Anadolu Sigorta Genel Müdürü Mustafa Su, fiyat rekabeti, faizlerin düşmesi ve karşılıklar yönetmeliği nedeniyle sektörün sıkıntı çektiğini belirterek, "Halka açık şirketlerin yarıdan fazlası zararda. Toplam 30 şirketin de yarısı zarar yazacak" dedi.
"Sigortacılıktan para kazanamazsak mali gelirlerle onu kompanze etmeye çalışıyorduk" diyen Su, faizler düşünce bu imkanın da daraldığına işaret ederek Hazine'nin sigorta branşlarına göre ilave karşılıklar getirmesinin de sadece Anadolu Sigorta özelinde 20 milyon liralık ilave yük getirdiğini söyledi.
Su, "İlave karşılıklar genel anlamda olumlu ancak, zamanlaması kötü oldu. Şirketlerin karşılıklar dışında da mali bünyeleri var. Bir branşta aynı üretimi yapmamıza rağmen özsermayesi daha fazla olan şirketle aynı karşılığı ayırıyor. Bunların dikkate alınması gerekirdi. Tüm şirketler sağlam olsun, bilançosu güçlü olsun. Sektör zaten rekabet ve düşük faizle uğraşırken bu yönetmelik üstüne geldi. Ancak, 2011'de yönetmeliğin etkisinden sıyrılacağız" dedi.
SEL HARİTASI ÇIKARIYOR
Türkiye genelinde bu yıl yaşanan sellerin sigorta sektörünü yıprattığını belirten Su, şöyle devam etti: "Bir sel haritası çıkartıyoruz. Her sene bir sel yaşanan yere biz de teminat vermemeyi öğreneceğiz. Her sene aynı dere taşıyor biz oraya teminat vermeye devam ediyoruz. Sonra da ağlıyoruz. O da yanlış. Ya prim yüksek tutulacak ya da hiç girilmeyecek. Çünkü sigortacılık beklenen muhtemel bir riske teminat vermek demek. Olacağı kesine yakın bir şeye teminat vermek bile bile lades."
sigorta etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sigorta etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
26 Kasım 2010 Cuma
22 Kasım 2010 Pazartesi
METLİFE, ALİCO'YU SATIN ALARAK TÜRKİYE PAZARINA GİRDİ, GÖZÜNÜ BİREYSEL EMEKLİLİĞE ÇEVİRDİ
ABD hükümeti tarafından batmaktan kurtarılan dev sigortacılık şirketi American International Group (AIG)'e ait hayat ve sağlık sigortası şirketi American Life Insurance'ı (Alico) kasım ayında 16.2 milyar dolara satın alan MetLife bu hamleyle Türkiye pazarına da adım atmış oldu. 22 yıldır Türkiye'de faaliyet gösteren Alico Türkiye Genel Müdürü Eric Clurfain, Türkiye'nin bölge ülkelerinde büyüme açısından anahtar bir ülke konumunda olduğunu vurgulayarak, "Türkiye pazarındaki hem organik büyüme fırsatlarını, hem de dışarıdaki büyüme fırsatlarını değerlendireceğiz" dedi.
Clurfain, bireysel emekliliğin de çok rekabetçi bir pazar olduğunu ve gelecekte değerlendirecekleri alanlardan biri olacağına dikkat çekerek uzun vadede BES alanında da yatırıma yeşil ışık yaktı.
American Life Hayat Sigorta (Alico) Türkiye Genel Müdürü Eric Clurfain, sorularımızı şöyle yanıtladı:
-MetLife'ın Alico'yu satın alması sonrası şirketin Türkiye ve bölge ülkelerinde büyüme planları ne olacak?
Birçok mikroekonomik, teknolojik, sosyal, ekonomik ve politik ortam göz önünde bulundurulduğunda Türkiye bizim için bölgede önemli bir anahtar büyüme ülkesi. Hayat sigortası sektörü göz önünde bulundurulduğunda ise penetrasyon oranı çok düşük: GSMH'nin binde üçü kadar. Öte yandan sektörün büyüme potansiyeli çok yüksek. Bu nedenle, Türkiye pazarındaki hem organik büyüme fırsatlarını hem de dışarıdaki büyüme fırsatlarını değerlendiriyoruz. Önceliklerimize ve hedeflerimize göre yatırım yapmayı planlıyoruz.
-Nasıl bir büyüme modeli izlenecek? Yeni satın almalar gündemde olacak mı?
Bir numaralı önceliğimiz Alico'yu MetLife'a entegre etmek ve müşterilerimize ve distribütörlerimize en iyi şekilde hizmet vermek. Bununla birlikte kurumsal iş hedef ve stratejilerimize uygun olabilecek potansiyel fırsatlara da açığız ve yakından takip ediyoruz.
YENİ MARKA METLIFE ALICO OLACAK
-American Life ismi değişecek mi?
Türkiye'deki yeni markamız Metlife Alico'dur. Son zamanlarda yaptığımız reklamlar ve ileride yapacaklarımız Metlife Alico adına olacak. Yasal ad olarak hala American Life'ı kullanmakla birlikte, müşterilerimiz bizi bundan sonra Metlife Alico olarak tanıyacak.
-Metlife küresel hayat sigortası ve personel sosyal yardım programları alanlarında uzman. Bu konudaki deneyimini Türkiye'ye taşıyacak mı?
Metlife ve Alico'nun uzmanlıklarının birleşkesi kesinlikle pazara yeni ürünler sunmamıza imkan sağlayacak. Yeni ürünlerimizi belirlerken ve pazara sunarken, pazarın ihtiyaçları, tüketici araştırmaları, ve ortaklarımızla işbirliği içerisinde olacağız. Gücümüzü Metlife ve Alico olarak birleştirmek yeni ürün geliştirme açısından bize en iyi uygulamaları sunacak. Çok yakında, eğitim ve hayatla ilgili iki benzersiz ve yenilikçi ürünler sunacağız ve bunlar gelecek birkaç ayda Türkiye'de de sunulacak.
EĞİTİM ÜRÜNLERİNE ODAKLANACAK
-Hangi branşlarda büyümeyi hedefliyorsunuz?
Pazarın içinde oransal olarak belirlediğimiz büyüme hedeflerimiz yok. Bizim hedefimiz yaptığımız işte en iyisi olmak. Her alanda hizmet veren birşirket olmak istemiyoruz. Her zaman, hizmet verdiği iş alanlarında kâr sağlamış, uzmanlaşmış bir hayat sigortası şirketi olduk. Hayat sigortası ve ferdi kaza üzerine uzmanlaşmış benzersiz şirketlerden biriyiz. Hayat sigortası, ferdi kaza içinde eğitim ürünleri üzerinde uzmanlaşacağız. Bu gerçekten yapmayı çok istediğimiz bir şey. Türkiye'de eğitimin çok önemli olduğunu biliyoruz. Bu bizim odaklanmak istediğimiz özel bir alan. Müşterilerimiz, brokerlarımız ve acentelerimiz için uzman yaşam sigortası şirketi olmaya devam edeceğiz.
KREDİLER HAYAT SİGORTASINI BÜYÜTTÜ
-Bireysel emeklilik sektörüne yatırım yapmayı planlıyor musunuz?
Türkiye'de bireysel emeklilik sahası çok kalabalık ve çok rekabetçi bir pazara sahip. Bu alanda başarılı olmak için geniş bir dağıtım ağı çok önemli ve başarı için ön koşul. Bu nedenle özel emeklilik alanındaki potansiyeli, ürünlerimiz ve dağıtım stratejimiz çerçevesinde değerlendirmeye devam edeceğiz. Ama bu alanı mutlaka değerlendireceğiz.
-Türk sigortacılık sektörü küresel ekonomik krizde daralma gösterdi. 2011 yılı için beklentileriniz nelerdir?
Benim bakış açıma göre hayat sigortası sektörü talep açısından gelecek yıl büyüyecek. 2009 yılında gördüğümüz geri çekilmeyi bu sene görmeyeceğiz. Krizden sonraki olumlu etkileri görmeye başladık bile. Hayat sigortası sektöründeki ana büyümenin çoğunu kredi bağlantılı hayat sigortası satışlar oluşturuyor. Ancak hem kendi başına hayat sigortasi hem de birikim ve risk ürünleri de bu büyümeye katkı sağlayacak.
Sektörün ne zaman patlayacağını merak ediyor
-Kaç yıldır Türkiye'desiniz ?
