22 Mart 2010 Pazartesi

KREDİ KARTINDA KONTROL 'İN' DOLANDIRICILIK 'OUT'

Mastercard, kredi kart harcamalarını kontrol altına almak ve dolandırıcılığı azaltmak amacıyla kredi kartı sahiplerine 'InControl' diyecek. Geçen yıl ocak ayında finansal kuruluşlara ödeme çözümleri sunan İrlandalı Orbiscom'u satın alan Mastercard, 'InControl' platformu ile kart müşterilerine harcamalarını programlama imkanı getiriyor. Buna göre kredi kartınızı şehir, mağaza, saat, limit ve ülke bazında harcamaya açıp, kapatabileceksiniz. Kartınızın hangi mağaza ve şehirlerde, hangi saatlerde kullanıma açık olacağını siz belirleyeceksiniz. Bankanıza verdiğiniz programda bulunmayan kullanımlarda otomatikman kartınız kullanıma kapatılacak.
Böylece harcamalarınızı kontrol altına alarak hem planlı bütçe yapabilme, hem de kartınızın çalınması halinde kötü niyetli kullanımını önleyebileceksiniz.
İki yıldır Avrupa'da uygulanan bu sistemi ilk olarak Royal Bank of Scotland ticari kart sahiplerine sunarken, bireysel kartlarda ise ilk uygulayan ocak ayında İngiltere'de Barclays Bank oldu. Bu programı Türkiye'de de hayata geçirmek için bankalarla görüşmelerinin devam ettiğini açıklayan Mastercard Güneydoğu Avrupa Genel Müdürü Özlem İmece, kart harcamalarında kontrolü ve ön denetimi sağlayan bu çözümün kart sahiplerine büyük kolaylık sağlayacağını düşünüyor.
Mastercard Güneydoğu Avrupa Genel Müdürü Özlem İmece ile hem krizin bireylerin harcamalarına olan etkisini, hem kartlı ödeme sistemlerindeki son yenilikleri konuştuk.

-Kriz ödeme sistemlerini nasıl etkiledi?
Büyüme hızı düştü. Geçen yıl Avrupa'da ciro artışı yüzde 10 oldu. Daha önceki yıllarda bu oranlar yüzde 17-18'ler civarındaydı. Türkiye de yüzde 30-32'ler civarında büyürdü ama bu yıl biz de yüzde 10 civarında büyüdük. Krizde ABD'de kredi kartından banka kartına geçiş sözkonusu oldu. ABD'de olan bu değişim bize de yansıdı ve bankalarla banka kartına yönelik daha fazla proje üzerinde çalışmaya başladık.

-İlk iki ay nasıl geçti?
Henüz ciroları görmedik. Bankalarla temastayız. Geçtiğimiz seneden daha pozitif bakıyorlar. Kredi riski geçen yıl önemli bir sorundu. Geçtiğimiz iki ayda hem kredi riski ve ödenmeyen kredilerde düşüş hem de cirolarda yükseliş gözleniyor. Bu yıl ödeme sistemlerinde daha yüksek büyüme oranları bekleniyor.

TÜKETİCİ İNDİRİMLERİ TAKİP EDİYOR
-Ödeme alışkanlıklarında bir değişiklik oldu mu?
Tüketim davranışlarında kesinlikle bir değişiklik var. Bizim işimiz kart hamilleriyle değil aynı zamanda işyerleriyle. Dolayısıyla perakendecilerle de görüşüyoruz. İşlem adetleri artsa da, ortalama işlem ciroları düşüyor. Daha sık kartı kullanıyorsunuz ama yaptığınız işlem 120 lira ise, 100 liraya düştü. Orta gelir grubunda işlem başına cirolar düştü. Sadece Türkiye'de değil Batı Avrupa'da da tüketici indirimleri daha fazla takip eder hale geldi. Farklı bir tüketici kitlesi oluştu. Yine Batı Avrupa'da insanlar uçak yerine araba, otobüsle seyahat ediyor. Beş yıldızlı otel yerine 4 yıldızlı otelde kalıyor.

1000 İŞLEMİN %10'U KARTLA YAPILIYOR
-Önümüzdeki dönemde ödeme sistemlerinde en favori ürün ne olacak?
Mastercard olarak ön ödemeli kartların geleceğin ürünü olacağını düşünüyoruz. Yaptığımız araştırmalarda bir insan yılda bin tane işlem yapıyor. Bunlar; sabah satın aldığınız gazete, otübüse binme veya hırkanızı aldığınız bir ödeme de olabilir. Yıl içerisinde bu şekilde bin tane ödemeniz var. Bizim Türk insanı bunun ortalama yüzde 10'unu kartla yapıyor. Yüzde 90'u nakit ödeniyor. Kartlarla mikro ödemelere ulaşabiliriz. İtalya'da sigara ve benzeri ürünleri satan kiosk tipi dükkanlarda ön ödemeli kartlar satılıyor. Bankayla hiçbir ilişkiniz yok. Kartı alıp çocuğunuza harçlık olarak verebilirsiniz veya internetten alışveriş yapabilirsiniz. Banka şubesine girmeyen kişilere yönelik Türkiye'de de ön ödemeli kartların çeşitli versiyonları olacaktır.

