,
Deutsche Bank,
finanscaddesi,
varant
İŞ YATIRIM VARANTLARI İMKB'DE İŞLEM GÖRMEYE BAŞLADI
Gong töreninde bir konuşma yapan İş Yatırım Menkul Değerler Genel Müdürü İlhami Koç, varantların derinleşen piyasalarda yatırımcılar için yeni bir finansal enstrüman olacağına dikkat çekerek, “Varantlar, yenilikçi ve 2. nesil ürünlerin ilk adımı olacak” dedi.
Aracı kuruluş varantlarını yatırımcılara sunan ilk Türk şirketi olarak, sektördeki öncü konumlarını da koruduklarının altını çizen Koç, “Hisse senetleri gibi İMKB’de işlem görmeye başlayan İş Yatırım Aracı Kuruluş Varantları için Türk yatırımcısının alışkın olduğu enstrümanlara pek benzemeyen bu ürünün yatırımcının her türlü talebine karşılık verebilecek düzeye gelmesini hedefliyoruz” dedi.
KÜÇÜK YATIRIMCININ İLGİSİNİ ÇEKECEK
Önümüzdeki dönemde de yenilikçi finans modelleri ile yatırımcısına kazançlı yatırım araçları sunmaya devam edeceklerini belirten Koç, “Bir türev finansal araç olan varantların özellikle küçük yatırımcılar ve sermaye piyasalarından uzak duranlar tarafından ilgi çekeceğini düşünüyoruz” dedi. Varantlar ile yatırımcıların hem risklerini minimize edeceklerini hem de fiyat riskini alarak getirilerini artırabileceklerini söyleyen Koç, varantlarla ilgili olarak şunları söyledi: “İsteyen yatırımcıya koruma, isteyen yatırımcıya beklentileri üzerine yatırım yapma imkânı sağlayacak. Varant, hem günlük al-sat ile kısa vadeli yatırımlarda, hem de uzun vadeli portföy yatırımları için kullanılacak. Yatırımcılar kendi anapara korumalı portföylerini oluşturabilecek; sadece uzun ya da kısa pozisyon alınmayacak, hem uzun hem de kısa pozisyon aynı anda alınabilecek."
Etiketler:
finanscaddesi,
İş Yatırım,
varant
KUAFÖR, ECZANE, RESTORANDA DA TAKSİT DÖNEMİ BAŞLIYOR
Yapı Kredi, yeni ürünü taksitçi kart ile müşterilerinin hayatını kolaylaştıran bir ilke daha imza atıyor. Kredi kartlarında yeni bir dönemi başlatması beklenen taksitçi, hastane, restoran, kuaför, eczane gibi taksit imkanı olmayan yerlerde bile taksit fırsatı sunuyor.
Son dönemde kredi kartı alanındaki en yenilikçi projelerden birinin taksitçi kart olduğunu söyleyen Yapı Kredi Kredi Kartları Pazarlama Direktörü Serkan Ülgen, “Tüketici ihtiyaçlarını doğru ve zamanında belirleyerek uygun ürünü müşterilerimizin hizmetine sunmayı amaçlıyoruz. Türkiye’de kredi kartı kullanıcılarının yüzde 85’inin taksitli alışveriş yapmayı tercih ettiğini biliyoruz. Bu gerçekten yola çıkarak yeni ürünümüz taksitçi kart’ı tasarladık. Yapı Kredi POS makinesi zorunluluğu olmadan tüm sektörlerde, yurtiçi-yurtdışında 100 TL ve üzeri harcamaları üçe bölerek taksit yapılmayan yer bırakmıyoruz. Yapı Kredi kredi kartları ailesi olarak inovatif yaklaşımımızla müşterilerimizin hayatını kolaylaştıracak ilklere imza atmaya devam edeceğiz” dedi.
HANGİ ÖZELLİKLERE SAHİP?
• Yapı Kredi POS makinesi zorunluluğu olmadan, tüm sektörlerde, yurtiçi-yurtdışında 100 TL ve üzeri harcamaları belirli bir komisyon ile üçe bölme imkanı sunuyor.
