İstanbul Altın Borsası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İstanbul Altın Borsası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Eylül 2010 Pazar

KRİZDE TAKIP TAKIŞTIRMAYI KESİNCE ALTIN İTHALATI SON İKİ YILDA YÜZDE 84 DÜŞTÜ

Krizde altının yatırım aracı olarak yıldızı parlarken, mücevherat talebi hız kesti. Gerek altın fiyatlarındaki artış gerekse kriz döneminde bütün dünyada altınına mücevher olarak ilginin azalması altın ithalatının da gerilemesine yol açtı. Birkaç yıl öncesine kadar dünyada üretilen altının yüzde 80'i mücevher üretiminde kullanılırken, bu oranın 2008 yılında yüzde 65'e, 2009 yılında ise yüzde 45'lere gerilediğini belirten İstanbul Altın Borsası Başkan Vekili Osman Saraç, "Türkiye dünyada İtalya'dan sonra 2. büyük mücevher ihracatçısı konumunda. Ancak krizle birlikte altın mücevher ihracatında da büyük düşüşler yaşandı. Bu da son iki yılda altın ithalatının 166 tondan 27 tona gerilemesine yol açtı" dedi.
AKŞAM'a yaptığı açıklamada, küresel krizin altın piyasasına olan etkilerini değerlendiren Osman Saraç, altına olan bireysel yatırımcı talebinin artmasına rağmen mücevher ihracatındaki azalma ve mücevher talebindeki düşüş nedeniylee Altın Borsası vasıtasıyla yapılan ithalat ve işlem hacminde azalma meydana geldiğini söyledi.

SON İKİ YILDA YÜZDE 84 GERİLEDİ

2009 ağustos ayında 178.3 kg olan altın işlem hacminin 2010 yılının aynı döneminde 76.9 kiloya gerilediğini ifade eden Saraç, "Türkiye'ye külçe altın ithalatı İstanbul Altın Borsası kanalıyla yapılıyor. Altın ithalatında 2008 yılından başlayarak yüksek oranlarda düşüşler yaşandı. 2010 yılında ağustos itibariyle 26.3 ton ithalat gerçekleşti. Eylül itibariyla ithalat miktarı ise 27 ton. Oysa Türkiye'nin ortalama yıllık altın ithalatı 200-250 ton civarında. )Altın ithalatının azalmasındaki en önemli sebep altın talebinin azalması. Altına olan talebin azalması ise fiyata çok duyarlı bir piyasa olan Türkiye ve Ortadoğu piyasalarında fiyatın yükselmesi sonucu ortaya çıktı. Diğer yandan ekonomik krizin ortaya çıkması, insanların işlerini kaybetmeleri de altın ve mücevhere olan talebi azaltmış ve elinde altın bulunduran halkın ellerindeki altını satmalarıyla altın arzının artması sonucunu doğurdu."

200 MİLYAR DOLAR YASTIK ALTI

Yastık altı altın stokunun 5 bin ton civarında olduğunu tahmin eden İstanbul Altın Borsası Başkan Vekili Osman Saraç, "Dünyada yer üstü altın stokunun 163 bin ton olduğunu varsayarsak, Türkiye'de bulunan yastık altı altın stoku, toplam dünya stokunun yüzde 3'lük bölümüne denk geliyor. Bu miktarın parasal karşılığı bugünkü altın fiyatlarıyla 192 milyar dolar. Türk halkının elinde stoklandığı varsayılan 5 bin ton altın miktarını nüfusa oranladığımızda kişi başı yaklaşık 70 gr gibi oldukça makul bir miktar ortaya çıkıyor" dedi.

Altın mevduatı
ön plana çıktı

Saraç, altına dayalı finansal ürünlerin yaygınlaşması konusunda ise şunları söyledi: "Mücevher talebinde düşüş yaşanırken daha likit araçlar olarak altın yatırım fonları, bankalardan ve kuyumculardan alınabilen gram altın işlemleri ve altın mevduatlarına yönelim arttı. Özellikle küçük yatırımcıların fiziksel talebini karşılamak için gram altın işlemleri ortaya çıkarken, kaydi altın alım satım işlemlerinde internet üzerinden de işlem yapmaya olanak veren altın fonları ve altın mevduatı ön plana çıktı."