8 BANKA DAHA PAYPASS DİYECEK
-Temassız kartlarda son gelişmeler neler?
Ulaşımda 8 şehirde temassız kart teknolojisi kullanılıyor. 1 milyon kartı geçtik ve 10 bin işyerinde geçiyor. Ayvalık, Bolu, Çanakkale, Diyarbakır, Eskişehir, Kahramanmaraş, Karabük ve Samsun'da şehir ulaşımında kullanılıyor. Üniversite uygulamaları sözkonusu. Galatasaray Bonus çıktı. Tüm geçişlerin, bilet uygulamalarının ödemelerinin yapılacağı bir uygulama olacak. İçerde hiçbir şekilde nakit kullanılmayacak. Paypass anlamında Türkiye çok hızlı gidiyor. Hemen her ülkede Mastercard olarak paypass uygulamamız var ama 1 milyon rakamına ulaşan 3. ülkeyiz. Ayrıca değişik uygulamaların olduğu yegane ülkelerden bir tanesiyiz. Şu anda Garanti, Yapı Kredi, Bank Asya, Akbank, Finansbank, Denizbank, Vakıfbank ve HSBC'de uygulama var. Temassız ilk çıktığında yeni bir inovasyondu. Şu anda kartın ek bir özelliği.Yıl sonuna kadar rahat iki üç katına çıkar. Bu yıl 7-8 tane banka daha temassız teknolojisine geçecek.

inControl ile güvenlik
kontrolü ön planda

-Mastercard olarak yeni projeleriniz olacak mı?
MasterCard tarafından sunulan inControl hizmeti bankalara risk kontrolünde, şirketlere ve bireysel kart sahiplerine ise harcama kontrolünde yardımcı oluyor. Yani ticari kurumlar ya şahıslar kartlarının nasıl, nerede ve ne zaman kullanılabileceklerini önceden, hazır kalıplara ya da tamamen kendi isteklerine göre belirleyerek risklerini en aza indiriyor ve güvenlik kontrolünü sağlayabiliyor. Kart sahibi bir kez harcama limitlerini ve diğer kontrol parametrelerini belirledikten sonra her işlem bu limitler dahilinde onaylanıyor ve böylece güvenlik, kontrol, veri toplama ve izlenebilirlik en üst düzeye çıkıyor. Örneğin kişisel kullanıcılar çocuklarına verdikleri ek kartlarda, kartla alışveriş yapılabilecek işyeri, zaman, alışveriş türü hatta coğrafyayı bile belirleyebiliyor. Veya alışveriş belli bir limite geldiğinde uyarı mesajı geliyor. MasterCard inControl sistemini Türkiye'de kullanılması için bankalarla görüşmelerimiz devam ediyor.


Sıfırlar sayesinde
inovasyonu öğrendik

-Bankacılıkta inovasyonda diğer Avrupa ülkelerine göre önde olmamızı neye bağlıyorsunuz?
Nüfusun yüzde 50'si 25 yaşın altında. Bankacılık sektöründe çalışan arkadaşlar da çok genç. Hep dinamik beyinler. Almanya'da siz bunu yaratamazsınız. Çünkü toplum çok yaşlı. İkincisi; bir zamanlar sıfırlardan çok şikayetçiydik. Eskiden yurtdışından yazılımlar alındığı zaman buradaki IT departmanları mutlaka sıfırları adapte edebilmek için sistemlerin içine girip bu değişiklikleri yapmak zorunda kalıyordu. Dolayısıyla sistemleri öğrendiler ve burada yazılımlar yapıldı. Birçok banka Türk yazılımı kullanıyor.


Nakit para kullanmıyor
-Siz nasıl bir tüketicisiniz?
Aktif olarak kullandığım iki tane kart var. Paypass'i aktif olarak kullanıyorum. Masterİndex araştırmasına göre, herkesin kart harcamalarında beyninde bir rakam var. Bende bu rakam çok düşük. Kartı her ortamda kullanmayı tercih ediyorum. Çok fazla seyahat ediyorum ve birçok ülkenin nakitine elimi sürmeden geri dönüyorum. Çok sıkıştığım noktada ATM'den nakit çekiyorum .