• taksitçi kart Worldcard’ın tüm özelliklerine sahip.
• Tüm Worldcard kampanyalarından faydalanabiliyor.
• Taksit uygulaması olan World üye işyerlerinde üç ilave taksit yapılabiliyor.
• 100-249,99 TL arasında yapılan alışverişler için sabit 5,5 TL, 250 TL üzerindeki harcamalarda ise tutarın yüzde 2,25’i kadar komisyon uygulanıyor.
• Worldcep, kayıp çalıntı sigortası, fatura ödeme talimatı gibi hizmetler sunuluyor.
Etiketler:
finanscaddesi,
Serkan Ülgen,
taksitçi kart,
Yapı Kredi Bankası
YATIRIM İŞTAHI ARTTI, 2011'DE 20 MİLYAR $'LIK SERMAYE GELİR
2010 yılında elektrik dağıtım ihalelerinin etkisiyle şirket birleşme ve satın alma hacminin 10 milyar doların üstünde gerçekleşmesini öngören Bosut, 2011 yılından ise daha umutlu: "Türkiye'ye kar marjlarının daraldığı, büyümenin olmadığı Batı ülkelerinden ve Batı'ya yaklaşmak isteyen Doğulu şirketlerden de çok büyük talep var. Enerji, finans, gıda ve turizm en gözde sektörler. Ayrıca devlet elindeki enerji üretim tesislerini, termik santralleri, hidroelektrik santralleri satışa çıkartıyor. Bu satışların 2011 yılında büyük bir kısmı gerçekleşecek. 2011 yılında toplam işlem hacmi 20 milyar dolarlara yaklaşabilir."
PDF Corporate Finance Kurucu ve Yönetici Ortağı Levent Bosut, sorularımızı şöyle yanıtladı:
-Kriz döneminde şirket alımlarına ilgi azalmıştı. Şu anda işler nasıl gidiyor?
2005 yılından itibaren çok artarak devam eden birleşme ve satın almalar 2008 sonunda ortaya çıkan küresel finansal krizin etkisiyle 2009 yılında yüzde 65 azaldı ve tamamlanan işlem değeri 5,7 milyar dolar oldu. Private equity işlemlerindeki azalma ise yüzde 90'ı buldu.
ENERJİ, FİNANS, GIDA VE TURİZM GÖZDE
-Şirket satın alma ve birleşmelerinde Türkiye bu yıl ne kadarlık bir hacmi yakalar?
2010 yılında elektrik dağıtım ihalelerinin de etkisiyle şirket birleşme ve satın alma hacminin 10 milyar doların üstünde olması bekleniyor. Türkiye'de 2010 yılının ilk 6 ayında toplam değeri 4,5 milyar dolar olan 75 adet şirket birleşme ve satın alma işlemi gerçekleşti. Bu işlem hacminin yarısı özelleştirme işlemlerinden kaynaklandı. İlk yarıdaki işlemlerin sadece yüzde 25'i yabancı yatırımcılar tarafından gerçekleştirildi. 2009 yılında da yabancıların oranı yarının altına düşmüştü. Halbuki geçmiş yıllarda alıcıların çoğu yabancıydı. Çünkü büyük enerji projelerinde yabancılar Türk yatırımcılar kadar yüksek fiyatlara yanaşmadı. Bu yıl içinde öne çıkan sektörler enerji, finansal hizmetler, gıda-içecek ve turizm sektörleri.
TÜRKİYE'YE KARŞI YATIRIM İŞTAHI ARTTI
-2011 yılına ilişkin beklentileriniz neler?