Neredeyse iki yıl oldu. Ocak ayında iki yıl olacak.
-Türk sigorta pazarında size en ilginç gelen şey nedir?
Türkiye pazarındaki en ilgi çekici şey şey pazarın çok küçük olması ve hayat sigortası pazarının sadece 1 milyar dolar değerinde olması. Bu rakam banka sigortası işini de kapsıyor ve 25'ten fazla şirket var pazarda. Bu nedenle rekabet ortamı var. Yerel ve uluslararası olmak üzere büyük oyuncular var ve paylaşılan pazar çok küçük. Açıkçası herkes bu potansiyelin patlamasını bekliyor. Bu nedenle Türkiye'de potansiyelin olup olmadığını değil, buradaki potansiyelin ne zaman patlayacağının önemli olduğunu düşünüyorum. Türkiye'deki durum çok rekabetçi ve çok kalabalık olduğu için ilginç bir pazara sahip. En iyi şirketler burada ama şimdiye kadar pazar göreceli olarak yavaş büyüdü. Bu pazarda çok yaratıcı, yenilikçi ve hızlı olmanız gerekiyor. Bu yüzden dağıtım kanalları ve ürünler açısından yaratıcı olmalıyız.
İstanbul çok fantastik!
Görevim dolayısıyla 6 değişik ülkede yaşadım. New york'dan sonra ikinci favori şehrim kesinlikle İstanbul. İstanbul halkını çok seviyorum, çok sıcakkanlı. Şehir çok fantastik... Panaroması, yemekleri harika. Fakat trafik çok zor. 5 tane farklı dil konuşuyorum ama Türkçe çok zor. Yavaş yavaş öğrenmeye çalışıyorum.
MetLife 60 ülkede 90 milyon müşteriye hizmet veriyor
American Life Hayat Sigorta A.Ş. (ALICO) Türkiye pazarında 22 yıldan bu yana faaliyet gösteriyor. İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Kayseri, Adana, Gaziantep ve İzmit'de temsilciliği bulunan şirket Türkiye pazarında bireysel ve grup hayat ve sağlık sigortaları ile ferdi kaza sigortaları alanında faaliyet gösteriyor. 300 tane acentesi bulunan şirket 2009 yılında 82.8 milyon TL'lik prim üretimi gerçekleştirdi.
Ayfer ARSLAN
Etiketler:
Alico,
Ayfer Arslan,
Eric Clurfain,
finanscaddesi,
sigorta
9 Ağustos 2010 Pazartesi
46'DAN ÖNCE SİGORTA YAPTIRANA İNDİRİMLİ SAĞLIK SİGORTASI
Finansbank aracılığıyla Finans Emeklilik, AXA Sigorta ve Fiba Sigorta’dan 46 yaşından önce herhangi bir sigorta veya BES satın alanlar, 56 yaşından sonra Axa Sigorta’dan indirimli sağlık sigortası yaptırma hakkına, yılda 70 TL ödeyerek sahip olabiliyor. Poliçeyi, yenileme süresi minimum 10 yıl olmak üzere 56 yaşına kadar aralıksız yenileyen müşterilere, emekli olduklarında ilk 5 yıl yüzde 10, ikinci 5 yıl yüzde 5 oranında indirim ile özel sağlık sigortası yaptırabilme hakkı garanti ediliyor. Finansbanklılar ayrıca 50 bin TL’ye kadar “yatarak tedavi teminatlı” bir sağlık poliçesinden yararlanma şansına da sahip oluyor.
Etiketler:
Finansbank,
finanscaddesi,
sigorta
28 Temmuz 2010 Çarşamba
HER AYAKTAKİ YOLCU, OTURANIN SİGORTASINI AZALTIYOR
Toplu taşıma araçlarına ayakta yolcu alınması halinde yolcu başına kesilen 60 liralık ceza 50 liraya indirildi. Sigortacılar, yeni uygulamanın kaza durumunda oturan yolculara ödencek sigorta teminatını azaltacağını savundu. Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği (TSRŞB) yetkilileri, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şu hususlara dikkat çekti: “Bilindiği gibi ticari olarak yolcu taşıyan araçlarda yolculara gelebilecek zararlar için başta Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (trafik sigortası) olmak üzere yolcularla ilgili diğer zorunlu sigortaların yaptırılması mecburi. Trafik sigortası dahil yapılacak olan bu sigortaların tamamı, aracın koltuk sayısına, diğer bir ifade ile koltukta oturan yolcu sayısına göre belirlenir ve sigorta poliçesi buna göre yapılır.
Trafik sigortasında geçerli olan teminat miktarı kişi başına 175 bin lira. 14 kişilik bir minibüste toplam teminat ise (14 x 175.000) 2 Milyon 450 bin lira. Trafik poliçesi ile araca verilecek toplam teminat bu tutar ile sınırlı. Araca fazladan yolcu alması halinde yapılan bu sigortanın teminatı değişmeyecek, ancak fazladan binen yolcular da bu teminata dahil olacaklarından kişi başına düşen teminat miktarı azalacak.
Örneğin; 14 kişilik minibüse iki katı, yani 28 yolcu alınması halinde kişi başına düşen teminat da yarı yarıya düşecek. Minibüste bir an için bütün yolcuların zarar gördüğünü varsayarsak burada kişi başına düşen teminat miktarı 175 bin lira değil, 87 bin 500 lira olarak hesaplanacak. Dolayısıyla koltukta oturan yolcular açısından ciddi bir kayıp söz konusu olacak. Sonuç olarak, meydana gelen trafik kazalarında zorunlu sigortalardan yaralanma, sakatlık ve ölüm gibi nedenlerle kişi başına ödenmekte olan tazminatlar, fazladan alınan her yolcu nedeniyle aynı oranda azalacak.”
Trafik sigortasında geçerli olan teminat miktarı kişi başına 175 bin lira. 14 kişilik bir minibüste toplam teminat ise (14 x 175.000) 2 Milyon 450 bin lira. Trafik poliçesi ile araca verilecek toplam teminat bu tutar ile sınırlı. Araca fazladan yolcu alması halinde yapılan bu sigortanın teminatı değişmeyecek, ancak fazladan binen yolcular da bu teminata dahil olacaklarından kişi başına düşen teminat miktarı azalacak.
Örneğin; 14 kişilik minibüse iki katı, yani 28 yolcu alınması halinde kişi başına düşen teminat da yarı yarıya düşecek. Minibüste bir an için bütün yolcuların zarar gördüğünü varsayarsak burada kişi başına düşen teminat miktarı 175 bin lira değil, 87 bin 500 lira olarak hesaplanacak. Dolayısıyla koltukta oturan yolcular açısından ciddi bir kayıp söz konusu olacak. Sonuç olarak, meydana gelen trafik kazalarında zorunlu sigortalardan yaralanma, sakatlık ve ölüm gibi nedenlerle kişi başına ödenmekte olan tazminatlar, fazladan alınan her yolcu nedeniyle aynı oranda azalacak.”
Etiketler:
finanscaddesi,
sigorta,
TSRSB
13 Nisan 2010 Salı
BAZI SİGORTA ŞİRKETLERİ SEKTÖRDEN ÇEKİLEBİLİR
Çocuklara sigorta bilincini aşılamak amacıyla 10 Nisan'da Hatay'da sahnelenen "Bay Hoop Evde Şamata" oyununun ardından sektördeki son gelişmelere ilişkin görüşlerini aldığımız Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği (TSRŞB) Genel Sekreteri Erhan Tunçay da bu konuya dikkat çekti.
SERMAYE AÇIĞI UYARISI
2009 yılının çok parlak geçmediğine işaret eden Tunçay, geçen yılın teknik karlılık ve bilanço karlılığı açısından oldukça verimsiz geçtiğini hatırlattı. Şirketlerin bazılarında sermaye açığı olduğunu ifade eden Tunçay, "Özkaynak ve sermayedar anlamında takviye gerekecek. Oto branşında ve sağlıkta hasar-prim dengesi gözönüne alınmadan fiyatlamalar yapılması nedeniyle teknik karlılık açısından ciddi problemler yarattı" dedi.Sigorta şirketlerinde artık teknik karları artırıcı faaliyetlerin ön planda olması gerektiğini belirten Tunçay, "Sigorta sektöründe teknik karlılık yüzde 1'ler seviyesinde olmamalı, yüzde 4-5'ler seviyesine yükselmeli" diye konuştu.