Bireysel yatırımcılar da
borsada altın satacak

İstanbul Altın Borsası Başkan Vekili Osman Saraç
, borsa elektronik sisteminde yapılan düzenlemelerle önümüzdeki dönemde bireysel yatırımcıların borsa üyeleri aracılığıyla altın alım satımı yapmalarının mümkün olacağını söyledi. Saraç, "1 kg altının 62 bin lira civarına yükselmesi sebebiyle bireysel müşterilerin düşük tutarlı taleplerini karşılamak amacıyla bireysel müşterilere yönelik yapılacak düzenlemeyle işlemlerinin 1 gr ve katları olarak gerçekleşmesine olanak verilecek. Diğer yandan bireysel müşterilerin hesaplarında bulunan altınların müşteri adına saklama ile Borsa kasasında saklanması mümkün olacak" dedi.

Ayfer ARSLAN

6 Aralık 2009 Pazar

İŞTE, ALTININ YÜKSELİŞİNİN ARDINDAKİ GERÇEKLER!

İstanbul Altın Borsası (İAB) Başkan Vekili Osman Saraç'a göre, Türkiye'de yastık altında 5 bin ton civarında altın var ve bunun parasal olarak değeri de 192 milyar dolar. Saraç, altın fiyatlarının son aylarda yaptığı atağın nedenlerini ise şöyle sıralıyor:
-Küresel kriz ve bu süreçte doların değer kaybetmesi. Altın ile dolar arasında ters bir korelasyon var. Dolar zayıfladıkça altın değer kazanıyor.
-Faiz oranlarının başta ABD, Avrupa ülkeleri olmak üzere bütün dünyada düşmesi
-Kriz nedeniyle tüketimin ve üretimin azalması ve yatırımcıların farklı alternatiflere yönelmesi
-Yatırımcılar, belirsizlik ortamlarında altın gibi sağlam alternatiflere yöneliyor.
- Uzun vadede para politikalarındaki genişlemenin sonucu olarak piyasaları enflasyon korkusu sardı. Altın da, enflasyona karşı bir korunma aracı olarak görüldüğü için talep artıyor. Artan talep de fiyat artışlarını hızlandırıyor.

24 Kasım 2009 Salı

DOLAR VE FAİZ DÜŞÜYOR, ALTIN TIRMANIYOR

Faiz oranlarındaki düşüş bir taraftan altına olan talebi patlatırken, altın da rekor üzerine rekor kırıyor. İstanbul Altın Borsası (İAB) Başkanı Osman Saraç, altının gelecek yıl da yeni rekor seviyelere yükselmesini bekliyor. Altının onsu bin 170 dolara kadar tırmanırken, Saraç altına olan ilgiyi şöyle yorumladı: "Finansal kriz yatırımcı davranışlarında yapısal bir değişikliğe yol açtı. Altın gibi sağlam varlıklar daha fazla tercih ediliyor. Altın, dolardaki zayıflamadan da olumlu yönde etkileniyor. Bu arada şu anda Kapalıçarşı'da 93 bin liradan satılan Cumhuriyet altınının 100 bin liraya ulaşacağı tahmin ediliyor.

25 Mayıs 2009 Pazartesi

NAKİTE SIKIŞAN YASTIK ALTINDAKİ ALTININI BOZDURDU

Krizde nakite sıkışan çareyi kıyıda köşede biriktirdiği altınını bozdurmakta buldu. İstanbul Altın Borsası (İAB) Başkan Vekili Osman Saraç, Anadolu Ajansı'na yaptığı açıklamada, tüketicinin altına ilgisinin düşük olduğunu belirterek, ''Alım yok, satım var. İnsanlar elindeki altını bozduruyor'' diyerek bu gerçeği doğruluyor. Saraç, altının çok ciddi şekilde değer kazanmasının ardından, halkın da gerek nakit ihtiyacını karşılamak, gerekse yükselen fiyatlardan kar elde etmek için elinde bulundurduğu bilezik ya da cumhuriyet altınını bozdurduğunu belirtiyor.