Yabancı şirketlerden gelen talepte kesinlikle bir artış olacak. Kriz sırasında tasarruf yapmış, para biriktirmiş, satın almalarını durdurmuş, temettü dağıtmamış şirketler bayağı bir para üstünde oturuyor. Dünyadaki reel sektör şirketlerinin bilançolarında bir sıkıntı yok. Genel olarak satınalma ve yatırım iştahı artan bir dünyada, Türkiye'ye karşı iştah daha da fazla. Bu kriz sonrasında, Türkiye kendini olumlu olarak gelişmekte olan Doğu ve Güney Avrupa'dan ayrıştırdı. 2009 son çeyreğinde yüzde 5'lik büyüme ile Avrupa'da ilk krizden çıkan ülke oldu. 2010 yılının her iki çeyreğinde de yüzde 10'un üzerinde büyüme gerçekleştirdi. Bu yıl başında yüzde 5 büyüme beklenirken, yıl ortasında herkes bu büyümeyi yüzde 7.5'lara revize etti.
20 MİLYAR DOLARLARLIK İŞLEM HACMİ
-Türkiye'ye hangi ülkelerden yatırımcı ilgisi gözleniyor?
Şu anda dünya iki ayrı kutba ayrılmış durumda. Problemler Batı'daki gelişmiş ülkelerde, büyüme ise Doğu'daki gelişmekte olan ülkelerde. Türkiye de büyümenin lokomotiflerinden birisi. O yüzden Türkiye'ye kar marjlarının daraldığı, büyümenin olmadığı Batı ülkelerinden büyük ilgi var. Aynı şekilde karlı olan ama Batı'ya yaklaşmak isteyen Doğulu şirketlerden de çok büyük talep var. Önümüzdeki yıllarda arz tarafında bu talebi enerji şirketlerinin satışı sağlayacak. Devlet elindeki enerji üretim tesislerini, termik santralleri, hidroelektrik santralleri satışa çıkartıyor. Bu satışların 2011 yılında büyük bir kısmı gerçekleşecek. Bir kısmı 2012'ye sarkacak. Bunların toplam büyüklüğünün de 15 milyar dolar civarında olacağı düşünülürse, 2011 yılında bunun 9-10 milyar dolarlık bölümü gerçekleşse sadece oradan gelecek kısım ve onun dışındaki birleşmeleri de düşünecek olursak bu toplam işlem hacmi yeniden 20 milyar dolarlara yaklaşabilir. Buna son dönemde gündeme gelen köprü ve otoyol özelleştirmelerini de eklersek büyüklük daha da artacaktır.
150'ye yakın yatırım bankacısı ile buluştu
-Ekim ayında İstanbul'da gerçekleştirilen M&A International'ın Güz Konferansı'na ev sahipliği yaptınız. Katılım nasıldı ve nasıl tepkiler aldınız?
Dünyanın en yaygın ve en fazla işlem sonuçlandıran kurumsal finansman ağı M&A International'ın 1998 yılından beri Türkiye temsilcisiyiz. Çeşitli şirket birleşme ve satın alma projelerinde erişim, sektör uzmanlığı, metodolojilerin iyileştirilmesi gibi bir çok konuda işbirliği yaparız. M&A International üyeleri dünyanın dört bir yanındaki işlemleri masaya yatırmak, yeni projelerin tohumlarını atmak üzere toplanır, Bunların sonbahar konferansı bu yıl Türkiye'de gerçekleşti. Konferans kapsamında gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerden 150'ye yakın yatırım bankacısı Türkiye'ye geldi. Çok olumlu sonuçlar alındı. Türk işadamları ile dünyanın dört bir yanından gelen yatırım bankacılar arasında 200'ün üzerinde birebir toplantı gerçekleştirildi. Bazı şirket evliliklerinin tohumları atıldı, bazılarının detayları konuşuldu.
10 yılda 9 milyar dolarlık şirket evliliğine aracı oldu
-PDF olarak şirket birleşme ve satın almaları alanında neler yaptınız?