BAZI ŞİRKETLER ÇEKİLECEK
Birlik olarak geçen yıl sektördeki amansız rekabetin önüne geçmek amacıyla önerilerini Hazine Müsteşarlığı'na ilettiklerini hatırlatan TSRŞB Genel Sekreteri Erhan Tunçay, önümüzdeki döneme ilişkin şu öngörülerde bulundu: "Hazine de her branş ve risk grubu için şirketlerin tutması gereken rezerve ilişkin bir genelge yayınladı. Sektör sermaye ve rezerv yapısıyla güçlü olmalı ki, uzun vadede tüketiciye hizmetler versin veya bir problem çıkmasın. Hazine, küçük pazar payı olan ve sermaye eksikliği olan şirketlerden sermaye artırımı isteyebilir. Sermeya eksikliğini gideremeyen şirketlerin poliçe kesmesine izin vermeyecektir. Ya da bu sermaye yeterliliğine ulaşmak için ya, 'Bu işi durdur' ya da 'sat' diyecektir. Zaman içerisinde sektörde konsolidasyon yaşanabilir."
Yabancı uzun vadeli bakıyor
Yabancı sermayeli sigorta şirketlerinin de fiyat rekabetine ayak uydurduğuna dikkat çeken Erhan Tunçay, "Yabancı sigorta şirketleri Türkiye'ye uzun vadeli bakıyor. 'Üç yılda istediğim parayı alamadım, karlılık düşük. Sektörden çıkayım' diye bir karar alacaklarını beklemiyorum. Yabancı şirketlerin sermaye yetersizliğini karşılayamayacaklarını düşünmüyorum. Daha çok küçük ölçekli şirketler açısından bir sıkıntı doğabilir" diye konuştu.
Ayfer ARSLAN
Etiketler:
Ayfer Arslan,
Erhan Tunçay,
finanscaddesi,
sigorta,
TSRSB
28 Mart 2010 Pazar
KİŞİ BAŞINA DÜŞEN SİGORTA PRİMİ 109 DOLARA GERİLEDİ
Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği (TSRŞB) Başkanı Hulusi Taşkıran, 2 yıldan beri yüzde 2 civarında küçüldüklerini belirterek kişi başına düşen sigorta priminin 129 dolardan 109 dolara gerilediğini söyledi. 2010 yılından ise daha umutlu olduklarını belirten Taşkıran, bu yıl sektörde reel bir büyüme beklediğini dile getirdi.
Türk sigorta sektörünün 2009 yılının değerlendirildiği ve 2010 yılı beklentilerinin paylaşıldığı basın toplantısında konuşan Taşkıran, 2009 yılının 2008 yılı gibi sigorta sektörünün reel olarak büyüme göstermediği, hatta ekonomik sıkıntılara ve özellikle rekabete bağlı bir küçülme yaşandığı yıl olduğunu ifade etti.
Basın toplantısında sigorta sektörünün son durumuna ilişkin bir sunum yapan TSRŞB Genel Sekreteri Erhan Tunçay, Türk sigorta sektörünün 2009 yılında hayat dışı branşlarda 10 milyar 471 milyon lira, hayat branşında 1 milyar 807 milyon lira olmak üzere toplamda 12 milyar 278 milyon lira prim üretimi gerçekleştirdiğini aktardı. Geçen yıl sektörün reel anlamda yüzde 2,2 oranında küçüldüğünü ifade eden Tunçay, teknik karın yüzde 65.9, mali karın yüzde 27.7, vergi sonrası bilanço karınının ise yüzde 45.9 oranında düştüğüne dikkat çekti.
365.5 MİLYON TL SEL HASARI ÖDENDİ
Ağırlıklı olarak İstanbul İkitelli bölgesinde yaşanan sel felaketi nedeniyle Türk sigorta sektörünün 650-700 milyon liralık bir hasarla karşılaştığını belirten Tunçay, bu hasarın şu ana kadar 365.5 milyon liralık bölümünün ödendiğini açıkladı. Zaman zaman sektöre haksız eleştiriler yöneltildiğini ve bu eleştirilerin bakanlar seviyesinde de dile getirilmesinden yakınan Tunçay, "Sağlık sigortalarında da 1.2 mliyar liralık tazminat ödendi. Biz sektör olarak üzerimize düşen görevleri gerektiği şekilde yerine getiriyoruz" dedi.
MALİ GELİRLER AZALACAK
Toplantıda önümüzdeki döneme ilişkin beklentilerini aktaran TSRŞB Başkanı Hulusi Taşkıran, şunları söyledi: "Prim bazında daralma vardı, bu sene bunun biraz azalacağına, 2010 yılında operasyonun artı olacağına inanıyorum. 2011'i daha iyimser bekliyorum. Bu sene en büyük derdimiz operasyon sonuçlarının iyileşmesine rağmen yatırım gelirlerinde olacak. Biz bir sene önceki yatırım gelirlerimizin sadece yüzde 70'ine yakın rakamını yakalayabildik. Bu sene bu rakamın daha da aşağı inmesi söz konusu. Yatırım araçları kağıtlarımızın alım tarihleri 2008'di, biz zamanında 18-25'ler arasında faiz veren kağıtlara yatırmıştık paramızı. Bu sene artık o şans kalmadı, hepsi itfa oldu. Şimdi 9-10'larla konuşuyoruz maksimum... Bu da 2010 yılında sektörün mali gelirlerinin ciddi oranda azalacağını gösteriyor."
3 ayda 44 bin kişi BES'e girdi
TSRŞB Yönetim Kurulu Üyesi Mete Uğurlu da yılbaşından 12 Mart 2010 tarihine kadar 44 bin 651 kişinin bireysel emeklilik sistemine katıldığını belirterek geçen yılın aynı döneminde bu sayının 24 bin olduğunu hatırlattı. Uğurlu, ''Bu sene sektör bir önceki yıla göre yüzde 86 katılımcı daha fazla içeri almış durumda. Bunun artarak süreceğine inanıyorum. Hayat sigortaları da geçe sene yüzde 16 prim artışı sağlayan bir branş oldu. Hayat branşının çok hızlı büyüyeceğini göreceğiz'' dedi.
Türk sigorta sektörünün 2009 yılının değerlendirildiği ve 2010 yılı beklentilerinin paylaşıldığı basın toplantısında konuşan Taşkıran, 2009 yılının 2008 yılı gibi sigorta sektörünün reel olarak büyüme göstermediği, hatta ekonomik sıkıntılara ve özellikle rekabete bağlı bir küçülme yaşandığı yıl olduğunu ifade etti.
Basın toplantısında sigorta sektörünün son durumuna ilişkin bir sunum yapan TSRŞB Genel Sekreteri Erhan Tunçay, Türk sigorta sektörünün 2009 yılında hayat dışı branşlarda 10 milyar 471 milyon lira, hayat branşında 1 milyar 807 milyon lira olmak üzere toplamda 12 milyar 278 milyon lira prim üretimi gerçekleştirdiğini aktardı. Geçen yıl sektörün reel anlamda yüzde 2,2 oranında küçüldüğünü ifade eden Tunçay, teknik karın yüzde 65.9, mali karın yüzde 27.7, vergi sonrası bilanço karınının ise yüzde 45.9 oranında düştüğüne dikkat çekti.
365.5 MİLYON TL SEL HASARI ÖDENDİ
Ağırlıklı olarak İstanbul İkitelli bölgesinde yaşanan sel felaketi nedeniyle Türk sigorta sektörünün 650-700 milyon liralık bir hasarla karşılaştığını belirten Tunçay, bu hasarın şu ana kadar 365.5 milyon liralık bölümünün ödendiğini açıkladı. Zaman zaman sektöre haksız eleştiriler yöneltildiğini ve bu eleştirilerin bakanlar seviyesinde de dile getirilmesinden yakınan Tunçay, "Sağlık sigortalarında da 1.2 mliyar liralık tazminat ödendi. Biz sektör olarak üzerimize düşen görevleri gerektiği şekilde yerine getiriyoruz" dedi.