Taksite çok bulaşmam
-Alışverişlerinizde taksit önemli midir?
Kart borcumu düzenli olarak kredilendirmeden öderim. Benim için kart aylık harcamamı kontrol ettiğim ve dökümünü görebildiğim bir enstrüman. Çok sık seyahat ettiğim için seyahata ağırlık veren kartları kullanıyorum. Taksite çok bulaşmam. MasterCard olarak taksiti Türk tüketicisinin hayatına soktuk ama orada niyetimiz şuydu: Eskiden bir buzdolabı alacağınız zaman ödemesini çek veya senetle yapardınız. Hem işyeri hem tüketici risk almasın diye kredi kartına taksit uygulaması getirdik. Dayanıklı tüketim dışında her segmente taksit yapılmasını desteklemiyorum. Taksiti abartıp kontrolü elden kaçırmamak lazım.

Ayfer ARSLAN

19 Mart 2010 Cuma

İŞ BANKASI GRUBU'NDAN VAKIFBANK'A TRANSFER

Vakıfbank Genel Müdürü Bilal Karaman görevinden ayrılırken, yerine Süleyman Kalkan getirildi. 22 Haziran 2005 tarihinden buyana Genel Müdürlük görevini yürüten Bilal Karaman'ın, bugün itibariyle Genel Müdürlük görevinden ayrıldı. Yeni genel müdür Süleyman Kalkan, İş Bankası kökenli. 26 Aralık 1956'da Kırşehir'de doğan Kalkan, Ankara Üniversitesi, Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu. Kalkan, 1983 yılında Türkiye İş Bankası Teftiş Kurulu'nda Müfettiş Yardımcısı olarak göreve başladı. 1993 yılında Bireysel Krediler Müdürlüğü Müdür Yardımcısı, 1995 yılında da I. Krediler Müdürlüğü Bölge Müdürlüğü görevlerine atandı.
1996-1998 İş Faktoring A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi ve Kredi Komitesi Üyesi 1995-1996 tarihlerinde Anadolu Hayat Sigorta A.Ş.'de denetçi olarak çalışan Kalkan, 1997- 2003 İş Bankası Genel Müdürlüğü, Sorunlu Krediler Müdürü , 2007-2009 arasında Anadolu Hayat Emeklilik A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi ve Başkan Vekili (Hayat Sigortacılığı) olarak görev yapan Kalkan, 2005-2007 tarihlerinde de İş-Koray A.Ş, Yönetim Kurulu Üyesi (Gayrimenkul Geliştirme ve İnşaat), 1998-2005 Ant Gıda A.Ş. Başkan Vekili ve Yönetim Kurulu Üyeliği yaptı.


İSTANBUL YAKLAŞIMINDA AKTİF GÖREV ALDI
1998-2004 İş Bankası Disiplin Kurulu Üyesi olarak görev yapan Süleyman Kalkan, 25 Mart 2009'dan bu yana TSKB (Türkiye Sınai Kalkınma Bankası A.Ş.) Yönetim Kurulu Üyeliği yapıyor. Kalkan, Türkiye Bankalar Birliği (TBB) nezdinde oluşturulan 5 kişilik komitede Bankayı temsilen yer alarak İstanbul Yaklaşımı projesini hazırladı ve uygulama aşamasında aktif olarak görev yaptı.

BKM'NİN YENİ BAŞKANI OSMAN TANAÇAN

Genel müdürlüğünü Sertaç Özinal’ın sürdürdüğü Bankalararası Kart Merkezi’nin 18 Mart 2010 tarihinde gerçekleşen genel kurul toplantısında, Bankalararası Kart Merkezi Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine, Akbank Üye İşyeri Bölüm Başkanı Osman Tanaçan seçildi.
Lisans eğitimini Ortadoğu Teknik Üniversitesi, İstatistik bölümünde tamamlayan Osman Tanaçan, iş hayatındaki kariyerine 1990 yılında başladı. Tanaçan, bankacılık ve kartlı ödeme sistemleri alanlarında çalıştığı farklı kurumlarda, müdür ve genel müdür yardımcılığı görevlerinde bulundu. BKM'nin yeni yönetim kurulu Osman Tanaçan'ın yanısıra Finansbank'dan Selçuk Akman, Garanti Bankası'ndan Tunç Daşar, Halk Bankası'ndan Kamil Köse, İş Bankası'ndan Nevra Toktaş, Vakıflar Bankası'ndan Nazan Arıca, Yapı ve Kredi Bankasıı'ndan Serkan Ülgen, Ziraat Bankası'ndan Hakan Kendirci'den oluşuyor.