Türkiye'de en çok işlem tamamlayan Türkiye merkezli kurumsal finansman firmasıyız. Son 10 yıl içerisinde nerdeyse 9 milyar dolarlık şirket birleşmesi işlemi sonuçlandırdık. Yoğun olarak 15 ile 200 milyon dolar arasındaki orta ölçekli işlemlerde yer aldık. Ancak Türkiye'deki milyar dolar üstü projelerin de hemen hemen hepsinde büyük yatırım bankaları ile ortak çalışarak satıcı veya alıcı tarafında yer aldık, teklifler verdik. 12 yıl boyunca bir çok müşterimizin şirketini sattıktan sonra, 2008 yılında kendi şirketimizi de Bahreyn merkezli Taib Bank'a sattık. Satışımızdan sonra yönetim ve işlevlerimiz açısından çok fazla bir şey değişmedi. Yeni hissedarlarımızdan da aldığımız olumlu destek sonucu hem yönetimsel olarak, hem de Körfez ilişkileri sayesinde şirketimizi daha ileri bir noktaya taşıyabildik. Satışımız sonrasında 15 tane işlem gerçekleştirdik. Sırf bu yılki işlemlerimizin toplam büyüklüğü yarım milyar dolar civarında.
Türk şirketleri Avrupalı şirketlerden daha pahalı
-Kriz döneminde ucuzlayan şirket değerlerinde iyileşme var mı?
Şirket değerleri krizden önceki seviyelere geldi. Hatta birçok bazı durumlarda geçti. Fiyat çarpanları da kriz öncesinden daha iyi durumda. Bu sene gerçekleştirdiğimiz işlemlerin hemen hepsinde oldukça yüksek değerlemeler ve fiyat çarpanlarıyla işlemler sonuçlandı. 2008 yılında piyasadan tamamen çekilen yatırımcılar şimdi tekrar Avrupa'daki çarpanlardan çok daha yüksek fiyatı Türkiye'deki şirketlere vermeye razı. Bu yüksek çarpanları vermelerinin nedeni de Türkiye'deki büyüme beklentilerinin, kar beklentilerinin yüksek olması ve Türkiye'ye yönelik risk algılamasının da düşük olması. Bu yüzden Türkiye'deki çarpanlar Avrupa'nın çok çok üstünde. Türkiye'deki şirketler Avrupa'daki şirketlerden daha pahalılar. Ama Hindistan'a giderseniz de Türkiye'den daha değerliler. Büyüme beklentisi ve risk algısı ile alakalı.
Aşırı pazarlık evliliği başlamadan bitiriyor
-Türkiye'de satın alma ve şirket birleşmelerinde karşılaşılan zorluklar ve riskler neler?
Şirket satışı, şirket sahibinin hayatında vereceği en önemli kararlardan, yaşadığı en zor süreçlerden birisi. Projenin hazırlık, erişim, pazarlıklar, ön anlaşma, detaylı inceleme, anlaşma, sonuçlandırma aşamalarının hepsinde işin ölme riski var. Diğer zorluk ve riskler: uygun fiyatı yakalamadan ucuza satmak; çok kısıtlı bir zaman için açılmış önemli bir fırsat penceresini kaçırmak; satış sonrasında ortaya çıkacak gereksiz ve çok fazla riskleri alarak işi sonuçlandırmak. Proje herhangi bir aşamada, herhangi bir sebepten ölebiliyor. Alıcı tarafta yöneticilerden biri değişiyor, başka bir ülkede işleri kötü gidiyor, Türkiye'de ekonomi, mevzuatla ilgili bir değişiklik oluyor. Kişilerin fiyat beklentileri her gün değişebiliyor. Psikolojik faktörler de var. Aile şirketi olması var. Toplantılarda küsmelerden tutun aşırı pazarlıkçı yaklaşımlar nedeniyle ilişkilerin gerilmesine kadar çeşitli faktörler görüşmeleri tıkayabiliyor. Fiyat beklentilerinin makul seviyelerde olmaması, veya karşı tarafa güzel argumanlarla bunların anlatılamaması da olabilecek işleri öldürebiliyor.
Ayfer ARSLAN
Etiketler:
finanscaddesi,
Levent Bosut,
PDF Corporate Finance
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)