MALİ GELİRLER AZALACAK
Toplantıda önümüzdeki döneme ilişkin beklentilerini aktaran TSRŞB Başkanı Hulusi Taşkıran, şunları söyledi: "Prim bazında daralma vardı, bu sene bunun biraz azalacağına, 2010 yılında operasyonun artı olacağına inanıyorum. 2011'i daha iyimser bekliyorum. Bu sene en büyük derdimiz operasyon sonuçlarının iyileşmesine rağmen yatırım gelirlerinde olacak. Biz bir sene önceki yatırım gelirlerimizin sadece yüzde 70'ine yakın rakamını yakalayabildik. Bu sene bu rakamın daha da aşağı inmesi söz konusu. Yatırım araçları kağıtlarımızın alım tarihleri 2008'di, biz zamanında 18-25'ler arasında faiz veren kağıtlara yatırmıştık paramızı. Bu sene artık o şans kalmadı, hepsi itfa oldu. Şimdi 9-10'larla konuşuyoruz maksimum... Bu da 2010 yılında sektörün mali gelirlerinin ciddi oranda azalacağını gösteriyor."
3 ayda 44 bin kişi BES'e girdi
TSRŞB Yönetim Kurulu Üyesi Mete Uğurlu da yılbaşından 12 Mart 2010 tarihine kadar 44 bin 651 kişinin bireysel emeklilik sistemine katıldığını belirterek geçen yılın aynı döneminde bu sayının 24 bin olduğunu hatırlattı. Uğurlu, ''Bu sene sektör bir önceki yıla göre yüzde 86 katılımcı daha fazla içeri almış durumda. Bunun artarak süreceğine inanıyorum. Hayat sigortaları da geçe sene yüzde 16 prim artışı sağlayan bir branş oldu. Hayat branşının çok hızlı büyüyeceğini göreceğiz'' dedi.
Etiketler:
finanscaddesi,
Hulusi Taşkıran,
Mete Uğurlu,
sigorta,
TSRSB
18 Mart 2010 Perşembe
LİSE MEZUNU İŞSİZ GENLERE SİGORTACILIK FIRSATI
Etiketler:
finanscaddesi,
Prof.Suna Özyüksel,
sigorta,
TSEV
24 Şubat 2010 Çarşamba
İLAHİ SİGORTALAR YERİNE DÜNYEVİ SİGORTA YAPTIRIN!
Felaket anında 'Kurtar bizi devlet baba!' mantığıyla herşeyin devletten beklenmesi yerine bireylerin ve kurumların kendilerini ve varlıklarını sigortalatmasını öneren Mustafa Su'nun bir de çarpıcı mesajı var: "Kamyonumuza, arabamıza nazar boncuğu, maşallah yazısını takmakla birşey hallolmuyor.Yani ilahi sigortalar yerine dünyevi sigortaları yaptırmanın bu dünya için çok büyük yararı var. Belli kesimlerdeki önyargıların kırılması gerekiyor."
Anadolu Sigorta Genel Müdürü Mustafa Su, sorularımızı şöyle yanıtladı:
-Hazine Müsteşarı sigorta sektörü için 'Talebe uygun arz yok" demişti. Siz bu görüşe katılıyor musunuz?
Hayır bence arza uygun talep yok. Unutmamak lazım ki, biz bir imparatorluk sonrasında kurulmuş bir ülkeyiz. Dolayısıyla her şeyin devletten beklenmesi anlayışı günümüzde bile hala etkisini sürdürüyor.Yani sigortalamak suretiyle kendini, varlıklarını güvence altına almayan kişiler felakat anında, "Kurtar bizi devlet baba!" sloganına sarılıyor. Her şeyi devletten bekleme anlayışının devletin de yardımıyla artık silinmesi lazım.
-Peki, bu ilgisizlikte kaderci anlaşıyın etkisi var mı?
Tabii, "Bana bir şey olmaz" zihniyeti değişmeli. Aslında sigorta olumsuz bir piyango bileti. Herkesin başına bir kaza gelebilir. Çünkü bir yangın veya sel felaketinde bir anda gerek bireyler gerek kurumlar açısından bütün birikimleriniz sıfıra inebilir. Kamyonumuza, arabamıza nazar boncuğu, maşallah yazısını takmakla bir şey halletmiyoruz. Yani ilahi sigortalar yerine dünyevi sigortaları yaptırmanın bu dünya için çok büyük yararı var. Belli kesimlerdeki önyargıların, çekingenliğin kırılması lazım.
SİGORTACILIK, KAZI-KAZAN DEĞİL
-Bu konuda devlete düşen görevler neler?
Sigortacılığın okul müfredatlarına girmesi lazım. Gelişmişlik öteden beri kişi başına düşen otomobil sayısı, elektrik üretimi gibi verilerle ölçülüyor. Bence gelişmişliğin en önemli göstergesi kişi başına düşen sigorta primi. Birçok vatandaşımız zorunlu sigortaları vergi gibi değerlendiriyor.Eğer bu dönem başına bir şey gelmemişse o zaman primleri boşuna ödedim diyor. Halbuki felaketin ne zaman geleceği belli olmuyor. Yenilemediğiniz dönemde de bir felaketle karşılaşabilirsiniz. Sigortacılık kazı kazan değil. Ben bu parayı ödedim ne kadar para geri alacağım şeklinde bir anlayış doğru değil. Çünkü bakıldığında sigortacılar felaket anında oradalar. 30 yıl sigorta yaptırmamış, sigortadan tek kuruş almamış insan bence dünyanın en mutlu insanı olmalı.
-2009 yılı sigorta sektörü açısından nasıl geçti?
Geçen yıl tüm sektörlerde olduğu gibi sigortacılık sektörü açısından sıkıntılı geçti. 2009'u yüzde 4 civarında bir büyümeyle kapattık. Ekonomide olan gelişmeler sigorta sektörünü, kıyıya vuran dalgalar gibi daha sonradan etkiliyor. Kredi hacmi daraldı, yeni yatırımların azaldığı dönemde yeni iş yazmakta sıkıntı çekiyoruz. Bireysel tarafta da insanların gelirlerinin azaldığı dönemlerde bireysel sigortaların ilerlemesinde sıkıntılar oluyor. Esas sorun karlılıktaydı. Dokuzuncu ay sonuçlarına göre, sektördeki şirketlerin yarısı zarar açıkladı.
TÜKETİCİ SADECE FİYATA BAKIYOR
-Zarar nereden kaynaklandı?
Yeni iş olmayınca herkes elindeki işi korumaya yöneldi. Aynı pastaya saldırılar arttı. Dolayısıyla şirketler ellerindeki işi korumak adına fiyatlarda da çok büyük indirimler yaptı. Bu da tabii sonuçları olumsuz yönde etkiledi. Kasko ve sağlıkta özellikle sıkıntı var. Sağlıkta daha ziyade grup sigortaları sıkıntılı. Çünkü burada rekabet çok koyu. Dolayısıyla hiçbir zaman riskin gerektirdiği prim uygulanamıyor.
20 milyon dolarlık değişim
-2009 Anadolu Sigorta açısından nasıl bir yıldı?
2009 yılı bizim için de çok parlak geçmedi. 2007 ve 2008 de arka arkaya iki yıl karımızı yüzde 100'ün üzerinde artırmayı başarmıştık. Bu yılın kendisine özgü koşulları, biraz da krizden tetiklenen fiyat rekabetinin artması yine karlı bilanço açıklayacak olmakla beraber eski yıllardaki kar anlamındaki gelişmememizi biz de bu yıl sürdüremeyeceğiz. Bundan sonra yapılması gereken bireysel sigortaların sayısını artırmak. Henüz sigortalanmamış kesimlere yönelik aksiyonlar almak. Her şeyden önemlisi şu anda üzerinde uğraştığımız en önemli konu; şirketin değişim projesi.
-Değişim projesinin içeriği nedir?
Yani bu rekabete daha açık, müşterisine daha yakın, daha esnek davranabilen, teknolojisini yenilemiş, yepyeni bir Anadolu Sigorta yaratmak. 2010 yılının bizim için bir özelliği daha var. 85. yılımızı kutluyoruz. Ne iş yapıyorsak hangi iş süreçlerini uyguluyorsak bunların tamamı gözden geçirildi. Nasıl yapılması gerektiği analiz edildi. Şimdi artık uygulama aşamasına geldi. Tabii bu da çok ciddi miktarda teknoloji yatırımı gerektiriyor. Gerek donanım, gerek yazılım anlamında. Yenilenme projesi için toplamda donanım yazılım hepsi dahil 20 milyon doları geçecek.