18 Mart 2010 Perşembe

ALTINA YATIRIM YAPMAK İSTEYENLERE B TİPİ ALTIN FONU

Yapı Kredi, birikimlerini değerlendirirken altına da yatırım yapmak isteyen yatırımcılar için Altın Fonu’nda talep toplama başladı. B Tipi Altın Fonu’nun dünya altın piyasalarındaki fiyat gelişmelerini yüksek oranda yansıtarak orta ve uzun vadede istikrarlı bir getiri sağlamayı hedeflediğini belirten Yapı Kredi Portföy Genel Müdürü Gülsevin Yılmaz, “Portföyün en az yüzde 51'ini devamlı olarak altın ve altına dayalı finansal araçlar ile değerlendiren B Tipi Altın Fonu, sabit getirili menkul kıymetler ve ters repo başta olmak üzere hisse senedi, yabancı tahviller gibi geniş sayıda finansal enstrümana yatırım yapabilen aktif bir yönetim stratejisine sahip. Bu fon hem döviz hem de TL bazında tasarruflarını değerlendiren, altını orta ve uzun vadeli bir yatırım aracı olarak gören, altındaki fiyat artış potansiyelinden faydalanmak isteyen, emtia piyasalarına ilgi duyan yatırımcılarımıza uygun bir yatırım alternatifi" dedi.

İŞ BANKASI'NDAN ANA PARA KORUMALI EMTİA FONU

Türkiye İş Bankası, anapara korumalı emtia fonunun halka arzına dün başladı.Halka arz süreci 26 Mart 2010 tarihine kadar devam edecek fon yatırımcılara anapara koruması sağlarken; altın, bakır, petrol, mısır ve şeker gibi ürünleri içeren global emtia endeksinin getirisinden yararlanma fırsatı sunuyor. Fonun satışı tüm İş Bankası şubelerinden gerçekleştirilecek. 2010’da başlayacak olan yatırım dönemi 2 Şubat 2011’de sona erecek. Minimum alım tutarı bin lira olarak belirlenen ve sadece öngörülen talep toplama döneminde alımı yapılabilecek olan fon, yatırımcıları yatırım dönemi boyunca sağlanacak global emtia endeksinin getirisinden faydalandıracak.

LİSE MEZUNU İŞSİZ GENLERE SİGORTACILIK FIRSATI

Türk Sigorta Enstitüsü Vakfı (TSEV) sigorta sektöründe istihdamın niteliğinin ve sayısının artırılması amacıyla eylem planı hazırladı. Türkiye'de işsizlik oranının yüzde 14 seviyelerinde olduğuna dikkat çeken TSEV Müdürü Prof. Dr. Suna Özyüksel, mayıs ayından itibaren lise mezunu gençlere yönelik sigortacılık kursuna başlayacaklarını açıkladı. Son 3 yılda 18 ilde 40 bin kişiye eğitim verdiklerini anlatan Özyüksel, "Türkiye'de sigorta sektörü küçük olduğu için maalesef çok ciddiye alınmıyor. Peki yabancı sermaye neden bu kadar sektörle ilgleniyor? Çünkü sektörün gelişim potansiyeli yüksek ve önü açık. Bu yüzden gençlere bu sektörde çok geniş istihdam olanakları var" dedi. Özyüksel, sigorta acenteleri ile işbirliği yaparak onların ihtiyaç ve beklentileri doğrultusunda mayıs ayında sigortacılık kursu vereceklerini belirterek, "Amacımız gençlerin kolayca iş bulmasını sağlamak. Hem de sektöre nitelikli işgücü kazandırmak. Sigorta sektöründe çalışmak isteyenlerin lise mezunu olmaları yeterli" dedi. Bu arada üç aylık bir süreci kapsayacak kursun ücretinin 4 bin lira +Kdv olduğu belirtildi.

15 Mart 2010 Pazartesi

GEÇİM DERDİ OLMASA HANGİ İŞİ YAPARDINIZ?

Evet, eğer geçim derdiniz olmasa hangi işi yapmak isterdiniz? Bu soruyu iş ve insan kaynakları sitesi Yenibiris.com üyelerine sormuş. 21 bin 384 kişinin katıldığı anketin sonuçlarına göre ilk sırada sporcu olmak yer alıyor. Onun ardından ise tiyatroculuk geliyor. Ankete katılanların yüzde 25’i bu soruya “sporcu” yanıtını verirken, yüzde 22,1’lik bir kesim “tiyatrocu” olmak istediğini belirtti. İşinden memnun olanların ve “yine de şu anda yaptığım işi yapardım” diyenler ise yüzde 12,1’lik bir oranla listenin üçüncü sırasında yer aldı. “Dansçı” olmayı isteyenler 11,4’lük bir kesimi oluştururken “yazar” diyenlerin oranı yüzde 10,9’da kaldı. Bunları sırasıyla “müzisyenlik” (yüzde 9,6), “şarkıcılık” (yüzde 5,3) ve “şairlik” (yüzde 3,6) izledi.