İş Kuleleri'nin temelini attı
8 yıldır sigorta sektöründe olan Anadolu Sigorta Genel Müdürü Mustafa Su, aslında banka kökenli. Bankacılığa 1976 yılında İş Bankası'nda başlayan Su, "Bankada Organizasyon Müdürü olarak İş Kuleleri'nin inşaatında işin başındaydım. 1997 yılında temeli attık ve 2000 Ağustos ayında bankaya teslim ettik" diyor.
Burçlara da bakıyoruz
-Kasko poliçeleri giderek kişiselleştiriliyor. Sizin de böyle bir ürününüz var...
Bizim gibi şirketlerin ellerinde milyonlarca kayıttan oluşan bir veri bankası var. Biz bunu tamamen aktüeryal prensiplerle taradık ve 100'ün üzerinde fiyatı daha doğrusu riski etkileyen faktör çıktı. Riski etkileyen risk-fiyat ilişkisini kurmaya çalışıyoruz. Sigortacılık da o zaten. Riski belirleyip ona göre fiyatı belirlemek. Hem aracın hem sürücünün özelliklerini saptadık. Hatta kişilerin burçları bile bir anlam ifade edebiliyor.
Orkestranın assolisti
En büyük hayalim emekli olunca bol bol kitap okumak. Ayrıca müziği çık seviyorum. Çalışanlardan oluşan orkestramız var. Bir yıl önce kurduk. Bugüne kadar 5-6 konser verdik. Ben orkestranın solistiyim. Tom Jones, Franks Sinatra, Elvis Presley şarkıları söylüyorum.
Reklamlarda 'gerilla taktiği'
-Reklamlarınız tüketicileri endişelendirmekle beraber biraz mizahi tarafı da var. Örneğin; balkona tırmanan hırsız gibi...
Hırsızın yangın versiyonu vardı. Dışarıdan bakıldığında içerde harıl harıl yangın varmış gibi. Orada da insanlar panik olur itfaiyeye haber verirler diye çekindik. İnsanları dozunda biraz endişelendirmemiz lazım. Korku lafını özellikle kullanmıyorum.Evinde önlem almayan nasılsa 5. katta oturuyorum diyen insanların karşısına geçip senin de evin yanabilir, senin de evine hırsız girebilir demek yerine bunu mizahi dille anlatıyoruz. Buna 'gerilla aktivitesi' diyoruz. Ancak insanlar heyecanlanır diye bazılarını kullanmıyoruz. Örneğin; bir akşam evinize geliyorsunuz. Kapınız zorlanmış gibi üzerine bir efekt çıkartma gibi bir şey yapıştırıyorlar. Panik içinde yaklaşınca orada 'Anadolu Sigorta konut sigortasını yaptırdınız mı?' yazısı çıkıyor. Veya arabanızı bir yere park ettiniz. İşiniz bitti geliyorsunuz. Arabanın üzerine bir efekt koyuyorlar. Yukarıdan bir şey düşmüş arabanızın üstü ezilmiş gibi görünüyor.
-Sizin reklam senaryonuza katkınız oluyor mu?
Oluyor tabii. Benim doğuştan reklamcılığa ilgim var Bir daha dünyaya gelsem reklamcı olurdum. Bütün reklam toplantılarına katılıyorum.
Ayfer ARSLAN
Etiketler:
Anadolu Sigorta,
Ayfer Arslan,
finanscaddesi,
Mustafa Su,
sigorta
9 Şubat 2010 Salı
AEGON EMEKLİLİK'DEN BEDAVA HAYAT SİGORTASI
Aegon Emeklilik ve Hayat prim iadeli hayat sigortası çıkartı. Aegon Genel Müdür Yardımcısı Cenk Gürer, bu sigortanın bir anlamda bedava sigorta olarak nitelendirilebileceğini belirterek ürünle ilgili şunları söyledi: “Örneğin, 15 senelik bir teminat ürünü alıyorsunuz. 50 bin liralık da teminatı var. Biz size 15 sene bu teminat için ödediğiniz primi, süre sonunda geri vereceğiz. Rizikonuz gerçekleşirse 50 bin lirayı alacaksınız ama riziko gerçekleşmezse ödediğiniz primi geri alıyorsunuz. Benim size o parayı verebilmem için içinde birikim fonksiyonu olması lazım. Birikim fonksiyonu var ama ürün birikim ürünü olarak konumlanmıyor. Bu ürünü sigortacılıktaki kategorik ismi olan ‘prim iadeli sigorta’ ismiyle kullanacağız. Yani bu anlamda bedava sigorta oluyor. Müşterilerden teminat için duyduğumuz ortak soru, ‘sigortayı aldım ama riziko gerçekleşmedi, param boşa mı gidecek’ yönünde oluyordu. Şimdi biz bu ürünle bu soruya cevap vermiş oluyoruz"
Etiketler:
Aegon Emeklilik,
finanscaddesi,
sigorta
OTOMOTİV ENDÜSTRİSİNDEN YILLARDIR KAZIK YİYORUZ
Geçen yıl krizin etkisiyle iç piyasadaki talebin daralması sigorta sektörünü de olumsuz yönde etkilerken, sektör en fazla darbeyi yine otodan yedi. Kasko ve trafik sigortasından oluşan oto branşından sektörün geçen yılki zararı 500 milyon lirayı buldu.
Aviva Sigorta Genel Müdürü Ertan Fırat’a göre, bu zararda geçen yıl daralan pazardan pay kapma uğruna yapılan fiyat odaklı rekabetin payı büyük. Sektörün kendi hatalarının yanı sıra otomotiv endüstrisinin fiyatlamadaki çifte standardından da yakınan Fırat, “Biz yıllardır otomotiv endüstrisinden kazık yiyoruz. Mutlaka içinde çok düzgün çalışanlar var ama yıllarca onların bize dayattığı fiyatlarla çalıştık. Sigortanız olmadan arabanızın başına bir şey geldiğinde, aldığınız fiyat ile sigortalı olduğunuzda biçilen fiyat arasında hala büyük fark var. Üstelik sigorta sektörü aleyhine bilgi kirliliği yaratıyorlar” dedi.
Aviva Sigorta Genel Müdürü Ertan Fırat, sigorta sektörünün gündemindeki sorunlara ilişkin sorularımızı şöyle yanıtladı:
SELİN MALİYETİ 300 MİLYON EURO
-Kriz sigorta sektörünü nasıl etkiledi?
2009 sıkıntılı ve zor bir sene oldu. Ekonomi belirgin bir şekilde daraldı. Rekabet çok arttı. 2009 rekabetin çok çok keskinleştiği ve özellikle fiyat odaklı çerçeveye indiği bir yıl oldu. Riskler açısından katastrofik dediğimiz büyük ölçekli sel hadisesi yaşadık. İstanbul'da yaşanan selin sektöre 300 milyon euro'luk maliyeti olmuştur.
-Türkiye'de genelde baktığımızda sigortaya olan talep yetersiz. Bunun nedenleri nedir sizce?
Ben mesleğe girdiğimde yani 1988 yılında sektörün büyüklüğü 300 milyon dolardı. Şimdi 12 milyar TL'ye geldi. TRAMER'i kurmadan önce trafik poliçelerindeki penatrasyon oranı yüzde 60-70'lerdeydi. Şu anda yüzde 90'lardayız. Bir gelişim oldu ama kişi başına ne kadar ürün satıyoruz diye bakarsak; bu oranlar yeterli değil. 14 milyon araca rağmen 10.5 milyon trafik sigortası, 3 milyon da kasko poliçesi var. Son 20 yılda ülke olarak da hızlı bir değişim gösterdik. Yani ataerkil bir toplumdan daha bireyci, çekirdek aileye doğru gidiş var. 20 sene önce insanlar birbirlerine çok daha fazla destek olurdu. Bireylerin tutunacağı dal doğru aktarıldığında, riskler doğru ortaya konduğunda bütün yollar sigortaya çıkıyor. Geleceğe yönelik penatrasyon artacak.
TÜKETİCİ YANLIŞ BİLGİLENDİRİLİYOR
-Talebin yetersiz olmasında sektörün hataları yok mu?
Öncelikle şu soruları kendimize sormalıyız. Aracılarımızı ne kadar iyi donatabildik? Satış teknikleri, müşteriyi anlama, analiz etme, ilave talep yaratma konusunda ne kadar proaktif olabildik? Tüketiciye sunduğumuz hizmet zincirini ne kadar kesintisiz ve eksiksiz sunabiliyoruz? Ciddi çabalar var gelişmeler var ama hala eksiklerimiz de var. En fazla dokunduğumuz insan sayısı trafik sigortasında. 10.5 milyon poliçe satıyoruz. Bazen karşı taraf alıyor arabasını tamire götürüyor. Siz sigortalı ile muhatap olabilme şansını bulamıyorsunuz. Bana emanet edilen aracın tamir safhaları ile ilgili tüketiciye düzenli bilgi aktarsam daha farklı bir hizmet kalitesine ulaşırım. Tüketiciye yanlış bilgi gidebiliyor. Tüketici diyor ki, "Sigorta şirketi zorluk çıkarıyor." Dolayısıyla benim hizmet kalitem bir başkasının performansı üstünden değerlendiriliyor. Bu alanları daraltmamız lazım.
TAMİRCİ, ADİL DAVRANMIYOR
-Bu süreçte hangi sıkıntılarla karşılaşıyorsunuz?
Farklı problemler var. Trafik sigortası zorunlu bir poliçe. Otomotiv endüstrisinin bize adil davrandığını söyleyemeyiz. Biz yıllardır otomotiv endüstrisinden kazık yiyoruz. Mutlaka içinde çok düzgün çalışanlar da olabilir. Yıllarca onların bize dayattığı fiyatlarla veya maliyet baskısını yiyerek çalıştık. Bir kere şu bir gerçektir. Sigortanız olmadan arabanızın başına bir şey geldiğinde, pazarlık yaptığınızda aldığınız fiyat ile sigortalı olduğunuzda biçilen fiyat arasında hala büyük fark var. Ben aslında tamirciler açısından çok daha yüksek pazarlık gücüne sahip olması gereken bir sektörüm. Yılda kaç bin araç gönderiyorum ama bir tane araç geliyor benden daha iyi şartlar alıyorsa bu da sorgulanması gereken bir şey. İkincisi; trafikle ilgili alanda tamirciyle ben muhatap olduğum için tamircinin tüketiciye söylediğini kontrol edemiyorum. Orada da sektör aleyhine kirli bilgi akışı olabiliyor.
Kaskoya zam sinyali
-2010 yılında sektörde ne gibi gelişmeler bekleniyor?
Fiyat baskısı sürecektir. Oto branşında biraz karlılığa yönelme anlamında farklı politikalar görmek mümkün. Faizlerin düştüğü bir ortamda bu tür hareketler görebiliriz. Trafik poliçesinde yüzde 5 fiyat artışı oldu. Kasko poliçelerinde de bir artış olabilir.
20’lik şoförlere sigorta yok!
-Kaskoda hangi yaş grubundakilerin riski daha düşük?
İstatistikler 35-40 yaşından sonra kullanımın daha düzgünleştiğini fakat yaşlılığa doğru belli bir dilimde tekrar riskin arttığını gösteriyor. İnsanların refleksleri azalıyor. En ideal yaşlar sürüş kalitesi açısından 40-60 yaşlar arası. Göreli olarak riskleri azalıyor. Bayanlarda genç yaşta hasar şiddeti düşük. Genç erkeklerde ise yaratılan hem hasar oranı hem şiddeti yüksek. Bu yüzden gençleri sigortalama eğilimi düşüktür. Çünkü 40 yaşındaki adamın dünya bakışı ve hayattaki tecrübesi ile 18-20 yaşındakinin farklı.
Gençken hızım 200 km’nin altına düşmezdi
-Siz nasıl bir sürücüsünüz?
Kendi şoforüm olduğu için son 10 yıldır fazla araba kullanmıyorum ama 10 yılda hiçbir kazam yok. Trafikte bazı ilkelerim var. Ben artık arabanın arka koltuğuna oturduğumda da emniyet kemerini takıyorum. İkinci prensip; bindikten 1 dakika sonra da kaza olabilir. Park ederken de kaza olabilir. Bu yüzden biner binmez emniyet kemerini bağlamayı ilke edindim. İlk araba kullandığım dönemlere kıyasla gerçekten trafik kurallarına riayet eden biriyim.
-Peki hiç trafikte hatalarınız olmadı mı?
Eskiden çok hızlı araba kullanırdım ama artık kendimi disipline ettim. İlk defa 30 yaşında araba kullandım. Hiç unutmuyorum. Abant'dan çıkıp 1 saat 10 dakikada Ataşehir'e geldim. 200 km'nin altına hiç düşmedim. Ama şimdi artık onu yapmam. O anda lastik patlasa herhangi bir aksilik olsa telafisi mümkün değil.
Ayfer ARSLAN-AKŞAM
Etiketler:
Aviva Sigorta,
Ayfer Arslan,
Ertan Fırat,
finanscaddesi,
sigorta
13 Ocak 2010 Çarşamba
ANKARA SİGORTA'DAN 'KAZARA SİGORTA'
Etiketler:
Ankara Sigorta,
finanscaddesi,
sigorta
29 Aralık 2009 Salı
MONSTER'DEN KARİYER GARANTİLİ İŞSİZLİK SİGORTASI
Online kariyer sitesi Monster, Türkiye’nin öncü sigorta şirketlerinden Acıbadem Sigorta ile güçlerini birleştirerek "Kariyerim Güvende" adlı işsizlik sigorta paketini sunuyor. Monster üyelerine özel olarak hazırlanan sigorta paketini alanlar, Acıbadem Sigorta'nın sunduğu teminatlardan yararlanabilecek. ‘Kariyerim Güvende’ sigortasını yaptıran Monster üyeleri, bir iş yerinde çalışırken istem dışı işlerini kaybettikleri durumda, işsiz kalmaları nedeniyle uğradıkları gelir kaybını teminat limitleri dahilinde güvence altına alabilecek. Aylık işsizlik teminatı, çalışanların aylık net gelirine göre belirlenecek. Sigorta paketinde, kaza sonucu vefat, kaza sonucu sürekli sakatlık, toplu taşıtlarda kaza sonucu vefat ve acil sağlık sigortası teminatları da bulunuyor.
Etiketler:
Acıbadem Sigorta,
finanscaddesi,
Monster,
sigorta
22 Aralık 2009 Salı
ALACAK KORKUSU, KREDİ SİGORTASINA İLGİYİ PATLATTI
SON AYLARDA DÜZELME VAR
Kriz öncesi ayda 15-17 arasında değişen hasarlı dosya sayısının, yani ticari alacaklarını ödemeyen şirket sayısının krizle birlikte hızla tırmanışa geçtiğini anlatan Belkıs Alpergun, "Ocak ayında en tepeye çıktık ve hasar sayısı aylık 100'ü buldu. Şubat ayında hafif aşağı indi. Mart ayından itibaren ise ciddi azalma gözleniyor. Kasım ayında 6 şirketin hasarını ödedik" diye konuştu.
KUR YÜKSELİNCE HASAR ARTIYOR
Şirketlerin kırılganlıklarını yakından takip ettiklerini anlatan Alpergun, "Biz, bir şirketin ticari borcunu ödeyemediği bilgisini gün ve gün izliyoruz. Kur yükseldiğinde, Türkiye'deki pek çok şirket ödeme güçlüğü içine giriyor. Kur düştüğünde ise azalıyor. Çünkü işletmelerin borç yükünde, yabancı para üzerinden borçlarının payı yüksek" dedi.
58 milyon şirketi izliyor
Türk şirketlerinin dünya ile entegre olmaları konusunda çok istekli olduğunu anlatan Coface Türkiye Genel Müdürü Belkıs Alpergun, şunları söyledi: "Özellikle KOBİ'ler sınırlarını aşmayı ve hızla ihracata yönelmeyi hedefliyor. Bunun için pazar ve iş yapılacak şirketle ilgili doğru bilgilere ulaşmak önemli. Reel sektöre bu anlamda da destek oluyoruz. Şu anda Türkiye'de 40 bin, dünyada ise 58 milyon şirketin bilgisini izliyoruz."
Ayfer ARSLAN
Etiketler:
Ayfer Arslan,
Belkıs Alpergun,
Coface,
finanscaddesi,
sigorta
14 Aralık 2009 Pazartesi
YILDA 150 TL ÖDE, EVİNİ HIRSIZA, YANGINA KARŞI KORU!
Aksigorta, Akkonut sigortasıyla evinizi ve içindeki tüm eşyaları her türlü tehlikeye karşı koruyarak, size en kapsamlı sigorta hizmetini sunuyor. Üstelik evinizdeki bir sorundan dolayı, komşularınıza verdiğiniz zararları da ödüyor. İster ev sahibi ister kiracı olun Akkonut paket sigortasıyla yangından su baskınına, hırsızlıktan fırtınaya kadar her türlü riske karşı evinizi, kendinizi, sevdiklerinizi hatta komşularınızı bile güvence altına alabilirsiniz. Üstelik eviniz oturulamaz hale gelirse, Aksigorta sizi 4 yıldızlı otelde ücretsiz konaklatıyor, hatta korumaya muhtaçsa evinize özel güvenlik görevlisi bile tahsis ediyor. Ayrıca acil yardım hizmeti de var. 7/24 hizmet alabileceğiniz Aksigorta Acil Yardım Merkezini arayarak; ambulanstan, acil hekim danışmanlığına, elektrik, su tesisat onarımından çilingire kadar tüm hizmetlerden ücretsiz yararlanabiliyorsunuz. Konut sigortası poliçe fiyatları il, şehir ve m2’ ye göre farklılık gösterse de, ortalama bir örnek vermek gerekirse, büyük şehirlerde, merkezi bir lokasyonda, ortalama 100 m2 bir ev için, yıllık 150 TL sigorta primine karşı 150 bin lira teminat veriyor. Ayrıca yıllık priminizi zorlanmadan ödemeniz için 11 ay taksit imkanı sunuyor. Akkonut Paket Sigortasından yararlanmak ve bilgi almak istiyorsanız 444 27 27 AK Sigorta hizmet merkezini arayabilirsiniz.
Etiketler:
Aksigorta,
finanscaddesi,
sigorta
12 Aralık 2009 Cumartesi
KADIN SÜRÜCÜYE PRENSES KASKO

Sigorta sektöründe artan rekabetle birlikte müşteri odaklı politikalar ön plana çıkarken, Ray Sigorta, Prenses Kasko ile kadın müşterilerini prenses gibi ağırlıyor. Aracın hasarlandığı yerden alınıp tamir edilmesine kadar geçen süreç içerisinde hasar yönetimi ile bizzat ilgilenen şirket, aracı kaza yerinden alıp tamirciye götürüyor. Tamir sürecinde müşterisine kiralık araç da tahsis eden şirket, moralleri bozulmasın, kendilerine çeki düzen versinler diye müşterilerine makyaj seti hediye ediyor. Ayrıca patlayan lastiğin değiştirilmesi, benzini biten aracın çekilmesi de cabası...
Ray Sigorta Genel Müdürü Nüzhet Atabek, AKŞAM'a yaptığı açıklamada, Prenses Kasko'nun çok tuttuğunu belirterek haziran ayından bugüne kadari 2 bin 500 poliçe sattıklarını söyledi. Yılsonuna kadar 3 bin adet Prenses Kasko poliçesi satmayı hedeflediklerini dile getiren Atabek, "2010 yılında ise 7 bin 500 adete ulaşmayı hedefliyoruz" dedi.
TAMİR İŞLERİNİ SEVMİYORLAR
Atabek, Prenses Kasko'nun diğer kasko poliçerinden farkını şöyle aktardı: "Bayanlar mekanik dünya ile uğraşmak istemiyor, özellikle kasko işlerinde. Bu üründe sigortalımız hasar anından aracın tekrar eski haline getirilmesine kadar geçen süreç içerisinde hiçbir aşamada bu hasarın yönetimi ile ilgili bir sıkıntıya düşmüyor. Aracını kendi tamir ettirmiyor. Hasarlanan aracı eğer teslim edilemiyorsa kiralık araç kendisine veriliyor. Araç hasarlandığı yerden teslim alınıyor. Dilediği yerde evine veya işyerine teslim ediyoruz. Prenses gibi hizmet ediyoruz. Müşterilerimiz bunu bayağı sevdiler. Ciddi bir talep var."
KADINLAR DAHA SIK KAZA YAPIYOR
Kadın sürücülerin erkeklere kıyasla daha sık kaza yaptığını ancak hasar tutarlarının düşük olduğuna dikkat çeken Nüzhet Atabek, kaskoda en iyi müşterilerinin profilini şöyle çizdi: "Arabalarının yaşları 4 yaşın üzerinde olan ve 34 yaşın üzerinde olan erkek sürücüler daha dikkatli. İnsanlar belli bir olgunluğa geldikten sonra daha dikkatli olmaya başlıyor. Ayrıca ev sahibi olması, çoluk çocuk sahibi olması da önemli faktörler. Genel olarak insanın yaşı, hangi kentte oturduğu, cinsiyeti, aracın yaşı ve modeli önemli."
Yüzde 20'ye varan indirim imkanı var
Kasko branşında fiyat aralığının yaş, cinsiyet, araç marka, model ve tipi gibi birçok kritere bağlı olduğunun altını çizen Ray Sigorta Genel Müdürü Nüzhet Atabek, "Bu nedenle, bir fiyat aralığı vermek doğru olmaz. Çok iyi bir bayan sürücü, yaşadığı kente ve kullandığı aracın türüne ve model yılına göre yüzde 20 lere varan indirim alabiliyor" dedi.
Krizde, kaskoda sahte beyan arttı
Ray Sigorta'nın prim üretiminin yüzde 50'sinin kasko ve trafikten geldiğini anlatan Nüzhet Atabek, krizle birlikte sahte beyanlarda artış gözlendiğini aktardı. Atabek, şunları söyledi: "Ekonomik koşullar kötüleştikçe kasko poliçesinde sahte beyanlar artıyor. Sanırım, şartlar çok kötüleştiği zaman insanlar buralarda bir miktar etik ilkelerini esnetiyorlar, erteliyorlar. Çete olarak çalışanları bulmak daha kolay oluyor. Eninde sonunda bir şekilde bulunuyor. Bulunduktan sonra da sistem dışında kalıyor. Daha da önemlisi krizle birlikte ahlaki dejenarasyonun artması."
BES'den vazgeçmedik, erteledik
Ray Sigorta Genel Müdürü Nüzhet Atabek, bireysel emeklilik sektörüne giriş planlarına ilişkin ise şu açıklamayı yaptı: "Bireysel emeklilikten vazgeçmedik ama erteledik. İş planımızda var ancak bu yılın gündeminde yok. Duraksama döneminin aşılması lazım. Büyüme dönemine geçilmesiyle gündeme alınabilir. Ama bunu önümüzdeki sene için de göremiyorum."
Ayfer ARSLAN-AKŞAM
Ray Sigorta Genel Müdürü Nüzhet Atabek, AKŞAM'a yaptığı açıklamada, Prenses Kasko'nun çok tuttuğunu belirterek haziran ayından bugüne kadari 2 bin 500 poliçe sattıklarını söyledi. Yılsonuna kadar 3 bin adet Prenses Kasko poliçesi satmayı hedeflediklerini dile getiren Atabek, "2010 yılında ise 7 bin 500 adete ulaşmayı hedefliyoruz" dedi.
TAMİR İŞLERİNİ SEVMİYORLAR
Atabek, Prenses Kasko'nun diğer kasko poliçerinden farkını şöyle aktardı: "Bayanlar mekanik dünya ile uğraşmak istemiyor, özellikle kasko işlerinde. Bu üründe sigortalımız hasar anından aracın tekrar eski haline getirilmesine kadar geçen süreç içerisinde hiçbir aşamada bu hasarın yönetimi ile ilgili bir sıkıntıya düşmüyor. Aracını kendi tamir ettirmiyor. Hasarlanan aracı eğer teslim edilemiyorsa kiralık araç kendisine veriliyor. Araç hasarlandığı yerden teslim alınıyor. Dilediği yerde evine veya işyerine teslim ediyoruz. Prenses gibi hizmet ediyoruz. Müşterilerimiz bunu bayağı sevdiler. Ciddi bir talep var."
KADINLAR DAHA SIK KAZA YAPIYOR
Kadın sürücülerin erkeklere kıyasla daha sık kaza yaptığını ancak hasar tutarlarının düşük olduğuna dikkat çeken Nüzhet Atabek, kaskoda en iyi müşterilerinin profilini şöyle çizdi: "Arabalarının yaşları 4 yaşın üzerinde olan ve 34 yaşın üzerinde olan erkek sürücüler daha dikkatli. İnsanlar belli bir olgunluğa geldikten sonra daha dikkatli olmaya başlıyor. Ayrıca ev sahibi olması, çoluk çocuk sahibi olması da önemli faktörler. Genel olarak insanın yaşı, hangi kentte oturduğu, cinsiyeti, aracın yaşı ve modeli önemli."
Yüzde 20'ye varan indirim imkanı var
Kasko branşında fiyat aralığının yaş, cinsiyet, araç marka, model ve tipi gibi birçok kritere bağlı olduğunun altını çizen Ray Sigorta Genel Müdürü Nüzhet Atabek, "Bu nedenle, bir fiyat aralığı vermek doğru olmaz. Çok iyi bir bayan sürücü, yaşadığı kente ve kullandığı aracın türüne ve model yılına göre yüzde 20 lere varan indirim alabiliyor" dedi.
Krizde, kaskoda sahte beyan arttı
Ray Sigorta'nın prim üretiminin yüzde 50'sinin kasko ve trafikten geldiğini anlatan Nüzhet Atabek, krizle birlikte sahte beyanlarda artış gözlendiğini aktardı. Atabek, şunları söyledi: "Ekonomik koşullar kötüleştikçe kasko poliçesinde sahte beyanlar artıyor. Sanırım, şartlar çok kötüleştiği zaman insanlar buralarda bir miktar etik ilkelerini esnetiyorlar, erteliyorlar. Çete olarak çalışanları bulmak daha kolay oluyor. Eninde sonunda bir şekilde bulunuyor. Bulunduktan sonra da sistem dışında kalıyor. Daha da önemlisi krizle birlikte ahlaki dejenarasyonun artması."
BES'den vazgeçmedik, erteledik
Ray Sigorta Genel Müdürü Nüzhet Atabek, bireysel emeklilik sektörüne giriş planlarına ilişkin ise şu açıklamayı yaptı: "Bireysel emeklilikten vazgeçmedik ama erteledik. İş planımızda var ancak bu yılın gündeminde yok. Duraksama döneminin aşılması lazım. Büyüme dönemine geçilmesiyle gündeme alınabilir. Ama bunu önümüzdeki sene için de göremiyorum."
Ayfer ARSLAN-AKŞAM
Etiketler:
Ayfer Arslan,
finanscaddesi,
Nüzhet Atabek,
Ray Sigorta,
sigorta
10 Aralık 2009 Perşembe
GENERALİ, ENGELLİLERE ÖZEL KASKO ÇIKARDI
Generali Sigorta, engelli vatandaşların tamamını kapsayacak bir kasko poliçesini piyasaya sürdü. Fiyat ve asistans hizmetleri bakımından özel teminatların olduğu kasko poliçesi, Generali Sigorta acentesi Boğaziçi Sigorta Aracılık ile birlikte geliştirildi. Konuyla ilgili bir açıklama yapan Boğaziçi Sigorta Genel Müdürü Ekrem Deveci, “Generali Sigorta ile beraber kimsenin el atmadığı bir alanda ne yapabiliriz diye düşünürken, sosyal sorumluluk anlamında büyük ses getirecek ve yaşanan mağduriyetleri ortadan kaldıracak projemiz kendiliğinden oluştu” diye konuştu. Deveci şöyle devam etti: “Engelli yurttaşlarımız her sağlıklı birey gibi poliçe yaptırıyorlar. Onlar için riskleri azaltan birçok etken olmasına rağmen, kendileri için özel bir tarife bulunmuyor. Bu konuda özellikle ÖTV muafiyetiyle ilgili yaşadıkları hasar muafiyetleri gibi birçok etken dikkatimizi çekti ve bu proje Generali Sigorta tarafından hayata geçirildi.”
Etiketler:
finanscaddesi,
Generali Sigorta,
sigorta
8 Aralık 2009 Salı
ÇOCUĞUZUN GELECEĞİNİ GÜVENCE ALTINA ALIN
Etiketler:
eğitim sigortası,
finanscaddesi,
Halkbank,
sigorta
18 Kasım 2009 Çarşamba
ALLİANZ TÜM EVİ SİGORTALIYOR, İLK KEZ SİGORTA YAPTIRANA YÜZDE 20 İNDİRİM YAPIYOR
Etiketler:
Allianz,
finanscaddesi,
Ömür Şengün,
sigorta
12 Ekim 2009 Pazartesi
SİGORTACILAR, 'ŞAMATA' İLE ÇOCUKLARA SİGORTAYI ÖĞRETECEK
Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği (TSRŞB), çocuklara sigortalı yaşamın önemini tiyatro ile anlatacak. TSRŞB'nin talebi üzerine Beşiktaş Kültür Merkezi (BKM) oyuncuları tarafından sahneye konulan "Bay Hoop Evde Şamata" isimli oyun, miniklere sigorta bilincini aşılayacak. TSRŞB Yönetim Kurulu Başkanı Hulusi Taşkıran, birlik olarak sigorta olgusunu eğitime sokmayı amaçladıklarını belirterek, "İlköğretim okullarında sarı, yeşil ve kırmızı diye nasıl trafik kurallarını öğretiyorsak sigortayı da öğretmemiz lazım. Eğlendirerek bir başlangıç yapmak istedik. İkinci adım ise sigortanın ilköğretim 5. ve 6. sınıf ders müfredatlarına girmesi olacak. Bu konuda Milli Eğitim Bakanlığı ile görüşmelerimiz olacak" dedi.5 MİLYON TL'LİK BÜTÇE AYRILDI
Sigorta bilincini artırmak amacıyla TSRŞB olarak 4-5 milyon TL'lik tanıtım bütçesi ayrıldığını belirten Hulusi Taşkıran, "Sigorta konusundaki farkındalığı artırmak için eğitime ve bilinçlendirme çalışmalarına çocuklardan başladık. Uzun vadeli stratejik bir yatırım olacak. Artık sigorta gibi çağdaş unsurların da hayatımıza girmesi lazım. Tiyatro oyunu ile 56 bin çocuğa ulaşmayı hedefliyoruz" dedi.
OYUNCULAR ÜCRET ALMIYOR
Galası dün İstanbul'da TİM'de yapılan "Bay Hooop Evde Şamata" oyunu, 23 Nisan 2010'a kadar Anadolu'da turnede olacak. Oyun, toplam 28 ilde, 91 kez sahnelenecek. Tüm çocukların ücretsiz olarak oyunu izleyebileceğini ifade eden TSRŞB Başkanı Hulusi Taşkıran, "Bu projeye BKM oyuncuları da destek verdi. Oyunculara masrafları dışında herhangi bir ücret ödenmedi" dedi.
Hedef 6-12 yaşarası çocuklar
BKM Oyuncuları tarafından eğitmen ve pedagogların desteği ile hazırlanan "Bay Hooop Evde Şamata", müzikli ve danlı bir çocuk oyunu. Hedef kitle ise 6 - 12 yaş arası tüm minikler ve ilköğretim öğrencileri. Gösterimleri tüm çocuklara açık ve ücretsiz olarak yapılacak "Bay Hooop Evde Şamata"nın biletleri, sahneleneceği il ve ilçelerdeki salon gişelerinden temin edilebilecek.
Türk insanı kaderci!
TSRŞB'nin Sigorta Tutum ve Davranış Araştırması'nın sonuçlarına göre Türk insanı bazı tipik davranış özelliklerine sahip. Araştırma sonuçlarına göre, Türk insanı geleceğe yönelik planlar yapmıyor, daha çok günü yaşamayı tercih ediyor. Taşkıran, "Ayrıca gelecek kaygıları taşıdığını, ekonomiye güven duymadığını, kaderci olduğunu, ancak herhangi bir zararla karşılaştıktan sonra önlem almayı düşündüğünü, erteleme alışkanlığı olduğunu gördük. Herhangi bir darboğaz anında ise bireyler içerisinde sigortalı olanlar, ilk olarak bireysel emeklilik ve hayat sigortasından vazgeçiyor" diye konuştu.
Ayfer ARSLAN-AKŞAM
Etiketler:
Ayfer Arslan,
finanscaddesi,
Hulusi Taşkıran,
sigorta,
TSRSB
9 Ekim 2009 Cuma
KASKO POLİÇESİ ALANA YANGIN VE SAĞLIK TEMİNATI HEDİYE
Etiketler:
Allianz,
finanscaddesi,
sigorta
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)